Türkiye Türkçesi

Uygur Türkçesi Sözlük Programı ALPTEGİN BOLGHAN

 

İndirmek İçin

 

 

 ZİYARETÇİ DEFTERİ

 

MUNAZİRE MUNBİRİ

 

 

 

 

İstiklâl Gazetesi'nin

72. Sayısı (Temmuz 2010)

Yayımlandı 

İnternetten

Okuyabilirsiniz   

 

İstiklâl Gazetesi

Avrupa Temsilciliği

 

Google

Site içi arama

  

        Web
         hurgokbayrak.com

 

İstiklâl Gazetesi

Avrupa Temsilcisi

Şen Ozan

 

mehmeteminbugra.biz

YAYINDA

Tanrı Dağı armağanı

bu çiçekler

Koklar iken sevinecek gönüller

Doğu Türkistan hürriyet mücadelesi içinde geçen bir ömrün izleri

MEHMET EMİN BUĞRA

KÜLLİYATI

Bir Arşiv Derlemesi

Yayıma Hazırlayan

(Editör)

M. Yunus Buğra

istiklâl Gazetesi

tarafından yayımlanmaktadır

 

mehmeteminbugra.biz

 

 

10 Yıl hapis cezasına
mal olan hikaye
“Yabanî Güvercin” Mehmet Emin Batur tarafından
Türkiye Türkçesine uyarlanıp kitapçık halinde yayımlandı.
 
 

 

 

 

 

 

MUNAZİRE MUNBİRİ

 

YİGİ HEWERLER

 

GENEL BİLGİLER

D.Türkistan Kısa Künye

Bizim Künye

Kitaplar

Milli Marş

Milli Andımız

Şu Anki Durumu 

Bayrak

Faaliyetler

 

ENGLİSH

 

UYGURÇE

Biz Kim ?

Makali Bashlikliri

Makali Arhipi

Hewerler

Milli Marsh

1944 Milli Armiye

Ezimet

Shiir

Paaliyetler-Faaliyetler

Kitapler

    M.Emin BATUR 

     MAKALELERİ

2008

2007

2006

2005

2004

2003

2002

2001

2000

HABER ARŞİVİ

Haber Arşivi

2007

2006

2005

2004  

2003  

2002  

2001  

2000

NÜFUS YAPISI

D.Türkistan'ın Nüfusu

Din-Mezhep İtibarıyla

Çinli Nüfus Artışı

N.Yapısal Özellikleri

SİYASİ TARİH

Uygurlar

1760 Yılından Önce

1.Mançur Çin İstilâsı

2.Mançur Çin İstilâsı

Valiler Dönemi

Rus İstilâsı

Milliyetçi Çin İstilâsı

Komünist Çin İstilâsı

1760 SONRASI 

      DEVLETLER

1863 YakuphanDevleti

1933 D.T İslâm Cumh.

1944 D.Türkistan Cum.

1947 D. T Mahallî Hük.

COĞRAFYA

Mevkii Sınırlar

Yüzölçümü

Yüzey Şekilleri

           Tarım Havzası

           İli Havzası

           Akarsular Göller

İklim

D.Türkista'ın Yolları

          D.T Yol Haritası

ŞEHİRLER

Urümçi

Kaşgar

  Kaşgar Hitgah Cami

  A.K. İlkul Kalemind

  S.M. Kaşgarlı Kalem

Hoten

Yarkent

Turfan
           
Turfan Uygurları  

Gulca

Börütala

Kuça

Aksu

Karamay

KÜLTÜR

Dil

Basın-Yayın

Sanat

         Yazarlar

Musikî

         Çalgılar

Mimari
    
         Bıçaklar  

Yemek

Giyim-Kuşam

         İpek Etles

         Doppa

Destanlar

         Göç Destanı

         Türeyiş Destanı

Nevruz

Bayramlar

         Kurban Bayramı

         Ramazan Bayramı

Tiyatro

Edebiyat

Edebiyatçılar

            Kaşgarlı Mahmut

          K.M Türklük Bilinci

          Divanı Lügati Türk

            Yusuf Has Hacib

            Abdurehim Ötkür

            Lütfullah Mutellip

            A.B.A.Kaşgarî

            İmin Tursun

            Teyipcan Eliyov

            Abdulaziz Mahsum

            M. Ali Tevfik

            İ.Vasıl Türkistanî

            Bilal Azizi            

            A.Halûk Uygur 

            Kutluk Şevki

            Tancarık Caldıoğlu

EKONOMİ

Petrol

Doğal Gaz

Sanayi

Tarım

Hayvancılık

Orman

DİN

Din Tarihi

Dini Baskılar

Maocuların Din Düşm.

EĞİTİM

Eğitim

MİLLİ

MÜCADELELER

Gulca Ayaklanması

Barın Ayaklanması

Atçüy Ayaklanması

Hoten Ayaklanması

DEVLET ADAMLARI

Sultan Saltuk Buğrahan

S.Buğra Han Destanı

Yakuphan Be-Devlet

Dilşat Sultan

Canım Han Haci

Alihan Töre Saguni

Hoca Niyaz Haci

Sabit Damollam

Osman Batur

Timur Şencan

General Abdul Niyaz

Muhammet Niyaz Alem

General Mahmut

           Muhitti

Oraz Bek

Şerifhan Töre

Gani Batur

Ahmet Can Kasimi

      A.Ş.Turan'ın

       Kaleminden

           İ. Kurban'ın

                 Kaleminden

Mehmet Emin Buğra

Dr Mesut Sabri Baykozi

    Türklük Bilinci

    Dr.M.S.B. Eserleri

İsa Yusuf Alptekin
         
 
Mücadele Hayatı

Fetheddin Mahsum

Hacı Yakup Anat

Alibek Hakim

İŞKENCE VE ZULÜM

Çin Zulmünün Tarihi

D.Türkistan'da İşkence

Çin Zulmü-Fotoğraflar

Kadınların Durumu

            Rabiye Kadir

            Kürtaj ile İnfaz

            Aile Planlaması

            Aile Katliamı

Nükleer Katliam

Organ Ticareti

 

f
LinkPanosu.Com

 ZİYARETÇİ DEFTERİ

 

MUNAZİRE MUNBİRİ

 

 

DİKKAT :

UCUZ DİYE ;

ÇİN MALI, ALMAYIN !  ALDIRTMAYIN !

ÇÜNKÜ; VERİLECEK HER PARA, TÜRKİSTAN’A  ZULÜMDÜR…

 

TÜRK DÜNYASI

    Irak Türkmenleri

           Stratejik hatalar

           Tezkereden Sonra

           Lozan Sonrası I. Türkm

    Kıbrıs
   
Azeri Türkleri

  Büyük Türkçü'yü Kaybettik

           Büyük Azerbaycan
   
Altay Cumhuriyeti
   
Başkurtistan Cumhuriyeti

             Son Siyasi Gelişmeler
   
Çuvaşistan Cumhuriyeti
   
Dağıstan Cumhuriyeti

     Hakas Cumhuriyeti
   
Kırım Cumhuriyeti

          M. Abdülcemil Kırımoğlu
   
Saha Cumhuriyeti
   
Tataristan Cumhuriyeti
   
Tuva Cumhuriyeti

    Karakalpak Cumhuriyeti

    Nahcivan Cumhuriyeti

    Kazan Türkleri

    KAFKASYA TÜRKLERİ

    BALKAN TÜRKLERİ

    İDİL-URAL TÜRKLER

    KOSAVA TÜRKLERİ

 

    TÜRK DÜNYASI GENEL

            Genel Haberler

       Kültürel Asimilasyon

            

İNSAN MANZARALARI

Giriş sayfası yapmak ister misiniz?

 

İstiklâl Gazetesi'nin 72. Sayısı (Temmuz 2010) Yayımlandı. İnternetten Okuyabilirsiniz....

  Her türlü basın-yayın organlarında Doğu Türkistan yerine kullanılan: "Uygurlular", Sinkiang", "Sincan","Şincan", "Sinkiang Uygur Özerk Bölgesi", "Sinciang Uygur Otonom Bölgesi"  terimlerini kesinlikle kabul etmediğimiz önemle ilan ediyoruz. Hürgökbayrak

 

 

 

 

 

 

 

 

İstiklâl Gazetesi'nin

72. Sayısı (Temmuz

2010)

Yayımlandı 

İnternetten

Okuyabilirsiniz   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Doğum Kontrolü Uygulaması Uygur Halkına Zorbalıkla Dayatılan Bir Tür Aşağılama Politikasıdır

17.07.2010

ETIC  

Tanrıdağ Sitesinin 13.07.2010 tarihli haberine göre, Aksu’nun Toksun nahiyesi Doğum Kontrol Komitesindeki görevliler sokaklara çıkarak, “az doğum yaparak çabuk zenginleşmeyi”, “iki tür şeref belgesi almayı” ve de “ödüllendirmelere layık görülme”yi teşvik ederek Uygur halkına doğum kontrolüne uyma propagandası yapmaktadırlar.

 Çin müstemlekecileri Müstemleke durumundaki Doğu Türkistan’da Uygur halkının nüfus üstünlüğünü berbat ederek, Çinli göçmenlerin nüfusunu kat, kat arttırarak Doğu Türkistan’ı Çinlileştirmeye, Uygur halkının milli varlığını inkâr etmeye çalışa gelmektedir.

        Çin müstemlekecileri az doğum yaparak çabuk zenginleşme, “tek çocuk sahibi olan şerefli aileler” şeklindeki şerefsiz sloganlarla Doğu Türkistan halkını aldatmayı sürdürüyor. Çin işgal idaresinin Doğu Türkistan’da Uygur halkına yönelik olarak uygulamakta olduğu ve her yıl daha sert şekilde icra ettiği politikası sözde doğum kontrolü, Uygur halkının neslini kurutarak, milli mevcudiyetini yıkıma uğratmayı amaçlayan ve Uygur halkına zorbalıkla dayatılan bir tür aşağılama politikasıdır.  

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine

Uyarlayan: Mehmet Emin BATUR-hürgökbayrak.com

 

TRABZON TÜRK OCAĞI DOĞU TÜRKİSTAN İÇİN YÜRÜDÜ

12.07.2010

(İHA)

TRABZON (İHA) - Filistin Meselesi nedeniyle İsrail’e karşı gösterilen tepkilerin bir benzerinin Çin’in baskısı altında ezilen Doğu Türkistan için gösterilmediğini belirten Trabzon Türk Ocağı üyesi bir grup genç, Ortahisar’dan Atatürk Alanı’na yürüyerek geçtiğimiz yıl Temmuz ayında Çin’in Doğu Türkistan’da uyguladığı katliamı protesto ettiler.
Ortahisar’daki Kanuni anıtı önünde toplanan bir grup Türk Ocağı üyesi genç, Doğu Türkistan Meselesi’ne dikkat çekmek ve Uygur Türkleri’ne destek vermek için Uzunsokak Caddesi’den Atatürk Alanı’na yürüdü. Yapılan yürüyüş sırasında sık sık marşlar söylenerek sloganlar atıldı. Atatürk Alanı’ndaki Atatürk Anıtı önünde toplanan grup adına konuşan Türk Ocağı üyesi Berkant Parlak, Doğu Türkistan’ın Çin’de Uygur Türkleri’nin yaşadığı özerk bir Türk bölgesi olduğunu ancak bölgeye özerk dense de Çin’in işkence ve soykırım ile yıllardır bölgedeki Türk ve Müslüman nüfusa baskı uyguladığını söyledi. “Onlarca yıldır şehit edilen Uygur Türk’ü soydaşlarımızın bu durumunu, basın-yayın ve etkin siyasette bulunan siyasetçilerce dile getirilmemektedir” diyen Parlak “Çoğunlukla 60 yılı içine alan ama yüz yıllardır yok edilme, soykırıma uğrama siyasetine maruz kalan soydaşlarımızın deyim yerindeyse bıçağın kemiğe dayanmasıyla sessiz çığlıkları geçen yıl haklı bir başkaldırıya dönüşmüştür. Tarihler 5 Temmuz 2009’u gösterdiğinde yıllarca süren baskıya dayanamayan Uygur Türk’ü soydaşlarımız haklı başkaldırısına sabaha karşı devam başlamıştır. Soysuz Çin’li polislerin ve işçilerin saldırısıyla ilk önce 18 Uygur Türk’ü şehit
edilmiştir. Panzerlerle çocuk-yaşlı demeden soydaşlarımızın canlı canlı bedenlerinin üzerinden geçilmiş, bedenleri ezerek hepsi şehit edilmiştir. Bu olayın ardından seslerini yükselten Uygur Türkleri’nin evlerinden ana-babalarından, eşlerinden, çocuklarından ve en önemlisi ata soydaşımız şehit edilmiş, binlerce soydaşımız da işkence ve tutuklu evlerine götürülmüştür. Bu sene Filistin için çıkan sesler nerede? Hümanist geçinenler, milliyetçi geçinenler, Müslüman geçinenler bunu neden göz ardı etmektedir. Türklüğünü unutmayan milletimiz bu soykırıma kilometrelerce öteden tepkisini koymalıdır. Başbuğumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği ‘Bir gün Çin Seddi’nin önüne bütün Türk devletleriyle toplanacağız’ sözü gerçek olması için bir Türk dünyaya bedelse, şimdi sıra Sen’de ey Türk Milleti” dedi.

 

"Türkiye, başkalarının hakların savunduğu

 gibi bizim haklarımızı da savunsun"

06.07.2010

Washington'da Protesto Gösterisinden Haberler.com

RABİYE KADİR: Türkiye –Çin Münasebetleri çok güzel gidiyor.

RABİYE KADİR: Türkiye Başbakanı Recep Tayip Erdoğan, Uygur meselesini BM teşkilatına götüreceğim demişti, bu sözünde durup bize sahip çıkacağını ümit ediyor, bizim sesimiz olmasını istiyoruz.

RABİYE KADİR: Türkiye, başkalarının hakların savunduğu gibi bizim haklarımızı da savunsun.

RABİYE KADİR: Elbette Türkiye, başkalarına yaptığı gibi bizim meselemizi de hapistekileri salıverilmesini hatta Uygurlara yapılan baskıları durdurma hatta Uygurlara verilen ölüm cezalarını durdurmayı sert bir şekilde gündeme getirme hukuku vardır.

 

 MEHMET EKİCİ: "Gazze'ye, Hamas'a ve İsrail'e gösterdiğimiz ilginin onda 1'ini Hükûmetten ve Türk Dışişlerinden Doğu Türkistan'a göstermesini talep ediyoruz."

06.07.2010

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
23. Dönem 4. Yasama Yılı
129. Birleşim 06/Temmuz /2010 Salı

MEHMET EKİCİ (Yozgat) - Sayın Başkanı ve Genel Kurulu hürmetlerimle selamlıyorum.

26 Haziran 2009 tarihinde Çin'deki bir fabrikada zorunlu olarak çalıştırılan Doğu Türkistanlı Uygur kızlarına Çinli işçilerin tacizde bulunmaları ve tecavüze yeltenmelerinin ardından başlayan ve katliama dönüşen saldırının failleri hakkında hiçbir adli işlem yapılmaması üzerine, Doğu Türkistan halkının demokratik tepkilerini ortaya koymak üzere 2009 yılı 5 Temmuz günü Urumçi'de düzenlenen masum demokratik hak arayışı, maalesef, kanlı bir şekilde bastırılmıştır. Bu olayların yıl dönümünü yaşıyoruz. Hedef göstermeksizin açılan gelişigüzel ateş sonucu, binlerle ifade edebileceğimiz çok sayıda masum insan katledilmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak, Doğu Türkistan gençlerinin insani hak arayışlarının orantısız ve aşırı güç kullanılarak şiddetle bastırılmasını ve yargısız infazların sürdürülmesini şiddetle protesto ediyoruz.

Sayın milletvekilleri, 1955 yılında Doğu Türkistan-Uygur Özerk Bölgesi kurulmuş, bölgede Uygurca resmî dil olarak kabul edilmiş ve Uygurca eğitim ve yayın konusunda geniş özgürlükler tanınmıştır, ancak Pekin, 1955'ten günümüze kadar bu hakların kullanılması noktasında sınırlamalar getirmeye, hatta bazılarını geri almaya başlamıştır. Çin'in 1949'dan 2010'a kadar Doğu Türkistan Bölgesinde uyguladığı politikalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Uygurların siyasal, toplumsal ve ekonomik açıdan bir ayrıcalığa tabi tutulduğu ve eşit vatandaşlar olarak görülmediği anlaşılmaktadır.

Sayın milletvekilleri, Doğu Türkistan'da yaşayan Uygur Türklerinin temel sorunlarını saymak gerekirse; Uygurca eğitim verilen okulların kapatılması, din ve ibadet özgürlüğünün kısıtlanması, Türk-İslam eserlerinin tahrip edilmesi, ekonomik ayrımcılık, hızla artan Çinli göçmen sayısı, aile planlaması ve zorunlu kürtaj ile 11 Eylül olayları sonrasında Uygur Türklerine dönük ayrılıkçı terörist suçlaması ve bunu takip eden idamlar olarak sayabiliriz.

Peki, bu konuda Türkiye nasıl bir politika izlemelidir? Ankara ikili ilişkilerde sürekli olarak "Uygurlar Türkiye ile Çin arasında dostluk köprüsü olsun." söylemini kullanmaktadır. Burada Türkiye'nin dostluk köprüsünden kastı, Uygurların kendi kültür ve geleneklerini koruyarak Çin'in kalkınması ve güçlenmesi için çalışmalarının sağlanmasıdır. Ancak gelinen noktada, köprünün Çin ayağında ciddi sıkıntılar olduğu görülmektedir.

Ankara, Pekin'le yapıcı bir diyalog kurarak Uygurlara yönelik olarak uyguladığı azınlık politikasının yanlışlığını göstermeye çalışmalıdır. Eğer Pekin, Uygurların eşit vatandaşlar olması için gerekli adımları atarsa Ankara da Uygurların Çin'in gönüllü vatandaşları olması için elinden geleni yapacağını vurgulamalıdır. Ankara'nın, Pekin'in güçlenmesi noktasında hiçbir endişesinin bulunmadığı ve Çin'le daha sıkı bir siyasi iş birliğinin arzulandığı anlatılmalıdır. Siyasi, askerî ve ekonomik açıdan giderek güçlenen Çin'in kendi içindeki azınlıklarla sorunlu bir ülke görüntüsü vermesi hâlinde etrafında irili ufaklı komşu devletlerin Pekin'den ciddi tehdit algılayacakları ve ona karşı ittifaklar geliştirebilecekleri anlatılmalıdır. Ayrıca, Uygur Türklerinin yaşadığı insani sorunların uluslararası platforma taşınması gereklidir. Türkiye'nin konuyu Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği gibi alanlarda dile getirmesi, azınlık sorunlarının uluslararası alana taşınmasına alışkın olmayan Çin'i fazlasıyla ilgilendirecektir. Çin, Batılı emperyalistlerden farklı olduğunu ve güçlendiği takdirde kendi ülkesinde Uygurlara ve Tibetlilere karşı uyguladığı saldırgan politikaları başka ülkelere uygulamayacağını bütün dünyaya anlatmak zorundadır. Çin'in bir başka zorunluluğu da imkân ve kapasitesini bütün insanlığın geleceğinin mutluluğu için harcamak zorunda olmasıdır.

Sayın milletvekilleri, Çin'de Türkiye'nin ekonomik faaliyetlerinin ötesinde -bu olaylar sadece ekonomik olarak adlandırılmamalıdır- Urumçi'de başkonsolosluk açılması, Doğu Türkistanlıların vize probleminin aşılması için çalışılması, TİKA'nın Kaşgar'da temsilcilik açması, Uygurların sosyokültürel yapısının ortaya çıkarılması, 1955 özerklik anlaşmasıyla Uygurlara tanınan tüm siyasi, kültürel ve sosyal hakların iade edilmesi…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Ekici, konuşmanızı tamamlayınız.

MEHMET EKİCİ (Devamla) - …din ve ibadet özgürlüğü üzerindeki engellerin kaldırılması, Urumçi ve Kaşgar'da Türkiye'nin iş merkezleri açması, üniversitelerde öğrenci değişimi, Türk Millî Eğitim Bakanlığı ve yükseköğretim kurumlarında Doğu Türkistanlı öğrenciler için kontenjan ayrılması gibi konuları mutlaka Türkiye düzenlemelidir.

Sonuç olarak Doğu Türkistan sorununun çözüme kavuşması için Türkiye aktif görev almalıdır. Son olaylar gösterdi ki sorunu yok sayarak yürütülecek politikalar Türkiye'yi konunun dışında tutmayacaktır. Urumçi olaylarının diğer dünya devletleri bir yanda dururken Çin ve Türkiye'yi karşı karşıya getirmesi Türkiye'nin direkt olarak bu sorunun bir tarafı olduğunu gözler önüne sermiştir. Millî ve manevi tarihi Türkiye'ye bu sorumluluğu yüklemektedir ama maalesef Türk Dışişleri, Çin'e bir heyet göndermeyi bile başaramamıştır.

Son söz olarak şunu söylüyorum: Gazze'ye, Hamas'a ve İsrail'e gösterdiğimiz ilginin onda 1'ini Hükûmetten ve Türk Dışişlerinden Doğu Türkistan'a göstermesini talep ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim.

Buyurun Sayın Doğru.

REŞAT DOĞRU (Tokat) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

5 Temmuz 2009 tarihinde Urumçi'de Doğu Türkistan Türklerine yapılan saldırıyı şiddetle kınıyorum. Bu saldırıda binlerce insanımız ölmüş, binlercesi yaralanmış, yüz binlerce insan da başka yerlere göç ettirilmiş ve mağdur edilmiştir. Sonuçta insanlık suçu işlenmiştir. Konu Türkler olunca bu vahim duruma bile dünya yine duyarsız kalmıştır. Bugün Kerkük'te, Musul'da, Ahıska bölgesinde, Kırgızistan Oş ve Celalabat'ta, Karabağ'da, Kelbecer'de aynı durumlar söz konusudur. Hükûmet, devlet olarak 300 milyonluk Türk dünyasını yok sayamayız. Ata yurtlarında yaşayan soydaşlarımızın bütün meselelerine sahip çıkmalıyız. Rabia Kadirler unutulmamalıdır. Bu, bizim, tarihî görevimizdir diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

BAŞKAN - Teşekkür ederim.

 

WASHİNGTON'DA DÜZENLENEN ÇİN'İ PROTESTO GÖSTERİSİNE KATILAN DÜNYA UYGUR KONGRESİ LİDERİ KADER, BAŞBAKAN ERDOĞAN'A DESTEK ÇAĞRISI YAPTI

06.07.2010

WASHINGTON (İHA)

WASHINGTON (İHA) - Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde geçtiğimiz yıl Uygurlarla Çinliler arasında yaşanan etnik çatışmaları protesto etmek için Uygur Türkleri, ABD'nin başkenti Washington'da protesto gösterisi düzenledi.
Beyaz mavi bayraklar sallayan ve Çin aleyhine "Faşist Çin", "Soykırımı durdurdun" "Uygurlara özgürlük" şeklinde sloganlar atan göstericiler, Washington'daki Çin Konsolosluğu binasının önüne yürüdüler. Dünya Uygur Kongresi Lideri Rabia Kader de Washington'daki gösterilere katılarak sloganlara eşlik etti. Çin'de 5 yıl hapis yattıktan sonra kaçan ve ABD'de sürgün olarak yaşayan Rabia Kader, Çin hükümeti tarafından etnik olayların başlamasından sorumlu tutulmuştu. Gösterilere katılan Ömer Kanat, onlarca Doğu
Türkistanlı işçi kadın ve erkeğin geçtiğimiz yılki katliamda öldürüldüğünü belirterek, "Çin hükümeti onlar öldürüldükten sonra da hiçbir tedbir almamıştır" diye konuştu. Gösterilerde en ön sıralarda yer alan Rabia Kader, olaylarla ilgili olarak "Hiçbir şey değişmedi, gittikçe daha kötüye gidiyor" diye konuşurken, Uygur Amerikan Derneği Başkanı Alim Sevtoff, Türkiye'nin bu konudaki desteğini daha çok görmek istediklerini belirtti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz yıl yaşanan olaylarla ilgili olarak Çin hükümetine sert eleştiride bulunmuş ve Uygurlara yapılanın "soykırım" olduğunu ifade etmişti. Erdoğan'ın Uygurlara desteğini sürdürmesini dileyen Rabia Kader yaptığı açıklamada, "Erdoğan'ın sözüne sadık kalmasını ve bizleri korumasını istiyoruz. Türkiye'nin başkalarının haklarını koruduğu gibi bizim de haklarımızı korumasını istiyoruz" şeklinde konuştu.
Geçtiğimiz yıl Çin'in güney eyaleti Guandong'daki bir fabrikada Uygur ve Han işçileri arasında kavga çıkmış ve 2 Uygur öldürülmüş, bu da bölgede etnik çatışmaları tetiklemişti. Çıkan çatışmalarda 200 kişi ölürken, bin 500'e yakın kişi de yaralanmıştı.
 

Bağımsız Doğu Türkistanlılar Birliği

Genel Başkanı Abdülmecit Avşar:

Doğu Türkistan’ı Unutmayalım

05.07.2010

 

  Çin’in Doğu Türkistan’ın Urumçi şehrinde 5 Temmuz 2009’da yaptığı katliamın birinci yıldönümünün yaşandığını hatırlatan Bağımsız Doğu Türkistanlılar Birliği Genel Başkanı Abdülmecit Avşar, o dönemde tutuklanan çok sayıda insandan hâlâ haber alınamadığını söyledi. Avşar, “1500’den fazla Türkün katledildiği, 10 binin üzerinde insanın tutuklandığı kanlı olayları unutmadık. Aradan bir yıl geçmesine rağmen tutuklananlara yapılan işkence ve tutukluların akıbeti hâlâ belli değil” dedi.

Akıbetleri hâlâ bilinmiyor

ÇİN'İN Doğu Türkistan’ın Urumçi şehrinde 5 Temmuz 2009’da gerçekleştirdiği katliamın birinci yıl dönümünün yaşandığını hatırlatan Bağımsız Doğu Türkistanlılar Birliği Genel Başkanı Abdulmecit Avşar, o dönemde tutuklanan çok sayıda insandan haber alınamadığını söyledi. Avşar, “Bin 500’den fazla Türk’ün katledildiği, 10 binin üzerinde insanın tutuklandığı kanlı olayları unutmadık. Aradan bir yıl geçmesine rağmen tutuklananlara yapılan işkence ve tutukluların akıbeti hâlâ belli değil” dedi.

5 Temmuz’da yaşanan olayda insanlık tarihinde eşi benzeri olmayan bir katliam yaşandığını hatırlatan Avşar şöyle konuştu: “Yaşanan olay Müslüman Türk’e yapılınca kimsenin kılı bile kıpırdamıyor. Yıllarca açlık, sefalet ve baskı altında yaşayan insanlar hâlâ zulüm altında inliyor. Dünya seyrediyor.”

KİMSE SESİNİ ÇIKARMIYOR

Abdulmecit Avşar, 5 Temmuz’da yaşanan bin 500’den fazla insanın sopalarla, kurşunla ve linç edilerek öldürüldüğünü anlatarak, yapılanın gerçek bir devlet terörü olduğunu kaydetti. Avşar, “Zulüm Türk’e yapılınca kimse ses çıkarmıyor. Çin yıllarca Uygur Türklerini asimile ediyor, katlediyor. Ne ‘one minute’ diyen var ne de olayı BM’ye götüren var. Uygur Türkleri kaderine terk edilmiş durumda. Dünyanın ve Müslüman devletlerin bu çifte standardı anlaşılabilir gibi değil” diye konuştu. Yaşanan olaylardan ve devletlerin takındığı tutumdan da anlaşılacağı gibi dünyada Türk’ün Türk’ten başka dostu olmadığının bir kez daha ispatlandığını hatırlatan Avşar, “Yaşanan hadiselere Türk milleti gereken tepkiyi göstermiş ve davaya her zaman sahip çıkmıştır. Ancak, yüce milleti yönetenler hâlâ duyarsızdır. Doğu Türkistan’ın bağımsızlığı Uygur Türklerinin Doğu Türkistan’da yaptıkları onurlu mücadele ve dış dünyadaki kan kardeşlerinin destekleriyle olacaktır. Zulmün hiçbir zaman abat olmayacağını hatırlatarak 5 Temmuz olaylarını gerçekleştiren terörist ve katil Çin’i şiddetle kınıyoruz” diye konuştu.

 

"Türk’ü kesene ’one minute’ desene"   

04.07.2010

Haluk ATALAY-Uğur CAN / İSTANBUL, (DHA)

BEYOĞLU’nda toplanan Doğu Türkistan Platformu üyeleri, geçtiğimiz yıl Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi’de yaşanan olayları protesto etti.

Doğu Türkistan Platformu ile bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri bugün saat 12.00’de
Galatasaray Meydanı’nda toplandı.

"Atsız’ın gençleri Doğu Türkistan yolunda", "Barın’ı Gulca’yı Hotan’ı unutmadık unutturmayacağız", "5 Temmuz Urumçi katliamını kınıyoruz" yazılı pankartlar açan topluluk, "Yaşasın Müslüman Doğu Türkistan" , "Bu vahşete soykırıma dur, de" , "Dünya nerede insan hakları nerede?" , "Zulme sessiz kalma" ve "Doğu Türkistan Çin işgali altında" yazılı dövizler taşıdı.

Türbanlı ve çarşaflı kadınlar ile küçük çocukların da yer aldığı topluluk sık sık "Kızıl
Çin şaşırma sabrımızı taşırma" , "Mustafa Kemal’in askerleriyiz" , "Hükümet uyuma kardeşine sahip çık" , "Urumçi’ye selam direnişe devam" ve "Türk’ü kesene ’one minute’ desene" sloganları attı. İstiklal Caddesi boyunca yürüyen yaklaşık bin kişiye zaman zaman vatandaşların da alkışlarıyla destek verdiği dikkat çekti.

Topluluk Taksim Meydanı’na ulaştığında Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Hamit Göktürk bir basın açıklaması yaptı. Geçtiğimiz yıl 26 Haziran’da, bir fabrikada çalışan Müslüman Uygur kızlarına yapılan cinsel tacizi protesto eden Doğu Türkistanlılar’a ateş açıldığını öne süren Göktürk, "Bu olay etnik çatışmaya ve katliama dönüştürülmüştür. Olaylarda 197 kişi öldü, 2 bine yakın kişi de yaralandı.
Çin Halk Cumhuriyeti gerçekleri örtmeye çalışıyor. Çin, işgal ettiği Doğu Türkistan’da baskı, zulüm ve yok etme politikası uyguluyor. Büyük devlet olmak zulüm, işkence ve insan haklarını çiğnemek değil, insan haklarına saygı, adalet, hoşgörü ve sevgiden geçer. Eylemde, “İnsan haklarına duyarlı herkesi yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan Doğu Türkistanlılar’a kulak vermeye, onlara destek olmaya çağırıyoruz” dedi.

 

Urumçi de Tansiyon yüksek

İşgal ordusu Uygur avında

03.07.2010

uygur haber ajansı

 Urumçi de tansiyon yeniden yükselmeye doğru gidiyor,Çin polisleri ev ev arama yaparak 15-30 yaş arasındaki Uygur Gençleri götürmeye başladıkları belirtilirken yabancılarda ülkeden ayrılmaya başladıkları gözlendi. Urumçi den ayrılan yabancılara ülkede ki durumu dışarıda anlatmamaları gerektiği, aksı halde vize verilmeyeceği tehdidinde bulunduğu gelen haberler arasında .

Urumçi deki devlet memuru dışındaki tüm insanların 1 hafta süreyle urumçi'yi  terk etme çağrısı yapıldığı aksi takdirde göz altına alınacağı duyuruldu. daha önce  diğer illerden gelerek Urumçi genelindeki tüm üniversite ve yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekte olan öğrenciler tatilde bile Ürumçiden uzaklaşmaları kesin talimatı verilmişti.

 Güvenlik güçlerinin ev-ev dolaşarak herkesi korku sardığı ve Urumçi deki  özellikle Uygurların yaşadığı bölgelere yoğun yerleştirlen 100 bin kamere ile 2 kişi bir araya gelse bile göz altına alındığı bildiriliyor.Urumçi sokaklarında sıvıl,resmi polis ve asker dışında kimsenin sokağa çıkmaması konusunda uyarıldığı aldığımız bilgiler arasında, son olarak Türkiye vatandaşı olan tüm Uygur Türkleri Urumçiden sınır dışı edilmişti,son kafile ise dün akşam İstanbul'a ulaştı, geçtiğimiz ay Tüm Türk vatandaşlarına seyahat vizesi verilmemesi talimatı bizzat Çin dişişleri bakanlığı tarafından elçiliklerine gönderilmişti,bu sefer Çin'de firması olan 500 den fazla Türk şirketi çalışanları Ençuenting tarafından adım adım izleniyor .

 

Af Örgütü'nden Çin'e D. Türkistan suçlaması

03.07.2010

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Uluslararası Af Örgütü bir yıl önce Doğu Türkistan'daki etnik şiddet olaylarından Çin'in tek sorumlu olduğunu açıkladı.

 

 Londra merkezli Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) bir yıl önce Çin'in Doğu Türkistan bölgesindeki etnik şiddet olaylarıyla ilgili araştırmasını açıkladı. Örgüte göre, Çin'in 200 kişinin öldüğü olayların sorumlusu bu ülke. Af Örgütü, Çinli yetkililerin olayları dış dünyaya çarpıtarak bildirdiğini de özellikle vurguladı.

Çin, geçtiğimiz yıl meydana gelen olaylardan Uygurları sorumlu tutmuş ve çok sayıda Uygur'u idam etmişti. Çin, gayrı resmi rakamlara göre binden fazla Uygur'un öldüğü olaylarda kurbanın Han Çinlileri olduğunu da iddia etmişti.

Af Örgütü, Çin güvenlik güçlerinin sivil Uygurların barışçıl gösterilerine gereksiz biçimde sert güç kullanarak tepki verdiğini belirtti, Uygurların maruz kaldıkları toplu tutuklamaları, kayıpları ve işkence olaylarını protesto etmek istediğini kaydetti.

Nüfusun çoğunluğunu Müslüman Uygurların oluşturduğu Doğu Türkistan'ı işgali altında tutan Çin, etnik Han kökenlileri bu bölgeye getirerek nüfusu eşitlemeye çalışıyor.Zengin yeraltı kaynaklarına sahip olan bölgede resmi rakamlara göre 8 milyon Uygur yaşıyor.

Uluslararası Af Örgütü son raporu için olaylar ardından ülkeden kaçan Uygurlarla konuştuğunu açıkladı.

Bu görgü tanıkları göstericilerin güvenlik kuvvetlerinin saldırısına uğradığını, kimilerinin sırtından vurulduğunu, kimilerinin korunmaları talebine cevap verilmediğini öne sürüyor.

Kuruluş olaylar ardından binden fazla kişinin gözaltına alındığını, muhtemelen yüzlerce kişinin de ortadan kaybolduğunu kaydediyor.

Resmi verilere göre, olaylarla ilgili olarak şimdiye dek 198 kişi hüküm giydi. Dokuz kişi idam edilirken, en az 26 kişi de ölüm cezalarının infazını bekliyor.

Kuruluş, Çin'e olaylara karışan tüm taraflarca işlenen insan hakları ihlallerini araştırmak üzere bağımsız ve tarafsız bir soruşturma açma çağrısında da bulunuyor.

 

“Uygurca Elkitabı” İstanbul’da Neşredildi

23.06.2010

RFA-Arslan

İstanbul’daki Taklamakan Uygur Neşriyatı tarafından 2010 yılının Haziran ayında “Uygurca Elkitabı” adında bir kitap neşredildi. Bu kitap Taklamakan Uygur Neşriyatın sorumlusu olan Abdulcelil Turan tarafından düzenlenerek yayına hazırlanmıştır.

RFA Foto/Arslan

Resim, İstanbul’daki Taklamakan Uygur neşriyatı tarafından 2010 yılının Haziran ayında neşredilen “Uygurca Elkitabı” adlı kitabın kapak görünüşüdür.

Bu kitapta Uygur dili ve Edebiyatı, Uygur tarihi ile ilgili konular, hikâye, masal, öykü,  fıkra, çeşitli nükteler ve Uygur dili kuralları ile ilgili hususlar yer alıyor.

Kitapta yine, Hunlar, Göktürk Hanlığı, Orhun Uygur hanlığı, Karahanlılar, Seidiye Hanlığı gibi hanlıkların kısa tarihi, Satuk Buğrahan, Farabi, Yusuf Has Hacib, Kaşgarlı Mahmut, Sultan Said Han Abdureşit Han, Maysihan, Nazigum olmak üzere Uygur kahramanlarının kısa biyografileri de bulunuyor.

Bu kitap “Vatanperverlik” adlı bir makaleyi de içine alıyor.

Kitabın kapağına Satuk Buğrahan, Kaşgarlı Mahmut, Yusuf Has Hacib, Sultan Abdureşithan, Farabi ve Nazigum’un resimleri yerleştirilmiş. Kapağın arka sayfasına Uygur diyarının(DoğuTürkistan) haritası konulmuş.  

Kitabın konusu derli-toplu ve anlaşılır olup, renkli olarak neşredilmiştir. RFA-Arslan

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine Uyarlayan: Mehmet Emin BATUR

 

Çin Devleti Türklere Seyahat Vizesi Vermeyi Durdurdu

18.06.2010

RFA-Erkin Tarim

  Türkiye’deki en büyük gazetelerden biri olan Milliyet Gazetesi 16.06.2010 tarihli sayısında “Çin, Türkiye’ye turistik vize vermeyi durdurdu” başlıklı bir yazı yayınlandı.

RFA Foto/Erkin Tarim

Resim, Türkiye’deki en büyük gazetelerden biri olan “Milliyet” gazetesinin 16.06.2010 tarihli sayısında yayınlanan “Çin, Türkiye’ye turistik vize vermeyi durdurdu” başlıklı yazının gazetedeki görünümü

 

            Tanınmış yazar Serpil Yılmaz yazdığı yazının birinci paragrafında Türkiye’nin şimdiki dış politikası konusunda kısaca malumat verildikten sonra “Gazze’ye yardım götürme faaliyeti Sinkiangı aklımıza getirdi” şeklinde bir ifade ile Uygur meselesini beyan etmiştir. O yazıya şöyle başlıyor: Türkiye hükümetinin sıfır problem yani başka devletlerle olan ilişkilerde hiçbir mesele bırakmama dış politikası, bütün devletlerle münasebetlerimizi bozma politikasına dönüşmeye başladı. Aydınların Türkiye ile Amerika arasındaki zıddiyeti düzeltmeye çalıştıkları günümüzde, Türkiye ile Çin arasındaki münasebetlerde mesele meydana geldi.

            Çin konsolosluğu Çin dış işleri bakanlığının yol göstermesiyle Türkiye’deki seyahat şirketlerine, Türk seyahatçilere vize vermeyi durdurduğunu anlatmış. Bu politika 11.06.2010 günü başlamış olup, Bunun sebebinin ne olduğu ve ne zamana kadar vize verilmeyeceği belli değilmiş.

            Yazar Serpil Yılmaz Çinlilerin bundan iki yıl önce de 3-4 ay boyunca Türk seyahatçilerine vize vermeyi durdurduğunu beyan ederek şunları yazıyor: “Çin’e seyahatçileri götürüp gezdirmekte olan Tura seyahat şirketinin patronu Erkunt Öner, 2 yıl önce Çinlilerin 4-4 ay süre ile Türk seyahatçilere vize vermeyi durdurduğunu söyledi. Türkiye’den Çin’e her yıl 100 bin civarında seyahatçi gidiyormuş.”

            O yazısında Çinlilerin Türklere vize vermeyi durdurmasının sebebi üzerinde durarak şunları yazıyor: “Çin’in Türklere seyahat vizesi vermeyi durdurmasını Türkiye’deki insani yardım vakfı gibi sivil toplum örgütlerinin Uygurlara yardım vermek için yola çıkmasından kormuş olmasının dışında bir sebebe dayandırmak doğru olmaz.” 

            Çinlilerin Türk seyahatçilere vize vermeyi durdurmuş olmasındaki sebep gerçekten yazar Serpil Yılmaz’ın söylediği gibi Türlerin Uygurlara yardım götürmesinden korkmuş olmasından mı? Çinliler bir taraftan Türkiye ile olan münasebetlerini iyileştirmeye çalışırken, diğer taraftan da Türk seyahatçilere vize vermeyi durdurması, iki devlet arasındaki ilişkilere nasıl etki eder şeklindeki sorulara cevap bulmak için Türkiye Stratejik Düşünce Enstitüsü Uzmanı Dr. Erkin Ekrem ve seyahat şirketi sorumlusuna mikrofonumuzu uzattık.

Zade Seyahat Şirketi sorumlularından Özlem Kayışçı, Çin konsolosunun Türklere seyahat vizesi vermeyeceğini anlattığını beyan ederek şöyle dedi: “Çin konsolosu bize, bundan sonra seyahat vizesi vermeyeceğini söyledi. Bundan sonra Çin’e seyahate gidecek olanlar gidemeyecekler.”RFA-Erkin Tarim

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine Uyarlayan: Mehmet Emin BATUR

 

Kaşgar’ ı Geliştirmek mi Yoksa Yıkıma Uğratmak mı?

17.06.2010

 

Şinhua Haber Ajansı tarafından yayınlanan bir habere göre, geçen yıl Kaşgar vilayetine devlet tarafından sözde 7 milyar 300 milyon yuan bütçe ayrılarak halkın sosyal durumu büyük ölçüde iyileştirilmiş! Mezkûr haberde, Kaşgar vilayetinde sağlanan sözde “kalkınma” lar aşağıdaki 3 noktada toplanmış olup, birincisi, geçen yıl Kaşgar vilayetinde “Çift dilde eğitim”i geliştirmek için 2 milyar yuan harcanarak, “Çift dilde Anaokulu” olarak anılan Çince Anaokullarının sayısı 715’e çıkartılmış ve buralarda eğitilmekte olan çocukların sayısı 100 bin kişiye ulaştırılmıştır. Kaşgar vilayetinde Anaokulu çağındaki çocukların “çift dilli anaokulları” na girme oranı %69’ulaşarak bir önceki yıla göre %22 oranında arttırılmıştır.

Kamuoyunun da bildiği gibi, Uygurların Milli Eğitimini Çinlileştirmek, Uygur çocuklarını ana dilinden, milli yazısından, milli özelliklerinden koparmak maksadıyla icra edilmekte olan sözde “çif dilde eğitim” politikası Uygurların en güçlü şekilde tepkilerine sebep olmakta olan uygulamalardandır.  Doğu Türkistan’daki milli isyan ve protesto hareketlerinin artmasında da birinci etkendir!

Uluslararası insan hakları örgütleri de Çin hâkimiyetinden Uygurları asimile ederek yok etmeyi amaçlayan bu politikasını derhal yürürlükten kaldırmasını isteye gelmektedir. Hal böyle iken, bugün Çin hükümeti Kaşgar’da “Çift dilde eğitim” cihetinde elde edilen neticelerini zerre kadar utanmaksızın “Kaşgar halkını düşünmek” olarak lanse edip adeta göklere çıkartmaktadır.

Yukarıdaki haberde belirtildiğine göre, geçen yıl Kaşgar da elde edilen diğer bir “büyük netice” ise, Uygur milli kültürünün beşiği sayılan tarihi Kaşgar şehrinde 4715 ailenin evlerinin yıkılarak yerle bir edilmesi ve bu ahalinin başka yerlere göç ettirilmiş olmaları olup, bu da Kaşgar halkını “düşünmek” olarak ilan edilmiştir!

Her kesin de malumu olduğu üzere son yıllardan beri Çin hâkimiyeti, yurt içindeki ve yurt dışındaki Doğu Türkistanlıların bu kadar güçlü tepkilerine ve uluslar arası teşkilatların sert şekildeki kınamalarına aldırmaksızın, “Depreme dayanıklı evler yapmak” maskesi altında Uygur medeniyetinin beşiği sayılan tarihi Kaşgar şehrini yıkıp tarumar etme hareketini hızlandırıyor.

Çin hâkimiyetinin günümüzdeki temel amacı, milli mirası yok etmek suretiyle milli duygu ve milli iradeyi zayıflatmak, diğer yandan da ahaliyi darmadağın ederek Uygur Türklerinin toplu halde isyan etmelerini önlemeye çalışmaktır.

Bu mesele yurt içindeki ve dışındaki Uygurların ve dünya toplumlarının tepkilerine sebep olan ciddi meselelerden biriydi. Görülüyor ki, Çin hâkimiyeti Uygurları Çinlileştirme ve asimile ederek yok etme niyetinden kesinlikle vazgeçmeyecek ve bu meseleyi istediği gibi sonuçlandırmak için de vasıta seçme ihtiyacı duymayacaktır. ETIC

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine Uyarlayan: Mehmet Emin BATUR

 

Çin Polisleri Erşidin İsrail’i Bulamayınca Onun Yerine Kardeşi Enver İsrail’i Tutukladılar

15.06.2010

 

             Çin polisleri Erşidin İsrail’in izini bulamayarak onun yerine kardeşi Enver İsrail’i tutukladılar. Şu an da o, Korgas nahiyesi Koşirik hapishanesinde tutuluyor.

            “5 Temmuz Olayı” ile ilişkilendirilerek tutuklanan Şöhret Tursun geçen yıl 9. ayın 18. günü Korgas Nahiyesindeki Koşirik hapishanesinde dövülerek öldürülmüştü. Bu olay Özgür Asya Radyosu tarafından dünya kamuoyuna açıklanmış ve Amerika’nın yıllık insan hakları raporuna da dâhil edilmişti.

            Öğrenildiğine göre, Çin polis büroları Erşidin İsrail’i Şöhret Tursun ile ilgili haberleri kamuoyuna açıkladığı gerekçesi ile tutuklamak istemiş.

            Polisler Erşidin İsrail’e ulaşamayınca, onun yerine kardeşi Enver İsrail’i tutuklamıştır.

            Rehin alınan Enver İsrail’in eşi Asiye Kurbanova Kazakistan vatandaşıdır. Bunların iki kızları var. Enver Kazakistan’a geri dönmediği Çin kızları babalarını özleyerek ağlamaktadırlar. Enver İsrail’in ne zaman serbest bırakılacağı ise şimdiye kadar belli değil. RFA- Cuma

 

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine Uyarlayan: Mehmet Emin BATUR

 

Uygur Anaokulundaki Çocukları Ödüllendirme Amacıyla İstanbul’da ki Uygurlar Toplandılar

14.06.2010

RFA-Arslan

12.06.2010 tarihinde Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneğinin organizasyonu ile İstanbul’un Zeytinburnu İlçesine bağlı Kazlıçeşme Kültür Merkezinin Akdeniz toplantı salonunda çocukların Kuranı Kerim okuma ve ana dilde konuşma etkinliklerinin sonuçlarını ödüllendirme töreni düzenlendi.

RFA Foto Arslan

Resim, 12.06.2010 günü Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneğinin organizasyonu ile yapılan çocukların Kuranı Kerim okuma ve ana dilde konuşma etkinliklerinin neticesini ödüllendirme töreninden bir görünüm

Doğu Türkistan Maarif ve dayanışma Derneği tarafından İstanbul’da yaşamakta olan Uygur çocuklar için İstanbul’un Zeytinburnu ve Sefaköy bölgelerindeki şubelerinde açılan anaokullarında öğrenim görmekte olan 4-6 yaş arası Uygur çocuklarının yaz tatiline çıkmaları münasebetiyle mükâfatlandırma merasimi düzenlendi.

Merasime İstanbul’da yaşamakta olan Uygur aksakallarından Seley hacim Artuşi gibi ileri gelen üstatlar, Doğu Türkistan Sivil Toplum Örgütü sorumluları ve İstanbul’da yaşamakta olan Uygurlardan olmak üzere çok sayıda kişi katıldı. Deniz kenarında yer alan 302 kişilik bu toplantı salonuna merasim iştirakçileri sığmadıkları için çok sayıda kişi ayakta kaldı.

Merasimde öncelikle Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği başkanı Hidayetullah Oğuz han ve dernek baş nazırı Ablikimhan mehsum birer açılış konuşması yaptılar.

Hidayetullah Oğuzhan yaptığı konuşmasında Vatanın geleceği olan nesillere kendi ana dillerini öğretmekle beraber onların bilgili insanlar olarak yetişmeleri için talim-terbiye vermenin önemli olduğunu bildirdi. 

Ablikimhan Mehsum da konuşmasında merhum Abdukadir Damollamın, “Milletin Horlanmasına sebep olan faktör cehalettir” şeklindeki sözünü naklederek milletin geleceğinin parlak olmasının nesillerin bilim öğrenmelerine bağlı olduğunu ifade ederek Uygur anaokulunda ders vermekte olan öğretmenlere ve de bu anaokulunu maddi ve manevi yönden desteklemekte olan kişilere özellikle teşekkür etti.  

Daha sonra Doğu Türkistan Vakfı başkanı Hamit Göktürk, Doğu Türkistan Göçmenler Cemiyeti Genel Sekreteri Dr. Fethi Ahmet Yüksel, Doğu Türkistan Gençlik ve Kültür Derneği Başkanı Tibet Yücetürk çocuklar hakkında konuştular.

Merasimde, Anaokulunda öğrenim görmekte olan Uygur çocukları grup halinde sahneye çıkarak Kuran okudular, şiir okudular, şarkılar söyleyerek oyunlar oynayarak duygularını ifade ettiler.

Uygurlar aynı şekilde Uygur doppaları(Doğu Türkistan milli başlıkları)ve milli giysiler giyerek sahneye çıktıklarında katılımcıların özellikle ilgilerini çektiler ve hararetle alkışlandılar. 

2 saat boyunca devam eden bu merasimde yine, Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneğinin propaganda bölümü tarafından, derneğin eğitim faaliyetleri hakkında hazırlanan bir belgesel film gösterildi.

Tören sonunda Sefaköy ve Zeytinburnu bölgelerindeki Uygur anaokulunda ders vermekte olan 10 öğretmen mükâfatlandırılarak onlara takdirname ve hediye paketleri takdim edildi. Merasimde, Zeytinburnu ve Sefaköy bölgelerindeki Uygur Anaokulunda öğrenim görmekte olan erkek-kız olmak üzere 60 çocuğa ödül verildi. RFA-Arslan

 

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine Uyarlayan: Mehmet Emin BATUR

 

 

 

 

 

Mehmet Emin Batur

Makaleler

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

G Ü N L Ü K    G A Z E T E

2010

08.03.2010

Gulca Katliamının 13. Yılında Hür Dünya Devletlerine Çağrı

2009

 

10.12.2009

“Dünya İnsan Hakları Günü”mü Dediniz?

12.11.2009

Doğu Türkistan Türkleri İçin 12 Kasım Günlerinin Önemi

16.10.2009

Türk Evladı, Ecdadını Mutlaka Tanımalıdır Ama…

13.10.2009

“21.Asır Türk Asrı olacak” Derken...

09.10.2009

Siyasi Rakkaslar ve “Truva Atı” Açılım Söylemleri

06.10.2009

Gerçek Şair, Yazar ve Aydınlar Neredeler?

10.07.2009

 “Uygurlular” ve “Sincan Uygur Özerk Bölgesi” Deyimleri Üzerine
 

İstiklâl İsteyenler Açık ve Net Konuşabilmelidirler

02.06.2009 Türkiye-Çin Arasında Yapılan “Sınırı Aşan Suçlarla Mücadele Anlaşması”nın Düşündürdüklei
29 .06.2009 Osman Batur’un Şehit Edilişinin 58. Yılı

06.04.2009

Barın Gazilerinden Açık Mektup

02.04.2009

Çinli Diplomatlar ve Osman Batur’un Torunları

21.03.2009

Nevruz Bayramı ve Ergenekon Destanı

11.03.2009

Kaşgarlı Mahmut’u Hatırlayanlar O’nun Ülkesini Neden Hatırlamazlar?

11.02.2009

Türk Milleti “Felç” Edilmek İsteniyor

05.02.2009

Gulca Mili Ayaklanmasının 12. Yılının Düşündürdükleri

26.01..2009

Türk Dünyası Türkiye ve Tam Bağımsızlık

19.01..2009

Kasvet, Dehşet Ülke ve İnsan

06.01..2009

Doğu Türkistan’da Milli Mücadele

 

ARALIK- 2008

 

31.12.2008

Filistin’deki Katliamın Düşündürdükleri

30.12.2008 Türk Cumhuriyetlerinde Emperyalizmin Ayak Sesleri
22.12.2008 Neler Oluyor?
16.12.2008

Kaşgar-Hidgah Camisinde Bir Bayram Namazı

05.12.2008

“Semen Yolu Kahramanları” Hakkında İdam Kararı Verildi

02.12.2008

Tarihimiz Filmlerle de Kayıt Altına Alınmalıdır

 

KASIM- 2008

 

26.11.2008

Siyasi Blöf Yapmak Tükenmişliktir

19.11.2008

Çin Ekonomisi Sonun Başlangıcında

12.11.2008

Doğu Türkistan’da Kurulan Devletlerin Yıldönümleri

08.11.2008

Terörle Mücadeleye Meclis İçerisinden Başlanılmalıdır

05.11.2008

“Kızıl” ve “Kara” Çinlilerin Ezeli Türk Düşmanlıkları    

01.11.2008

Tibet Davası ve Dalay Lama’nın Zafiyeti

 

EKİM- 2008

 

27.10.2008

Başarısızlıklar “Başarı” Olarak Empoze Ediliyor

22.10.2008

 TÜRK ANASININ METANETİ   

18.10.2008

Türk Silahlı Kuvvetleri Yıpratılmaya Çalışılıyor

15.10.2008

“Cengiz Aytmatov Gecesi” Hakkında Düşünceler

11.10.2008

“Küresel Kriz” ve Terör Eylemlerinin Zamanlaması

07.10.2008

Türk Milleti Söz Yerine Ciddi İcraatlar Beklemektedir

04.10.2008

Orhun Kitabeleri Ders Olarak Okutulmalıdır

 

EYLÜL 2008

 

25.09.2008

Çin Harfleri ve İşaretleri Arasında Boğulmak

16.09.2008

Milli Refleksler Felç Olursa

11.09.2008

“Kral Çıplak” Demek Suç İse Demokrasi Nerede?

09.09.2008

Ermenistan Ve Türkiye Üzerine Düşünceler

03.09.2008

Doğu Türkistan’da Olimpiyat Sonrası Çin vahşeti

03.09.2008

Zihniyet Değişmeyince “Gömlek Değiştirmek” Yetmiyor

 

Aylık Gazete

Uygurca Makaliler

 

6. Ay 2009

İstiqlal Giziti 59.San

Sherqiy Türkistan Xelqi “Yamğur”din  Qeçip “Shiwirğan”ğa Tutulmusun!

5. Ay 2009

İstiqlal Giziti 58.San

Xupiyane düshmen we milliy taziliqning ehmiyeti

4. Ay 2009

İstiqlal Giziti 57.San

“Tash”, “tiken “patqaqchiliq” we “eng salahiyetlik”ler

3. Ay 2009

İstiqlal Giziti 56.San

DÜSHMENNİNG RENGDARLİGHİ  XELQİMİZNİ ALDAPKETMİSUN!

10. Ay 2008

İstiqlal Giziti 51.San

Xitay Tajavuzchiliri Teximu Ğalcirlashti

9. Ay 2008

İstiqlal Giziti 50.San

Düshmenghe Rica Qilish Arqiliq İstiqlalni Qolgha Keltürgili Bolamdu?

8. Ay 2008

İstiqlal Giziti 49.San

İstiqlal Giziti 5 Yashga Kirdi

7. Ay 2008

İstiqlal Giziti 48.San

Mengü asaretni xalaydighan bezi “bilermen” we “moysipitlirimiz”

6. Ay 2008

İstiqlal Giziti 47.San

“Aq” niqaplik, qara mexsetlik kishiler

5. Ay 2008

İstiqlal Giziti 46.San

Eng mühim milliy xizmetlerdin biri

4. Ay 2008

İstiqlal Giziti 45.San

“Uyghurlarning Pantürkizm bilen nime alakisi bar” dighenlerghe!

3. Ay 2008

İstiqlal Giziti 44.San

Milliy Dawayimiz Xelqarada İshenchsizlikghe Duch Kelmisun

2. Ay 2008

İstiqlal Giziti 43.San

Liderlirimizning WesiyetlirigheXiyanet Qilghuchilar

1. Ay 2008

İstiqlal Giziti 42.San

 Esheddiy Düshminimiz Bilimsizlik

12. Ay 2007

İstiqlal Giziti 41.San

Wetinimiz “Uyghur eli”,“Uyghuristan” mu Yaki Sherqiy Türkistan mu?

11. Ay 2007

İstiqlal Giziti 40.San

 TASHQİRİ DUNYADİKİ XİTAY ĞALCHİLİRİ

10. Ay 2007

İstiqlal Giziti 39.San

Töhmetlerghe Reddiye Birishning Ehemiyeti

9. Ay 2007

İstiqlal Giziti 38.San

Ayilini muhapizet qilish Bekmu muhim!

8. Ay 2007

İstiqlal Giziti 37. San

Ata-Anilargha Muhim Agalandurush

7. Ay 2007

İstiqlal Giziti 36. San

NOBEL MUKAPATİ MU? YAKİ İSTİQLAL MU?

6. Ay 2007

İstiqlal Giziti 35. San

MİLLİY DAWAYİMİZNİ ALDİ BİLENTÜRK

QİRİNDASHLİRİMİZGHA UXTURAYLİ 

5. Ay 2007

İstiqlal Giziti 34. San

ASASİY MEXSETNİ UNUTMASLİQİMİZ KİREK

4. Ay 2007

İstiqlal Giziti 33. San

Xitay Hökümitining Kelgüsidiki 15 Yilliq Pilani

3. Ay 2007

İstiqlal Giziti 32. San

NESLİMİZ YOQAPKETMİSUN

2. Ay 2007

İstiqlal Giziti 31. San

SHEHİDLİRİMİZ BİZDİN RAZİ BOLAMDU?

1. Ay 2007

İstiqlal Giziti 30. San

TÜRK QİRİNDASHLİRİMİZNİNG YARDİMİ ZOR

EHMİYETKE İGE

 

H a f t a l ı k   G a z e t e

2008

 

29.10..2008

ÇİN MEFTUNU DEVLETLERE DUYURULUR

15.10..2008

Musul ve Kerkük Türkiye İçin Bir    “İleri Karakol” Olmalıdır

08.10.2008

 “SARI OKYANUS” TAŞIYOR

01.10.2008

Doğu Türkistan’da Devlet Terörü Atında Ramazan

02.09..2008

Bağımsızlık İsteyen Tibetliler Çinli İşgalcilerce Katlediliyor   

02.03..2008

Gulca Katliamının 11. Yılı

27.01.2008

Kayseri Kamuoyundan Talebimizdir! 

20.01.2008

DOĞU TÜRKİSTAN TÜRKLERİNE ÇİN DİLİ DAYATILIYOR 

14.01.2008

 ÇİN’İN KORKULU RÜYASI HİNDİSTAN GERÇEĞİ

07.01.2008

MÜNAFIKLIK

01.01.2008

Doğu Türkistan'daki Siyasi Tutuklular Ve Milli Mücadele

Doğu Türkistan ve Türk Dünyası ile ilgili linkler

  ZİYARETÇİ DEFTERİ      MUNAZİRE MUNBİRİ      GUESTBOOK

 SİTE İÇİ ARAMA

 

Google

hurgokbayrak.com

                       Web

 

 

 ZİYARETÇİ DEFTERİ

 

MUNAZİRE MUNBİRİ

 

 

...Çünkü Türklük, tarihin hemen hiçbir döneminde günümüzde olduğu kadar büyük ve dehşetli bir tehlike içine düşmemiştir. Zira Türk milleti için en tehlikeli düşman; sinsi, “saman altından su yürüten”, sureti haktan görünerek insanların duygularını sömüren ve tedrici olarak Türk milletinin kanını emerek kan yerine damarlarına “milliyetsizlik zehir'i” enjekte eden düşmandır…M.E.B

 

 

Doğu Türkistan Tarihinde

HAZİRAN

 

GÜNLÜK GAZETE

Çin Büyükelçisinin Sebebi Ziyareti Ve “Doğu Türkistan’a Yardım Sandığı” Organizatörlerinin Tutumu

10.07.2010

  “5 Temmuz Ürümçi Katliamı”nın

1. Yılında da Aynı Nakarat

04.07.2010

Askerlerimizin Şehadetine “Şaşı” Bakanlara!

10.06.2010

Soy Özürlülerin Türk Milletine İhanetleri

07.05.201

Nevruz’un Türk Milleti İçin Asıl Ehemmiyeti

21 Mart 2010

“8 Mart Dünya Kadınlar Günü” ve

Doğu Türkistan    

07.03.2010

Gulca Katliamının 13. Yılında Hür Dünya Devletlerine Çağrı

05.02.2010

“Dünya İnsan Hakları Günü”mü Dediniz?

10 Aralık 2009

Doğu Türkistan Türkleri İçin 12 Kasım Günlerinin Önemi

12.11.2009

Türk Evladı, Ecdadını Mutlaka Tanımalıdır Ama…

16.10.2009

“21.Asır Türk Asrı olacak” Derken...

13.10.2009

Siyasi Rakkaslar ve “Truva Atı” Açılım Söylemleri

09.10.2009

Gerçek Şair, Yazar ve Aydınlar Neredeler?

06.10.2009

 “Uygurlular” ve “Sincan Uygur Özerk Bölgesi” Deyimleri Üzerine
10.07.2009

İstiklâl İsteyenler Açık ve Net Konuşabilmelidirler

02.06.2009

Türkiye-Çin Arasında Yapılan “Sınırı Aşan Suçlarla Mücadele Anlaşması”nın Düşündürdükleri

02.06.2009

Osman Batur’un Şehit Edilişinin 58. Yılı

29 Nisan 2009

Barın Gazilerinden

Açık Mektup

06.04.2009

Çinli Diplomatlar ve Osman Batur’un Torunları

02.04.2009

Nevruz Bayramı ve Ergenekon Destanı

21.03.2009

Kaşgarlı Mahmut’u Hatırlayanlar

O’nun Ülkesini Neden Hatırlamazlar?

11.03.2009

Türk Milleti “Felç” Edilmek İsteniyor

11.02.2009

Gulca Mili Ayaklanmasının 12. Yılının Düşündürdükleri

05.02.2009

Türk Dünyası Türkiye ve Tam Bağımsızlık

26.01.2009

Kasvet, Dehşet Ülke ve İnsan

19.01.2009

Doğu Türkistan’da Milli Mücadele

06.01.2009

 

 

 

HAFTALIK GAZETE

0535 885 12 36

 

ÇİN MEFTUNU DEVLETLERE DUYURULUR

 

Musul ve Kerkük

Türkiye İçin Bir   

 “İleri Karakol” Olmalıdır

 

 “SARI OKYANUS” TAŞIYOR

Türk Dış Politikası (politikasızlığı) ve 

Türk Dünyasının Şaşkınlığı

 

 

Doğu Türkistan’da Devlet Terörü Atında Ramazan

 

 

ÇİN İLE MÜNASEBETLER VE  ÇİN’İN İÇ YÜZÜ

 

Olimpiyatlar ve  Çin’in Sahtekârlıkları

 

Martılar, Kargalar ve İnsanlar

 

Asimilasyonu Önleyen Yüksek Ruh

AYLIK GAZETE

 

İstiklâl İsteyenler Açık ve Net Konuşabilmelidirler

MAKALENİN TAMAMI

 

 

Düşmanların Dostlukları(!) Uğruna Kardeşin

Yüreğine Hançer Saplamak

MAKALENİN TAMAMI

İnanç Bezirgânları, Beyin, Ruh ve Yürek

Nisan 2009

 57. Sayı

MAKALENİN TAMAMI

GENELGELERİN GÖLGESİNDE DOĞU TÜRKİSTAN DAVASI

Mart 2009

 56. Sayı

MAKALENİN TAMAMI

 

İSTİKLAL GAZETESİ

5 YAŞINDA

Ağustos 2008

 49. Sayı

MAKALENİN TAMAMI

 

Türk Nesline Sahip Çıkmak

Temmuz 2008

 48. Sayı

MAKALENİN TAMAMI

 

İstiklâl Mücadelesinde Mefkûre Birliğinin Önemi

Haziran 2008 - 47. Sayı

MAKALENİN TAMAMI

ŞAİBELİ BİR 

OLİMPİYATA DOĞRU

Mayıs 2008

46. Sayı - 4. Yıl

MAKALENİN TAMAMI

 

Doğu Türkistan Davası
Saflarında Yeni “Taşeronlar” Türedi

Nisan 2008

45. Sayı - 4. Yıl

MAKALENİN TAMAMI

 

Türkmenlerin Yegâne
İstinatgâhı Türkiye ve Türk Ordusudur

Mart 2008

44. Sayı - 4. Yıl

MAKALENİN TAMAMI

 

Türk Dünyası ve Doğu Türkistan'ın Sesi

İstiklâl Gazetesi

72..Sayı Yayında

İstiqlal Gizitining 2010- yili 72.sanining internettin neshir Qilinishqa bashlanghanliqini muxterem oqurmenlirimizning diqqitige sunimiz

TÜRKİYE DEN

MANZARALAR

Demirel-Çin

Büyükelçisi elele

Cemil Çiçek

Çin Büyükelçisi elele

İçişleri Bakanı

Abdulkadir Aksu

 

Çin malı ya da hammaddesini, tüketici olarak ayırt edebilmek oldukça güç ancak Çin üretimi olan bir malı ayırt etmek çok ama çok kolay.

Nasıl mı?

Aldığınız ürünün üzerinde " Made in China ",

 " Product of China ",

 " Çin Malı "

 " Made in PRC  "

gibi ibareler yer almıyorsa, ürünün barkodunu okuyun.

Her ülkenin sahip olduğu eşi olmayan satış kodları, barkodların başına işleniyor. Barkodun en başındaki ilk iki ya da üç rakam, ürünün hangi ülkeden geldiğini size söylüyor.

İşte Çin'e ait barkod numaraları

690-691-692

Eğer ürünün orijinalinden emin değilseniz bu üç rakam size yol gösterecektir.

Bu numaralarla başlayan ürünleri almayın. 

Sessizlik içinde ölen, acı çeken tüm canlıların sesi olun.

Made in China etiketli ürünlerin kalitesiz
çıkmasIndan sonra, yapIlan boykot
karşısında bulunan yeni bir satış
stratejisi:

Made in PRC

(People's Republic
of China (Çin Halk Cumhuriyeti)).

Made in P.R.C = Made in China
 

 

Volkan ŞENEL

Yerel Tarih Uzmanı

İzmit’in İşgal Döneminde Gökbayrak Taburu Ve Cemal Bey

 

Atatürk'ün  Komünizme Aldığı tedbirler

Mustafa Kemal Atatürk

Son

Gelişmeler Işığında Doğu Türkistan

İsa Yusuf Alptekin

Çin Zulmü Altında İnleyen Doğu Türkistan

Mustafa Necati Özfatura

Uluslararası

Af Örgütü Raporları

Uluslararası Af Örgütü

Doğu Türkistan'da İşkence

 Hacı Yakub Yusufî ANAT

?

Özgürlük Ve Bağımsızlık

Gözyaşları İle Elde Edilemez

 

Azimet

ÇİN  ZULMÜ  ALTINDA  KENDİ  TOPRAKLARINDA ESİR YAŞATILAN DOĞU TÜRKİSTANLI KARDEŞLERİMİZE SINIRLARIMIZDA YAPILAN

TERÖR İST  MUAMELESİNİ ŞİDDETLE KINIYORUM

Dr. Tahir Tamer Kumkale

 

ERATNA

BEYLİĞİ

 

ARAŞTIRMALAR

Üç Efendiler

Arslan Alptekin

Komünist Çin'in Doğum Kontrol Siyasetleri

İsa Yusuf Alptekin Vakfı

Şer

İttifak

Hürgökbayrak

 

DARAĞACINDAKİ

BİR "MEMLEKET", KAŞGAR... 

 Gökçe Nur ŞAFAK

Ülkü Ocakları Dergisi

 

 

YILIN FOTOĞRAFI

             

 ZİYARETÇİ DEFTERİ

 

MUNAZİRE MUNBİRİ

 

Bu web sitesi ile ilgili soru veya görüşlerinizi  hurgokbayrak@kaynet.net adresine
gönderin
Telif Hakkı © 2000-2007
HÜR GÖKBAYRAK
       Site içeriğinin (metin ve grafikler) tüm kullanım haklarını
BEN TÜRK'ÜM DİYEBİLENLER
Kaynak Göstererek Kullanabilir
 
Son Değiştirilme Tarihi:
18.07.2010
 Tüm Hakları Saklıdır.
  İnternet Explorer ve 1024 X 768 piksel çözünürlülükte rahat izleyebilirsiniz