Her
türlü basın-yayın organlarında Doğu Türkistan yerine kullanılan:
"Uygurlular", Sinkiang", "Sincan","Şincan", "Sinkiang Uygur Özerk Bölgesi",
"Sinciang Uygur Otonom Bölgesi"
terimlerini kesinlikle kabul etmediğimizi önemle ilan ediyoruz.
Türkiye
Cumhuriyeti Başbakanının Çin Ziyaretinin Teşrihi
Mehmet Emin BATUR
İstiklal Gazetesi Başmakalesi
94. Sayı
Türkiye’de her
iktidar dönemine göre yayın politikası ve karakter değişikliği gösteren,
ihtiraslarının tatmin edilmesi oranında efendilerinin kapıkuluna
dönüşüveren, dilenciliği hayatta kalmanın yegâne düsturu olarak benimsemiş
olan bazı dalkavuk basın organlarının ve şahısların“Tek
güç merkezi ben olmalıyım”sapkınlığı
içindeki kişi ve kesimler tarafından ihya edile geldikleri bilinen bir
gerçektir.
İşte bu yanaşmalar güruhu içerisinden bazı yazarların daha aylar öncesinden
Türkiye Başbakanının Doğu Türkistan’ın başkenti Ürümçi’den başlayacağını
ilan ettikleri Çin gezisi basiret sahibi gözlemci ve yorumcuların
değerlendirmelerine göre tam bir fiyasko ile sona erdi.
Nasıl mı?
Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan Çin’e 7-11 Nisan tarihlerinde 5 bakan, önemli bürokratlar, yaklaşık
300 kişilik bir işadamı heyeti ve 64 kişilik kalabalık bir gazeteci grubu
ile gitti. Kamuoyunun da bildiği gibi bu Çin ziyaretinin ilk durağı olarak
ta, 63 yıldır Çin işgali altında bulunan ve Müslüman Türk milletinin ezeli
ve ebedi Ana yurdu olan Doğu Türkistan’ın başkenti Ürümçi’yi seçmişti. Bu
Ürümçi ki; çok değil daha 5 Temmuz 2009 tarihinde kan içici Çinliler
tarafından çok sayıda Doğu Türkistan Türk’ünün hunharca katledildiği,
ardından başlatılan Müslüman Türk avı ile binlerce Türk’ün gece baskınları
ile evlerinden alınarak götürüldükleri ve halen kendilerinden hiçbir haberin
alınamadığı, dökülen Türk kanının henüz kurumadığı bir Türk vilayetidir…
Asla unutulmamalıdır
ki, Başbakan Ürümçi’deki Doğu Türkistan Türkleri tarafından, Türkiye’deki
bir iktidar partisinin genel başkanı olduğu için değil, kendilerinin
fıtratlarında var olan Türk devlet geleneğinin gereği olarak ve Türkiye
Cumhuriyeti Devletinin Başbakanı olduğu için böylesine heyecanla karşılandı…
Bizler Türkiye Doğu Türkistanlıları olarak onlarca yıldır hep demiyor muyuz“Doğu
Türkistan Türkleri Türkiye’yi beyaz atlı prensi olarak görmektedir”diye…
İşte bu yüzdendir ki Doğu Türkistan Türkleri içleri kan ağlarken bile
Türk’ün asaletinde var olan misafirperverliğini bütün dünyanın gözleri önüne
sererek adeta kan kusmakta olduklarını kızılcık şerbeti içmiş gibi
gösterdiler… Bu sebeple birilerinin bu durumu Türkiye’deki iç siyasette
malzeme yapmaya çalışmaları en hafif ifade ile tam bir fırsat düşkünlüğü ve
aymazlıktır.
Ürümçi pazarı esnafı başbakana ve yanındakilere avuçları ile kaysı, kuru
üzüm ve çılan(Türkiye’de Hünnap olarak ta adlandırılıyor) meyvesi ikram
ettiler… Türkiye yetkilileri, Doğu Türkistan Türklerinin kendilerine
hilesiz-hurdasız, yapmacık olmayan,“desinler”amacı
taşımayan bir samimiyetle içlerinden gelerek ikram etikleri bu bir avuç
meyvenin manevi karşılığının zerresini dahi bu güne kadar ödemiş,
ödeyebilmiş değiller…
Türkiye Başbakanı henüz Ürümçi’ye ulaşmadan önce 7 Nisan günü “Zaman”
Gazetesi muhabirinin Ürümçi’ye giderek yazdığı bir haberde Türkiye başbakanı
Recep Tayyip Erdoğan’ın namaz kılacağı Yanghang mescidine ezan okumak için
hoparlör takıldığı, Ürümçi’deki Uygurların sayısını çok göstermek için de 8
Nisan günü Çinlilere sokağa çıkmama çağırısı yapıldığı yer alıyor.
Muhabir aynı
haberin içerisinde 8 Nisan Günü Yanghang mescidinde başları sarıklı, güzel
giyimli Uygurların sayılarının çok olmasının dikkat çektiğini de ifade
etmektedir…Çinlilerin düştükleri hale, başvurdukları göz boyamacılıklara
ve dur-durak bilmeksizin çıktıkları dünya turlarında tafra sattıklarına bir
bakar mısınız?
Türkiye Başbakanı Konya Havaalanında Çin ziyaretine uçuş öncesinde yaptığı
basın toplantısında gazetecilerin“siz
Çin’e gittikten sonra 2009 yılında meydana gelen olayı gündeme getirecek
misiniz?”şeklindeki sorusunu
başbakan“Şunu açıkça söylemem
gerek. Geçmişte orada meydana gelen olayları(kendisinin
o günlerde‘bu adeta bir
soykırımdır’dediği ve bütün
dünya kamuoyunun gözleri önünde cereyan eden Müslüman Türk katliamını
kastederek) tekrar kurcalamak
doğru olmaz”şeklinde
cevaplandırıyor…
Sayın başbakan! Bu ifadeniz yine aynı mahalde sarf etmiş olduğunuz ,“Uygur
Kardeşlerimizin zulme uğramaları ve üzülmelerini istemeyiz. Onların kendi
topraklarında barış içinde ve huzurlu olarak hayatlarını sürdürebilmeleri
noktasında girişimlerimizi devam ettireceğiz.”şeklindeki
sözlerinizle çelişmedi mi?İşgalci
Çinliler tarafından her gün değişik şekillerde soykırıma uğratılmakta olan
Doğu Türkistan Türklerine Suriye’deki muhalif Araplara sahip çıktığınız
kadar sahip çıktığınızı eli kanlı Çin devlet başkanına da ifade edemez
miydiniz? Bunu yapmış olsa idiniz meseleyi kurcalamışmı
olurdunuz? Veya Çin’e yaptığınız ziyaretin asıl sebebini teşkil ettiğine
inandığımız ve Çin’in Suriye meselesinde takındığı muhalif tavrı değiştirme
girişiminizde olumsuz etki oluşturacağından çekindiğiniz için mi“5
Temmuz Ürümçi Katliamı”nı ve Doğu Türkistan’ın içler acısı durumunu
gündeme getirmeyi düşünmediniz?
“…Onların(Doğu Türkistan Türklerinin)kendi
topraklarında barış içinde ve huzurlu olarak hayatlarını sürdürebilmeleri
noktasında girişimlerimizi devam ettireceğiz.”Diyordunuz
ya, işte o “Girişimleriniz”i
Doğu Türkistan Türklerinin meselesini Arapların meselesine feda ederek mi
sürdüreceksiniz?
Sakın ola ki, Pekin’e ulaşma yolunuz üzerindeki Doğu Türkistan’ın Ürümçi
şehrinde adeta Hollywood’daki bir film seti gibi düzenlenmiş olarak
hazırlanan güzergâhı ve“büyük
Pazar”ı görerek Doğu Türkistan’ın diğer vilayetlerinin ve Pazar
esnafının durumlarının da müspet olduğunu zannetmeyiniz... Doğu Türkistan’ın
bütün şehir, köy, kasaba ve mezralarında Çin’in 63 yıldır Türklere yönelik
olarak uygulaya geldiği dini ve kültürel baskı, sürgün, asimilasyon, ırki
aşağılama ve de soykırımlar olanca vahşetiyle devam etmektedir. Bütün Doğu
Türkistan sathında kan gözyaşı ve sefalet her geçen gün daha da artarak
sürüp gitmektedir…
Resmi Yeni Çin Ajansı Başbakan Erdoğan’ın Çin başbakanı Ven Cia Bao ile
yaptığı resmi görüşmede Doğu Türkistan ve Uygur meselesinin gündeme
geldiğini, Başbakan Erdoğan’ın Türkiye’de Çin karşıtı bölücü faaliyetlere
asla izin verilmeyeceğini vaat ettiğini iddia ediyor…Çin
haber ajanslarının bunu iddia etmelerine gerek yok. Çünkü Türkiye ve dünya
kamuoyu, gelecek yıl Çin devlet başkanlığını devralacağına kesin gözü ile
bakılan Çin devlet başkanı yardımcısı Şi Jinping’in 23.02.2012 tarihindeki
Türkiye ziyareti sırasında Türkiye başbakanının Çin ajansının haber olarak
verdiğinden daha fazlasını söylediğini zaten biliyor…
Ne zaman Türkiye’den bir yetkili Çin’e ziyarete gitse dünya kamuoyu
Çinlilerin kanlı ellerinin güçlendiğinin işareti olan olayların cereyan
ettiğine şahitlik etmektedir. Türkiye Cumhurbaşkanının2009’da
ki Çin ve Ürümçi ziyaretinin hemen akabinde“5
Temmuz Ürümçi Katliamı”meydana
gelmişti. Yine 2009’da Türkiye dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlu Ürümçi
ziyaretinde iken işgalci Çin daha önce siyasi suçlu diye tutuklamış olduğu
bazı Uygurların idamını gerçekleştirmişti. Bu defa da Türkiye başbakanının
Ürümçi’den başlatacağı Çin ziyaretinden iki gün önce yani 5 Nisan günü Çin
Kamu Güvenliği Bakanlığı Nurmemet Memtimin, Abdukayyum Kurban, Paruk Tursun,
Tursuncan Hebibulla, Nurmemet Reşit, Memtimin Nurmemet adlarındaki 6
Uygur’un isimlerini “Arananteröristler”olarakliste
halinde yayınlamış ve ilgili ülkelerden iadelerini istemiştir…
Başbakan’ın Ürümçi’den başlattığı Çin ziyaretinde Türkiye-Çin arasındaki
Ticaret arttırılmış(!),“terörle(Çin’in
teröristleri Doğu Türkistan Türkleri oluyor)müşterek
mücadele anlaşması” daha da pekiştirilmiş, Çin’in Suriye meselesindeki
tavrının değiştirilmesi konusunda başarısız olunmuştur. Bu ziyaret Doğu
Türkistan Türklerinin boyunlarındaki Çin boyunduruğunun ve ayaklarındaki
prangaların mandallarının biraz daha sıkılmasını sağlamaktan başka bir işe
yaramamıştır…
En düşündürücü ve ürkütücü olan ise;Türkiye
Başbakanının Ürümçi ziyaretini tamamlayarak Pekin’e hareket ederken işgalci
Çin devletinin Doğu Türkistan Türklerinin başına musallat ettiği, kendi
halkının arasında dolaşma cesareti dahi olmayan Çin kuklası bir vatan haini
olan” sözde bölge Başkanı kansız Nur Bekri’ye “Uygur Kardeşlerimizi size
emanet ediyorum” demesi oldu…
Sayın Başbakanımız!
Allah zulme uğrayanların, her işte kendisine güvenenlerin vekilidir.
Allah sınırsız kudret sahibidir.
Biz Doğu Türkistan Türklerini önce Allah’a sonrada Yüce Türk
milletine emanet ediyoruz.
Rabia Kadir Japonya'da
14 Mayıs 2012
Anadolu Ajans
Sürgündeki
muhalif Rabia Kadir, Japonya'da toplanan Dünya
Uygur kongresinde konuştu.
TOKYO-Sürgünde
yaşayan muhalif Rabia Kadir, Japonya'nın
başkenti Tokyo'da başlayan Dünya Uygur
Kongresi'nde, Uygur halkının Çin'de varolma
mücadelesi verdiğini söyledi.
29
Nisan 1951'de şehit edilen "Ben can
verebilirim. Milletim, dünya durdukça
mücadeleye devam edecektir'' diyerek tutsak
Türkeli Doğu Türkistan’da ki soydaşlarımıza
yol gösteren, Mücadelenin, bağımsızlığın ve
dâhilinde Doğu Türkistan davasının asil
kahramanı, Altay Kartalı Osman Batur’u
şahadetinin sene-i devriyesinde rahmetle
anıyoruz. Bu yazımızda uzun zamandır yazmayı
düşündüğüm kanayan yaramız Doğu Türkistan’a
değinmek istiyorum.
İz-Emaresiz Kaybolanlar(4) Hakkında
Konuşmaktan Korktu
11.5.2012
Saygıdeğer
radyo dinleyicileri, aşağıda “5 Temmuz’da
İz-Emaresiz Kaybolanlar” adlı özel
programımızın 4. bölümünü dinleyeceksiniz.
Bunda kayıplardan Zakir Memet, Tursuncan Tohti,
Memetabla Abdurehim ve Muhter Mehet adlı
kişilerin kimlikleri hakkında kısaca malumat
verdikten sonra, Ürümçi şehri polis
merkezindeki bir yetkilinin iz-emaresiz
kaybolma olayına karşı tepkisinin ne olduğunu
yansıtacağız. Her ne kadar mezkûr yansımadan
kaybolanlar hakkında sayı ve son durumla
ilgili malumatlar açığa çıkmamış ise de, Çin
hükümetinin söz konusu olayı toparlamada
şaşkınlık yaşadığı görülmektedir.
Photo: RFA-5 Temmuz olayından sonra kaybolan
kişiler(sol taraf yukarıdan saat ilerlemesi
yönüne göre): Memetabla Abdurehim, Zakir Memet,
Muhter Mehet, Tursuncan Tohti
Türkiye’de
“Doğu Türkistan’daki Müslüman Kardeşler Kan
Ağlıyor” Konulu Toplantı Yapıldı
11.05.2012
Türkiye’de
Sakarya’ya bağlı Geyve Ülkü Ocakları
tarafından “Doğu Türkistan’daki Müslüman
Kardeşler Kan Ağlıyor” konulu toplantı ve “Çin
Zulmü” adında resim sergisi açıldı.
RFA/Arslan-Resimde Türkiye’de yapılan “Doğu
Türkistan’daki Müslüman Kardeşler Kan ağlıyor”
konulu toplantıdan bir görünüm
Bu toplantı Geyve Nahiyesi Kültür Merkezinin
toplantı salonunda yapılmış olup, toplantıya,
Doğu Türkistan Göçmenler Cemiyetinin Başkanı
Yakup Can, Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü
Ocakları Teşkilatının üyeleri olmak üzere
300’ün üzerinde kişi katıldı.
İstanbul’da Uygur Bilim Araştırmacıları,
Uzmanları
ve
Ediplerinin ilmi Muhakeme Toplantısı Yapıldı.
07.05.2012
5-6 Mayıs 2012
günleri Merkezi İstanbul’da bulunan Uygur
Akademisinin organizasyonu ile İstanbul’da 4.
Dönem Uygur Bilim araştırmacı, Edip ve
Uzmanları ilmi muhakeme toplantısı yapıldı.
RFA/Arslan-Dr.
Erkin Sıdık 4. dönemUygur
Bilim araştırmacı, Edip ve Uzmanları ilmi
muhakeme toplantısında konuştu. 5 Mayıs 2012
İstanbul
Türkiye’deki Bazı
Liselerde Eski Uygur Dili Okutuluyor
03.05.2012
Türkiye’de
ilk defa bir Lisede eski Uygurca kursu açıldı.
RFA/Erkin Tarim-Kutadgu Bilik
İstanbul
Bahçelievler Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler
Lisesinde açılan bu kursa çok sayıda
öğrenciler katılıyorlar. Bazı öğrenciler eski
Uygur dilinde yazılan eserleri okuyarak
tercüme edebilir seviyeye ulaşmışlar.
5 Temmuz
Ürümçi Olayı ve Uygur İnternet Siteciliği
02.05.2012
3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü
münasebetiyle, Özgürlük Sarayı’nın 1 Mayıs
günü yayınlamış olduğu 2012 yılı Uluslar arası
Basın Özgürlüğü hakkındaki raporunda Çin
hükümetini basın özgürlüğünü baskı altında
tutma ve halkın konuşma özgürlüğünü
engellemekle suçladı.
RFA/Mihriban-Macaristan’ın
başkenti Budapeşte’de yapılan 2. Uluslar arası
Kalem erbapları Uygur Merkezinin toplantısında
Aziz Eysa’nın okuduğu makalesinin kapağı. 23
Şubat 2012
PARTİSİNİN
Adana İl Kongresi'nde konuşan MHP Genel Başkan
Yardımcısı Prof. Dr. E. Semih Yalçın:
"DIŞARIDA TÜRK DÜNYASINI
İÇERİDE VATANDAŞI UNUTTULAR"
Başbakan'ın, Çin'e gerçekleştirmiş olduğu
geziyi hatırlatan Yalçın, Erdoğan'ın Uygur
Özerk Bölgesi diye bilinen Doğu Türkistan'ı da
ziyaret ettiğine dikkat çekerek, "Erdoğan,
Urumçi'de Uygur Türkleri ile sohbet edip Doğu
Türkistan ile ilgilenir görüntüsü verdi.
ABD'nin Guantanamo üssünde
yaklaşık 10 yıldır "terör zanlısı" olarak
tutulan iki Uygur El Salvador'a gönderildi.
Uygurların avukatları, El Salvador hükümetinin
iki Uygur'u kabul ederek, onlara mülteci
statüsü verdiğini belirtti.
Türk Federasyon Disiplin Kurulu Başkanı
Osman Nuri Şen
BW
2. Bölge Başkanı Yasin Erbaş
Wangen Ülkü Ocağımızın Başkanı Turgay
Çankaya
Wangen Türk Kültür ve Spor Derneğinin ev
sahipliğinde Wangen şehrinde bulunan salonda,
Genel İdare Kurulu üyelerimizin, BW 2. Bölge
derneklerimizin başkanları, dernek
mensuplarının ve vatandaşlarımızın ailece
yoğun katılımıyla, idrak edildi.
İstiklal Marşı'yla başlayan program Kur'an-ı
Kerim ve ilahiler okunduktan sonra Wangen Ülkü
Ocağımızın Başkanı Turgay Çankaya’nın açılış
konuşmasında selamladıktan sonra programın
gerçekleşmesinde bayanların ve gençlerin büyük
katkısı olduğunu söyleyerek onlara
teşekkürlerini sundu.Teşkilatın Hocası Hüseyin Yılmaz’ın
konuşmasının ardından ilahiler ve şiirlerle
devam eden program Türk Federasyon Disiplin
Kurulu Başkanı Osman Nuri Sen’in konuşmasından
sonra programın akışı içerisinde kürsüye çıkan
BW 2. Bölge Başkanı Yasin Erbaş konuşmasında
toplumu selamladıktan sonra, Peygamber
efendimizin kişiliği ve kutlu doğum haftası
hakkında bilgi verdi. Programı düzenleyenlere
ve katılımı gerçekleştirenlere teşekkür etti.Programda gençler şiirler okudular ve program
sırasında resim ve film gösterileri yapıldı.Duygu yüklü geçen program sinevizyon
gösterisiyle son buldu.
14 Nisan 2012
günü Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma
Derneği organizasyonu ile Doğu Türkistan’ın
Stratejisi konusunda Konferans verme
toplantısı yapıldı.
RFA/Arslan-Strateji
uzmanı Dr. Erkin Ekrem hedefe ulaşmak için
stratejik plan yapmak içerikli konferans verme
esnasında görülüyor. 14 Nisan 2012
Bu toplantı İstanbul’un Zeytinburnu ilçesinde
yer alan Deniz Feneri Cemiyetinin toplantı
salonunda yapılmış olup, toplantıya
İstanbul’da yaşamakta olan Uygurlardan çok
sayıda kişi katıldı.
Milliyetçi
Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli
Çin’in Uygurlara yönelik olarak yürütmekte
olduğu baskı ve zorbalık politikasını şiddetle
kınadığını bildirdi.
AFP-Devlet
Bahçeli Milliyetçi Hareket Partisinin 9. Dönem
Genel Kurulunda Konuşma yaptı. 8 Kasım
2009-Ankara T.B.M.M.’deki 3.
büyük parti olan Milliyetçi Hareket Partisi
Genel Başkanı Devlet Bahçeli 17 Nisan 2012
günü Mecliste yaptığı konuşmasında Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan’ın Ürümçi ziyaretini
değerlendirdi ve Çin’in Doğu Türkistan’da
yürütmekte olduğu baskı ve zorbalık
politikasını şiddetle kınadığını söyledi.
Güney
Avustralya’nın merkezi Adelaide şehrinde Mart
1992 yılında kurulan Avustralya Doğu Türkistan
Derneğinin fahri başkanı Ahmet İGAMBERDİ ve
Avustralya’daki Doğu Türkistanlı dostlarımın
daveti üzerine Eşim Mihrinisa KAŞGARLI ile
birlikte 21 Ocak 2012 tarihinde Singapur
Havayollarının 391 sefer sayılı uçağına
binerek 11 saate yakın bir uçuş ile Singapur’a
indik. Ertesi gün gene aynı havayollarının
277. sefer sayılı uçağı ile saat 20:35 de
Avustralya’nın Adelaide şehrine doğru uçtuk.
23 Ocak tarihinde sabah saat 06:05 de Adelaide
havalimanına iniş yaptık. Bizi havaalanından
Sayın Ahmet İGAMBERDİ ve Avustralya Doğu
Türkistan Derneğinin yetkilileri ve
dostlarımızdan oluşan bir heyet sıcak bir
şekilde karşıladılar. Bütün gün hoş geldiniz
ziyaretleri ile sevgi ve saygılarını eksik
etmediler.
İngilizce
yayınlanan China Daily gazetesi, Çin ve
Türkiye arasındaki ilişkilerin hızla
ilerlediğini yazdı.
Bahar geldi ve
havada romantizm var. Sadece âşıklar için
değil ancak ahbaplıklarını mutlu bir şekilde
tazeleyen iki ülke için de bu geçerli. Dünyada
en hızla gelişen ekonomiler olan Çin ve
Türkiye arasındaki flört baş döndürücü bir
hızla ilerliyor.
Çin Devlet
Başkan Yardımcısı Şi Cinping’in geçen şubat
ayında Ankara ve İstanbul’a gerçekleştirdiği
ziyaretlere cevaben, Türkiye Başbakanı Recep
Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta Çin’e yaptığı
ekonomik ve siyasi açıdan büyük önem taşıyan
resmi ziyaret, bir Türk başbakanı tarafından
1985 yılından bu yana yapılan ilk ziyaret
oldu.
Erdoğan’ın
ilk durağı Urumçi oldu. Urumçi, Sincan Uygur
Özerk Bölgesi'nin başkenti ve 9 milyon
Uygur'un Türkiye ile dil, din ve tarihi
bağları var. Türkiye ve Çin, 2009 yılında
Urumçi’de yaşanan huzursuzluktan sonra ikili
ilişkilerde bir soğukluk dönemine girdi.
Ancak
Türkiye Başbakanı, Sincan eyaletinde tanık
olduğu köklü değişikliklerden çok
etkilendiğini söyledi ve artan ticarete ve
bölgeyle iş birliğine katkıda bulunma
konusundaki arzusunu dile getirdi.
Erdoğan aynı zamanda da her türlü ayrılıkçı
hareketi şiddetle kınadığını ifade etti.
Türkiye, bu bölgenin Çin’in bir parçası
olduğunu açıkladı
ancak Uygurların da Çin’de yaşanan ekonomik
mucizeden tam olarak yararlanması gerektiğinin
altını çizdi.
...
Başbakan Erdoğan’ın Çin ziyaretinin
değerlendiren Bahçeli, şunları söyledi:
"Yüreğimizde kor gibi sevdası duran bu Türk
yurduna Başbakan’ın adım atması ve Urumçi’de
şeklen de olsa bulunması bizim açımızdan
sevindirici bir gelişmedir. Kaşgarlı Mahmud ve
doğduğu yerler program kapsamına alınmadıysa
da, Başbakan’ın Doğu Türkistan’ı gecikmeyle
hatırlaması şahsı açısından ümit vericidir. Bu
büyük Türk düşünürünün Başbakan’a yine de
ilham kaynağı olması bizim en içten
dileğimizdir. Ne var ki, yandaş basın ve AKP şakşakçılığı
yapan çevreler, bu Türk iline 27 yıl aradan
sonra Başbakan düzeyinde ilk kez gidildiği
iddiasını dillerine dolamışlar ve bu ziyareti
siyasi propaganda malzemesi haline
dönüştürmekten inatla vazgeçmemişlerdir. Bizim
için Doğu Türkistan davası her türlü siyasi
mülahazanın üstünde ve önündedir. 2009 yılında
150 Doğu Türkistanlı kardeşimiz Pekin
yönetiminin acımasızlıklarına kurban
gittiğinde bizim ciğerimiz dağlanmıştı. Bugün
Başbakan’ın Urumçi pazarında gezmesi, birkaç
esnafla sohbet etmesi, kaftan giyip kuzu
çevirmesini kesmesi kendisi açısından bir
anlam ifade etse de, Doğu Türkistan milli
davası için hiçbir kıymet hükmü
içermemektedir. Esasen Başbakan
Erdoğan’ın
amacı Urumçi’yi gezmek veya Doğu Türkistanlı
kardeşlerimizi kucaklamak değildir. Bu Türk
yurduna geçerken şöyle bir uğramış; aklı
Suriye’de, gönlü okyanus ötesinde ve hedefin
de Çin’in
Büyük Ortadoğu Projesinin eylem planına
katılması yer almıştır. Başbakan
Erdoğan görevli
olarak Çin’e
gitmiştir. Oraya Suriye konusunda küresel
çevrelerin mesajını götürmüş ve ikna turları
atmıştır."
...
"Turan’da Bir Öksüz Vatan Doğu Türkistan"
Konulu Konferans Düzenlendi
Haber :
İstiklal Gazetesi Biberach Temsilcisi Ali
YÜKSEL
İstiklâl
Gazetesi Avrupa Sorumlusu, Araştırmacı yazar
Şen Ozan Almanya Türk Federasyon’a bağlı
olarak çalışmalarını sürdüren Ulm ülkü
Ocağı’nda “Turan’da Bir öksüz Vatan Doğu
Türkistan" adlı konferans verdi.
Konferans, Başkan Suat Bilir‘in sunuşu ile
başladı.
Konferansa
katılanlar tarafından ilgiyle dinlenen Şen
Ozan Doğu Türkistan’ın
coğrafi yapısından, yeraltı zenginliklerinden,
tarihten gelen Kültür zenginliklerinden
bahsetti. Bugün Doğu Türkistan’da yaşayan
Müslüman Uygur Türklerinin maruz kaldıkları
Çin zulmü ve baskılarından da sözeden Şen
Ozan, bazı milletlerin kendine has belirgin
özelliklerinin olduğunu, Çinlilerin ise
insanlık aleminde işkence ve insanlık dışı
zulüm konusunda ünvan sahibi olduklarını söyledi.
Basında yer alan Çin zulmünün haber ve
resimleride katılımcılara
gösterildi. Şen
Ozan programın bitiminde, tüm gelirini
İstiklâl Gazetesine bağışladığı son kitabı
“Turan’da bir öksüz vatan Doğu Türkistan“ ı
okuyucuları için imzaladı.
Kemalettin
Batur’da konferans bitiminde söz alarak
katılanlara İstiklâl Gazetesi ile ilgili bilgi
verdi.
Haber Konferans- ULM
Fransa Türk Konfederasyon’un
10. Büyük Kurultayı Fransa’nın Metz şehrinde
gerçekleştirildi
Avusturya Türk Federasyon’un 8. Büyük
Kurultayı ise Avusturya’nın Innsbruck Şehrinde
Yapıldı
Haber :
İstiklal Gazetesi Biberach Temsilcisi Ali
YÜKSEL
Avusturya Türk Federasyon Büyük
Kurultayı’nın yapıldığı salonda İstiklâl
Gazetesi Avrupa Temsilciliği de Doğu
Türkistan sergisi açtı.
Her iki kurultayada MHP lideri Devlet Bahçeli
başkanlık divanı üyeleriyle beraber katıldı.
Kurultaylara
Avrupa Türk Konfederasyon Genel Başkanı Cemal
Çetin ve diğer Federasyonların Genel
Başkanlarıda katıldı.
Kurultayların düzenlendiği salonlar Avrupalı
Türkler tarafından hıncahınç dolduruldu. Bu
çoşkulu katılımcılara hem Fransa hemde
Avusturya’da hitabeden Bahçeli, Avusturya
konuşmasının bir bölümünde şöyle seslendi;
“Değerli Dava Arkadaşlarım,
Gurbet ellere
tutunmak amacıyla, milli kimlik ve
kültürünüzün pırıl pırıl kaynağı olan
Anadolu’nun bağrından ayrılalı yaklaşık 50 yıl
olmuştur.
Göz doldurucu
mücadeleniz, içinde yaşadığınız yabancı
toplumlar ile çatışmadan, hak ve özgürlükler
seviyesinde her imkânı kullanarak, milli
varlığınızı yaşatma yolunda önemli imkânlar
sağlamıştır.
Meselesi Hakkında El Kitabı” Adlı Kitap
Hakkında(2)
06.04.2012
Suudi Arabistan’da Üstat Tohti Erkin’in “Doğu
Türkistan Müslümanlarının Meselesi Hakkında El
adlı kitabının yayınlanmış olduğu
haber yapılmışsa da, kitabın özelliği ve ilmi
değeri hakkında yeterli malumat verilmemişti.
Photo: RFA-“Doğu Türkistan Müslümanlarının
Meselesi Hakkında El Kitabı” adlı kitap
Mezkûr kitap Arap okuyuculara dağıtıldıktan
sonra, onların kitap hakkındaki
değerlendirmeleri özellikle yüksek oldu. Bu
münasebetle bu kitabın özelliği hakkında daha
fazla malumata sahip olmak için Suudi
Arabistan’ın Mekke şehrinde ikamet eden
vatansever üstat Siraceddin Hacim’e müracaat
etmiştik.
Bundan 22 yıl önce yani 5 Nisan 1990 günü Doğu
Türkistan’ın Barın köyünde Zeydin Yusuf
önderliğindeki bir grup Uygur gençleri Çin
hâkimiyetine karşı silahlı ayaklanma
gerçekleştirmişlerdi.
RFA-Yalkun-Resim
5 Nisan’da Almanya’da yapılan nümayişten bir
görünüm
Ayaklanma Çin askerleri tarafından şiddetle
bastırılarak, masum Uygur halkı katliama
uğratılmış ve bu defaki ayaklanma ile
ilişkileri olduğu iddiası ile çok sayıda Uygur
gençleri hapislere atılmışlardı. Her ne kadar
aradan 22 yıl geçmiş ise de Uygur halkı o
katliamda şehit olan ve hapislere atılarak ta
şimdiye kadar azap çekmekte olan Uygur
gençlerini unutmamışlardır.
Çin Halk Kurultayının başkan
yardımcısı Jow Tyinong başkanlığındaki bir
heyet 9-10 Nisan günleri Türkiye
parlamentosunu ziyaret etti.
www.tbmm.gov.tr-Çin
Halk Kurultayı başkan yardımcısı Türkiye
Parlamentosunu ziyaret etti. Nisan 2012 Ankara
Buluşmada, Bu heyet Türkiye Parlamentosunun
başkan yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam,
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan
yardımcısı ve grup başkan vekili Oktay Vural
ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan
yardımcısı Emine Ülker Tarhan ile görüştü.
Daha önce Çin'in
Doğu Türkistan'da yaptıklarına sert bir
şekilde karşı çıkarak Çin'in zulmüne karşı
çıkan Erdoğan'ın "bölücü faaliyetlere izin
verilmemeli" dediği iddia ediliyor
Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'ın Doğu
Türkistan'dan başlayan ve Pekin'le devam eden
Çin ziyaretiyle ilgili kafalarda soru
işaretleri oluştu. Özellikle Çin Başbakanı Ven
Cia Bo ile yapılan resmi görüşmeler ile ilgili
Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün yaptığı
resmi açıklama kafaları karıştırdı.
Çinli Sözcü
Türkiye ile Çin arasında Suriye probleminin
çözümü ile ilişkin olarak farklı görüşlerin
hakim olduğunu, ancak meselenin halli
konusunda uluslararası camianın girişimlerinin
önemli olduğu noktasında ortak görüşü
paylaştıklarını bildirdi.
"ERDOĞAN BÖLÜCÜ DEDİ" İDDİASI
BBC'nin haberine
göre Çinli sözcü Başbakan Erdoğan'ın Urumçi
ziyareti hakkında geniş açıklamalar yaptı.
Resmi Yeni Çin Ajansı Başbakan Erdoğan'ın
Çin başbakanı Ven Cia Bao ile yaptığı resmi
görüşmelerde Doğu Türkistan
ve Uygur meselesinin gündeme geldiğini,
Başbakan Erdoğan'ın Türkiye'de Çin karşıtı
bölücü faaliyetlere izin verilmeyeceğini vaat
ettiğini iddia etti.
Bilindiği üzere;
başbakan Erdoğan Çin ziyareti öncesi yaptığı
açıklamalarda,"Uygur Kardeşlerimizin zulme
uğramaları ve üzülmelerini istemeyiz.
Onların kendi topraklarında barış içinde ve
huzurlu olarak hayatlarını sürdürebilmeleri
noktasında girişimlerimizi devam ettireceğiz."
ifadesini kullanmıştı.
Ayrıca, Başbakan
Erdoğan Urumçi ziyaretini tamamlayarak
Pekin'e hareket ederken, "Özerk Bölge" Başkanı
Nur Bekri'ye "Uygur Kardeşlerimizi size emanet
ediyorum" demişti.
ABD'den Uygurca
yayın yapan Hür Asya Radyosunun bildirdiğine
göre; Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün bu
çelişkili açıklamaları bağımsız gözlemcilerin
kafalarını karıştırdı ve kamuoyunca şüphe ile
karşılandı.
Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma
Derneğinin İki Yerde Şubesi Açıldı
09.04.2012
Doğu
Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneğinin iki
yerde kurulan şubelerinin açılışları ile
birlikte Barın inkılâbının 22. yılı
münasebetiyle anma faaliyeti yapıldı.
RFA/Arslan-Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma
Derneği hizmet binasının dış görünüşü. 8 Nisan
2012 İstanbul
Merkezi
İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan Doğu
Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği, her yıl
hizmet dairesini genişleterek, hizmet türü
gereğince birkaç bölüm ve şubeler tesis etti.
Doğu
Türkistan'da Erdoğan öncesi göstermelik
tedbirler!
Dünya Bülteni/
Haber Merkezi
07 Nisan 2012
Erdoğan'ın
gezisi öncesinde, Çinli yetkililer işgal
altında tuttukları Doğu Türkistan'da
göstermelik tedbirler aldırdılar
Dünya Bülteni/
Haber Merkezi
Erdoğan'ın
gezisi öncesinde, Çinli yetkililer işgal
altında tuttukları Doğu Türkistan'da,
dini hürriyetin var olduğu intibaı için
göstermelik tedbirler aldırdı. Doğu Türkistan'dan
gelen haberlere göre, Çin Komünist Partisi'ne
bağlı Siyasi Danışma Konseyi, geçtiğimiz
çarşamba günü Urumçi'deki mevcut camilerin
imamlarını toplayarak, bir dizi talimat ve
talebi kendilerine iletti. Bunlar arasında,
Erdoğan'ın ziyareti boyunca, ezanların
hoporlörle dışarıya verilmesi, imamların cami
dışında da sarık takmaları ve milli
giysilerini giymeleri emri de yer alıyor.
Doğu Türkistan'da
tüm camilerin ve görevlilerin bağlı olduğu
Siyasi Kingeş de denen Siyasi Danışma
Konseyi'nin Erdoğan'ın hemen gezisi öncesinde
uygulatmaya başladığı kararlar şunlar:
1. Uygur kökenli
olan Camii İmam Hatipleri ve görevlilerinin
yerine tamamen Kazak kökenliler atandı.
Bunlara Türk heyetinin Urumçi'yi ziyareti
esnasında milli giysilerini giymeleri ve sarık
takmaları emredilirken, ziyaret bitimine kadar
da kendilerinden sürekli olarak camilerde
kalmaları istendi.
2- Geçmişte
yasaklanan ve yasağı halen de süren ezanın
hoparlörlerle duyurulması uygulamasına,
Erdoğan'ın ziyareti boyunca son verildi.
Hoporlör sistemi olmayan camilere derhal
hoporlör taktırıldı.
3- Türk asıllı
(Uygur ve Kazak) emekli devlet memurlarına
ziyaret esnasında milli kıyafetlerini
giymeleri ve sokaklarda ve çarşı pazarda
bulunup dolaşmaları emredildi.
4- Ziyaret
esnasında Urumçı sokaklarında Çinlilerin
bulunmaları kısıtlandı.
5- Uygur asıllı
esnaflar ve dükkan sahiplerine, Erdoğan'ın
ziyaretinin bitimine kadar gece ve gündüz
olmasına bakılmaksızın dükkanlarını açık
tutmaları emredildi.
Doğu Türkistanlılar,
Çin Komünist Partisi'nin Erdoğan'ın ziyareti
öncesinde aldırdığı bu göstermelik
tedbirlerle, Türk heyeti üyelerine dini
ibadetlerin yerine getirilmesinde kısıtlama
olmadığı intibaını vermeye çalıştığını
belirtiyorlar.
Çin Uygur
“Teröristleri(!)”nin Listesini Yayınladı
06.04.2012
5
Nisan günü Çin Kamu Güvenliği Bakanlığı 3.
defa teröristler listesini yayınladı. 6 uygur
bu listeye dâhil edildi. 6 Nisan günü sabahı
Şinhua haber ajansı bu konudaki haberleri
açıkça yayınladı. Çin bu güne kadar 3 defa
teröristler listesi yayınlamış olup, bu
listelerde Uygurlardan başka millet
bulunmuyor.
Photo: RFA-Almanya’da yaşamakta olan Uygur
aydını Ablimit Tursun
Türkiye
başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Çin’e
yapmakta olduğu 3 günlük resmi ziyareti
Ürümçi’den başladı.
Onun, Ürümçi’ye
doğru yola çıkmadan önce Konya Havaalanında
gazetecilere vermiş olduğu beyanatı Uygurları
bir hayli heyecanlandırdı. 8 Nisan günü
Ürümçi’deki büyük pazarda Uygur bebekleri
kucaklaması, Ürümçi sokaklarında Uygur
halkının Recep Tayyip Erdoğan’a gösterdiği
sevgi Türk halkını heyecanlandırdı. Recep
Tayyip Erdoğan uçağa binmeden önce verdiği
beyanatında, Türkiye tarihinde ilk defa bir
başbakanın Uygur Otonom Bölgesine (Doğu
Türkistan) bir ziyarette bulunmasının tarihi
ehemmiyete sahip olduğunu bildirdi. O
beyanatında Çin başbakanı Wen Jabaw’ un 2010
yılında Türkiye’ye resmi bir ziyarette
bulunduğunu, Wen Jabaw’un davetine binaen
Çin’e bir ziyarette bulunma öncesinde
bulunduğunu söyledikten sonra, bu defaki
ziyareti konusunda kısaca malumat verdi. O
Konya Havaalanında uçuş öncesinde yaptığı
basın toplantısında gazetecilerin “Siz Çin’e
gittikten sonra 2009 yılında meydana gelen
olayı gündeme getirecek misiniz?” şeklindeki
sorusuna cevap vererek şöyle dedi: “Şunu
açıkça söylemem gerek. Geçmişte orada meydana
gelen olayları tekrar kurcalamak doğru olmaz”.
4 Nisan günü Almata şehrindeki Restoranlardan
birinde Yurt topluluğunun organizasyonu ile 5
Nisan 1990 günündeki Barın ayaklanmasının
şehitlerini anma faaliyeti yapıdı.
Bundan
22 yıl önce yani 5 Nisan 1990 günü Aktu
nahiyesinin Barın köyünde bazı söylentilere
göre 500, bazı söylentilere göre de 700’ün
üzerinde Uygur gençleri Zeydin Yusuf’un
komutasında Çin hâkimiyetine karşı silahlı
harekât yaptılar.
Resimde, Barın inkılâpçılarını yakalamaya ve
katletmeye katılan Bingtuen Çin silahlı
“Çiftçileri”nden bir görünüm
Doğu
Türkistan Avustralya Cemiyetinin organizasyonu
ile Nisan ayının 5. günü Avustralya’nın
Adelhayt şehrinde 5 Nisan Barın İnkılâbının
22. yılını anma ve şehitlerin ruhlarına atfen
dua etme sohbet toplantısı yapıldı.
RFA/Abide-Avustralya’da
5 Nisan Barın İnkılâbının 22. yılını anma
toplantısından bir görünüm
Sohbet
toplantısı önce Yüsüp Karimin şehitlere atfen
yaptığı kuran tilaveti ile başladı. Toplantıda
Doğu Türkistan Avustralya Cemiyetinin başkanı
Abdulgafur Mömin, Doğu Türkistan Cemiyetinin
fahri başkanı Ahmet İgemberdi ve diğer
toplantıya katılanlar söz alarak Barın
inkılâbının arka görünüşü, önemi ve etkisi
hakkında konuşmalar yaptılar.
Haber:Çağlar
Eren-
Başbuğun hakka yürüyüşünün 15'inci yıldönümü,
Kempten Ülkü Ocağımızın ev sahipliğinde
Kempten şehrinde bulunan salonda, Genel İdare
Kurulu üyelerimizin, BW 2. Bölge
derneklerimizin başkanları, dernek
mensuplarının ve vatandaşlarımızın ailece
yoğun katılımıyla, yad edildi.
İstiklal
Marşı'yla başlayan program Kur'an-ı Kerim ve
ilahiler okunduktan sonra topluca dua edildi.
Kempten Ülkü
Ocağımızın başkanı Sayın Burhan Poyraz beyin
açılış konuşmasında Selamladıktan sonra
Kempten şehidimiz Merhum Necati Uygur Beyin
Başbuğla beraber Almanya’da yapmış olduğu
çalışmaları anlattı. Ayrıca programın
gerçekleşmesinde bayanların ve gençlerin büyük
katkısı olduğunu söyleyerek onlara
teşekkürlerini sundu.
5 Nisan günü
Kanada’nın Toronto şehrinde yaşamakta olan
Uygurlar Çin’in şehrinde ye alan konsolosluk
binası önünde bir araya gelerek nümayiş yapmak
suretiyle Barın inkılâbının 22. yılını
andılar.
Nümayiş Kanada
uygurlar Cemiyetinin başkanı Rukiye
TurduşBarın inkılâbının meydana geliş sebebi
ve ehemmiyeti hakkında beyanat verdi. RFA-Gülşen
Barın Ruhu 22 Yaşına Geldi
05.04.2012
Aradan
22 yıl geçti Barın olayı meydana geldiğinde
doğan yetim bebekler genç olarak yetiştiler.
Barın Çiftçiler ayaklanmasından sonra Çin
daireleri Uygurları tutuklama, cezalandırma
hareketlerini birkaç yıl boyunca devam
ettirdi.
Barın ayaklanmasının 22.
yılını anma münasebetiyle dünyanın birçok
yerlerinde yaşamakta olan Uygurlar tarafından
çeşitli faaliyetler yapılıyor. Barın
ayaklanmasının karakteri ve ehemmiyeti
konusunda da farklı görüşleri temel alan
değerlendirmeler ortaya konulmaktadır.
RFA
Photo/Arslan-05.04.2009 günü Türkiye’deki Doğu
Türkistan İçtimai Cemiyetlerinin birlikte
düzenlemeleri ile Barın Olayının 19. yılı
münasebetiyle İstanbul’daki Çin konsolosluğu
önünde yapılan nümayişten bir görünüm.
“Değişen Uzak Asya Jeopolitiği ve Türkiye-Çin
Münasebetlerindeki Etkisi” Adlı Makale
Yayınlandı
03.04.2012
Bu
yakınlarda “Kuzey Haber” İnternet sitesinde
Türk Prof. Dr. Kenan Erzurumlu tarafından
“Değişen Uzak Asya Jeopolitiği ve Türkiye-Çin
Münasebetlerindeki Etkisi” adlı bir makale
yayınlandı.
RFA Photo-Resimde
Çin Temsilcileri Türk yetkilileri ile görüşme
esnasında
Uygur
Teşkilatları ve Uygurlar 1990 yılının 5
Nisan’ındaki Barın ayaklanmasını Uygurların
Çin hâkimiyetine karşı yürüttükleri özgürlük
mücadelesindeki kanlı bastırılan olağanüstü
büyük çaplı olaylardan biri olarak
görmektedirler.
news.boxun.com /
Wang Lixiong-Çin
polisleri Doğu Türkistan’daki ünlü köyde Uygur
çiftçilerini tutuklamaktalar. Nisan-1990
Doğu
Türkistan’da son zamanlarda meydana gelen Çin
hâkimiyetine karşı büyük-küçük bütün
hareketlerde, bilhassa küçük gruplar halinde
yürütülen saldırı karakterli hareketlerde
kadınların da cephede yer alması, Uygur milli
hareketi gözlemcilerinin dikkatini çekiyor.
Başbakan Erdoğan'ın da, görüşmede Türkiye'nin
"tüm Çin halkının tek meşru temsilcisi olarak
Çin Halk Cumhuriyeti'ni tanıdığını teyit
ettiği"
belirtilirken, Erdoğan'ın, Türkiye'nin, hiçbir
zaman topraklarında
Çin'in bağımsızlığını, egemenliğini ve toprak
bütünlüğünü zedelemeyi amaçlayan herhangi bir
faaliyete izin vermediğini
de söylediğine dikkat çekildi.
Çin basına göre, Çin Devlet Başkanı Yardımcısı
Xi Jinping, Başbakan Erdoğan ile yaptığı
görüşmede "Çin, Türkiye'nin topraklarında Doğu
Türkistan güçlerinin ayrılıkçı faaliyetlerini
önlemek için etkin önlemlerini almayı
sürdüreceğini umuyor" derken, Erdoğan,
Türkiye'nin, hiçbir zaman topraklarında Çin'in
bağımsızlığını, egemenliğini ve toprak
bütünlüğünü zedelemeyi amaçlayan herhangi bir
faaliyete izin vermediğini de söyledi. -China
Daily gazetesi de, Xi Jinping'in Türkiye ile
daha güçlü bir ilişkiyi tesis ettiğine dikkat
çekti ve iki ülkenin terörle mücadele
konusundaki işbirliğini genişleteceğini de
yazdı.
BEİJİNG (ANKA) -
Gelecek yıl Çin Halk Cumhuriyeti Başkanlığı'nı
üstlenmesi beklenen Devlet Başkanı Yardımcısı
Xi Jinping'in Türkiye ziyareti, Çin medyasında
yankı buldu. Xi Jinping'in Türkiye ile daha
güçlü bir ilişkiyi tesis ettiğine dikkat çeken
Çin basını, Xi Jinping'ın, Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede "Çin,
Türkiye'nin topraklarında Doğu Türkistan
güçlerinin ayrılıkçı faaliyetlerini önlemek
için etkin önlemlerini almayı sürdüreceğini
umuyor" dediğini de aktardı. Xi Jinping'in Türkiye
ziyareti sırasında Ankara ve İstanbul'da Doğu
Türkistan örgütlerince düzenlenen eylemleri
ile protesto edilirken China Times gazetesinin
yer verdiği haberde Xi Jinping'in, İstanbul'da
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı
görüşmede Türkiye'den "topraklarında "Doğu
Türkistan' güçlerinin Çin karşıtı ayrılıkçı
faaliyetlerini yürütmelerini önlemesini
istediği" belirtildi. Haberde Xi Jinping'in,
"Çin-Türkiye bağlarının sağlıklı ve sürekli
büyümenin sağlanması için Çin, Türkiye'nin
topraklarında "Doğu Türkistan' güçlerinin Çin
karşıtı ayrılıkçı faaliyetlerine karşı çıkmak
ve önlemek için etkin önlemleri almayı
sürdüreceğini umuyor" sözleri yansıtıldı.
"Doğu Türkistan"
sorununun Çin "in "ulusal güvenliği ve sosyal
istikrarı ile temel çıkarlarını etkilediğini"
de söyleyen Xi Jimping'in, Erdoğan'ın,
defalarca Uygur Özerk Bölgesinin Çin'in
topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu
söylediğini anımsatarak "Çin'in bu
açıklamalarını takdir ediyor" diye konuştu.
Haberde Başbakan
Erdoğan'ın da, görüşmede Türkiye'nin "tüm Çin
halkının tek meşru temsilcisi olarak Çin Halk
Cumhuriyeti'ni tanıdığını teyit ettiği"
belirtilirken, Erdoğan'ın, Türkiye'nin, hiçbir
zaman topraklarında Çin'in bağımsızlığını,
egemenliğini ve toprak bütünlüğünü zedelemeyi
amaçlayan herhangi bir faaliyete izin
vermediğini de söylediğine dikkat çekildi.
-"DAHA GÜÇLÜ BİR İLİŞKİ
TESİS EDİLİYOR"-
China Daily gazetesi
ise, "Xi daha güçlü bir ilişkiyi tesis ediyor"
başlıklı haberinde Xi Jinping için "Türkiye'ye
yaptığı tarihi ziyaret sırasında daha büyük
bir işbirliği sözünü verdi" dedi. Xi Jinping'in,
"Dünyanın en hızlı büyüyen büyük
ekonomilerinden ikisi olan Çin ve Türkiye,
ticareti ve işbirliğini artıracak" sözlerini
de aktaran gazete, ayrıca, iki ülkenin terörle
mücadeledeki işbirliğini genişleteceğine de
dikkat çekti. Gazete, Çin Uluslar arası
Etütler Enstitüsü uzmanlarından Dong
Manyuan'ın terörle mücadele konusunda Beijing
ile Ankara arasında "ortak noktaların
aralarındaki farklılıklardan çok daha fazla
olduğu" değerlendirmesini de yansıttı. (ANKA)-(CK/ORH/HF)
...Çünkü Türklük, tarihin hemen hiçbir
döneminde günümüzde olduğu kadar büyük ve dehşetli bir
tehlike içine düşmemiştir. Zira Türk milleti için en
tehlikeli düşman; sinsi, “saman altından su yürüten”, sureti
haktan görünerek insanların duygularını sömüren ve tedrici
olarak Türk milletinin kanını emerek kan yerine damarlarına
“milliyetsizlik zehir'i” enjekte eden düşmandır…
Allah zulme uğrayanların, her işte kendisine güvenenlerin vekilidir.
Allah sınırsız kudret sahibidir.
Biz Doğu Türkistan Türklerini önce Allah’a sonrada Yüce Türk
milletine emanet ediyoruz.
Çin malı ya da hammaddesini,
tüketici olarak ayırt edebilmek oldukça güç ancak Çin üretimi
olan bir malı ayırt etmek çok ama çok kolay.
Nasıl mı?
Aldığınız ürünün üzerinde " Made
in China ",
" Product of China ",
" Çin Malı "
" Made in PRC "
gibi ibareler yer almıyorsa,
ürünün barkodunu okuyun.
Her ülkenin
sahip olduğu eşi olmayan satış kodları, barkodların başına
işleniyor. Barkodun en başındaki ilk iki ya da üç rakam,
ürünün hangi ülkeden geldiğini size söylüyor.
İşte Çin'e ait barkod numaraları
690-691-692
Eğer ürünün orijinalinden emin değilseniz bu üç
rakam size yol gösterecektir.
Bu numaralarla başlayan ürünleri almayın.
Sessizlik içinde ölen, acı çeken
tüm canlıların sesi olun.
Made in China etiketli ürünlerin
kalitesiz
çıkmasIndan sonra, yapIlan boykot
karşısında bulunan yeni bir satış
stratejisi:
Made in PRC
(People's Republic
of China (Çin Halk Cumhuriyeti)).