ZİYARETÇİ DEFTERİ

 

MUNAZİRE MUNBİRİ

 

 

Çin’in “5 Temmuz

Katliamı” ve

Türkiye Kamuoyundan Taleplerimiz 

07.07.2009

TAMAMI

 

 

İstiklâl Gazetesi'nin

68. Sayısı (Mart 2010)

Yayımlandı 

İnternetten Okuyabilirsiniz   

 

İstiklâl Gazetesi

Avrupa Temsilciliği

 

Google

Site içi arama

  

        Web
         hurgokbayrak.com

 

İstiklâl Gazetesi

Avrupa Temsilcisi

Şen Ozan

 

mehmeteminbugra.biz

YAYINDA

Tanrı Dağı armağanı

bu çiçekler

Koklar iken sevinecek gönüller

Doğu Türkistan hürriyet mücadelesi içinde geçen bir ömrün izleri

MEHMET EMİN BUĞRA

KÜLLİYATI

Bir Arşiv Derlemesi

Yayıma Hazırlayan

(Editör)

M. Yunus Buğra

istiklâl Gazetesi

tarafından yayımlanmaktadır

 

mehmeteminbugra.biz

 

 

10 Yıl hapis cezasına
mal olan hikaye
“Yabanî Güvercin” Mehmet Emin Batur tarafından
Türkiye Türkçesine uyarlanıp kitapçık halinde yayımlandı.
 
 

 

 

 

 

 

MUNAZİRE MUNBİRİ

 

YİGİ HEWERLER

 

GENEL BİLGİLER

D.Türkistan Kısa Künye

Bizim Künye

Kitaplar

Milli Marş

Milli Andımız

Şu Anki Durumu 

Bayrak

Faaliyetler

 

ENGLİSH

 

UYGURÇE

Biz Kim ?

Makali Bashlikliri

Makali Arhipi

Hewerler

Milli Marsh

1944 Milli Armiye

Ezimet

Shiir

Paaliyetler-Faaliyetler

Kitapler

    M.Emin BATUR 

     MAKALELERİ

2008

2007

2006

2005

2004

2003

2002

2001

2000

HABER ARŞİVİ

Haber Arşivi

2007

2006

2005

2004  

2003  

2002  

2001  

2000

NÜFUS YAPISI

D.Türkistan'ın Nüfusu

Din-Mezhep İtibarıyla

Çinli Nüfus Artışı

N.Yapısal Özellikleri

SİYASİ TARİH

Uygurlar

1760 Yılından Önce

1.Mançur Çin İstilâsı

2.Mançur Çin İstilâsı

Valiler Dönemi

Rus İstilâsı

Milliyetçi Çin İstilâsı

Komünist Çin İstilâsı

1760 SONRASI 

      DEVLETLER

1863 YakuphanDevleti

1933 D.T İslâm Cumh.

1944 D.Türkistan Cum.

1947 D. T Mahallî Hük.

COĞRAFYA

Mevkii Sınırlar

Yüzölçümü

Yüzey Şekilleri

           Tarım Havzası

           İli Havzası

           Akarsular Göller

İklim

D.Türkista'ın Yolları

          D.T Yol Haritası

ŞEHİRLER

Urümçi

Kaşgar

  Kaşgar Hitgah Cami

  A.K. İlkul Kalemind

  S.M. Kaşgarlı Kalem

Hoten

Yarkent

Turfan
           
Turfan Uygurları  

Gulca

Börütala

Kuça

Aksu

Karamay

KÜLTÜR

Dil

Basın-Yayın

Sanat

         Yazarlar

Musikî

         Çalgılar

Mimari
    
         Bıçaklar  

Yemek

Giyim-Kuşam

         İpek Etles

         Doppa

Destanlar

         Göç Destanı

         Türeyiş Destanı

Nevruz

Bayramlar

         Kurban Bayramı

         Ramazan Bayramı

Tiyatro

Edebiyat

Edebiyatçılar

            Kaşgarlı Mahmut

          K.M Türklük Bilinci

          Divanı Lügati Türk

            Yusuf Has Hacib

            Abdurehim Ötkür

            Lütfullah Mutellip

            A.B.A.Kaşgarî

            İmin Tursun

            Teyipcan Eliyov

            Abdulaziz Mahsum

            M. Ali Tevfik

            İ.Vasıl Türkistanî

            Bilal Azizi            

            A.Halûk Uygur 

            Kutluk Şevki

            Tancarık Caldıoğlu

EKONOMİ

Petrol

Doğal Gaz

Sanayi

Tarım

Hayvancılık

Orman

DİN

Din Tarihi

Dini Baskılar

Maocuların Din Düşm.

EĞİTİM

Eğitim

MİLLİ

MÜCADELELER

Gulca Ayaklanması

Barın Ayaklanması

Atçüy Ayaklanması

Hoten Ayaklanması

DEVLET ADAMLARI

Sultan Saltuk Buğrahan

S.Buğra Han Destanı

Yakuphan Be-Devlet

Dilşat Sultan

Canım Han Haci

Alihan Töre Saguni

Hoca Niyaz Haci

Sabit Damollam

Osman Batur

Timur Şencan

General Abdul Niyaz

Muhammet Niyaz Alem

General Mahmut

           Muhitti

Oraz Bek

Şerifhan Töre

Gani Batur

Ahmet Can Kasimi

      A.Ş.Turan'ın

       Kaleminden

           İ. Kurban'ın

                 Kaleminden

Mehmet Emin Buğra

Dr Mesut Sabri Baykozi

    Türklük Bilinci

    Dr.M.S.B. Eserleri

İsa Yusuf Alptekin
         
 
Mücadele Hayatı

Fetheddin Mahsum

Hacı Yakup Anat

Alibek Hakim

İŞKENCE VE ZULÜM

Çin Zulmünün Tarihi

D.Türkistan'da İşkence

Çin Zulmü-Fotoğraflar

Kadınların Durumu

            Rabiye Kadir

            Kürtaj ile İnfaz

            Aile Planlaması

            Aile Katliamı

Nükleer Katliam

Organ Ticareti

 

f
LinkPanosu.Com

 ZİYARETÇİ DEFTERİ

 

MUNAZİRE MUNBİRİ

 

 

DİKKAT :

UCUZ DİYE ;

ÇİN MALI, ALMAYIN !  ALDIRTMAYIN !

ÇÜNKÜ; VERİLECEK HER PARA, TÜRKİSTAN’A  ZULÜMDÜR…

 

TÜRK DÜNYASI

    Irak Türkmenleri

           Stratejik hatalar

           Tezkereden Sonra

           Lozan Sonrası I. Türkm

    Kıbrıs
   
Azeri Türkleri

  Büyük Türkçü'yü Kaybettik

           Büyük Azerbaycan
   
Altay Cumhuriyeti
   
Başkurtistan Cumhuriyeti

             Son Siyasi Gelişmeler
   
Çuvaşistan Cumhuriyeti
   
Dağıstan Cumhuriyeti

     Hakas Cumhuriyeti
   
Kırım Cumhuriyeti

          M. Abdülcemil Kırımoğlu
   
Saha Cumhuriyeti
   
Tataristan Cumhuriyeti
   
Tuva Cumhuriyeti

    Karakalpak Cumhuriyeti

    Nahcivan Cumhuriyeti

    Kazan Türkleri

    KAFKASYA TÜRKLERİ

    BALKAN TÜRKLERİ

    İDİL-URAL TÜRKLER

    KOSAVA TÜRKLERİ

 

    TÜRK DÜNYASI GENEL

            Genel Haberler

       Kültürel Asimilasyon

            

İNSAN MANZARALARI

Giriş sayfası yapmak ister misiniz?

 

 

İstiklâl Gazetesi'nin 68. Sayısı (Mart 2010) Yayımlandı. İnternetten Okuyabilirsiniz....

  Her türlü basın-yayın organlarında Doğu Türkistan yerine kullanılan: "Uygurlular", Sinkiang", "Sincan","Şincan", "Sinkiang Uygur Özerk Bölgesi", "Sinciang Uygur Otonom Bölgesi"  terimlerini kesinlikle kabul etmediğimiz önemle ilan ediyoruz. Hürgökbayrak

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İstiklâl Gazetesi'nin

68. Sayısı (Mart 2010)

Yayımlandı 

İnternetten Okuyabilirsiniz   

 

“8 Mart Dünya Kadınlar Günü” ve

Doğu Türkistan    

07.03.2010

Mehmet Emin BATUR        

            İlk önce şu hususun altını kalın çizgilerle çizerek vurgulamak gerekir ki, yüce dinimiz İslamiyet’in kendilerine çok büyük değer verdiği ve birçok kuran ayetlerinde her türlü haklarının garanti altına alındığı belirtilen kadınların yılın sadece bir gününde konuşuluyor olması aklıselim insanlar için kabul edilemez bir anlamsızlıktır.

            Değil mi ki, bir hadisi şerifte cennetin bile onların ayaklarının altında olduğu bildiriliyor...

            Ama biz Doğu Türkistanlılar olarak ele geçirilebilen her fırsatı değerlendirmek mecburiyetinde olduğumuzun bilinci içerisinde bütün dünya kadınlarına sesleniyor ve diyoruz ki; 364 gün boyunca hatırlanmayan Doğu Türkistanlı kadınları “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” münasebetiyle de olsa bir kez olsun hatırlayın! “Acaba ne durumdalar?” diyerek onlar hakkında bir irdeleme yapmaya çalıştığınızda kadın olmanın daha ötesinde insan olduğunuzu hatırlayacak, utanç duyacak ve Çin zulmü altında inleyen mağdur, mazlum ve haklı durumdaki Doğu Türkistanlı kadınların insani haklarına kavuşabilmeleri için mutlaka çaba sarf etme mecburiyetinde olduğunuzu hissedeceksiniz…

            Bir an için, içerisinde oturduğunuz lüks daireyi küçümseyerek içinde havuzu, saunası, tenis kortları vs.si bulunan villa isteme ihtirasınıza ara vererek, Doğu Türkistan’da çalı çırpılardan yapılmış kulübelerde yaşam mücadelesi vermek ve altın tabakla dilenmek mecburiyetinde bırakılan Doğu Türkistanlı kadınları gözlerinizin önüne getirin.

            Bir an için, elinizin altındaki otomobilinizin sadece modelini beğenmediğiniz için değiştirme düşüncenizi erteleyerek, Doğu Türkistan’da evinin bahçesinde ürettiği ürününü pazara götürüp satmak ve böylece çocuklarının bir günlük nafakalarını temin edebilmek için sırtındaki küfe ile kilometrelerce yolu yalınayak yürümek zorunda kalan Müslüman Türk kadınını düşünün.

            Bir an için, düzenlediğiniz konken ve pasta-börek partilerinde tıka-basa, aksırıncaya ve tıksırıncaya kadar yedikten sonra geriye kalan yiyecekleri hiç tereddüt etmeden çöp kutularına atmak için çöp poşetlerine doldururken, Doğu Türkistan’da bütün zenginlikleri Çinli işgalcilerce gasp edilen ve açlıktan ölmeye mahkûm edilen Doğu Türkistanlı kadınları hatırlayın.

            Bir an için, başkalarının servetleri ile servet yarıştırmayı bırakın ve Doğu Türkistan’da 16 saat boyunca erkeklerin bile zor dayanacağı ve fiziksel güç isteyen taş ocakları, maden ve nehir yatağı açma gibi ağır işlerde köle gibi çalıştırılan ama emeğinin karşılığını asla alamayan Müslüman Türk kadınlarına reva görülen yaşam şartlarını düşünün… Bu “bir an için”ler böylece uzayıp gider…

Doğu Türkistan’da her hangi bir sebeple hastaneye giden Türk kadınlarına Çinli sağlık görevlilerince(!)gizlice ve sinsice kısırlık ilaçları enjekte edildiğini, doğum için gidenlere de bir daha anne olamayacakları türden kısırlık operasyonları yapıldığını biliyormususnuz?

            Kota dışı hamilelikleri tespit edilen(Çinliler Türklere kırsal bölgelerde 2, şehirlerde ise tek çocuk sınırlaması getirmişlerdir.) Türk kadınları kaç aylık hamile olduklarına bakılmaksızın kürtaja tabi tutulmakta, bebek öldürülmekte anne ise, son derece ilkel ve sağlıksız müdahalelerin ardından ölüme terk edilmektedirler.

            İşgalci Çin hükümetinin uyguladığı ağır vergiler sebebiyle zor durumda kalan Çiftçi ailelerin genç kızları iş bulma vaadiyle zorbalık ve tehditle Çin’e götürülmekte ve kalabalık Çin nüfusu içerisinde heba edilmektedirler.

             Ne dersiniz? Sizce Doğu Türkistan’daki ve dünyanın işgal altında bulunan diğer bölgelerindeki bu ve benzeri insanlık dramlarını yılın sadece bir gününde konuşmak ve beylik nutuklar atmak çözüme kavuşturmaya yeter mi?            

 

IRAK SEÇİMLERİ’NDE TÜRKMENLERİN HAKLARI KORUNMALI

05.03.2010

Kuresh ATAHAN

Kültür ve Propaganda Bakanı

 

Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti (DTSH)

Basın Açıklaması

Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti Başbakanı İsmail Cengiz, 7 Mart 2010 tarihinde Irak’ta yapılacak seçimler dolayısıyla yaptığı açıklamada; önümüzdeki Pazar günü yapılacak seçimlerde “bölgede yaşayan Türkmenlerin yasal haklarının korunması noktasında,  gereken uluslar arası hassasiyetin gösterileceğine inandığını vurguladı. Ankara’nın da bu konuda Türkmen kuruluşlara yardımcı olacağına, Barzani yönetiminin de Türkmenlerin yasal haklarını uygulamada zorluk çıkarmayacaklarına inandıklarını” belirten DTSH Başbakanı CENGİZ şunları söyledi:

“Irak'ta Pazar günü yapılacak olan seçimlerde Türkmeneli'nin ve Türkmen Kardeşlerimizin yegâne temsilcisi durumundaki Irak Türkmen Cephesi'ni (ITC) ve Türkmen kuruluşlarının tüm yasal haklarının dikkate alınmasını diliyoruz. 
 
Özellikle 2003 ve sonrasında Irak'ta yaşanan trajik ve kaygı verici gelişmelerin faturasını en ağır şekilde ödemiş olan Türkmen kardeşlerimizin pazar günkü seçimlerde bölünmelere yol açmadan; birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmelerini gönülden diliyoruz.
 
7 Mart 2010 Irak Genel Seçimleri'nin başta Türkmen kardeşlerimiz olmak üzere, bütün Irak halkına hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz.”… dedi.

ABD mahkemesi Uygurlar'ın itirazını reddetti

02.03.2010

Dünya Bülteni

ABD mahkemesi Uygurlar'ın itirazını reddetti Guantanamo'da yedi yıldır suçsuz oldukları bilindiği halde tutulan Uygurlar hapiste kalmaya devam edecek.

ABD Yüksek Mahkemesi, yargıçların kendilerini kabul edecek başka bir ülke bulunmadığı takdirde Guantanamo'da tutulanların Amerika'da yaşamaları için hükümete baskı yapmaları konusunda hükümde bulunmayı reddetti.Mahkeme, yedi yıldır Küba'daki Guantanamo Körfezinde bulunan ABD askeri cezaevinde tutulan Uygurlar'ın itirazını, "en az bir ülkeden yerleşmeleri için teklif aldıkları" gerekçesiyle reddetti.Yüksek Mahkeme davanın "yeni gelişmeler ışığında" yeniden görülmesi için bir alt mahkemeye gönderdi.Yedi yıldır suçsuzlukları ispatlandığı halde Guantanamo'da bulunan yedi Uygur Türkü, yargıçların ABD hükümetine tutukluları serbest bırakma olmadığına hükmedildiği için hapiste kalmaya devam edecek.Yüksek Mahkeme yargıç Pazartesi günü alt mahkemenin yeniden gerektiğini durumda incelemek söyledi.Geçen yıl, Obama yönetimi bu Uygurlar'ın ABD'de yaşaması için imkan sağlanması yolunda bir planı gündeme getirmiş, ancak Kongre'nin güçlü üyeleri bu transfere karşı sert tepki verince plan geri çekilmişti.İsviçre iki mahpusu kabul edeceğini açıklarken, Palau bir Uygur'u ve ismi açıklanmayan bir başka devlet diğerlerlerini alacağını söyledi.İki Uygur kardeşin de bulunduğu yedi kişi Çin'in farklı ülkelere baskısı nedeniyle yeni bir ülkeye gönderilme konusunda sıkıntılar yaşıyor.Kardeşlerin farklı ülkeler tarafından kabul edilmesi, ancak onların ayrılmayı reddetmesi de durumu daha da zor hale getiriyor.Bütün bu 'bürokratik tartışmalar' içinde, yedi Uygur suçsuz yere askeri hapishanede yaşamaya devam ediyor.

DOĞU TÜRKİSTAN’DA SAĞLIK HAKLARI İHLALİ

26.02.2010

Köreş ATAHAN

Kültür ve Propaganda Bakanı 

Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti tarafından Doğu Türkistan’daki Sağlık Haklarına yönelik ihlaller hakkında yayımlanması dileğiyle kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik aşağıdaki özet rapor hazırlandı.

DOĞU TÜRKİSTAN’DA SAĞLIK HAKLARI İHLALİ

İSMAİL CENGİZ

 

1949 yılından bu yana Kızıl Çin işgal ve istilası altında bulunan ve Çinlilerce “Şincang Uygur Özerk Bölgesi” olarak adlandırılan Türklerin anayurdu Doğu Türkistan’da yoğun şekilde insan hakları ihlalleri olduğu; uluslar arası örgütlerin ve gözlemcilerin raporlarında teyit edilmiştir. Eşitsizlik, adaletsizlik, mecburi kürtaj, doğum kısıtlaması, inanç özgürlüklerine getirilen kısıtlamalar, yargısız infazlar, planlı göç ve benzeri devam eden ihlallerin yanı sıra bölgede yoğun şekilde sağlık alanında da ciddi rahatsızlıklar ve ihlaller söz konusudur.

Sağlık alanında belki de en büyük insani ihlal, alt yapı eksikliğidir. Çok zengin yer altı ve yerüstü kaynaklara ve bu kaynakların satışından elde edilen ciddi gelire rağmen bu Müslüman-Türk bölgesinde özellikle Müslüman Türklerin yaşadıkları yerlerde;

a.   halkın sağlık ihtiyaçlarına yönelik herhangi bir yatırım yapılmadığı   gibi,

b.   mevcut hastane ve sağlık ocaklarının da modernizasyonu kasıtlı olarak yapılmadığı,

c.   köylere ve kasabalara doktor atamalarının yapılmadığı,

d.  hastanelere modern cihazların alınmadığı,

e.  ambulans sayısının son derece yetersiz olduğu,

f.    doktorların iptidai şartlarda tedavi yapmaya mecbur bırakıldıkları

g.   Özellikle bölgenin güneyinde Kaşgar, Yarkent, Hoten vilayetlerinde doktor sayısının yetersiz olduğu

h.  Kentlerdeki hastanelerde görevli doktorların çoğunun Çinli doktorlar olması dolayısıyla Müslüman kadınların tedaviye yanaşmaması ve bu doktorlarla dil sorunu nedeniyle iletişim kurulamaması

Gibi çok ciddi alt yapı problemleri bulunmaktadır.

 

Bu ve benzeri nükleer enerji, çevre kirliliği, radyoaktif kirlenme gibi sorunlardan dolayı; kalp, akciğer, solunum yetmezliği, şeker ve sair hastalıkların tedavisi ve ameliyat için hastalar büyük şehirlere nakledilmektedir.

Ulaşım ve yol problemlerinden ve sayısı zaten az olan hasta nakil araçlarının yetersizliğinden dolayı birçok hasta yolda ölmekte veya evlerinde adeta ölüme terk edilmektedirler. Ayrıca sağlık hizmetlerinin ücretli olmasından dolayı herhangi bir sağlık güvencesi olmayan ve ekonomik durumu iyi olmayan hastalar haliyle büyük sıkıntılar yaşamaktadırlar.

Doğu Türkistan’da çalışan doktorların çoğunun Çinli olması da başka bir problemdir. Çince konuşmayı bilmeyen hastalarla Çinli doktorlar arasında ciddi iletişim problemleri yaşanmaktadır.

Sağlık alanındaki yetersizlik ve yaşanan teknik ve altyapı sıkıntılarından dolayı bölgede oldukça ciddi oranda ölümler meydana gelmektedir.

Çin Sağlık Bakanlığı İstatistik Bürosu’nun 2003 Mart ayında ve daha sonraki yıllarda yayımladığı yıllık raporlara göre, Doğu Türkistan’da yaşanan ölüm oranı, Çin eyaletleri içindeki en yüksek oran olarak görülmektedir.

 

Tıbbi müdahale eksikliği nedeniyle hastalıkların neredeyse %70’i ölümle sonuçlanmaktadır.

Doğu Türkistan’daki çocuk ölüm oranı ise 1000’de 200’dür.

 

Özellikle Uygurların yoğun olarak yaşadığı bölgenin güneyinde radyoaktif etkilerden kaynaklanan sebeplerle oluşan çevre ve su kirliliği neticesinde bulaşıcı ve salgın hastalıkların sıkça yaşandığı görülmektedir. Salgın hastalıklarla ilgili ciddi önlemler alınmamakta; sadece Han Çinlilerin yaşadıkları bölgeye hastalığın ulaşmasını önlemek için yoğun “karantina” tedbiri uygulanmakta, Müslüman Türkler bu şekilde kendi kaderleriyle baş başa bırakılmaktadırlar.

 

Hastanelerde Çinli doktorların Çinli olmayan hastaların bakım ve tedavilerini aksattıkları görülmektedir.

 

Aynı şekilde ilaç tedavisinde de birçok aksaklıkların yaşandığı bilinmektedir.  Özellikle siyasi tutukluların tedavileri yapılmamakta ya da birkaç ilaçla geçiştirilmektedir.

 

Hatta ayrılıkçı, bağımsızlık yanlısı olarak tutuklanan gençlere hastalıkları anında tedaviye getirildiklerinde, bazı doktorların yukarıdan gelen talimatlar çerçevesinde, gençlerin uyuşturucuya alışması için kokain, eroin ve esrar gibi keyif verici maddeler şırınga ettikleri gelen haberler arasındadır. Bu şekilde acil kan ihtiyacı talebiyle hasteneye getirilen bir çok gence de kasıtlı ve planlı olarak çağın vebası olarak bilinen AIDS’li kan şırınga edildiği gelen haberler arasındadır.

Müslüman Türklerin hastanelerde yatarak tedavi görmelerine çeşitli zorluklar çıkarılmaktadır.

 

Özellikle kırsal kesimden gelen kadın/kız hastaların hastanelerde Çinli erkeklerce taciz edildiği, horlandıkları ve tecavüze uğradıkları yönünde birçok şikayet alınmaktadır.

 

Bu bakımdan istatistiklere bakıldığında zorunlu olmadıkça, yatarak tedavi için özellikle kırsal kesimden müracaat eden kadınların sayısının az olduğu görülecektir.

 

Görüleceği üzere bölgenin asıl sahibi olan mazlum ve mağdur insanlara yönelik alenen soykırım politikası uygulanmaktadır. Bölgedeki sağlık hizmetlerinin standardizasyon ve kalitelerinin yükseltilmesi ve hastane ile sağlık ocağı ve doktor sayısının nüfusa göre artırılması yönünde acil insani yatırımların yapılması hususunda yetkili kurumları Pekin Hükümeti’ne gerekli uluslararası çağrı yapmaya davet ediyoruz.

 

BİLGİ Köreş Atahan, Kültür ve Propaganda Bakanlığı

KAYNAK :

Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti

Sağlık Bakanlığı Sağlık Heyeti

Dr. Reşide Gencer / Dr. M. Ömer Nazar / Dr. Erpolat Dönmez

Web : www.doguturkistan.org www.hurgokbayrak.com

 

DIŞ TÜRKLER VE AKRABA TOPLULUKLARI İSTİŞARE TOPLANTISI’NDA DOĞU TÜRKİSTANLILARI TEMSİLEN DTSH BAŞBAKANI İSMAİL CENGİZ TÜRK DEVLET

PROTOKOLÜNDE AĞIRLANDI

27.02.2010

Köreş ATAHAN

Kültür ve Propaganda Bakanı

Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti Başbakanı İsmail Cengiz, T.C. Devlet Bakanlığı tarafından İstanbul Cevahir Otel Kongre Merkezi’nde düzenlenen Dış Türkler ve Akraba Toplulukları Toplantısı’na katıldı.

 

Türkistan kuruluşlarını temsilen devlet “A” protokolünde ağırlanan İsmail CENGİZ, Türkiye Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın hemen yakınında yer aldı.

 

Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasının ardından DTSH Başbakanı İsmail Cengiz, Doğu Türkistan Milli Merkezi Genel Sekreterliği sıfatıyla Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ile 8 dakika baş başa görüşmede bulundu. 

 

Devlet Bakanları Faruk Çelik ve Egemen Bağış ile de görüşen İsmail Cengiz, Türk-Çin ilişkileriyle ilgili kanaatlerini yetkililerle paylaştılar. Bu arada Doğu Türkistan davasına gösterilen yakınlıktan dolayı Türkiye Cumhuriyeti'ne Doğu Türkistan halkının minnet ve şükranlarını iletti.

 

Kosova Cumhuriyeti Devlet Bakanı, Makedonya Cumhuriyeti Devlet Bakanı, KKTC Dışişleri Bakanı, Sırbistan Devlet Bakanı ve Ukrayna Hükümeti Kırım Milli Meclisi Başkanı Mustafa Cemiloğlu ile IRCICA Başkanı Sayın Halit Eren ile bir arada yer alan İsmail Cengiz, önümüzdeki günlerde Doğu Türkistan sorunu ile hazırlanan ülke raporunu ilgili uluslar arası kurum ve kuruluşlarla paylaşacaklarını söyledi.

 

 "Ayrılıkçı Söylenti" Yayanlara Ceza

26.02.2010

AA

Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yüzlerce kişi, Çin yeni yılı tatilinde kısa mesaj (SMS) yoluyla "ayrılıkçı söylentiler" yaydıkları gerekçesiyle cezalandırıldı.
China Daily gazetesinin, Bölge Enformasyon Bürosundan yapılan açıklamaya dayandırarak verdiği haberde, "ayrılıkçı içerikte söylenti" yayan iki kişinin gözaltına alındığı, birçok kişiye de idari ceza verildiği bildirildi.
Polis, Çin yeni yılı tatilinde söz konusu mesajların paniğe neden olduğunu ve cezalandırılanların yarısının öğrenci, diğer yarısının da serbest meslek sahibi kişiler olduğunu açıkladı. Yetkililer, SMS gönderenlerden bazılarının bunu şaka maksadıyla yaptıklarını söylediğini aktardı.
Eyalette geçen temmuzda yaşanan Urumçi olaylarında merkezi hükümet, bölgede kitle iletişim araçlarının "hayati önem" taşıdığını ve "elebaşılarının" bu yollarla insanları kışkırtacağını öne sürerek, SMS kullanımını, interneti ve uluslararası telefon görüşmelerini yasaklamıştı.
Yetkililerin bölgede genel durumu istikrarlı görmelerinin ardından eyalette 17 ocak 2010'da SMS sınırlı olarak dahili hizmete açıldı ve cep telefonu kullanıcılarına günde 20 SMS gönderme hakkı tanındı.
Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde Çin yeni yılında insanların birbirlerine kutlama mesajları göndereceği göz önünde bulundurularak tatil boyunca kullanıcılara günlük 50 SMS hakkı verildi ancak tatil sonrasında bu hak tekrar 20'ye düşürüldü.
Uluslararası SMS hizmetinin halen kullanılamadığı bölgede, geçen yıl 5 temmuzda yaşanan olaylarda 197 kişi ölmüş, 1700'den fazla kişi yaralanmıştı.
 

 

Almanya Türk Federasyon'a bağlı Wangen Türk Kültür Derneği Kültür ve Eğlence şöleni düzenledi

20.02.2010

Haber Ali Yüksel

Almanya Türk Federasyon'a bağlı olarak çalışmalarını yürüten Wangen Türk Kültür Derneği Kültür ve Eğlence şöleni düzenledi.

            Friedrichshafen Türk İşçiler Cemiyeti folklor ekibinin gösteri sunduğu, vatan-millet sevgisinin dile getirildiği şiirlerin okunduğu, yeni yetişen genç sanatçıların bağlama çalıp türkü söylediği gecede Ali Kınık'ta sahne aldı. Ali Kınık aynı zamanda Avrupalı Türklerin de duygularına tercüman olan türküleriyle, tüm misafirleri coşturdu.

            Avrupa Türk Konfederasyon Genel Başkanı Cemal Çetin ve Almanya Türk Federasyon Genel Başkan Yardımcısı Ufuk Sarıoğlu'nun da katıldığı gecede Cemal Çetin konuklara hitabetti.

            Avrupa Türklüğünün yarım asırlık geçmişiyle beraber yaşadıkları ülke ekonomilerine ve sosyal hayata büyük katkıları olduğunu söyleyen Çetin, buna rağmen değişik alanlarda olduğu gibi iş hayatında da Türklere karşı ayrımcılık yapıldığını belirtti.

            Çetin konuşmasına şöyle devam etti; İş bulma konusunda önce Alman sonra Avrupa Birliği vatandaşları sonra diğerleri anlayışı uygulanmaktadır. Avrupa Türkleri bu durumda “diğerleri” gurubuna sokulmaktadır. Sonrada işsizliğin artmasında esas sorumlu olarak gösterilmektedir. Bu bizlere karşı yapılan büyük haksızlıktır. Avrupa Türkleri yaşadıkları ülkelerde uyum içinde yaşamak için gayret göstermektedir. Fakat bu tür haksızlıklar uyumu engelleyen uygulamalardır.

            Avrupa Birliği'ne üye olma yolunda olan Türk Devleti'nin mensupları olan Avrupa Türklüğünün sorunları azalacağına çoğalmaktadır. Türk Hükümeti AB ile yaptığı görüşmelerde  sorunlarımızı dile getirmemektedir. Avrupalı yetkililer tarafından “yabancı”, Türk Hükümeti tarafından “Almancı” olarak değerlendirilmemiz son bulmalıdır.

 Bu sorunların yanısıra Avrupalı Türkler, Yüce dinimiz İslam konusunda ki hassasiyetleri suistimal edilerek madden ve manen dolandırılmışlardır. Bu konuda dolandırıcılar kadar bunlara mekanlarını açarak, insanımızın tasarruflarının kaybolmasına sebep olan derneklerde vebal sahibidir. Türk Federasyonları olarak biz kötü niyetli kişileri teşkilatlarımıza sokmadık.

            Türk Federasyonları olarak şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada Avrupa Türklüğünün maddi-manevi yönden gelişmesi için çalışmalarımız ve hizmetlerimiz devam edecektir. Dilini ve dinini bilen nesillerin yetişmesi için Türk Federasyonları var olacaktır.

            Çetin sözlerini Ne Mutlu Türküm Diyene diyerek bitirdi.          

            .....

             Gökbayrak altında Doğu Türkistan'ı Tanıtım ve İstiklal Gazetesi Temsilciliği de sergisini açtı. Katılımcılara Doğu Türkistan'da uygulanan insanlık dışı Çin Zulmü anlatıldı.

 

İsviçre Türk Federasyonundan Kültür Gecesi

19.02.2010

Haber Ali Yüksel

İsviçre Türk Federasyon çatısı altında çalışmalarını yürüten Zürih Ülkü Ocağı'nın yirminci kuruluş yılını kutlamak maksadıyla Türk Kültür Gecesi düzenlendi. Binbeşyüz civarında misafirin katıldığı geceye şeref konuğu olarak, Avrupa Türk Konfederasyon Genel Başkanı Cemal Çetin, MHP Bursa Milletvekili Necati Özensoy ve İsviçre Türk Federasyon Genel Başkanı İrfan Okutan katıldılar. Almanya, Avusturya ve Fransa'dan da geceye katılım oldu.

         Yirminci yıl Türk Kültür Gecesinde sırasıyla Arif Nazım, Ali Kınık ve Ahmet Şafak sahne aldı. Muhteşem gecede İsviçre Türk Federasyon Genel Başkanı İrfan Okutan konuşma yaparak misafirleri selamladı. Konuşmasında; Türkiye'de Türküm demenin neredeyse suç sayıldığı bir zamanda Avrupa'da Ne Mutlu Türküm Diyene şuurunda ve ifadesinde bulunabilen nesillerin yetişmesinde Türk Federasyonlarının ve bağlı derneklerin büyük hizmetler gerçekleştirdiğini vurguladı. Teşkilat hizmetlerinde üstün gayretle çalışanlara teşekkür eden Okutan, başarılarının devamını diledi.

         Gecede Bursa Milletvekili Necati Özensoy' da konuklara hitabetti. Türkiye'de ki siyasi gelişmelere değinen Özensoy, Habur sınırında teröristler için yapılan yargılamayla hukukun ayaklar altına alındığını söyledi. Sözkonusu, Türk Milleti'nin Türk Vatanı'nın bekası ise Türk Milliyetçilerinin son sözünü söylemediğini, gerektiğinde Ülkücülerin candan da maldan da vazgeçeceklerini belirtti.

       Doğu Türkistan'ı tanıtım ve İstiklal Gazetesi Temsilciliği'de, her zaman olduğu gibi özel olarak ayrılan yerini aldı. Bu vesileyle Avrupa Türk Konfederasyon ve Türk Federasyonlarına bir kez daha teşekkür ediyoruz.

 

M. Rıza Bekin'in vefatından dolayı merhuma Allahtan rahmet diler, başta Yüce Türk Milleti olmak üzere, ailesine, yakınlarına ve Doğu Türkistanlılara baş sağlığı dileriz.

 

İstiklal Gazetesi

 

Büyük dava adamı Bekin toprağa verildi

19.02.2010

Bekin’in cenaze törenine çok sayıda kişi katıldı.
Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Mehmet Rıza Bekin toprağa verildi. 85 yaşında vefat eden Bekin için Kocatepe Camii’nde öğle namazına müteakiben kılınan cenaze namazına, ailesi ve yakınlarının yanı sıra Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Orgeneral Bekir Kalyoncu ile çok sayıda general ve amiraller ile bazı eski bakanlar katıldı.
Omuzlarda götürüldü
Namazın ardından askerlerin omzunda top arabasına götürülen Bekin’in tabutu, bir süre top arabası ile taşındı. Bekin’in cenazesi, daha sonra Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi. Ankara’da salı günü hayatını kaybeden Bekin, Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde akciğer rahatsızlığından dolayı 6 aydır tedavi görüyordu. Çin’in işgalindeki Doğu Türkistan için büyük mücadele veren Bekin, Türk ordusunda çeşitli görevlerde yer almıştı.

 

 

Doğu Türkistanlıların acı kaybı

 

17.02.2010

Bağımsız Doğu Türkistanlılar Birliği

Genel Başkanı

Abdulmecit Avşar

Türkiye ve Doğu Türkistan’a yaptığı önemli hizmetlerle büyük taktir toplayan Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Em. Tüm. Gen. Mehmet Rıza Bekin Paşa 85 yaşında hakkın rahmetine kavuşmuştu. Türkiye’de ve dünyada yaşayan Doğu Türkistanlıları derinden üzen Bekin Paşa’nın vefatıyla Doğu Türkistan Davası’nda önemli bir çınarın daha kaybedildiğini söyleyen Bağımsız Doğu Türkistanlılar Birliği Genel Başkanı Abdulmecit Avşar, “Merhum Paşamız Türk Milletine ve ordusuna yaptığı katkıların yanı sıra 1986’dan beri yürüttüğü Doğu Türkistan Vakfı Başkanlığı ile davamıza büyük hizmetler yapmıştı. Özellikle eğitim alanında yaptığı katkılarla yüzlerve Uygur Gencinin okumasında değerli katkılar sunmuştur. Aynı zamanda Kore Gazisi olan Merhum Paşamızın vefatı hepimizi derinden üzmüştür. Kendisine Allah’tan rahmet, Türk Milleti’ne başsağlığı dileriz. Doıu Türkistan önemli bir liderini kaybetti” diye konuştu.

Bekin Paşa’nın cenazesi Kocatepe Cami’nde kılınacak cenaze namazının ardından 18 Şubat Perşembe günü Ankara’da toprağa verilecek.

 

RIZA BEKİN PAŞA KİMDİR

1986 yılından itibaren Doğu Türkistanlıların Türkiye’deki en büyük kuruluşu olan Doğu Türkistan Vakfı’nın başkanlığını yapmakta olan Mehmet Rıza Bekin 1925 yılında Doğu Türkistan’ın Hoten şehrinde dünyaya gelmişti. 1934 yılında bağımsız Doğu Türkistan Cumhuriyeti’nin Çinliler tarafından yıkılmasından sonra, küçük yaşlarda annesiyle birlikte ülkesini terk etmek zorunda kalmış ve önce Hindistan ardından Afganistan’da yaşamaya başlamıştır. Afganistan’da, aynı zamanda yakın akrabalarından olan, yıkılan Doğu Türkistan hükümetinin önde gelen liderlerinden Mehmet Emin Buğra’nın desteğiyle okul hayatını devam ettirmiş ve genç yaşta İngilizce ve Farsça dillerini öğrenmiştir. Bu sırada, Mehmet Emin Buğra’nın girişimleri ve Türkiye’nin Kabil Büyükelçisi Memduh Şevket Esendal’ın büyük katkılarıyla Türkiye’deki askeri okullara kaydı yapılmış ve 1937 yılında askeri öğrenci olarak Türkiye’ye gelmiştir. 1946 yılında Harb Okulundan mezun olmuştur. 1950 yılında üsteğmen rütbesiyle Kore Savaşı’na katılmıştır.

Savaştan sonra çeşitli karargah ve kıta hizmetlerinde bulunmuş, İran’da askeri ataşelik yapmıştır. 1965 yılında Harb Akademisini bitirerek kurmay subay olmuştur. 1973 yılında Tuğgeneralliğe yükselen Bekin, CENTO’da Askeri Planlama Karargahı Kurmay Başkan Yardımcısı, Plan Daire Başkanı görevlerinde bulunmuş, Genelkurmay ve Kara Kuvvetleri Komutanlığında etkin görevlerde bulunmuştur. 1977 yılında emekliye ayrılan Mehmet Rıza Bekin, daha sonra 1986 yılına kadar Başbakanlıkta uzman olarak görev yapmıştır. 1986 yılında ise, çocukluğundan beri içinde büyük bir sevda olarak yaşattığı Doğu Türkistan davasına hizmet için tüm resmi görevlerini bırakarak Doğu Türkistan Vakfını kurmuş ve başkanlığını üstlenmiştir. Vakıf çalışmaları süresince eğitime büyük önem vermiş ve yurtdışından getirdiği yüzlerce öğrencinin Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinde eğitim görmesini sağlamıştır. Doğu Türkistan mücadelesinin yurt içi ve dışında tanınması için yoğun faaliyet göstermiş ve bir çok uluslar arası platforma taşımıştır. Aynı şekilde dünyadaki Doğu Türkistan faaliyetlerini bir çatı altında toplamak için Doğu Türkistan Milli Merkezi’nin kurulmasına öncülük etmiştir. Doğu Türkistan Vakfı Başkanlığı sırasında Birleşmiş Milletlerin isteği ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necip Torumtay’ın daveti üzerine Afganistan’a insani ve ekonomik yardım programı çerçevesinde Pakistan’da kurulan birçok ülkeden uzmanların katıldığı Mayın Tanıtım ve Temizleme Eğitim Merkezinin başına getirilmiş ve burada başarılı görevler ifa etmiştir.

Uzun süredir rahatsız olmasına rağmen, Doğu Türkistan mücadelesini kesintiye uğratmamak için büyük gayret sarf eden Em. Gen. Mehmet Rıza Bekin’in “Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Mehmet Rıza Bekin’in Anıları” adıyla yayınlanan bir eseri de bulunmaktadır.

 

 

Doğu Türkistan Vakfı Başkanı

M. Rıza Bekin Vefat Etti

(1925-2010)

 

16.02.2010

 

Asker ve cemiyet adamı olan M. Rıza Bekin, 1925'te bugün Çin esareti altında bulunan Doğu Türkistan'ın Hoten şehrinde doğmuştur. Uygur Türklerinden olan M. Rıza Bekin, dokuz yaşında iken ailece yurtlarından ayrılıp, Afganistan'da Kabil'e yerleşmişlerdir. O yıllarda oldukça yüksek seviyede seyreden Türkiye-Afganistan münasebetleriyle, eniştesi Mehmet Emin Buğra'nın girişimi, Türkiye'nin Kabil Büyükelçisi Memduh Şevket Esendal'ın tavassutuyla, yeğeni Niyaz Mehmet'le birlikte askeri okulda okumak için Türkiye'ye gönderilen M.Rıza Bekin, 1938'de Maltepe Askeri Lisesi'nin orta kısmında öğrenime başlamıştır. 1944'de Askeri Liseyi bitiren M. Rıza Bekin, 1944-1946'da Kara Harp okulunu, 1946-1948'de Topçu okulunu bitirerek Topçu subayı olarak Türk ordusuna katılmıştır. Görev yaptığı esnada (1950) Uzak-doğuda patlayan Kore savaşına Birinci Türk Tugayı Topçu Taburuna teğmen rütbesiyle katılarak, gazilik madalyası almıştır.

1963-1965'te Kara Harp Akademisi,1966'da Yüksek Komuta Akademisi'ni bitiren M. Rıza Bekin, 1949'da Almanya'da Askeri İstihbarat, 1953'te ABD'de Subay Muharebe, 1959'da Stratejik istihbarat, 1963'te Topçu Tekâmül Kurslarına katılarak kariyerine; Edremit ve Bornova'da Tugay Komutanlığı, Topçu okulu ve Muharebe istihbarat okulunda öğretmenlik (1954-1959) ,Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı'nda Şube Müdür Vekilliği (1965-1967), Van Jandarma Tugay Kurmay Başkanlığı(1967-1968), Doğu Menzil K. Plan Şube Müdürlüğü (1968-1969) , 5.Kolordu Harekât ve Eğitim Şube Müdürlüğü (1969-1971) , K.K.K Harekât Başk. Eğitim Şube Müdürlüğü (1971-1973) ile devam etmiş, 1973'te Tuğgeneral rütbesiyle, CENTO Askeri Planlama Karargâh Harekât Başkanlığıyla, 19.Piyade Tugay ve 57. Topçu Eğitim Tugay Komutanlığı (1975-1977) ile kadrosuzluk sebebiyle 1977'de Tuğgeneral rütbesiyle emekli olarak tamamlamıştır.

General, M. Rıza Bekin, askeri kariyeri içinde, Birinci Kore Tugayı Topçu Tabur Takım Komutanlığından (1950-1951) başka, 1959-1961 arası Türkiye'nin Tahran Askeri Ataşe Muavinliği görevini ifa etmiş, emekli olduktan sonra bir müddet Başbakanlıkta uzman olarak çalışırken Afganistan meselesinin patlak vermesi üzerine 1989-1990 yılları arasında BM'lerin Afganistan'a insani yardım programı çerçevesinde Pakistan'da kurmuş olduğu Mayın Temizleme Eğitim Merkezi’nde (İslâmabad) Başdanışmanlık görevini yürütmüştür.


1986'da kurulan Doğu Türkistan Vakfı Başkanlığına seçilen M.Rıza Bekin; vefatına kadar Çin esareti altında yaşayan Doğu Türkistan (Uygur Türkleri) meselesinin insani ve siyasi boyutta dünya kamuoyuna duyurulması yolunda Doğu Türkistan Vakfı bünyesinde çalışmalarını devam ettirmiş, yüzlerce Doğu Türkistanlı gencin Türkiye’de burslu olarak çeşitli Üniversitelerde eğitim görmesine vesile olmuştur.

 

1992’de İstanbul’da Doğu Türkistan Milli Kurultayı’nın toplanmasını sağlayan Bekin, dava arkadaşları İsmail Cengiz, Seyit Tarancı ve Hamit Göktürk ile birlikte bugünkü Dünya Uygur Kurultayı’nın oluşmasına temel teşkil eden Doğu Türkistan Milli Merkezi’nin de kurulmasını sağlamıştır.  Merkezi Münih'te bulunan "Doğu Türkistan Milli Kurultayı’nın ve merkezi İstanbul’da bulunan Doğu Türkistan Dayanışma Derneği’nin kurucu şeref Başkanı olan M.Rıza Bekin, Sürgündeki Doğu Türkistan Hükümeti’nin de kurulması aşamasında rol oynamıştır. Aynı zamanda uzun yıllar merkezi Mekke’de bulunan Rabıta-tül Al-Alem Al-İslam adlı Dünya İslam Birliği teşkilatında Doğu Türkistan’ı temsilen meclis üyesi görevini sürdüren Rıza Bekin Paşa 16 Şubat 2010 Salı günü Ankara’da tedavi gördüğü hastanede vefat etti.

Evli ve iki çocuk babası M. Rıza Bekin’in cenazesi 18 Şubat 2010 Perşembe günü Ankara Kocatepe Camii’nde öğleyin kılınacak namaz sonrası aile kabristanlığına defnedilecek.

İsmail CENGİZ

Doğu Türkistan Milli Merkezi Genel Sekreteri

 

İstanbul’dan Gelen Uygur Heyet

Ankara’da Önemli Faaliyetler Yaptı

16.02.2010

RFA-Erkin Tarim

İstanbul’da faaliyet göstermekte olan Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneğinin başkanı Hidayetullah Oğuzhan ve dernek Genel sekreteri Alimcan Buğda başkanlığındaki 4 kişilik heyet 15 ve 16 Şubat 2010 günleri Ankara’da oldukça önemli görüşmeler yaptılar.

 Dernek temsilcileri iki gün zarfında bazı siyasi partilerin Genel başkanları ve sivil toplum örgütlerinin sorumluları ie görüşmeler yaparak Doğu Türkistan’ın bugünkü durumu ve Uygurların meseleleri hakkında malumatlar verdiler. İstanbul’dan gelen söz konusu Uygur heyeti Türkiye Büyük Millet Meclisinde bazı bakan ve milletvekillerini ziyaret ederek hazırlamış oldukları raporu onlara takdim ettiler.

RFA Foto/Erkin Tarim

Resimde, Maarif ve Dayanışma Derneğinin temsil heyeti Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şevket Kazan’ın Bürosunda ziyaret esnasında görülüyorlar.

 

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine Uyarlayan:

Mehmet Emin BATUR

Dünya Uygur Kongresi Genel Sekreteri:

"Sayın Başbakan, Doğu Türkistan meselesini BM’ye götüreceğini söylemişti. Biz bunu bekliyoruz.

Bu Türkiye’nin de bir hakkıdır."

Türkistan'daki 10 bin kişiden hala haber yok

13.02.2010

 

M. MUSTAFA UZUN / İSTANBUL

Olaylar başladığı zaman Türkistan'ın dünya ile bağını kestiler ve ancak 7 ay sonra geçtiğimiz hafta telefon, internet gibi bağlantıları açtılar.

 

Dünya Uygur Kongresi Genel Sekreteri Dolkun İsa ile konuştuk. 5 Temmuz olaylarında yürüyüşe katılan 10 Bin kişinin hemen tamamına ulaşılamadığını söyleyen Dolkun İsa; “Resmi olarak 5 Temmuz olaylarından itibaren 34 kişiye idam cezası verdiler ve infaz ettiklerini dünyaya duyurdular. Gizli infazlar ve tutuklamaların sayısını dünya henüz bilmiyor. Olaylar başladığı zaman Türkistan’ın dünya ile bağını kestiler ve ancak 7 ay sonra geçtiğimiz hafta telefon, internet gibi bağlantıları açtılar. 7 ay boyunca hiç haber aldırtmadılar” diye konuştu.

Çin Obama'dan Dalay Lama ile görüşmemesini istedi 

12.02.2010

Pekin yönetimi ABD Başkanı Barack Obama'nın Tibet'in sürgündeki ruhani lideri Dalay Lama ile görüşme kararını iptal etmesini istedi.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ma Caoşü, ABD'nin söz konusu kararı hakkında ciddi girişimlerde bulunduklarını ifade ederek, Dalay Lama'nın ABD'yi ziyaret etmesine ve ABD Başkanının Dalay Lama'yla temasta bulunmasına kesinlikle karşı çıktıklarını yineledi ve bu tutumlarının hiçbir zaman değişmeyeceğini belirtti.

 Ürümçi Belediye Başkanı Jarullah “Ürümçi’de

Bastırmalar Devam edecek” Diye Zırvaladı

06.02.2010

 RFA-Erkin

 Çin hükümeti “5 Temmuz Olayı”ndan sonra Ürümçi ahalisini kontrol etmeyi sıkılaştırarak Ürümçi’deki yerli nüfusu darbe vurma hareketinin asıl hedefi haline getirmişti. 

Ürümçi Belediye Başkanı Jarullah Hüsamidin 04.05.2010 günü “Şüpheli Unsurlar”ı bastırma hareketinin daha uzun süre devam edeceğini bildirmiştir.

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine Uyarlayan:

Mehmet Emin BATUR

İstanbul’da 5 Şubat Gulca Olayını Anma Merasimi Düzenlendi

09.02.2010

RFA-Arslan

İstanbul’da faaliyet göstermekte olan Doğu Türkistan Vakfı ve Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği’nin organizasyonları ile, 1997 yılında Gulca’da meydana gelen kanlı olayda şehit olanları anma merasimi icra edi            06.02.2010 günü saat 15.00’da Doğu Türkistan Vakfının merkezinde 1997 yılında Gulca’da meydana gelen 5 Şubat Gulca Olayını anma merasimi icra edildi. Merasime İstanbul’da faaliyet göstermekte olan Doğu Türkistan sivil toplum örgütlerinin sorumluları ve İstanbul’da yaşamakta olan Doğu Türkistanlardan olmak üzere çok sayıda kişi katıldı.

            Toplantıya Doğu Türkistan Vakfının Genel Sekreteri Hamit Göktürk başkanlık etti. Program Kuranı kerim okunması ve Gulca olayında şehit olanların ruhlarına ithafen dua edilmesi ile başladı.

            Anma programında Doğu Türkistan Vakfı Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sultan Mahmut Kaşgarlı açılış konuşması yaptı. Yine, 1944 yılında Gulca’da kurulan Doğu Türkistan Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı Alihan Töre’nin oğlu Dr. Kutlukhan Töre bir konuşma yaparak, doğup büyüdüğü Anayurdu Gulca şehrinde meydana gelen 5 Şubat kanlı olayları üzerinde durdu. Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneğinden Ablikimhan mahsum da yaptığı konuşmasında 5 Şubat Gulca Olayında şehit olanlar ve hapse atılanlar üzerinde mülahazalarda bulundu.

            Toplantıda konuşan Doğu Türkistan Vakfının Genel Sekreteri Hamit Göktürk 1997 yılında Gulca Olaylarının meydana geldiği sırada Türkiye Cumhuriyeti ve halkını Çin’e karşı çıktığından ve hatta bu esnada 1997 yılında Türkiye parlamentosunda ilk defa Doğu Türkistan meselesinin dile getirildiğinden söz etti.

             Aynı günün akşamı yine, Doğu Türkistam Maarif ve Dayanışma Derneğinin organizasyonu ile dernek merkezinde Gulca olayında şehit olan ve hapse atılanları anma programı düzenlendi. 

            Programa Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneğinin mesulleri ve İstanbul’da yaşamakta olan Uygurlardan olmak üzere çok sayıda kişi katıldı.

            Program Kuranı kerim okunması ve şehitlerin ruhlarına dua edilmesiyle başlandı. Programa dernek genel sekreteri Alimcan başkanlık etti. Dernek başkanı Hidayetullah Oğuzhan bir açış konuşması yaparak, Gulca olayı ve bu olaydan çıkartılan dersler üzerinde durdu.

            Programa, yapılan davet üzerine katılan Alihan Töre’nin oğlu Kutluk Han Töre Gulca olayı ve ortaya çıkış sebepleri hakkında konuştuktan sonra babası Alihan Töre’nin birkaç önemli nasihatlarından söz etti. Daha sonra Doğu Türkistan Vakfının mesullerinden Ataullah Kari, Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneğinden Ablikimhan Mehsum başta olmak üzere bazı mesuller de birer knuşma yaparak 5 Şubat Gulca Olayının önemi üzerinde durdular. Program 2 saat boyunca devam etmiş olup, programın sonunda yemek verildi.

RFA-Foto Arslan-Resim, 06.02.2010 tarihinde Doğu Türkistan Vakfı ve Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneğinin organizasyonu ile icra edilen, 1997 yılında Gulca’da meydana gelen kanlı olayda şehit olanları anma merasiminden bir görünüm 

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine Uyarlayan:

Mehmet Emin BATUR

Toronto’da Büyük Mütefekkir ve Şair Ali Şir Nevai Doğumunun 569. Yılında Anıldı

           

08.02.2010

RFA-File

 

 6 Şubat 2010 günü Kanada’nın Toronto şehrinde büyük mütefekkir ve Şair Mirza Ali Şir Nevai doğumunun 569. yılında anıldı. Anma programını Kanada’da faaliyet göstermekte olan Türkistan Yurttaşlar Cemiyeti organize etmiştir.

Resim, 2006 yılının Nisan ayında Özbekistan Cumhuriyetinin Türkiye Büyükelçiliği ve Ankara Üniversitesinin ortaklaşarak yapmış oldukları ünlü şair ve devlet adamı Ali Şir Nevai’nin doğumunun 565. yılını anma ve ilmi muhakeme toplantısından bir görünümdür

 

             Bu teşkilatı, bundan birkaç yıl önce Özbekistan’da meydana gelen Andican’daki kanlı olaylarda Özbekistan hükümet kurumları tarafından hayatları tehlike altına girdiği için Kanada’ya gelerek yerleşen Özbek aydınları tarafından kurulmuştu.

            Anma toplantısına Toronto’da yaşamakta olan Türk boylarından Özbekler, Türkmenler, Azeriler, Kazaklar ve Uygurlar olmak üzere 200’den fazla kişi iştirak etmiştir. Anma toplantısında mütefekkirin 15. Asır Türk Edebiyatına sağladığı evrensel katkılar methedildi ve onun şiirleri okundu.

            Büyük mütefekkir ve şair Ali Şir Nevai doğumunun 569. yılını anma programına, Toronto Belediye Başkan Yardımcısı Con Parker de katılarak bir konuşma yaptı. O, konuşmasında İngilizler için Şekspir ve Geoffrey Chaucer nekadar önemli ise, Türk milleti için de Ali Şir Nevai’nin o kadar önemli olduğuna vurgu yaptı.

            Anma toplantısında Türkistan Yurrtaşlar Cemiyetinin Toronto’daki başkanı Pehridin Tacimurat bir konuşma yaparak, tarihte Türkistan olarak adlandırılan bu geniş coğrafyadaki toprakların Ali Şir Nevai gibi olağanüstü mütefekkirler yetiştirdiğinin altını çizdi.

            Ali Şir Nevai’yi Uygur Türkleri de kendilerinin büyük metefekirleri olarak ululaya gelmektedirler. Ali Şir Nevai’nin eserleri

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine Uyarlayan:

Mehmet Emin BATUR

Almanya’da 5 Şubat Münasebetiyle Gösteri Yapıldı

05.02.2010

RFA- Aygül

 

5 Şubat günü, Gulca olayının13. yılı olması sebebiyle Dünya Uygur Kurultayının ve birçok devletlerdeki Doğu Türkistan teşkilatlarının organizasyonları ile Uygurlar, onları destekleyen halklar ve insan hakları örgütleri bulundukları devletlerdeki Çin elçilikleri ve konsoloslukları önünde protesto gösterileri, anma toplantıları ve de Kuranı kerim hatmetme faaliyetleri yaparak Çin hükümetinin Doğu Türkistan halkının özgülük haklarını çiğnemekte ve gasp etmekte olmasını protesto ettiler. RFA-Perhat Muhammedi

 

RFA-Foto/Ekrem

08.08.2008 günü Almanya’nın Münih şehrinde Pekin Olimpiyatlarına karşı yapılan protesto gösterilerinden bir görünüm

 

İsveç’te 5 Şubat Gulca Olayını Anma Gösterisi

            05.02.2010

            5 Şubat 2010 günü Gulca olayının 13. yılı olması sebebiyle Dünya Uygur Kurultayının ve birçok devletlerdeki Doğu Türkistan teşkilatlarının organizasyonları ile Uygurlar ve onları destekleyen insan hakları örgütleri, o ülkelerde yaşayan halklar, o devlette bulunan Çin elçilikleri önünde protesto gösterileri yaptılar. Anma programları düzenlediler ve Kuranı Kerim hatimleri yaparak Çin’in Doğu Türkistanlıların özgürlüklerini gasp etme fiillerine karşı tepkilerini ortaya koydular. RFA-Yalkun

RFA-Foto/Yalkun

Resim, 5 Şubat Cuma günü İsveç’teki Uygurların “5 Şubat Gulca Olayı”nın 13. yılını anmak için Çin’e karşı icra ettikleri gösteriden bir görünüm.

Norveç’te 5 Şubat Gulca Olayını Anma Gösterisi Düzenlendi

            05.02.2010

            Dünya Uygur Kurultayının eş zamanlı çağrısı ve Norveç Uygur Komitesinin organizasyonu ile 5 Şubat 2010 Cuma günü Norveç’teki Uygurlar “5 Şubat Gulca Olayı”nın 13. yılını anmak maksadıyla Başkent Oslo’daki Çin Büyükelçiliği önünde Çin’e karşı görkemli bir gösteri gerçekleştirdiler.

RFA-Foto/Aygül Yusuf

Resim, 5 Şubat 2010 Cuma günü Norveç’teki Uygurların “5 Şubat Gulca Olayı”nın 13. yılını Anmak için başkent Oslo’daki Çin Büyükelçiliği önünde yaptıkları Çin’e karşı protesto gösterisinden bir görünüm.

 

 

 

 

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine Uyarlayan:

Mehmet Emin BATUR

“İsviçre’nin Kararını Başka Devletlerin de Örnek Almaları Gerekir”

04.02.2010

RFA-Şöhret Hoşur

 

            03.02.2010 İsviçre hükümeti Guantanamo’daki iki Uygur kardeş mahpusları kabul edeceklerini açıkladıktan sonra, bugün Çin hükümeti ve Dünya Uygur Kurultayı gibi meseleyle alakalı taraflar beyanatlar ilan ederek duruşlarını ortaya koydular

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine Uyarlayan:

Mehmet Emin BATUR

5 ŞUBAT GULCA KATLİAMI BASIN BİLDİRİSİ
DOĞU TÜRKİSTAN GENÇLİK VE KÜLTÜR DERNEĞİ

08.02.2010                                     

Değerli basın temsilcileri ve asil duruşlarıyla bize destek veren Türk toplumunun mensupları,
5 ŞUBAT. ŞUBAT AYININ BUZ KESEN SOĞUĞUNDA BİR KIZIL ALEV YAKMIŞTIR SİNELERİ.TARİHE EN ACI BİR ŞEKİLDE YAZILAN BİR GÜN 5 ŞUBAT.
Birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve tarihte izler bırakan Doğu Türkistan, 18. yüzyılın sonundan itibaren işgalci Çin devletinin zulmüne maruz kalmaktadır. Yüzölçümü 1,818,418 km2 olan Doğu Türkistan, jeopolitik konumu, petrol, altın, uranyum, kömür gibi zengin yeraltı kaynakları ile ilgi odağı olarak Çin’in şiddetli asimilasyon politikalarının kurbanı olmuştur. Doğu Türkistanlılar, kısa süreli bağımsızlık dönemleri yaşamışlarsa da yüz yıldır, Çin’in etnik ve dini asimilasyon politikaları ile karşı karşıyadır.

Doğu Türkistan'da kar felaketi: 21 ölü

08.02.2010

kaynak:www.dunyabülteni.net

Doğu Türkistan'da artan kar yağışı 21 kişinin ölümüne sebep oldu.
Doğu Türkistan'ı  etkisi altına alan son 60 yılın en ciddi kar afeti, bugüne kadar 21 kişinin ölümüne yol açtı.  
Yerel yetkililer, 1 milyon 540 bin kişinin yaşamını olumsuz etkileyen kar afetinden dolayı 38 bin evin yıkıldığını ve 100 bin baş hayvanın telef olduğunu açıkladı.Felaket bölgesinde 170 bin kişi evlerinden tahliye edildi.Çin'in atadığı Özerk Bölge Sivil İşler Müdürü Ömercan Mirza Ahmet, Çin basınına yaptığı açıklamada, doğrudan ekonomik kaybın 650 milyon yüeni (yaklaşık 145 milyon TL) bulduğunu belirtti.

DOĞU TÜRKİSTAN SÜRGÜN HÜKÜMETİ

Basın Bildirisi / Press Release

06.02.2010                                       

5-8 Şubat 2010

 

4-6 Şubat 1997’de Gulca’da Halkın Üzerine Ateş Açan

PEKİN HÜKÜMETİ’NE ULTİMATON VERİLMELİ

 

4 Şubat 1997 tarihinde Doğu Türkistan’ın Kazakistan sınırındaki Gulca vilayetinde, Müslümanlar için kutsal bir gün olan Kadir Gecesi’nde dini ibadet ve Kuran okumak için bir evde toplanan Doğu Türkistanlı kadınların Çinli polislerce yapılan baskın sonucunda evden dışarı çıkarılması ile karşı koyan kadınlara ateş açması sonucu başlayan olay Doğu Türkistan geneline yayılarak adeta bağımsızllık ve özgürlük hareketine  dönüşmüş ancak silahsız yüzlerce masum insan askeri birliklerce ateş açılarak öldürülmüşlerdir.

 4 Şubat olayından sonra tutuklamalar başlamış ve evlerden toplanan gençlerin çoğu gayri sıhhi şartlarda uzun sureli gözaltına alınmış, bir kısmı hapsedilmiş, bir kısmı ise güya güvenlik güçlerinden kaçmaya çalışırken ateş açılarak öldürülmüşlerdir.

Bırakın “inanç ve ibadet özgürlüğü”nü bir tarafa, insanların en doğal hakkı olan yaşama hakkını elinden alan Çin Hükümeti’nin;  Dünya Af Örgütü ve Uluslararası İnsan Hakları örgütü tarafından sabıkalı ilan edilirken gün yüzüne çıkan olaylara, en son 2009 yılı 5 Temmuz’unda yüzlerce masum gencin ölümüyle sonuçlanan Urumçi’de yaşanan acı hadiselere rağmen kendisini haklı  ve  terör mağduru gibi göstermeye çalışması oldukça düşündürücü ve komiktir.  

Dünya üzerinde bir  Çin istilasından çekinen bazı devletler, Pekin’den ekonomik destek ve kredi alan bazı ülkeler maalesef bu 1.5 milyarlık dev kütle karşısında seyirci kaldıkları, insan hakları ihlalleri karşısında duyarsız oldukları görülmektedir.

1949 yılından bu yana Çin işgali altında insanca yaşama mücadelesi veren ve sadece milli ve dini kimliklerini korumak üzere kendini savunmaya çalışan Doğu Türkistanlıların yanında yer alarak  Pekin Hükümeti’ne bölgede yapılan zulüm ve haksızlıkları durdurması ve insani temel haklarının iadesi için Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti olarak Avrupa Birliği Parlametosu’nu, İslam Ülkeleri Konferansı Örgütü’nü ve diğer uluslararası kurumları, Pekin Hükümeti’ne ultimatom vermeye davet ediyoruz.  

Ayrıca; Pekin Hükümeti’nin bölgede daha sağlıklı bir ortam oluşturması noktasında Ankara Hükümeti’nin de gözlemci sıfatıyla devreye girmesini temenni ettiğimizi kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.

 

Doğu Türkistan Cumhuriyeti

Sürgün Hükümeti

İsmail Cengiz

E-Mail: info@doguturkistan.org Faks:0212.558 27 09

İsviçre iki Uygur'u ülkesine kabul edecek

05.02.2010

Kaynak: Ajanslar

İsviçre, Guantanamo üssünden bırakılacak Uygurlardan ikisini kabul edeceğini açıkladı.

 İsviçre, ABD'nin terör şüphelilerini tuttuğu Guantanamo üssünden bırakılacak Uygurlardan ikisini ülkesine kabul edeceğini duyurdu.

Adalet Bakanı Eveline Widmer-Schlumpf, Çin vatandaşı olan bu kişilerin dosyalarını incelediklerini ve ülke güvenliğine yönelik tehdit oluşturmayacakları sonucuna vardıklarını açıkladı.

Uygurlar, Jura kantonuna yerleştirilecek. Bu kantona daha önce de, yine Guantanamo'dan bırakılan bir Özbekistanlı yerleştirilmişti. Adalet Bakanı Widmer-Schlumpf, Guantanamo'dan artık başka kişi kabul etmeyeceklerini, bu dosyayı böylece kapattıklarını kaydetti.

 

 

 

 

 

Mehmet Emin Batur

Makaleler

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

G Ü N L Ü K    G A Z E T E

2010

08.03.2010

Gulca Katliamının 13. Yılında Hür Dünya Devletlerine Çağrı

2009

 

10.12.2009

“Dünya İnsan Hakları Günü”mü Dediniz?

12.11.2009

Doğu Türkistan Türkleri İçin 12 Kasım Günlerinin Önemi

16.10.2009

Türk Evladı, Ecdadını Mutlaka Tanımalıdır Ama…

13.10.2009

“21.Asır Türk Asrı olacak” Derken...

09.10.2009

Siyasi Rakkaslar ve “Truva Atı” Açılım Söylemleri

06.10.2009

Gerçek Şair, Yazar ve Aydınlar Neredeler?

10.07.2009

 “Uygurlular” ve “Sincan Uygur Özerk Bölgesi” Deyimleri Üzerine
 

İstiklâl İsteyenler Açık ve Net Konuşabilmelidirler

02.06.2009 Türkiye-Çin Arasında Yapılan “Sınırı Aşan Suçlarla Mücadele Anlaşması”nın Düşündürdüklei
29 .06.2009 Osman Batur’un Şehit Edilişinin 58. Yılı

06.04.2009

Barın Gazilerinden Açık Mektup

02.04.2009

Çinli Diplomatlar ve Osman Batur’un Torunları

21.03.2009

Nevruz Bayramı ve Ergenekon Destanı

11.03.2009

Kaşgarlı Mahmut’u Hatırlayanlar O’nun Ülkesini Neden Hatırlamazlar?

11.02.2009

Türk Milleti “Felç” Edilmek İsteniyor

05.02.2009

Gulca Mili Ayaklanmasının 12. Yılının Düşündürdükleri

26.01..2009

Türk Dünyası Türkiye ve Tam Bağımsızlık

19.01..2009

Kasvet, Dehşet Ülke ve İnsan

06.01..2009

Doğu Türkistan’da Milli Mücadele

 

ARALIK- 2008

 

31.12.2008

Filistin’deki Katliamın Düşündürdükleri

30.12.2008 Türk Cumhuriyetlerinde Emperyalizmin Ayak Sesleri
22.12.2008 Neler Oluyor?
16.12.2008

Kaşgar-Hidgah Camisinde Bir Bayram Namazı

05.12.2008

“Semen Yolu Kahramanları” Hakkında İdam Kararı Verildi

02.12.2008

Tarihimiz Filmlerle de Kayıt Altına Alınmalıdır

 

KASIM- 2008

 

26.11.2008

Siyasi Blöf Yapmak Tükenmişliktir

19.11.2008

Çin Ekonomisi Sonun Başlangıcında

12.11.2008

Doğu Türkistan’da Kurulan Devletlerin Yıldönümleri

08.11.2008

Terörle Mücadeleye Meclis İçerisinden Başlanılmalıdır

05.11.2008

“Kızıl” ve “Kara” Çinlilerin Ezeli Türk Düşmanlıkları    

01.11.2008

Tibet Davası ve Dalay Lama’nın Zafiyeti

 

EKİM- 2008

 

27.10.2008

Başarısızlıklar “Başarı” Olarak Empoze Ediliyor

22.10.2008

 TÜRK ANASININ METANETİ   

18.10.2008

Türk Silahlı Kuvvetleri Yıpratılmaya Çalışılıyor

15.10.2008

“Cengiz Aytmatov Gecesi” Hakkında Düşünceler

11.10.2008

“Küresel Kriz” ve Terör Eylemlerinin Zamanlaması

07.10.2008

Türk Milleti Söz Yerine Ciddi İcraatlar Beklemektedir

04.10.2008

Orhun Kitabeleri Ders Olarak Okutulmalıdır

 

EYLÜL 2008

 

25.09.2008

Çin Harfleri ve İşaretleri Arasında Boğulmak

16.09.2008

Milli Refleksler Felç Olursa

11.09.2008

“Kral Çıplak” Demek Suç İse Demokrasi Nerede?

09.09.2008

Ermenistan Ve Türkiye Üzerine Düşünceler

03.09.2008

Doğu Türkistan’da Olimpiyat Sonrası Çin vahşeti

03.09.2008

Zihniyet Değişmeyince “Gömlek Değiştirmek” Yetmiyor

 

Aylık Gazete

Uygurca Makaliler

 

6. Ay 2009

İstiqlal Giziti 59.San

Sherqiy Türkistan Xelqi “Yamğur”din  Qeçip “Shiwirğan”ğa Tutulmusun!

5. Ay 2009

İstiqlal Giziti 58.San

Xupiyane düshmen we milliy taziliqning ehmiyeti

4. Ay 2009

İstiqlal Giziti 57.San

“Tash”, “tiken “patqaqchiliq” we “eng salahiyetlik”ler

3. Ay 2009

İstiqlal Giziti 56.San

DÜSHMENNİNG RENGDARLİGHİ  XELQİMİZNİ ALDAPKETMİSUN!

10. Ay 2008

İstiqlal Giziti 51.San

Xitay Tajavuzchiliri Teximu Ğalcirlashti

9. Ay 2008

İstiqlal Giziti 50.San

Düshmenghe Rica Qilish Arqiliq İstiqlalni Qolgha Keltürgili Bolamdu?

8. Ay 2008

İstiqlal Giziti 49.San

İstiqlal Giziti 5 Yashga Kirdi

7. Ay 2008

İstiqlal Giziti 48.San

Mengü asaretni xalaydighan bezi “bilermen” we “moysipitlirimiz”

6. Ay 2008

İstiqlal Giziti 47.San

“Aq” niqaplik, qara mexsetlik kishiler

5. Ay 2008

İstiqlal Giziti 46.San

Eng mühim milliy xizmetlerdin biri

4. Ay 2008

İstiqlal Giziti 45.San

“Uyghurlarning Pantürkizm bilen nime alakisi bar” dighenlerghe!

3. Ay 2008

İstiqlal Giziti 44.San

Milliy Dawayimiz Xelqarada İshenchsizlikghe Duch Kelmisun

2. Ay 2008

İstiqlal Giziti 43.San

Liderlirimizning WesiyetlirigheXiyanet Qilghuchilar

1. Ay 2008

İstiqlal Giziti 42.San

 Esheddiy Düshminimiz Bilimsizlik

12. Ay 2007

İstiqlal Giziti 41.San

Wetinimiz “Uyghur eli”,“Uyghuristan” mu Yaki Sherqiy Türkistan mu?

11. Ay 2007

İstiqlal Giziti 40.San

 TASHQİRİ DUNYADİKİ XİTAY ĞALCHİLİRİ

10. Ay 2007

İstiqlal Giziti 39.San

Töhmetlerghe Reddiye Birishning Ehemiyeti

9. Ay 2007

İstiqlal Giziti 38.San

Ayilini muhapizet qilish Bekmu muhim!

8. Ay 2007

İstiqlal Giziti 37. San

Ata-Anilargha Muhim Agalandurush

7. Ay 2007

İstiqlal Giziti 36. San

NOBEL MUKAPATİ MU? YAKİ İSTİQLAL MU?

6. Ay 2007

İstiqlal Giziti 35. San

MİLLİY DAWAYİMİZNİ ALDİ BİLENTÜRK

QİRİNDASHLİRİMİZGHA UXTURAYLİ 

5. Ay 2007

İstiqlal Giziti 34. San

ASASİY MEXSETNİ UNUTMASLİQİMİZ KİREK

4. Ay 2007

İstiqlal Giziti 33. San

Xitay Hökümitining Kelgüsidiki 15 Yilliq Pilani

3. Ay 2007

İstiqlal Giziti 32. San

NESLİMİZ YOQAPKETMİSUN

2. Ay 2007

İstiqlal Giziti 31. San

SHEHİDLİRİMİZ BİZDİN RAZİ BOLAMDU?

1. Ay 2007

İstiqlal Giziti 30. San

TÜRK QİRİNDASHLİRİMİZNİNG YARDİMİ ZOR

EHMİYETKE İGE

 

H a f t a l ı k   G a z e t e

2008

 

29.10..2008

ÇİN MEFTUNU DEVLETLERE DUYURULUR

15.10..2008

Musul ve Kerkük Türkiye İçin Bir    “İleri Karakol” Olmalıdır

08.10.2008

 “SARI OKYANUS” TAŞIYOR

01.10.2008

Doğu Türkistan’da Devlet Terörü Atında Ramazan

02.09..2008

Bağımsızlık İsteyen Tibetliler Çinli İşgalcilerce Katlediliyor   

02.03..2008

Gulca Katliamının 11. Yılı

27.01.2008

Kayseri Kamuoyundan Talebimizdir! 

20.01.2008

DOĞU TÜRKİSTAN TÜRKLERİNE ÇİN DİLİ DAYATILIYOR 

14.01.2008

 ÇİN’İN KORKULU RÜYASI HİNDİSTAN GERÇEĞİ

07.01.2008

MÜNAFIKLIK

01.01.2008

Doğu Türkistan'daki Siyasi Tutuklular Ve Milli Mücadele

Doğu Türkistan ve Türk Dünyası ile ilgili linkler

  ZİYARETÇİ DEFTERİ      MUNAZİRE MUNBİRİ      GUESTBOOK

 SİTE İÇİ ARAMA

 

Google

hurgokbayrak.com

                       Web

 

 

 ZİYARETÇİ DEFTERİ

 

MUNAZİRE MUNBİRİ

 

 

...Çünkü Türklük, tarihin hemen hiçbir döneminde günümüzde olduğu kadar büyük ve dehşetli bir tehlike içine düşmemiştir. Zira Türk milleti için en tehlikeli düşman; sinsi, “saman altından su yürüten”, sureti haktan görünerek insanların duygularını sömüren ve tedrici olarak Türk milletinin kanını emerek kan yerine damarlarına “milliyetsizlik zehir'i” enjekte eden düşmandır…M.E.B

 

 

Doğu Türkistan Tarihinde

ŞUBAT

 

 

  

 

 

 

 

 

 

 "5 Temmuz Urumçi Olayı ve Doğu Türkistan"

Dr. Erkin EMET

TAMAMI

 

GÜNLÜK GAZETE

Gulca Katliamının 13. Yılında Hür Dünya Devletlerine Çağrı

05.02.2010

“Dünya İnsan Hakları Günü”mü Dediniz?

10 Aralık 2009

Doğu Türkistan Türkleri İçin 12 Kasım Günlerinin Önemi

12.11.2009

Türk Evladı, Ecdadını Mutlaka Tanımalıdır Ama…

16.10.2009

“21.Asır Türk Asrı olacak” Derken...

13.10.2009

Siyasi Rakkaslar ve “Truva Atı” Açılım Söylemleri

09.10.2009

Gerçek Şair, Yazar ve Aydınlar Neredeler?

06.10.2009

 “Uygurlular” ve “Sincan Uygur Özerk Bölgesi” Deyimleri Üzerine
10.07.2009

İstiklâl İsteyenler Açık ve Net Konuşabilmelidirler

02.06.2009

Türkiye-Çin Arasında Yapılan “Sınırı Aşan Suçlarla Mücadele Anlaşması”nın Düşündürdükleri

02.06.2009

Osman Batur’un Şehit Edilişinin 58. Yılı

29 Nisan 2009

Barın Gazilerinden

Açık Mektup

06.04.2009

Çinli Diplomatlar ve Osman Batur’un Torunları

02.04.2009

Nevruz Bayramı ve Ergenekon Destanı

21.03.2009

Kaşgarlı Mahmut’u Hatırlayanlar

O’nun Ülkesini Neden Hatırlamazlar?

11.03.2009

Türk Milleti “Felç” Edilmek İsteniyor

11.02.2009

Gulca Mili Ayaklanmasının 12. Yılının Düşündürdükleri

05.02.2009

Türk Dünyası Türkiye ve Tam Bağımsızlık

26.01.2009

Kasvet, Dehşet Ülke ve İnsan

19.01.2009

Doğu Türkistan’da Milli Mücadele

06.01.2009

 

 

 

HAFTALIK GAZETE

0535 885 12 36

 

ÇİN MEFTUNU DEVLETLERE DUYURULUR

 

Musul ve Kerkük

Türkiye İçin Bir   

 “İleri Karakol” Olmalıdır

 

 “SARI OKYANUS” TAŞIYOR

Türk Dış Politikası (politikasızlığı) ve 

Türk Dünyasının Şaşkınlığı

 

 

Doğu Türkistan’da Devlet Terörü Atında Ramazan

 

 

ÇİN İLE MÜNASEBETLER VE  ÇİN’İN İÇ YÜZÜ

 

Olimpiyatlar ve  Çin’in Sahtekârlıkları

 

Martılar, Kargalar ve İnsanlar

 

Asimilasyonu Önleyen Yüksek Ruh

AYLIK GAZETE

 

İstiklâl İsteyenler Açık ve Net Konuşabilmelidirler

MAKALENİN TAMAMI

 

 

Düşmanların Dostlukları(!) Uğruna Kardeşin

Yüreğine Hançer Saplamak

MAKALENİN TAMAMI

İnanç Bezirgânları, Beyin, Ruh ve Yürek

Nisan 2009

 57. Sayı

MAKALENİN TAMAMI

GENELGELERİN GÖLGESİNDE DOĞU TÜRKİSTAN DAVASI

Mart 2009

 56. Sayı

MAKALENİN TAMAMI

 

İSTİKLAL GAZETESİ

5 YAŞINDA

Ağustos 2008

 49. Sayı

MAKALENİN TAMAMI

 

Türk Nesline Sahip Çıkmak

Temmuz 2008

 48. Sayı

MAKALENİN TAMAMI

 

İstiklâl Mücadelesinde Mefkûre Birliğinin Önemi

Haziran 2008 - 47. Sayı

MAKALENİN TAMAMI

ŞAİBELİ BİR 

OLİMPİYATA DOĞRU

Mayıs 2008

46. Sayı - 4. Yıl

MAKALENİN TAMAMI

 

Doğu Türkistan Davası
Saflarında Yeni “Taşeronlar” Türedi

Nisan 2008

45. Sayı - 4. Yıl

MAKALENİN TAMAMI

 

Türkmenlerin Yegâne
İstinatgâhı Türkiye ve Türk Ordusudur

Mart 2008

44. Sayı - 4. Yıl

MAKALENİN TAMAMI

 

Türk Dünyası ve Doğu Türkistan'ın Sesi

İstiklâl Gazetesi

66..Sayı Yayında

İstiqlal Gizitining 2009- yili 66.sanining internettin neshir Qilinishqa bashlanghanliqini muxterem oqurmenlirimizning diqqitige sunimiz

TÜRKİYE DEN

MANZARALAR

Demirel-Çin

Büyükelçisi elele

Cemil Çiçek

Çin Büyükelçisi elele