Türkiye Türkçesi

Uygur Türkçesi Sözlük Programı ALPTEGİN BOLGHAN

 

İndirmek İçin

 

 

 ZİYARETÇİ DEFTERİ

 

MUNAZİRE MUNBİRİ

 

 

 

 

İstiklâl Gazetesi'nin

74. Sayısı (Eylül

2010)

Yayımlandı 

İnternetten

Okuyabilirsiniz   

 

İstiklâl Gazetesi

Avrupa Temsilciliği

 

Google

Site içi arama

  

        Web
         hurgokbayrak.com

 

İstiklâl Gazetesi

Avrupa Temsilcisi

Şen Ozan

 

mehmeteminbugra.biz

YAYINDA

Tanrı Dağı armağanı

bu çiçekler

Koklar iken sevinecek gönüller

Doğu Türkistan hürriyet mücadelesi içinde geçen bir ömrün izleri

MEHMET EMİN BUĞRA

KÜLLİYATI

Bir Arşiv Derlemesi

Yayıma Hazırlayan

(Editör)

M. Yunus Buğra

istiklâl Gazetesi

tarafından yayımlanmaktadır

 

mehmeteminbugra.biz

 

 

10 Yıl hapis cezasına
mal olan hikaye
“Yabanî Güvercin” Mehmet Emin Batur tarafından
Türkiye Türkçesine uyarlanıp kitapçık halinde yayımlandı.
 
 

 

 

 

 

 

MUNAZİRE MUNBİRİ

 

YİGİ HEWERLER

 

GENEL BİLGİLER

D.Türkistan Kısa Künye

Bizim Künye

Kitaplar

Milli Marş

Milli Andımız

Şu Anki Durumu 

Bayrak

Faaliyetler

 

ENGLİSH

 

UYGURÇE

Biz Kim ?

Makali Bashlikliri

Makali Arhipi

Hewerler

Milli Marsh

1944 Milli Armiye

Ezimet

Shiir

Paaliyetler-Faaliyetler

Kitapler

    M.Emin BATUR 

     MAKALELERİ

2008

2007

2006

2005

2004

2003

2002

2001

2000

HABER ARŞİVİ

Haber Arşivi

2007

2006

2005

2004  

2003  

2002  

2001  

2000

NÜFUS YAPISI

D.Türkistan'ın Nüfusu

Din-Mezhep İtibarıyla

Çinli Nüfus Artışı

N.Yapısal Özellikleri

SİYASİ TARİH

Uygurlar

1760 Yılından Önce

1.Mançur Çin İstilâsı

2.Mançur Çin İstilâsı

Valiler Dönemi

Rus İstilâsı

Milliyetçi Çin İstilâsı

Komünist Çin İstilâsı

1760 SONRASI 

      DEVLETLER

1863 YakuphanDevleti

1933 D.T İslâm Cumh.

1944 D.Türkistan Cum.

1947 D. T Mahallî Hük.

COĞRAFYA

Mevkii Sınırlar

Yüzölçümü

Yüzey Şekilleri

           Tarım Havzası

           İli Havzası

           Akarsular Göller

İklim

D.Türkista'ın Yolları

          D.T Yol Haritası

ŞEHİRLER

Urümçi

Kaşgar

  Kaşgar Hitgah Cami

  A.K. İlkul Kalemind

  S.M. Kaşgarlı Kalem

Hoten

Yarkent

Turfan
           
Turfan Uygurları  

Gulca

Börütala

Kuça

Aksu

Karamay

KÜLTÜR

Dil

Basın-Yayın

Sanat

         Yazarlar

Musikî

         Çalgılar

Mimari
    
         Bıçaklar  

Yemek

Giyim-Kuşam

         İpek Etles

         Doppa

Destanlar

         Göç Destanı

         Türeyiş Destanı

Nevruz

Bayramlar

         Kurban Bayramı

         Ramazan Bayramı

Tiyatro

Edebiyat

Edebiyatçılar

            Kaşgarlı Mahmut

          K.M Türklük Bilinci

          Divanı Lügati Türk

            Yusuf Has Hacib

            Abdurehim Ötkür

            Lütfullah Mutellip

            A.B.A.Kaşgarî

            İmin Tursun

            Teyipcan Eliyov

            Abdulaziz Mahsum

            M. Ali Tevfik

            İ.Vasıl Türkistanî

            Bilal Azizi            

            A.Halûk Uygur 

            Kutluk Şevki

            Tancarık Caldıoğlu

EKONOMİ

Petrol

Doğal Gaz

Sanayi

Tarım

Hayvancılık

Orman

DİN

Din Tarihi

Dini Baskılar

Maocuların Din Düşm.

EĞİTİM

Eğitim

MİLLİ

MÜCADELELER

Gulca Ayaklanması

Barın Ayaklanması

Atçüy Ayaklanması

Hoten Ayaklanması

DEVLET ADAMLARI

Sultan Saltuk Buğrahan

S.Buğra Han Destanı

Yakuphan Be-Devlet

Dilşat Sultan

Canım Han Haci

Alihan Töre Saguni

Hoca Niyaz Haci

Sabit Damollam

Osman Batur

Timur Şencan

General Abdul Niyaz

Muhammet Niyaz Alem

General Mahmut

           Muhitti

Oraz Bek

Şerifhan Töre

Gani Batur

Ahmet Can Kasimi

      A.Ş.Turan'ın

       Kaleminden

           İ. Kurban'ın

                 Kaleminden

Mehmet Emin Buğra

Dr Mesut Sabri Baykozi

    Türklük Bilinci

    Dr.M.S.B. Eserleri

İsa Yusuf Alptekin
         
 
Mücadele Hayatı

Fetheddin Mahsum

Hacı Yakup Anat

Alibek Hakim

İŞKENCE VE ZULÜM

Çin Zulmünün Tarihi

D.Türkistan'da İşkence

Çin Zulmü-Fotoğraflar

Kadınların Durumu

            Rabiye Kadir

            Kürtaj ile İnfaz

            Aile Planlaması

            Aile Katliamı

Nükleer Katliam

Organ Ticareti

 

f
LinkPanosu.Com

 ZİYARETÇİ DEFTERİ

 

MUNAZİRE MUNBİRİ

 

 

DİKKAT :

UCUZ DİYE ;

ÇİN MALI, ALMAYIN !  ALDIRTMAYIN !

ÇÜNKÜ; VERİLECEK HER PARA, TÜRKİSTAN’A  ZULÜMDÜR…

 

TÜRK DÜNYASI

    Irak Türkmenleri

           Stratejik hatalar

           Tezkereden Sonra

           Lozan Sonrası I. Türkm

    Kıbrıs
   
Azeri Türkleri

  Büyük Türkçü'yü Kaybettik

           Büyük Azerbaycan
   
Altay Cumhuriyeti
   
Başkurtistan Cumhuriyeti

             Son Siyasi Gelişmeler
   
Çuvaşistan Cumhuriyeti
   
Dağıstan Cumhuriyeti

     Hakas Cumhuriyeti
   
Kırım Cumhuriyeti

          M. Abdülcemil Kırımoğlu
   
Saha Cumhuriyeti
   
Tataristan Cumhuriyeti
   
Tuva Cumhuriyeti

    Karakalpak Cumhuriyeti

    Nahcivan Cumhuriyeti

    Kazan Türkleri

    KAFKASYA TÜRKLERİ

    BALKAN TÜRKLERİ

    İDİL-URAL TÜRKLER

    KOSAVA TÜRKLERİ

 

    TÜRK DÜNYASI GENEL

            Genel Haberler

       Kültürel Asimilasyon

            

İNSAN MANZARALARI

Giriş sayfası yapmak ister misiniz?

 

İstiklâl Gazetesi'nin 74. Sayısı (Eylül 2010) Yayımlandı. İnternetten Okuyabilirsiniz....

  Her türlü basın-yayın organlarında Doğu Türkistan yerine kullanılan: "Uygurlular", Sinkiang", "Sincan","Şincan", "Sinkiang Uygur Özerk Bölgesi", "Sinciang Uygur Otonom Bölgesi"  terimlerini kesinlikle kabul etmediğimiz önemle ilan ediyoruz. Hürgökbayrak

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İstiklâl Gazetesi'nin

74. Sayısı (Eylül

2010)

Yayımlandı 

İnternetten

Okuyabilirsiniz   

 

 

Made in Turkey

03.09.2010

 12 Dev, daha önce liderliğini garantilediği C Grubu'ndaki son maçında Çin'e 47 sayı fark atıp başarısını cilaladı
A Milli Basketbol Takımı, 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası C Grubundaki son maçında Çin'i 87-40 yenerek, gruptaki 5 maçını da kazandı ve grup birincisi olarak 2. tura yükseldi. Maçta en skorer isim 20 sayıyla Oğuz oldu. Semih 18, Ömer Aşık 17 sayıyla skora katkı yaptı.

'Rüya Takımı' Tunus'a fark attı
2010 Dünya Basketbol Şampiyonası (B) Grubu'nda yapılan maçta Tunus'u 92-57 yenen ABD, grup maçlarını yenilgisiz lider olarak tamamladı. Maçın ilk periyodunda Tunus başabaş mücadele verince ABD devreyi sadece 6 sayı farkla 39-33 önde kapattı. Üçüncü periyotta ABD, Gordon ve Westbrook'un sayılarıyla farkı açmaya başladı. Rüya takımı son periyotta bir farkı 37 sayıya kadar çıkarıp karşılaşmadan 92-57 galip ayrıldı.

Rakibimiz Fransa
GRUPLARINDA, ilk 4'ü elden eden takımlar, İstanbul'da elemasyon olarak çeyrek final için kapışacaklar. İşte eşleşmeler: 4 Eylül: Sırbistan-Hırvatistan, İspanya-Yunanistan 5 Eylül: Türkiye-Fransa, Slovenya-Avustralya, 6 Eylül: ABD-Angola, Rusya-Y.Zelanda, 7 Eylül: Litvanya-Çin, Arjantin-Brezilya.

'Rüya Takımı' Tunus'a fark attı
2010 Dünya Basketbol Şampiyonası (B) Grubu'nda yapılan maçta Tunus'u 92-57 yenen ABD, grup maçlarını yenilgisiz lider olarak tamamladı. Maçın ilk periyodunda Tunus başabaş mücadele verince ABD devreyi sadece 6 sayı farkla 39-33 önde kapattı. Üçüncü periyotta ABD, Gordon ve Westbrook'un sayılarıyla farkı açmaya başladı. Rüya takımı son periyotta bir farkı 37 sayıya kadar çıkarıp karşılaşmadan 92-57 galip ayrıldı.

Okul telaşına Çin malı uyarısı 

03.09.2010

 

Yaklaşık 15 milyon öğrencinin ders başı yapacağı 2010-2011 eğitim öğretim yılı öncesi velilerin alış veriş telaşı sürerken, firmalar ucuz “Çin malı” ürünlerine karşı aileleri uyarıyor.
Alınan bilgiye göre, hazırlıkların bir ay öncesinden başladığı mağazalar, yeni eğitim yılı için reyonlarını oluşturdu.
Reyonlarda genellikle çizgi film kahramanlarının süslediği renkli ürünler yer alırken, çocukların fazlasıyla ilgi gösterdiği bu ürünlerin özellikle dar gelirli ailelerin bütçelerini de zorladığı belirtiliyor.
Ailelere uyarı
Sadece ihtiyaçlar doğrultusunda satın alınan bir öğrencinin kırtasiye masrafları ise 150 lira ile 250 lira arasında değişiyor. Üretici firmalar ve kırtasiyeler ise bu fiyatların geçen yıla göre aynı düzeyde olduğunu belirtirken, düşük kalitede olduğunu söyledikleri “Çin malı” ürünlere karşı ise aileleri uyarıyor.
Kırtasiye sektöründe hizmet veren Mopak Ankara Bölge Müdürü Ufuk Tamaşa, eğitim sektörünün 1 milyar liraya yakın pazar payına sahip olduğunu söyledi.
Firmaların sezon hazırlıklarına her yıl ocak şubat ayından başladığını belirten Tamaşa, “Toptancılara ürünlerimizi verdik onlarda kırtasiyelere dağıttı. Şimdi müşterileri bekliyoruz” dedi. Kırtasiye malzemelerinde sezon ortalarında bir artış yaşandığını ancak rakamların yeniden düşüş gösterdiğini belirten Tamaşa, geçen yıla göre fiyatların aynı seviyede olduğunu kaydetti.

İki kere düşünün

Ürün kalitesine göre değişebilmekle bir öğrencinin masrafının 250 lirayı bulabildiğini anlatan Tamaşa, sektördeki “Çin malı furyası”nın ise sürdüğünü bildirdi.
Tamaşa, Çin malı defterlerde kullanılan kağıtlarında, silindiği zaman yırtıklarını ayrıca çocukların gözlerini de yorduğunu kaydederek, aileleri bu tür ürünleri alırken iki kere düşünmeye davet etti.

Çin Büyükelçisi İçin Kayseri Yol Geçen Hanına Döndü

24.08.2010

 Mehmet Emin BATUR

1965 yılından beri Kayseri’de mukim Doğu Türkistanlılar 1999 yılının Ekim ayına kadar onurlu, şahsiyetli ve Müslüman Türk milletinin şanına yakışır bir yol izleyerek Kayseri halkına ve dolayısıyla da Türk ve dünya kamuoyuna kendilerini ve davalarını daha kolay ifade edebilme imkânına sahip olmuşlardır. Ondan sonraki yıllarda Pekin’de hazırlanarak Türkiye’ye ve özellikle de Kayseri’ye servis edilen Çin’in meşum planları bir takım satılık “taşeron”lar eli ile sistematik bir şekilde uygulamaya konulmaya başlandı. Böylece dünyaca ünlü Çin entrikaları sebebiyle yıllardır Kayseri’de şereflice yürütüle gelen Doğu Türkistan davası ciddi biçimde kan kaybetme ve pörsüme sürecine girdi.

          Çünkü artık, 1996 yılında Kayseri’de kendilerince bazı “sondajlar” ve “nokta atışları” yapmak üzere gelen Çin büyükelçisi Wu Keming ile “Doğu Türkistan’da soydaşlarımızı katleden bir ülkenin büyükelçisi ile görüşmem” diyerek görüşme talebini reddeden zamanın Belediye Başkanı Şükrü Karatape görev başında değildi. Ve yine, “Doğu Türkistan’da Türklere soykırım uygulayan bir devletin temsilcisi ile muhatap olmam” anlayışı ve duyarlılığı ile Çin büyükelçisini uzun süre makamında beklettikten sonra gelip, o’na karşı takındığı olumsuz tavırları ile o’nu adeta merkepten düşmüşe çevirerek yolcu eden Ticaret Odası Başkanı Sayın Yılmaz Büyüknalbant gibi insanlar görev başında değildiler.

         Şimdilerde ise, “sen ben bizim oğlan” mantığı ile oluşturulan bir minyatür hanedanlık sistemi içerisinde cümbüş ve hamam sefaları yapmayı “Doğu Türkistan Davası Yapmak” zannedenlerin sınırsız dalkavukluklarından cesaret alan bazı zimamdarlar Kayseri’yi adeta Çin büyükelçisinin yolgeçen hanına çevirmiş bulunuyorlar.

          Çin Büyükelçisi Gong Xiaosheng 09.07.2010 günü basına kapalı olarak kapalı kapılar ardında ve hiçbir demokratik tepki ile karşılaşmaksızın Kayseri Valisini ziyaret etmiş, hediye takdim etmiş ve bu şehirden, kendisine Pekin’den tevdi edilen görevi yerine getirmiş olmanın mağrurluğu içerisinde ayrılmıştı. O günlerde konuyu sonradan da olsa haber yapan bazı gazeteler olduğu gibi, “basına kapalı bir görüşme” olduğunu bahane ederek tek kelime bile söz etmeden geçiştiren gazeteler de vardı.

          Bebek katili, yamyam, Türk-İslam düşmanı ve işgalci bir millet olan Çinlilerin büyük elçisi olan Gong Xiaosheng bir Kayseri tiryakisine dönüşmüş olmalı ki, her aklına estiğinde Kayseri’ye gelerek bir yetkiliyi ziyaret ediyor, hediyeleşmeler yapıyor ve hoşça vakit geçirerek şehirden ayrılıyor.

           Bu defa da 24.08.2010 günü Çin büyükelçisi, büyükelçilik diplomatları ve bir grup iş adamı ile birlikte Büyük Şehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki’yi makamında ziyaret ediyor. Anlaşıldığına göre de oldukça samimi, karşılıklı övgülerle dolu ve “kârlı” alış-veriş vaatleri ile geçen bir görüşmenin ardından Çin büyükelçisi Özhaseki’ye bir Çin vazosu, Özhaseki’de Çin büyükelçisine bir döner kümbet maketi hediye ediyor. 

          Çin büyükelçisini bu kadar sık Kayseri ziyaretleri için cesaretlendiren birinci kaynağın, Kayseri’de tıpkı ünlü Türk Filmi “Selamsız Bandosu”nda olduğu gibi geleni-geçeni selamlamayı ve asla hak etmeyenlere dalkavukluk yapmayı “dava yapmak” zannedenlerin tepkisiz duyarsız ve samimiyetten uzak tutumları olduğunu söyleyebiliriz…  

           Büyükşehir Belediye Başkan Mehmet Özhaseki bir süre önce katıldığı bir iftar yemeğinde bir konuşma yaparak: “Doğu Türkistan’da yaşananlar da çok değil sadece birkaç yıl önce oldu.(“5 Temmuz 2009 Ürümçi Katliamı”nı kast ediyor olmalı) Burada bizlere çok iş düşüyor. Bizim rahatımız yerinde diye sırtımızı dönüp yolumuza devam edemeyiz. Biz de imkânlarımız çerçevesinde bu mücadeleye destek olmak zorundayız. Yerel yönetimler olarak bize düşen neyse, bu haklı davada elimizden geleni ortaya koymaya devam edeceğiz.” Diyordu…

        Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu sayın başkan? Mezkûr iftar konuşmanızda gerçekten samimi mi idiniz?

Çin büyükelçisinin kanlı ellerini sıkmadan önce başkanı olduğunuz şehirde yaşayan yürekleri yaralı Doğu Türkistanlıları bir an olsun gözünüzün önüne getirerek daha bir hafta önce söylediğiniz sözleri hatırlayarak ince bir siyaset manevrası ile ve kıvrak zekânızla Doğu Türkistanlıların yüreklerini bir nebze olsun serinletemez miydiniz?

Netice itibarı ile biz Doğu Türkistanlılara “sizin için Çin ile olan ilişkilerime darbe indiremem” der gibi “dış kapının mandalı” olduğumuzu hatırlattığınız için çok teşekkürler… Ne diyelim “Taş yerinde ağırdır” diyen atalarımız boşuna dememişler. “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” şeklindeki söz de böyle durumlarda söylenmiş bir söz olsa gerek.

 

Büyükelçi Xiaosheng, Başkan Özhaseki'yi

makamında ziyaret etti.

24.08.2010

Kayseri Büyükşehir Belediyesi

Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, Çin'in Ankara Büyükelçisi Gong Xiaosheng'i makamında kabul etti.

Büyükelçilikte görevli diplomatlar ve bir grup işadamı ile birlikte gerçekleştirilen ziyarette daha çok iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğinin geliştirilmesi üzerinde duruldu.

Ziyarette yaptığı konuşmada Kayseri'yi çok modern ve gelişmiş bulduğunu belirten Büyükelçi Xiaosheng, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Çin'i ziyaretinde bile Kayseri'nin konuşulduğunu ifade ederek, "Kayseri'ye daha önce iki kez gelmiştim. Çok gelişmiş ve düzenli bir şehir olduğunu görüyorum. Kayserili işadamları Çin'de önemli yatırımlar yapıyorlar. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Çin'e yaptığı ziyarette Kayseri ismi gündeme gelmişti. Sayın Cumhurbaşkanı da Kayserili olduğunu söyledi. Kayseri ile ülkemiz arasında var olan ikili ilişkileri geliştirmek istiyoruz. Bu yoğun programınız arasında beni kabul ettiğiniz için de size ayrıca teşekkür ederim" dedi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki de yaptığı açıklamada Çin'in son dönemde ekonomik alanda önemli gelişmeler sağladığına dikkat çekerek, "Çin çok büyük ve kalabalık bir ülke. Özellikle son yıllarda ekonomik alanda büyük gelişim gösterdi. İşadamı kimliğimle maliyetin, ekonomide ne kadar büyük anlam taşıdığını biliyorum ve maliyet konusunda Çin'in çok büyük avantajı olduğunu düşünüyorum. Günümüzde ülkeler arasındaki sınır kavramı çok değişti. Neredeyse sınırlar kalktı diyebiliriz. Teknoloji ve özellikle de internet, dünyanın her bir köşesinden haberdar olmanızı sağlıyor ve de alış veriş imkanı sağlıyor. Mesafeler sorun olmaktan çıktı, her yerden her şekilde ticaret yapılabiliyor. Dünya neredeyse ticaretin üzerine oturuyor. Bir ticaret ve sanayi şehri olarak biz de bu ortamda yerimizi korumak ve geliştirmek istiyoruz. Bu nedenle ekonomik gelişimi sağlayacak her türlü işbirliğine açığız. Umarım bu ziyaretiniz de bu manada önemli gelişmeler sağlar" diye konuştu.

Konuşmaların ardından Başkan Özhaseki, Büyükelçi Xiaosheng'e döner kümbet maketi hediye ederken Büyükelçi Xiaosheng da Başkan Özhaseki'ye bir çin vazosu ile karşılık verdi.

 

Şüpheli Bulunan İki Kişi Daha Aksu’daki Bombalama Olayı İle İlişkilendirilerek Tutuklandı

23.08.2010

RFA

Muhabirimizin Aksu’daki yerli halktan ve polis birimlerinden edindiği bilgilere göre, dün Çin’in Aksu şehri polis dairesi istihbarat bölümü 19 Ağustos günü meydana gelen Aksu’daki bombalı saldırıyla ilişkili oldukları şüphesiyle iki kişiyi tutuklamışlardır. Açıklandığına göre mezkûr patlamanın meydana gelmesinden

Çin dairelerinin Aksu’daki bombalama olayının başlangıcı ve sonucu hakkındaki malumatları gizlemekte olduğu anlaşılmaktadır. Dün Aksu şehrindeki 6 polis merkezinden ve yerli halktan öğrendiğimize göre, 19 Ağustos günü bombalama eyleminin gerçekleştirilmesinden 3 gün önce Aksu şehrinin Kökyar denilen yerinde Çin polisleri ile birkaç silahlı Uygur direnişçi arasında çatışma meydana gelmişti. RFA Şöhret Hoşur 

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine

Uyarlayan: Mehmet Emin BATUR-hürgökbayrak.com

Aksu’da Meydana Gelen Patlama Olayına Karşı Uygur Teşkilatlarının İnikâsları

21.08.2010

RFA

Dün Aksu’da patlama olayı meydana geldikten sonra Çin hükümetinin olayın propagandasını yaparken çarpıtma içinde olduğu görülmektedir.

http://articles.latimes.com dan alındı

Resim, Doğu Türkistan’ın malum bir köyündeki iki çiftçi gencin Aksu’da meydana gelen bombalama olayında kullanılan araca benzer üçtekerli motosikletler üzerindeki görünümleri

Çin hükümeti dün bildiri yayınlayarak olay hakkında yabancı basın mensuplarına malumat vermiş, Bugün de Çin hükümeti Çin İnternet sitelerinin mezkûr olay hakkında haber yayınlamalarını yasaklamıştır.

Aksu Haber sitesinde sadece yetkililerinden birinin yaralıları ziyaret ettiğinin resmi verilmiştir. Fakat olayın tafsilatı hakkında hiçbir haber verilmemiştir. Gözlemcilerin görüşlerine göre, Çin hükümeti ilk önce olayı açıklamada, saldırıya uğrayanların Uygur olduklarını dünyaya göstermek istemiştir.

Fakat uluslararası haberlerde, Çin karakolunun devriye ekibinin saldırıya uğraması temel konu olarak işlendiği için, Çin bu noktada hedeflediği maksada ulaşamamıştır. Neticede olayın haber yapılmasına akıl dışı bir pozisyon sergilemektedir.

Dünya Uygur kurultayı sözcüsü Dilşat Reşit ise, olayın tesadüfî ir olay olmadığını, olsa olsa Çin hükümetinin zulmüne karşı bir isyan olduğunu bildirmektedir. Kanada Uygur Cemiyeti başkanı Rukiye Turduş’ hanım da bombalı saldırının, Çin’in kanun organlarına karşı bir saldırı olduğunu beyan etmektedir. RFA-Şöhret Hoşur

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine

Uyarlayan: Mehmet Emin BATUR-hürgökbayrak.com

Aksu-İgeçi Köyü Polis Karakolunun

Devriye Ekibi Saldırıya Uğradı

19.08.2010

RFA

Bu gün(19.08.2010) saat 08.00’civarında Aksu şehrinin İgerçi köyü polis karakolunun devriye ekibi bombalı saldırıya uğradı. Saldırıda 7 kişi ölmüş ve 14 kişi de yaralanmıştır.

AFP Foto

Resim, Ağustos sabah sat 8.00 sıralarında Aksu şehri İgerçi köyü karakolu devriye ekibinin bombalı saldırıya uğradığı yeri gösteren harita

Olay köy karakolunun 500 metre uzağındaki bir köprünün üzerinde meydana gelmiştir. Olayda toplam 7 kişi ölmüş, 14 kişi de yaralanmıştır. Saldırıya uğrayan devriye ekibi 15 kişiden oluşmuş olup, bunlardan 4 kişi ölmüş diğerleri de yaralanmışlardır.

Doğu Türkistan’daki yerel yerel hükümetin sözcüsü bu gün bu konuda demeç vererek olayın bir suç hareketi olduğunu ve olayın incelenmekte olduğunu bildirmiştir.

Olayın failinin kimliği hakkında malumat vermemiştir. Kesin olmayan bilgilere göre, saldırıyı düzenleyenin Üçturpanlı 22 yaşında bir Uygur genci olduğu öğrenilmiştir.

Bu günkü bombalama olayında, yolda gitmekte olan 3 kişi de hayatını kaybetmiş, birkaç kişi de yaralanmıştır. Yaralılar şu anda Aksu vilayetindeki 1. Hastanede tedavi görmektedirler. Bazı yaralılar da 2. Hastanede olup, bugün ciddi şekildeki kurtarma çalışmaşları devam ediyor. RFA-Şöhret Hoşur

Aynı gün(19.08.2010) yine RFA’dan İrade’nin Birleşik Ajanstan edindiği malumatlara göre söz konusu olay, bomba yüklü bir otomobilin patlamasıyla meydana gelmiştir… Ve yine bildirildiğine göre de olayı meydana getiren kişinin yaralı olarak olay yerinde ele geçirildiği öğrenilmiştir.

Dünya Uygur Kurultayının sözcüsü Dilşat Reşit Aksu’daki olayın Çin’in Uygurlara yönelik olarak uygulamayı sürdürdüğü baskı politikasının bir neticesi olduğunu bildirmiştir. 

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine

Uyarlayan: Mehmet Emin BATUR-hürgökbayrak.com

 

Kazakistan’da Uyanan Uygur Ruhu

20.08.2010

RFA

Kazakistan’ın Alamata şehrinde, Şevket Tiyatrosu tarafından sahnelenen ve güçlü bir milli ruha sahip olan Vatanperverlik Sanat Gecesi, Kazakistan Uygurlarının 5 Temmuz olayına olan tepkilerinin en güçlü tezahürü demek doğru olur.

http://www.azatliq. net ten alındı

Resim, 5 Temmuz olayından sonra yani 2009 yılı Ekim ayında Almata’da Şevket Tiyatrosu tarafından sahnelenen “Hoş Keyfiyat” Sanat Gecesinde “Ne yaptın vatan için”i icra eden genç şarkıcı Adile Zeyniabdul’un sahnedeki görünümü

 

Seyircilerin yürek tellerini titreterek, vatanperverlik duygularını uyandırmaya sebep olmakta olan bu gece dünyanın birçok yerlerinde yaşamakta olan Uygurlar arasında büyük takdire erişerek yankılanmaktadır.

             Bu münasebetle mezkûr sanat gecesinin vücuda gelmesinde en temel rolü oynayan, gecenin rejisörü, yani Almata’daki Şevket Tiyatrosunun kurucusu Şevket Nezerof ile görüştük

            Kazakistan Cumhuriyetinde Uygurlar genellikle Almata, Yarkent ve civarındaki kasaba ve köylerde yerleşmiş olarak yaşamaktadırlar. Kazakistan’daki Uygurlar Doğu Türkistan’ın sınırları dışında, Uygur maarifi, kültür ve sanatını en mükemmel şekilde muhafaza ede gelmekte olan bir topluluktur. Onların arasında fevkalâde yetenek sahibi olanlar, her alanda görülebilen şöhret sahipleri bulunmaktadır. Onlar sadece Kazakistan toplumunun değil, bütün Uygur milli kültürünün gelişmesine de katkı sağlamaktadırlar.

            Geçen yıl Ürümçi’de meydana gelen 5 Temmuz olayı o günlerde Kazakistan’daki Uygurları sert şekilde sarstı. Çin hükümetinin Uygurlara yönelttiği kanlı katliamı onları öfkelendirdi. Doğu Türkistan’daki halkının çektiği azap onların kaygıya gömülmelerine sebep oldu. Diğer bir önemli tarafı da, onlardaki gizli Uygur ruhunu ve vatanperverliğini uyandırmış olmasıdır.

            Kazakistan Uygurları, gösteriler, toplantılar, nezirler ve çeşitli faaliyetler aracılığı ile Çin’in 5 Temmuz’da ana vatanlarında(Doğu Türkistan’da) Uygurlara yönelttiği katliamlara karşı olduklarını ifade ettiler.

            5 Temmuz olayından sonra yani, 2009 yılı Ekim ayında Şevket Tiyatrosu tarafından sahnelenen “Hoş Keyfiyet” Sanat Gecesini bunun bir göstergesi olduğunu söylemek mümkündür. Böylece bu gece Kazakistan’daki Uygurların bu devlette kendi kültür ve medeniyetlerini geliştirmede uygun şartlara sahip olduklarının ispatı olarak ta ortaya çıktı.

            Uygurların vatan topraklarından bir adım ötedeki Kazakistan Cumhuriyetinde demokrasi ve özgürlükten istifade etmekte olduklarını açığa çıkarttı. 

Kazakistan’daki Uygur genç yetenek sahiplerinin sergiledikleri safi Uygur milli ruhuna sahip sanat gösterileri dünyanın birçok yerlerindeki Uygurlarda büyük sevinç ve heyecan yaratmakla kalmayıp, oların yürek tellerini titreterek, vatanperverlik hissiyatlarını okşamaktadır. RFA-Gülçehre

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine

Uyarlayan: Mehmet Emin BATUR-hürgökbayrak.com

 

DUK İSTANBUL’DAKİ UYGURLARA İFTAR ZİYAFETİ VERDİ

19.08.2010

 

     Dünya Uygur Kurultayının organizasyonu ile 19.08.2010 günü İstanbul’da iftar ziyafeti verildi.

     İftar ziyafetine Dünya Uygur Kurultayının başkan yardımcılarından Askar Can ve Semet Abdulla ev sahipliği yaptılar.

RFA-Photo/Arslan

Resim, Dünya Uygur Kurultayının organizasyonu ile 19.08.2010 günü verilen iftar ziyafetinden bir görünüm

            İftar yemeği İstanbul’daki Ensar vakfının toplantı salonunda verildi. İftar ziyafetine İstanbul’da faaliyet göstermekte olan sivil toplum örgütlerinden Doğu Türkistan Vakfı, Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği, Avrasya Araştırmaları ve İçtimai Hizmetler Vakfı, Dğu Türkistan Gençlik ve Kültür Derneği, Doğu Türkistan Dayanışma Derneği ve Uygur Akademisi gibi teşkilatların temsilcileri ve de İstanbul’da yaşamakta olan Uygurlardan olmak üzere çok sayıda kişi katıldı.

            İftar ziyafeti sırasında Dünya Uygur Kurultayının başkan Yardımcısı Askar Can bir konuşma yaparak Dünya Uygur Kurultayının kısa tarihi ve bugün yürütmekte olduğu faaliyetler hakkında malumatlar verdi.

            İftar ziyafeti sırasında yine Dünya Uygur Kurultayının başkan yardımcısı Semet Abdulla bütün Uygurları Dünya Uygur Kurultayı etrafında toplanarak birlikte hizmet etmeye çağırmakla beraber, Türkiye’nin Doğu Türkistan davası için kesinlikle mühim bir devlet olduğunu bildirdi.

RFA-Arslan

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine

Uyarlayan: Mehmet Emin BATUR-hürgökbayrak.com

 

DOĞU TÜRKİSTAN’DA SON DURUM

19.08.2010

Mehmet Emin BATUR

       Bu yazıma, her fırsatta “İslam Kardeşliği”nden dem vuran ama Çin ile ticaret hacmini her geçen gün biraz daha arttırarak Doğu Türkistan’daki Müslüman Türklerin katledilmesi karşısında “dilsiz şeytan” durumuna düşen bazı sözde İslam devletlerini ve idarecilerini şiddetle kınayarak başlıyorum!

Bu gün Çin işgali altında bulunan ezeli ve ebedi Türk yurdunun adı, Çin dilinde “İlhak edilmiş ya da kazanılmış toprak” anlamlarına gelen “Sinkiang” değil DOĞU TÜRKİSTAN’ dır.

Doğu Türkistan, İşgalci Çin devletinin yıllardır sürdürmekte olduğu Çinli göçmen getirip yerleştirme uygulamaları ile Türk nüfusunun azınlığa düşürülmekte ve her yönlü asimilasyonun hızla devam ettirilmekte olduğu tehdit altındaki bir Türk ülkesi durumundadır.

Doğu Türkistan, Türk milletinin tarihi ticaret ve kültür merkezlerinden biri ve Divanı Lügat-it Türk’ün müellifi olan Kaşgarlı Mahmut’un doğum yeri Kaşgar şehri başta olmak üzere Türk-İslam izlerinin ve kültür miraslarının Çin devleti tarafından yıkılıp yok edilmekte olduğu bir Türk ülkesidir.

Doğu Türkistan’da “Çift dilde eğitim ve öğretim” adı altında anaokullarından başlayarak Türk dili tedrici şekilde yok edilmekte ve Türk çocukları Çin dilinde eğitime mecbur edilmektedir.

Doğu Türkistan’da “Doğum kontrolü uygulaması” adı altında kota dışı hamilelik suçlaması ile Türk kadınları karavanlar içerisinde kaç aylık hamile olduklarına bakılmaksızın kürtaja tabi tutulmakta, bebekler ve çoğunlukla anneleri de öldürülmektedirler.

Doğu Türkistan’ın Lopnor bölgesinde 1964 yılından beri yapılmakta olan yer altı ve yer üstü nükleer denemeler sebebiyle yüz binlerce Türk hayatını kaybetmiş, milyonlarca Türk çocuğu da sakat doğmuş, sebebi bilinmeyen kanserojen hastalıklar artmış ve çevre dengesi tarumar olmuştur.

Doğu Türkistan’da Çin işgal yönetimince gece yarıları ani ev baskınları düzenlenmekte, keyfi tutuklamalarla insanlar alınıp meçhule doğru götürülmekte ve bu insanlardan bir daha haber alınamamaktadır. Meydanlarda sözde halk mahkemeleri kurularak Türklere idam cezaları verilmekte ve herkesin gözü önünde kurşuna dizilmekte, organları alınarak pazarlanmakta, ceset sahibinden ise kurşun ve nakliye parası istenmektedir.

İşgalci Çin devleti Doğu Türkistan’a 1955 yılında tanıdığını ilan ettiği sözde özerklik statüsü ile dünya kamuoyunu yanıltırken, diğer yandan ise Doğu Türkistan Türklerine yönelik olarak her türlü insanlık suçlarını işlemeye devam etmektedir.

Doğu Türkistan’ın sahip olduğu zengin yer altı-yer üstü kaynakları 60 yıldır sömürgeci Çin devleti tarafından talan edilerek Çin’e götürülmekte ve Doğu Türkistan Türkleri ise açlık ve sefalete mahkûm edilmektedirler.

 Doğu Türkistan’da özellikle de “5 Temmuz Ürümçi Olayları” vuku bulduktan sonra işgalci Çin devleti tarafından Türklere yönelik olarak tam anlamı ile bir “İnsan Avı” başlatılmış olup, Türklerin ezeli ve ebedi ana yurdunda kan, gözyaşı, sürgün ve dehşet havası hâkim kılınmıştır.

Doğu Türkistan’da Türklerin dinlerini(İslam dini)öğrenmeleri ve öğretmeleri şiddetle cezalandırılmakta olup, dini vazifelerini ifa etmek istemeleri dahi yasaklanmıştır. Camilerin kapılarına asılan ve “Aşağıdaki kişilerin mescide girip dini faaliyette bulunmaları yasaktır”  denilen levhada camiye girmeleri yasak olanlar şöyle sıralanıyor:
1-Partiye girmeye namzet örenciler,
2-Devlet memurları, işçileri ile emekliler ve izine ayrılmış olanlar,
3-18 yaş altındakiler,
4-Kent yöneticileri ve memurları,
5-Kadınlar…

Ramazan ayı içerisinde okullarda, fabrika ve devlet dairelerinde toplu öğle yemekleri tertip edilerek Müslüman Türk halkı yemek yemeye zorlanmakta, yemeyenler fişlenmekte, işinden ya da okulundan uzaklaştırılmaktadırlar. Anaokulu ve ilköğretim okullarında öğrenciler sorguya çekilerek ve sıkıştırılarak gece sahur vaktinde aile büyüklerinin kalkıp kalkmadıkları, oruç tutup tutmadıkları sorulmakta ve bilgi vermemeleri durumunda sınıfta bırakılacakları ve notlarının düşürüleceği tehdidine maruz bırakılmaktadırlar…

Doğu Türkistan’daki İnsanlık dışı Çin mezalimini burada çok kısa bir şekilde özetlemeye çalıştım. Çin’den maddi çıkar elde edebilme ihtirası ile bütün insani değerleri yok sayan bazı devlet adamlarını, iş adamlarını, politikacıları, sözde aydınları ve yine sözde insan hakları savunucularını şiddetle kınıyor, bu zümreye “Zulüm ile abat olanın ahiri berbat olur” sözünü hatırlatıyorum.  

Kırımoğlu, Yanukoviç’e mektup yolladı

18.08.2010

Haber Kaynağı: Kırım Haber Ajansı-Yunus Kırımlı 

Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç’e gönderdiği mektupta Kırım Tatar halkının acil sorunlarının adil şekilde çözülmesi konusunda Ukrayna yönetiminin kararlı olduğuna dair ümitli olduğunu belirtti.

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) basın servisinden verilen bilgiye göre, Ukrayna Cumhurbaşkanı Kırım Tatar Temsilciler Kurulu adına imzalanan mektupta, 13 Mayıs 2010 tarihinde Yanukoviç ile Kırımoğlu arasında yapılan görüşmenin ve 14 Mayıs’ta cumhurbaşkanı tarafından milliyetinden dolayı sürgün edilen Kırım Tatarları ve diğer halkların iskanı için ek tedbirlerle ilgili aldığı kararın, Kırım Tatar halkına haklarının iadesi konusunda adil çözüm getirmesinde Ukrayna yönetiminin kararlı olduğunun göstergesi olduğu belirtiliyor.
Kırımoğlu, 20 yıldır devam eden Kırım Tatar halkının vatana dönüş, sürecinin, Kırım Tatar temsili organı olan KTMM’nin Ukrayna yönetimi ile kurduğu sistemli dialog sayesinde Kırım Tatarlarının dönüşü, iskanı ve haklarının iade ile ilgili sorunların birçoğunun çözüldüğünü gösterdiğini ifade etti.
Kırımoğlu, daha önce planlanan cumhurbaşkanı ile Ukrayna Cuhurbaşkanı Kırım Tatar Temsilciler Kurulu üyeleri arasında yapılacak olan görüşmenin yapılmamasına neden olan sebeplere değinerek, daha önce planlanan görüşmenin kendi takdirine göre formatını değiştiren bazı devlet görevlilerinin davranışını değerlendirdi. Mektupta, “Bizim rızamız ve belli olduğu gibi sizin de haberiniz olmadan yapılan bu değişiklik, Ukrayna Cumhurbaşkanı ve Kırım Tatar Temsilciler Kurulu arasındaki ilişkilerde anlaşmazlıkların meydana gelmesine neden oldu” deniliyor.
Kırımoğlu, bazı yetkililerin Kırım Tatar halkını suni şekilde bölme ve Ukrayna cumhurbaşkanı ile Kırım Tatar Temsilciler Kurulu arasında anlaşmazlık yaratma teşebbüslerinin başarılı olamayacağını, çünkü Kırım Tatar halkına haklarının iade edilmesi konusunun yönetim ve Kırım Tatarlarının seçtiği organ olan KTMM’nin çabalarının azami şekilde birleştirilmesini gerektirdiğini kaydetti.
Son olarak, 3 Ağustos’ta yapılması planlanan Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç ile Kırım Tatar Temsilciler Kurulu arasındaki toplantının, 13 Mayıs 2010 tarihinde belirlenen formatta gerçekleştirilmediğinden dolayı üzüntü duyduğunu ifade eden KTMM Başkanı Kırımoğlu, cumhurbaşkanının katılımı ile temsilciler kurulu toplantısının tarihini belirleme isteğinde bulundu.

KIRGIZİSTAN'DA İKİNCİ ABD ÜSSÜ TARTIŞMASI

12.08.2010

Kaynak : www.globalyorum.com

Kırgız basınında, “ABD'nin, ülkenin güneyinde, Çin boyunduruğundaki Doğu Türkistan'ın Kaşgar kentine ve Özbekistan ile Tacikistan sınırına yakın bir bölgede ikinci bir hava üssü açmayı planladığı”na yönelik haberler geniş bir şekilde yer almaya başladı.

 Haberlerde, üst düzey Amerikalı yetkililerin sık sık Kırgızistan'a geldikleri ve bu konuda görüşmeler yaptıklarına dikkat çekilirken, Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi Müdürü Farid Niyazov, Bişkek yönetiminin ABD ile yeni bir üssün açılması konusunda görüşmeler yapıldığına ilişkin haberleri yalanladı.

 Kırgızistan Savunma Bakanlığı Basın Merkezi yetkilililerinden Ayzada İgibayeva da RİA Novosti ajansına, Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi Müdürü Niyazov'un açıklamalarını destek veren bir açıklama yaptı. İgibayeva, ABD'nin, Kırgızistan'ın güneyinde askeri üs açacağına dair haberlerin gerçeği yansıtmadığını dile getirirken, Savunma Bakanlığı'nın, ABD'nin maddi desteğiyle güneyde askeri eğitim merkezi kurması konusunda görüşmeler yürütüldüğünü açıkladı.

 Bu yalanlamaya Amerikalılardan da destek geldi. ABD'nin Bişkek Büyükelçisi Tatiana Gfoeller da ülkesinin Kırgızistan veya bir başka Orta Asya ülkesinde yeni üs açma niyeti olmadığını öne sürdü. Ancak Büyükelçi, ülkenin güneyinde uyuşturucu ve terörle mücadele merkezi kurulmasına ilişkin Kırgız yetkililerle görüş alış verişinde bulunduklarını söyledi.

 Kırgızistan Cumhurbaşkanı Roza Otunbayeva, iktidara geldiğinde, ABD üsleriyle ilgili kararı yeni parlamentonun vereceğini duyurmuş, Milli Güvenlik Hizmetleri (GSNB) Başkanı Keneşbek Düşebayev ise ABD ve Rusya'nın, ülkede ikinci birer üs kurmalarına karşı olmadığını açıklamıştı.

 

Çin Sömürgecileri Hatalarını Tekrarlamakta

02.08.2010

Vatan Oğlu-ETIC

Çin Kominist Yönetiminin Doğu Türkistan'da uyguladığı baskıcı politikası'nın amacı - orda barış yada istikrarı sağlamak değil, Doğu Türkistan vaziyeti'ni dahada kritik bir hale getirdiler. Uygur Otonom Bölgesi Kominist Parti üyeleri'nden , 14 yıldır Uygur halkının kanını emen, Çin Kominist Partisinin ikinci cellatı-Sheng Shi Cai adını alan , kan'a susamış cellat Wang Li Quan, Doğu Türkistan'da Uygur halkı'na uygulamakta olduğu katliam, baskı ve üç büyük güç'e direnerek istikrarı sağlamak ve böylece Uygurları tamamen yok etme amacı'na ulaşmak için güç sarf etmekte.

 

Çin Sömürgecileri’ne şunu hatırlatmak gerekiyor ki, tarih'te bir çok işgalci hakimiyetler bir süreliğine Doğu Türkistan topraklarını işgal ederek, Uygurlara yaptığı zulümle onları yok etmeye çalışsalar da, sonunda yenilgiye düşerek hüsrana uğramışlardır. Tarih'te, adı militarist, müstebit, insanların kanını emen cellat Yang Ze Xing, Jing Shu Ren, Sheng Shi Cai Hakimiyetlerinin tümü Uygurları yok etme politikası uygulamış ancak sonunda başarısızlığa uğramışlardır, şimdiki Çin Komünist Yönetimi de atalarının izinden yoluna devam etmektedir. Kendi gücü'ne ve fırsat'ın geldiğine sonsuz güvenen Çin işgalcileri maskeleri'ni çıkartarak, 1990'ların sonundan itibaren Uygur milli eğitimini harap etmiş, yerine Çin’ce eğitimi zorunlu hale getirilerek uygulanmıştır. Sözde çift dilde eğitim vermek sloganıyla yapılan bu uygulama Uygurları yok etme planının önemli bir ayrıntısıdır. Çin işgalcileri uyguladığı bu siyasetle birlikte resmi dairelerde, toplantı ve tüm kurumlarda Uygurca konuşmayı yasaklamış, çince konuşmak, tüm Doğu Türkistan genelinde Çince kullanarak, Uygur dili ve alfabesi tamamen ortadan kaldırılmıştır.

Uygur milli eğitimi sadece dil ve yazı'yla değil, Uygur halkının örf-adetleri, milli kültürü, dini inançları, aile yapısı ve ahlakı büyük tehlikelerle karşı karşıya ve yok olma üzerindeler. Uygur halkının vaziyetinin ne derece kritik ve ciddi olduğunu artık tüm Uygur halkı anlamaya başladı, geçen yıl bu uygulamalara itiraz amaçlı, 5 temmuzda Ürümçi’de mitingler yapıldı. Bu direniş belki Çin işgalcilerinin gün geçtikçe artmakta olan baskıları ve zulmü'ne karşı yapılan en büyük direniş olarak kalacaktır. 5 temmuz ürümçi katliamı'ndan sonra, Doğu Türkistan vaziyeti'ne bakılırsa, Doğu Türkistan geleceğinin büyük tehlikede olduğunu anlamak mümkün. Demek, Çin işgalcilerinin Uygurları asimile ederek yok etme planları asla değişmiş değil, tam tersine baskıcı siyaseti ve zulmü ağırlaşarak, daha büyük katliamların yaşanması söz konusu.
ETİC Başkanı Abducelil KARAKAŞ bu konuda: Çin sömürgecileri aslı'nda esir Doğu Türkistan'da uyguladığı politikası hakkında iyice düşünmeli, ayrıca Uygur halkına üst düzey özerklik hakkını tanımalı, Uygurların özgürlük, demokrasi ve eşitlik taleplerini yerine getirerek, kendilerinin bu bölgedeki varlığını garanti altına almalıydı. Ancak Çin yönetimi Uygurları asker gücüyle kuşatmak, baskıcı siyaset uygulama suretiyle Uygur halkını yok etme planlarını gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Geçmişteki işgalci hâkimiyetlerin izinden giden Çin Komünist Yönetimi yaptığı bu yanlışlarının bedelini çok ağır bir şekilde ve mutlaka ödeyecektir. “diye konuştu.
 

Dünya Hun Kurultayı sona erdi

09.08.2010

AA

Dünya Hun Kurultayına birkaç seneden beri sürekli davet edilen Uygur Türkleri dans Grubuyla izleyenleri büyüledi, program açılışında ki ateş yakma merasiminde Hunların evladı olarak kabul edilen 11 millet'in temsilcileri arasında Uygur Türkleri de yer alarak elindeki odunu yaktı,Çin işgaline karşı istiklal savaşı yürütmekte olan Uygur Türklerini Türkiye den kalsa en iyi anlayan toplum Macarlar olduğu söyleniyor.
Macaristan'ın güneyindeki Bugac kasabasında 6-8 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen ''Dünya Macar- Uygur - Türk-Turan Kurultayı'', sona erdi.

Kurultaya, 16 ülkeden gelen bini aşkın davetlinin yanı sıra yarım milyon Macar ziyaretçi katıldı. Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinden öğretim üyeleri ile temsil edildiği kurultaya, Adapazarı Belediyesi Mehter Takımı da iştirak etti.
Kurultayı düzenleyen Türkolog ve Antropolog Andras Biro, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilk kez bu kadar kapsamlı düzenlenen Türk kurultayına gösterilen ilgiden ötürü çok mutlu olduğunu, 2011 yılındaki kurultayın Kazakistan'da gerçekleştirileceğini söyledi.
Bugac kasabasının büyük ovasında gerçekleştirilen kurultayda, Orta Asya Türk kökenli 200 otağı çadırı kuruldu, atlı süvarilerin savaş sanatları gösterileri ile Türk kavimlerinin geleneksel özellikleri tanıtıldı.
Macaristan Parlamento Başkan Vekili Sandor Lezsak, üç gün süren kurultayı her gün yerinde izleyerek, kurultayı düzenleyenlere destek verdi.
Dünya Hun Kurultayına birkaç seneden beri sürekli davet edilen Uygur Türkleri dans Grubuyla izleyenleri büyüledi, program açılışında ki ateş yakma merasiminde Hunların evladı olarak kabul edilen 11 millet'in temsilcileri arasında Uygur Türkleri de yer alarak elindeki odunu yaktı,Çin işgaline karşı istiklal savaşı yürütmekte olan Uygur Türklerini Türkiye den kalsa en iyi anlayan toplum Macarlar olduğu söyleniyor.

 

  Uygur Website Yöneticilerinin Haksızlığa

Uğraması ve Çin’in Adaleti

31.07.2010

Vatan Oğlu-ETIC

Ürümçi Adliyesi, geçen yıl 5 temmuz ürümçi katliamı’ndan sonra tutuklanan ‘Diyarım’ websitesi yöneticisi ve sahibi Dilşat Perhat’a 5 yıl, ‘Xabnam (Şebnem) websitesi sahibi Nijat Niyaz’a 10 yıl, ‘Selkin’ websitesi sahibi Nurali’ye 3 yıl hapıs cezalarına çarptırıldı, işgalci çin yönetimi tarafından yapılan yasal olmayan bu mahkemede, çin’in adli makamları, 5 temmuz Ürümçi katliamı’nın yaşanmasına büyük katkıları olduğu suçuyla Uygur website sahiplerine böyle ağır ceza vererek, Uygur halkının nefretini arttırmakta. [ETİC’in özel raporu]

 

Bu konuda düşüncelerini açıklayan ETİC Başkanı Abducelil KARAKAŞ: Çin sömürgecileri Şincan ekonomi gazetesi muhabiri Gayret Niyaz’a 15 yıllık hapıs cezasına çarptırılması ve aynı gün Uygur website yöneticileri ve sahiplerini bir çok suçlarla karalayarak cezalandırdı. İşin gerçeği de Çin işgalcilerinin asla ağzından düşürmediği adaletinin, yasalarının Doğu Türkisan’daki gerçek yüzünü bir kez daha açığa çıkardı. Uygur website sahipleri, Çin sömürgecileri mahkemeleri’nde haksız yere suçlanarak, ağır cezaya çarptırıldı. Bu olaydan halkımız, Çin işgalcileri ve Çin komünist partisinin anayasa ve diğer kanunlarını hiçbir zaman ve asla uygulamadıklarını, Uygurlar siyasi bir suçla suçlandığı zaman onların çok ağır cezalara çarptırılacağının farkına varmış oldu. Ayrıca Çin işgalcilerinin gerçek anlamda nekadar kan’a susamış, vahşiliğinin farkına vardı. Uygurlar, uğrunda ne bedel öderlerse ödesin, kendi haklarını arama yolunda, özgürlükleri için işgalci çin yönetimi tarafından devamlı bölücü, terörist gibi suçlarla karalanmakta ve mücadeleleri kanlı bir şekilde bastırılmakta. Çin sömürgecilerinin Uygurlara uyguladığı adaletsiz siyasetlerine karşı görüşlerini açıklayan yada bir öneride bulunanların acıklı sonları-Çin sömürgecilerinin Doğu Türkistan’da uyguladığı siyasetinin ne derece vahşi ve insanlık dışı olduğunu açık delillerle bize göstermektedir.
Abducelil KARAKAŞ konuşmasına devam ederken:
Dünyada kendi görüşlerini söylediği için çok ağır bedeller ödemeye mecbur kalan, ayrıca aileden birinin suçlu olması durumunda, tüm aile fertleri hatta akrabalara kadar suçlanarak cezalandırılma durumu-Çin Kominist Yönetiminin ağır siyasi baskılarına maruz kalan esir Doğu Türkistan’da yaşanmaktadır. Uygur halkı dünyada insanlık dışı muamelelere maruz kalan, dili, kültürü, soyu yer yüzünden yok edilmeye çalışılan bir millettir. Geçen hafta yapılan Uygur website sahiplerinin duruşmasında onlara verilen haksız ve aşırı cezaların-Çin sömürgecilerinin kendi yasalarının Doğu Türkistanda asla uygulanmadığını, Doğu Türkistan’ın yasalarla değil, Çin sömürgeci yönetiminin işgalcilik siyasetiyle yönetildiğinin net bir göstergesidir. Uygur halkı daha öncede böyle ağır bedeller ödemiştir. Onlar kendi mücadele yolunda bağımsızlık ve hak arayışlarına devam edecek ve bu uğurda bedel ödemeye her zaman hazırdır!’’diye konuştu.
 

Uygur gazeteciye ceza protesto edildi

02.07.2010

Dünya Bülteni/Haber Merkezi

Çin'deki insan hakları savunucuları Uygur gazeteci Gayret Niyaz'a hapis cezası verilmesini protesto etti
Çin’de, Uygur gazeteci ve internet sitesi yöneticisi Gayret Niyaz’ın 15 yıl hapis cezasına çarptırılması insan hakları savunucuları tarafından protesto edildi.
Çinli insan hakları savunucuları tarafından internet yoluyla yayınlanan mektupta, 51 yaşındaki Niyaz’a verilen temelsiz ve ağır cezanın gerilimi tırmandıracağı belirtildi.
İnsan hakları aktivistlerinin yayınladığı mektupta, geçen yıl 5 Temmuz’da Urumçi’de meydana gelen olayların nedeni olarak, bir fabrikada Uygur ve Han Çinlileri arasında yaşanan ve iki Uygur işçinin ölümüyle sonuçlanan kavganın gösterildiği hatırlatıldı.
Aralarında ünlü Çinli hukukçuların da bulunduğu onlarca insan hakları savunucusu tarafından imzalanan mektupta, Gayret Niyaz’ın, yerel yetkilileri, bu kavgadan sonra yaşanabilecekler konusunda uyardığına işaret edildi.
Çin dışındaki Uygur örgütleri, Niyaz’ın "Yabancı gazetecilerle konuşarak devlet güvenliğini tehlikeye atmak" suçundan mahkum edildiğini ve Niyaz’ın yanı sıra kendi dillerinde internet sitesi kuran ve yayın yapan 3 Uygur’a 10’ar yıl hapis cezası verildiğini belirtti.
 

Doğum Kontrolü Uygulaması Uygur Halkına Zorbalıkla Dayatılan Bir Tür Aşağılama Politikasıdır

17.07.2010

ETIC  

Tanrıdağ Sitesinin 13.07.2010 tarihli haberine göre, Aksu’nun Toksun nahiyesi Doğum Kontrol Komitesindeki görevliler sokaklara çıkarak, “az doğum yaparak çabuk zenginleşmeyi”, “iki tür şeref belgesi almayı” ve de “ödüllendirmelere layık görülme”yi teşvik ederek Uygur halkına doğum kontrolüne uyma propagandası yapmaktadırlar.

 Çin müstemlekecileri Müstemleke durumundaki Doğu Türkistan’da Uygur halkının nüfus üstünlüğünü berbat ederek, Çinli göçmenlerin nüfusunu kat, kat arttırarak Doğu Türkistan’ı Çinlileştirmeye, Uygur halkının milli varlığını inkâr etmeye çalışa gelmektedir.

        Çin müstemlekecileri az doğum yaparak çabuk zenginleşme, “tek çocuk sahibi olan şerefli aileler” şeklindeki şerefsiz sloganlarla Doğu Türkistan halkını aldatmayı sürdürüyor. Çin işgal idaresinin Doğu Türkistan’da Uygur halkına yönelik olarak uygulamakta olduğu ve her yıl daha sert şekilde icra ettiği politikası sözde doğum kontrolü, Uygur halkının neslini kurutarak, milli mevcudiyetini yıkıma uğratmayı amaçlayan ve Uygur halkına zorbalıkla dayatılan bir tür aşağılama politikasıdır.  

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine

Uyarlayan: Mehmet Emin BATUR-hürgökbayrak.com

 

TRABZON TÜRK OCAĞI DOĞU TÜRKİSTAN İÇİN YÜRÜDÜ

12.07.2010

(İHA)

TRABZON (İHA) - Filistin Meselesi nedeniyle İsrail’e karşı gösterilen tepkilerin bir benzerinin Çin’in baskısı altında ezilen Doğu Türkistan için gösterilmediğini belirten Trabzon Türk Ocağı üyesi bir grup genç, Ortahisar’dan Atatürk Alanı’na yürüyerek geçtiğimiz yıl Temmuz ayında Çin’in Doğu Türkistan’da uyguladığı katliamı protesto ettiler.
Ortahisar’daki Kanuni anıtı önünde toplanan bir grup Türk Ocağı üyesi genç, Doğu Türkistan Meselesi’ne dikkat çekmek ve Uygur Türkleri’ne destek vermek için Uzunsokak Caddesi’den Atatürk Alanı’na yürüdü. Yapılan yürüyüş sırasında sık sık marşlar söylenerek sloganlar atıldı. Atatürk Alanı’ndaki Atatürk Anıtı önünde toplanan grup adına konuşan Türk Ocağı üyesi Berkant Parlak, Doğu Türkistan’ın Çin’de Uygur Türkleri’nin yaşadığı özerk bir Türk bölgesi olduğunu ancak bölgeye özerk dense de Çin’in işkence ve soykırım ile yıllardır bölgedeki Türk ve Müslüman nüfusa baskı uyguladığını söyledi. “Onlarca yıldır şehit edilen Uygur Türk’ü soydaşlarımızın bu durumunu, basın-yayın ve etkin siyasette bulunan siyasetçilerce dile getirilmemektedir” diyen Parlak “Çoğunlukla 60 yılı içine alan ama yüz yıllardır yok edilme, soykırıma uğrama siyasetine maruz kalan soydaşlarımızın deyim yerindeyse bıçağın kemiğe dayanmasıyla sessiz çığlıkları geçen yıl haklı bir başkaldırıya dönüşmüştür. Tarihler 5 Temmuz 2009’u gösterdiğinde yıllarca süren baskıya dayanamayan Uygur Türk’ü soydaşlarımız haklı başkaldırısına sabaha karşı devam başlamıştır. Soysuz Çin’li polislerin ve işçilerin saldırısıyla ilk önce 18 Uygur Türk’ü şehit
edilmiştir. Panzerlerle çocuk-yaşlı demeden soydaşlarımızın canlı canlı bedenlerinin üzerinden geçilmiş, bedenleri ezerek hepsi şehit edilmiştir. Bu olayın ardından seslerini yükselten Uygur Türkleri’nin evlerinden ana-babalarından, eşlerinden, çocuklarından ve en önemlisi ata soydaşımız şehit edilmiş, binlerce soydaşımız da işkence ve tutuklu evlerine götürülmüştür. Bu sene Filistin için çıkan sesler nerede? Hümanist geçinenler, milliyetçi geçinenler, Müslüman geçinenler bunu neden göz ardı etmektedir. Türklüğünü unutmayan milletimiz bu soykırıma kilometrelerce öteden tepkisini koymalıdır. Başbuğumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği ‘Bir gün Çin Seddi’nin önüne bütün Türk devletleriyle toplanacağız’ sözü gerçek olması için bir Türk dünyaya bedelse, şimdi sıra Sen’de ey Türk Milleti” dedi.

 

 

 

 

 

Mehmet Emin Batur

Makaleler

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

G Ü N L Ü K    G A Z E T E

2010

08.03.2010

Gulca Katliamının 13. Yılında Hür Dünya Devletlerine Çağrı

2009

 

10.12.2009

“Dünya İnsan Hakları Günü”mü Dediniz?

12.11.2009

Doğu Türkistan Türkleri İçin 12 Kasım Günlerinin Önemi

16.10.2009

Türk Evladı, Ecdadını Mutlaka Tanımalıdır Ama…

13.10.2009

“21.Asır Türk Asrı olacak” Derken...

09.10.2009

Siyasi Rakkaslar ve “Truva Atı” Açılım Söylemleri

06.10.2009

Gerçek Şair, Yazar ve Aydınlar Neredeler?

10.07.2009

 “Uygurlular” ve “Sincan Uygur Özerk Bölgesi” Deyimleri Üzerine
 

İstiklâl İsteyenler Açık ve Net Konuşabilmelidirler

02.06.2009 Türkiye-Çin Arasında Yapılan “Sınırı Aşan Suçlarla Mücadele Anlaşması”nın Düşündürdüklei
29 .06.2009 Osman Batur’un Şehit Edilişinin 58. Yılı

06.04.2009

Barın Gazilerinden Açık Mektup

02.04.2009

Çinli Diplomatlar ve Osman Batur’un Torunları

21.03.2009

Nevruz Bayramı ve Ergenekon Destanı

11.03.2009

Kaşgarlı Mahmut’u Hatırlayanlar O’nun Ülkesini Neden Hatırlamazlar?

11.02.2009

Türk Milleti “Felç” Edilmek İsteniyor

05.02.2009

Gulca Mili Ayaklanmasının 12. Yılının Düşündürdükleri

26.01..2009

Türk Dünyası Türkiye ve Tam Bağımsızlık

19.01..2009

Kasvet, Dehşet Ülke ve İnsan

06.01..2009

Doğu Türkistan’da Milli Mücadele

 

ARALIK- 2008

 

31.12.2008

Filistin’deki Katliamın Düşündürdükleri

30.12.2008 Türk Cumhuriyetlerinde Emperyalizmin Ayak Sesleri
22.12.2008 Neler Oluyor?
16.12.2008

Kaşgar-Hidgah Camisinde Bir Bayram Namazı

05.12.2008

“Semen Yolu Kahramanları” Hakkında İdam Kararı Verildi

02.12.2008

Tarihimiz Filmlerle de Kayıt Altına Alınmalıdır

 

KASIM- 2008

 

26.11.2008

Siyasi Blöf Yapmak Tükenmişliktir

19.11.2008

Çin Ekonomisi Sonun Başlangıcında

12.11.2008

Doğu Türkistan’da Kurulan Devletlerin Yıldönümleri

08.11.2008

Terörle Mücadeleye Meclis İçerisinden Başlanılmalıdır

05.11.2008

“Kızıl” ve “Kara” Çinlilerin Ezeli Türk Düşmanlıkları    

01.11.2008

Tibet Davası ve Dalay Lama’nın Zafiyeti

 

EKİM- 2008

 

27.10.2008

Başarısızlıklar “Başarı” Olarak Empoze Ediliyor

22.10.2008

 TÜRK ANASININ METANETİ   

18.10.2008

Türk Silahlı Kuvvetleri Yıpratılmaya Çalışılıyor

15.10.2008

“Cengiz Aytmatov Gecesi” Hakkında Düşünceler

11.10.2008

“Küresel Kriz” ve Terör Eylemlerinin Zamanlaması

07.10.2008

Türk Milleti Söz Yerine Ciddi İcraatlar Beklemektedir

04.10.2008

Orhun Kitabeleri Ders Olarak Okutulmalıdır

 

EYLÜL 2008

 

25.09.2008

Çin Harfleri ve İşaretleri Arasında Boğulmak

16.09.2008

Milli Refleksler Felç Olursa

11.09.2008

“Kral Çıplak” Demek Suç İse Demokrasi Nerede?

09.09.2008

Ermenistan Ve Türkiye Üzerine Düşünceler

03.09.2008

Doğu Türkistan’da Olimpiyat Sonrası Çin vahşeti

03.09.2008

Zihniyet Değişmeyince “Gömlek Değiştirmek” Yetmiyor

 

Aylık Gazete

Uygurca Makaliler

 

6. Ay 2009

İstiqlal Giziti 59.San

Sherqiy Türkistan Xelqi “Yamğur”din  Qeçip “Shiwirğan”ğa Tutulmusun!

5. Ay 2009

İstiqlal Giziti 58.San

Xupiyane düshmen we milliy taziliqning ehmiyeti

4. Ay 2009

İstiqlal Giziti 57.San

“Tash”, “tiken “patqaqchiliq” we “eng salahiyetlik”ler

3. Ay 2009

İstiqlal Giziti 56.San

DÜSHMENNİNG RENGDARLİGHİ  XELQİMİZNİ ALDAPKETMİSUN!

10. Ay 2008

İstiqlal Giziti 51.San

Xitay Tajavuzchiliri Teximu Ğalcirlashti

9. Ay 2008

İstiqlal Giziti 50.San

Düshmenghe Rica Qilish Arqiliq İstiqlalni Qolgha Keltürgili Bolamdu?

8. Ay 2008

İstiqlal Giziti 49.San

İstiqlal Giziti 5 Yashga Kirdi

7. Ay 2008

İstiqlal Giziti 48.San

Mengü asaretni xalaydighan bezi “bilermen” we “moysipitlirimiz”

6. Ay 2008

İstiqlal Giziti 47.San

“Aq” niqaplik, qara mexsetlik kishiler

5. Ay 2008

İstiqlal Giziti 46.San

Eng mühim milliy xizmetlerdin biri

4. Ay 2008

İstiqlal Giziti 45.San

“Uyghurlarning Pantürkizm bilen nime alakisi bar” dighenlerghe!

3. Ay 2008

İstiqlal Giziti 44.San

Milliy Dawayimiz Xelqarada İshenchsizlikghe Duch Kelmisun

2. Ay 2008

İstiqlal Giziti 43.San

Liderlirimizning WesiyetlirigheXiyanet Qilghuchilar

1. Ay 2008

İstiqlal Giziti 42.San

 Esheddiy Düshminimiz Bilimsizlik

12. Ay 2007

İstiqlal Giziti 41.San

Wetinimiz “Uyghur eli”,“Uyghuristan” mu Yaki Sherqiy Türkistan mu?

11. Ay 2007

İstiqlal Giziti 40.San

 TASHQİRİ DUNYADİKİ XİTAY ĞALCHİLİRİ

10. Ay 2007

İstiqlal Giziti 39.San

Töhmetlerghe Reddiye Birishning Ehemiyeti

9. Ay 2007

İstiqlal Giziti 38.San

Ayilini muhapizet qilish Bekmu muhim!

8. Ay 2007

İstiqlal Giziti 37. San

Ata-Anilargha Muhim Agalandurush

7. Ay 2007

İstiqlal Giziti 36. San

NOBEL MUKAPATİ MU? YAKİ İSTİQLAL MU?

6. Ay 2007

İstiqlal Giziti 35. San

MİLLİY DAWAYİMİZNİ ALDİ BİLENTÜRK

QİRİNDASHLİRİMİZGHA UXTURAYLİ 

5. Ay 2007

İstiqlal Giziti 34. San

ASASİY MEXSETNİ UNUTMASLİQİMİZ KİREK

4. Ay 2007

İstiqlal Giziti 33. San

Xitay Hökümitining Kelgüsidiki 15 Yilliq Pilani

3. Ay 2007

İstiqlal Giziti 32. San

NESLİMİZ YOQAPKETMİSUN

2. Ay 2007

İstiqlal Giziti 31. San

SHEHİDLİRİMİZ BİZDİN RAZİ BOLAMDU?

1. Ay 2007

İstiqlal Giziti 30. San

TÜRK QİRİNDASHLİRİMİZNİNG YARDİMİ ZOR

EHMİYETKE İGE

 

H a f t a l ı k   G a z e t e

2008

 

29.10..2008

ÇİN MEFTUNU DEVLETLERE DUYURULUR

15.10..2008

Musul ve Kerkük Türkiye İçin Bir    “İleri Karakol” Olmalıdır

08.10.2008

 “SARI OKYANUS” TAŞIYOR

01.10.2008

Doğu Türkistan’da Devlet Terörü Atında Ramazan

02.09..2008

Bağımsızlık İsteyen Tibetliler Çinli İşgalcilerce Katlediliyor   

02.03..2008

Gulca Katliamının 11. Yılı

27.01.2008

Kayseri Kamuoyundan Talebimizdir! 

20.01.2008

DOĞU TÜRKİSTAN TÜRKLERİNE ÇİN DİLİ DAYATILIYOR 

14.01.2008

 ÇİN’İN KORKULU RÜYASI HİNDİSTAN GERÇEĞİ

07.01.2008

MÜNAFIKLIK

01.01.2008

Doğu Türkistan'daki Siyasi Tutuklular Ve Milli Mücadele

Doğu Türkistan ve Türk Dünyası ile ilgili linkler

  ZİYARETÇİ DEFTERİ      MUNAZİRE MUNBİRİ      GUESTBOOK

 SİTE İÇİ ARAMA

 

Google

hurgokbayrak.com

                       Web

 

 ZİYARETÇİ DEFTERİ

 

MUNAZİRE MUNBİRİ

 

 

...Çünkü Türklük, tarihin hemen hiçbir döneminde günümüzde olduğu kadar büyük ve dehşetli bir tehlike içine düşmemiştir. Zira Türk milleti için en tehlikeli düşman; sinsi, “saman altından su yürüten”, sureti haktan görünerek insanların duygularını sömüren ve tedrici olarak Türk milletinin kanını emerek kan yerine damarlarına “milliyetsizlik zehir'i” enjekte eden düşmandır…M.E.B

 

 

Doğu Türkistan Tarihinde

 AĞUSTOS

 

GÜNLÜK GAZETE

Çin Büyükelçisinin Sebebi Ziyareti Ve “Doğu Türkistan’a Yardım Sandığı” Organizatörlerinin Tutumu

10.07.2010

  “5 Temmuz Ürümçi Katliamı”nın

1. Yılında da Aynı Nakarat

04.07.2010

Askerlerimizin Şehadetine “Şaşı” Bakanlara!

10.06.2010

Soy Özürlülerin Türk Milletine İhanetleri

07.05.201

Nevruz’un Türk Milleti İçin Asıl Ehemmiyeti

21 Mart 2010

“8 Mart Dünya Kadınlar Günü” ve

Doğu Türkistan    

07.03.2010

Gulca Katliamının 13. Yılında Hür Dünya Devletlerine Çağrı

05.02.2010

“Dünya İnsan Hakları Günü”mü Dediniz?

10 Aralık 2009

Doğu Türkistan Türkleri İçin 12 Kasım Günlerinin Önemi

12.11.2009

Türk Evladı, Ecdadını Mutlaka Tanımalıdır Ama…

16.10.2009

“21.Asır Türk Asrı olacak” Derken...

13.10.2009

Siyasi Rakkaslar ve “Truva Atı” Açılım Söylemleri

09.10.2009

Gerçek Şair, Yazar ve Aydınlar Neredeler?

06.10.2009

 “Uygurlular” ve “Sincan Uygur Özerk Bölgesi” Deyimleri Üzerine
10.07.2009

İstiklâl İsteyenler Açık ve Net Konuşabilmelidirler

02.06.2009

Türkiye-Çin Arasında Yapılan “Sınırı Aşan Suçlarla Mücadele Anlaşması”nın Düşündürdükleri

02.06.2009

Osman Batur’un Şehit Edilişinin 58. Yılı

29 Nisan 2009

Barın Gazilerinden

Açık Mektup

06.04.2009

Çinli Diplomatlar ve Osman Batur’un Torunları

02.04.2009

Nevruz Bayramı ve Ergenekon Destanı

21.03.2009

Kaşgarlı Mahmut’u Hatırlayanlar

O’nun Ülkesini Neden Hatırlamazlar?

11.03.2009

Türk Milleti “Felç” Edilmek İsteniyor

11.02.2009

Gulca Mili Ayaklanmasının 12. Yılının Düşündürdükleri

05.02.2009

Türk Dünyası Türkiye ve Tam Bağımsızlık

26.01.2009

Kasvet, Dehşet Ülke ve İnsan

19.01.2009

Doğu Türkistan’da Milli Mücadele

06.01.2009

 

 

 

HAFTALIK GAZETE

0535 885 12 36

 

ÇİN MEFTUNU DEVLETLERE DUYURULUR

 

Musul ve Kerkük

Türkiye İçin Bir   

 “İleri Karakol” Olmalıdır

 

 “SARI OKYANUS” TAŞIYOR

Türk Dış Politikası (politikasızlığı) ve 

Türk Dünyasının Şaşkınlığı

 

 

Doğu Türkistan’da Devlet Terörü Atında Ramazan

 

 

ÇİN İLE MÜNASEBETLER VE  ÇİN’İN İÇ YÜZÜ

 

Olimpiyatlar ve  Çin’in Sahtekârlıkları

 

Martılar, Kargalar ve İnsanlar

 

Asimilasyonu Önleyen Yüksek Ruh

AYLIK GAZETE

 

İstiklâl İsteyenler Açık ve Net Konuşabilmelidirler

MAKALENİN TAMAMI

 

 

Düşmanların Dostlukları(!) Uğruna Kardeşin

Yüreğine Hançer Saplamak

MAKALENİN TAMAMI

İnanç Bezirgânları, Beyin, Ruh ve Yürek

Nisan 2009

 57. Sayı

MAKALENİN TAMAMI

GENELGELERİN GÖLGESİNDE DOĞU TÜRKİSTAN DAVASI

Mart 2009

 56. Sayı

MAKALENİN TAMAMI

 

İSTİKLAL GAZETESİ

5 YAŞINDA

Ağustos 2008

 49. Sayı

MAKALENİN TAMAMI

 

Türk Nesline Sahip Çıkmak

Temmuz 2008

 48. Sayı

MAKALENİN TAMAMI

 

İstiklâl Mücadelesinde Mefkûre Birliğinin Önemi

Haziran 2008 - 47. Sayı

MAKALENİN TAMAMI

ŞAİBELİ BİR 

OLİMPİYATA DOĞRU

Mayıs 2008

46. Sayı - 4. Yıl

MAKALENİN TAMAMI

 

Doğu Türkistan Davası
Saflarında Yeni “Taşeronlar” Türedi

Nisan 2008

45. Sayı - 4. Yıl

MAKALENİN TAMAMI

 

Türkmenlerin Yegâne
İstinatgâhı Türkiye ve Türk Ordusudur

Mart 2008

44. Sayı - 4. Yıl

MAKALENİN TAMAMI

 

Türk Dünyası ve Doğu Türkistan'ın Sesi

İstiklâl Gazetesi

74..Sayı Yayında

İstiqlal Gizitining 2010- yili 74.sanining internettin neshir Qilinishqa bashlanghanliqini muxterem oqurmenlirimizning diqqitige sunimiz

TÜRKİYE DEN

MANZARALAR

Demirel-Çin

Büyükelçisi elele

Cemil Çiçek

Çin Büyükelçisi elele

İçişleri Bakanı

Abdulkadir Aksu

 

Çin malı ya da hammaddesini, tüketici olarak ayırt edebilmek oldukça güç ancak Çin üretimi olan bir malı ayırt etmek çok ama çok kolay.

Nasıl mı?

Aldığınız ürünün üzerinde " Made in China ",

 " Product of China ",

 " Çin Malı "

 " Made in PRC  "

gibi ibareler yer almıyorsa, ürünün barkodunu okuyun.

Her ülkenin sahip olduğu eşi olmayan satış kodları, barkodların başına işleniyor. Barkodun en başındaki ilk iki ya da üç rakam, ürünün hangi ülkeden geldiğini size söylüyor.

İşte Çin'e ait barkod numaraları

690-691-692

Eğer ürünün orijinalinden emin değilseniz bu üç rakam size yol gösterecektir.

Bu numaralarla başlayan ürünleri almayın. 

Sessizlik içinde ölen, acı çeken tüm canlıların sesi olun.

Made in China etiketli ürünlerin kalitesiz
çıkmasIndan sonra, yapIlan boykot
karşısında bulunan yeni bir satış
stratejisi:

Made in PRC

(People's Republic
of China (Çin Halk Cumhuriyeti)).

Made in P.R.C = Made in China