|

MUNAZİRE MUNBİRİ
YİGİ HEWERLER

GENEL BİLGİLER

D.Türkistan
Kısa Künye

Bizim Künye

Kitaplar

Milli Marş

Milli Andımız

Şu Anki Durumu

Bayrak

Faaliyetler

ENGLİSH

UYGURÇE
 
Biz Kim ?

Makali
Bashlikliri
 
Makali Arhipi

Hewerler
 
Milli Marsh
 
1944 Milli Armiye

Ezimet

Shiir

Paaliyetler-Faaliyetler
 
Kitapler
M.Emin
BATUR
MAKALELERİ

2008

2007

2006

2005

2004

2003

2002

2001

2000
HABER ARŞİVİ

Haber Arşivi

2007

2006

2005

2004

2003

2002

2001

2000

NÜFUS YAPISI

D.Türkistan'ın Nüfusu

Din-Mezhep İtibarıyla

Çinli Nüfus Artışı

N.Yapısal Özellikleri

SİYASİ TARİH

Uygurlar

1760 Yılından Önce

1.Mançur Çin İstilâsı

2.Mançur Çin
İstilâsı

Valiler Dönemi

Rus İstilâsı

Milliyetçi Çin İstilâsı

Komünist Çin İstilâsı

1760 SONRASI
DEVLETLER

1863 YakuphanDevleti
 
1933 D.T İslâm Cumh.

1944 D.Türkistan Cum.
 
1947 D. T Mahallî Hük.

COĞRAFYA

Mevkii Sınırlar

Yüzölçümü

Yüzey Şekilleri
Tarım Havzası
İli
Havzası
Akarsular Göller

İklim

D.Türkista'ın Yolları

D.T Yol Haritası

ŞEHİRLER

Urümçi

Kaşgar

Kaşgar Hitgah Cami

A.K. İlkul Kalemind

S.M. Kaşgarlı Kalem

Hoten

Yarkent

Turfan

Turfan Uygurları

Gulca

Börütala

Kuça

Aksu

Karamay

KÜLTÜR

Dil

Basın-Yayın

Sanat
Yazarlar

Musikî
Çalgılar

Mimari
Bıçaklar

Yemek

Giyim-Kuşam
İpek
Etles
Doppa

Destanlar
Göç
Destanı
Türeyiş
Destanı

Nevruz

Bayramlar
Kurban Bayramı
Ramazan Bayramı

Tiyatro

Edebiyat

Edebiyatçılar
Kaşgarlı Mahmut
 K.M Türklük
Bilinci
Divanı Lügati
Türk
Yusuf Has Hacib
Abdurehim Ötkür
Lütfullah Mutellip
A.B.A.Kaşgarî
İmin Tursun
Teyipcan Eliyov
Abdulaziz Mahsum
M. Ali Tevfik
İ.Vasıl Türkistanî
Bilal Azizi
A.Halûk Uygur
Kutluk Şevki
Tancarık Caldıoğlu

EKONOMİ

Petrol

Doğal Gaz

Sanayi

Tarım

Hayvancılık

Orman

DİN

Din Tarihi

Dini Baskılar

Maocuların Din Düşm.

EĞİTİM

Eğitim

MİLLİ
MÜCADELELER

Gulca Ayaklanması

Barın Ayaklanması

Atçüy Ayaklanması

Hoten Ayaklanması
 DEVLET ADAMLARI

Sultan Saltuk Buğrahan

S.Buğra Han
Destanı

Yakuphan Be-Devlet

Dilşat Sultan

Canım Han Haci

Alihan Töre Saguni

Hoca Niyaz Haci

Sabit Damollam

Osman Batur

Timur Şencan

General Abdul Niyaz

Muhammet Niyaz Alem

General Mahmut
Muhitti

Oraz Bek

Şerifhan Töre

Gani Batur

Ahmet Can Kasimi

A.Ş.Turan'ın
Kaleminden

İ. Kurban'ın
Kaleminden

Mehmet Emin Buğra

Dr Mesut Sabri Baykozi

Türklük Bilinci

Dr.M.S.B. Eserleri

İsa Yusuf Alptekin

Mücadele Hayatı

Fetheddin Mahsum

Hacı Yakup Anat

Alibek Hakim

İŞKENCE VE ZULÜM

Çin
Zulmünün Tarihi

D.Türkistan'da İşkence

Çin
Zulmü-Foto ğraflar

Kadınların Durumu

Rabiye Kadir

Kürtaj ile İnfaz

Aile Planlaması

Aile Katliamı

Nükleer Katliam

Organ Ticareti
f

ZİYARETÇİ DEFTERİ
MUNAZİRE MUNBİRİ
|
DİKKAT :
UCUZ DİYE ;
ÇİN MALI, ALMAYIN ! ALDIRTMAYIN !
ÇÜNKÜ; VERİLECEK HER PARA, TÜRKİSTAN’A ZULÜMDÜR… |

|
|
|
|
GÜL'ÜN
ÇİN ZİYARETİ
VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Mehmet Emin
BATUR
Türkiye’den Çin Halk Cumhuriyetine en üst
düzeyde resmi ziyaretlerden birini
gerçekleştiren devlet adamı bu defa Türkiye
Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül oldu.
Haber kaynaklarının verdikleri bilgilere
bakıldığında Gül'ü, Pekin’de Çin Halk
Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı(Çin’in
Dışişleri bakanı bile değil)Zhai Jun, Çin Halk
Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Gong
Xiaosheng, Türkiye‘nin Pekin Büyükelçisi Murat
Salim Esenli’ ve haber kaynaklarının
unvanlarından ve isimlerinden söz etmeye gerek
bile duymadıkları bazı Çin yetkilileri(!)
karşılıyorlar…
Eğer bu haberlerin verilişinde bir noksanlık söz
konusu değil ise, bu durum kesinlikle diplomasi
kurallarına aykırı bir harekettir ve ilerleyen
zamanlarda Çin devlet başkanının Türkiye’ye bir
ziyaret gerçekleştirmesi durumunda
devletlerarası mütekabiliyet esası gereğince
mutlaka karşılığı verilmelidir. Aksi takdirde
Türkiye, Gül’ün Çin ziyaretinin başlangıcında
Çin’den bir “ilk dakika golü” yediği ile
kalmış olacaktır…
“Bu
ziyaretimizin en önemli ağırlığı, ekonomik
ilişkilere ivme kazandırmak”
(Dünya bülteni) diyen Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye
ile Çin arasındaki ticaretin Türkiye aleyhine
çok dengesiz olduğuna dikkat çekerek, iki ülke
arasında 17 milyar dolarlık ticaret hacmi
olduğunu, bunun 15.5 milyar dolarının Çin’in
Türkiye’ye yaptığı ihracatın oluşturduğunu
söylüyor… Bu durumda, Türkiye’nin yıllardır tek
taraflı fedakârlıklarla Çin ile dost kalma
çabası gösterdiği açıkça ortaya çıkmış
olmaktadır. Türkiye Çin’in sahte, kalitesiz ve
sözde ucuz mallarını kendi milli üretimini
sekteye uğratmak ve hatta binlerce iş yerlerinin
kapılarına kilit vurmak pahasına satın almaya
devam ederek ve yerli üreticileri piyasalardan
silerek Çin sevgisi ve hayranlığı uğruna da
tabir yerindeyse kendi ayağına kurşun sıkmaya
devam etmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti devletinin Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül, daha Çin’e ayak basar basmaz
ayağının tozu ile Çin’e ve Çinlilere asla hak
etmedikleri övgü dolu sözler sarf etti. Elleri
Müslüman Doğu Türkistan Türklerinin kanları ile
kızıla boyanmış olan Çin’i adeta yerlere göklere
sığdıramadı. Türkiye Cumhuriyeti
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, dünyanın en ünlü
insan hakları ihlalcisi ve işgalci devleti olan
Çin’e gerçekleştirdiği ziyaretinin, Doğu
Türkistan Türkleri açısından geçmiş yıllarda
Türkiye yetkililerinin Çin’e yaptıkları resmi
ziyaretlerden her hangi bir farkı bulunmuyor.
Hatta denilebilir ki, Çinliler bu defa
Türkiye’nin Cumhurbaşkanının ağzından son derece
sitayişkâr sözler işiterek doğru yolda yürümekte
oldukları ve doğru icraatlar yapmakta oldukları
zannıyla Doğu Türkistan Türklerini katletme
konusunda daha da cesaretlendiler…
Havada, karada ve suda kıpırdayan her türlü
mahlûkatlarla beslenen Çinlilerin Cumhurbaşkanı
Gül’e Çin ziyareti boyunca yemek olarak ne ikram
ettikleri, ya da 2001 yılında boğazlarımızı
tehlikeye atarak Varyag adlı 380 metre
uzunluğundaki hayalet geminin geçmesine izin
vermemiz karşılığında Türkiye’ye yılda 1 milyon
Çinli turist gönderme konusunda verdikleri söz
gibi yine hangi yalan sözleri verdikleri ile
ilgilenmiyorum. Çünkü dünyada sözüne
güvenilmeyecek tek milletin Çinliler olduğunu
Doğu Türkistanlı olmamız sebebiyle biliyoruz…
Cumhurbaşkanı Gül’de Doğu Türkistan’ın başkenti
Ürümçi’ yi ziyareti sırasında, geçmiş yıllarda
Çin’i ziyaret eden Türkiye yetkililerinin
söyledikleri kalıplaşmış bir cümleyi tekrar
etti. “Uygurlular, Çin ile aramızda dostluk
köprüsü rolü oynuyor. Bu rol ilişkilerimizin çok
daha ileri boyutlara taşınmasına katkı
sağlayacak.”
Şu gerçeği artık bütün Türkiye yetkilileri çok
iyi bilmeli ve anlamalıdırlar ki, Doğu Türkistan
Türklerinden, hiçbir anlam ifade etmeyen bir
şekilde “Uygurlular” diyerek söz
edilemez! Çünkü Çin işgali altında bulunan ve
Türkiye’den 2.5 misli büyüklükte topraklara
sahip Türk ülkesinin adı DOĞU TÜRKİSTAN,
orada İstiklal mücadelesi vermekte olan 40
milyonu aşkın Türk’ün çoğunluğu da Türk
milletinin UYGUR boyuna mensupturlar…
Daha da önemlisi Doğu Türkistan Türkleri Çinli
işgalciler ile Türkiye arasında köprü olamaz,
olmayı da şiddetle reddederler! Çinlilerle dost
ya da akraba olmak isteyenlerin bizzat kendileri
Çinlilerle doğrudan temasa geçmelidirler… Doğu
Türkistan Türkleri ancak ve ancak ezeli ve ebedi
Türk yurdu olan Doğu Türkistan ile Türkiye
arasında köprü olabilirler. Doğu Türkistan
Türkleri, Türkiye’de Türk olmaları ile şeref
duyan ve “Ben Türk’üm” diyebilenlerle
kardeştirler…
Gül, Çin ile Türkiye’nin işbirliğinin önemine
işaret ederek, “Hala Türkiye ile Çin’in
birbirlerini tam keşfedemedikleri kanaatindeyim”
diyor… Gül’ün, Türkiye’nin Çin’i tanımadığı
fikrine katılmamak mümkün değil. Çünkü Çin nevi
şahsına münhasır bir millettir. Fakat Çin’in
Türkiye’yi çok iyi tanıdığından eminiz.
Çinlilerin, “Uzaktaki düşmanı oyala,
yakındaki düşmanı ez” diye bir sözleri
vardır. Çoğunlukla tarihteki bütün savaşlarını
Türk milletine karşı yapa gelen Çinliler, Türk
dünyasının günümüzdeki en önemli varisi olarak
gördükleri Türkiye Türklerini ve Türkiye
Cumhuriyeti devletini “uzaktaki düşman”
olarak görmektedirler. Bu sebeple onlarca yıldır
bir yandan Türkiye’yi “nabza göre şerbet”
verme yöntemiyle sözde ticareti ve diplomatik
ablukası içinde oyalarken, diğer yandan da
“yakındaki düşman” olarak gördükleri Doğu
Türkistan Türklerini ezerek tamamen yok etmek
istemektedirler…
Abdullah Gül’ün Çin Halk Kongresi Daimi Komitesi
Başkanı Wu Bangguo ile görüşmesi esnasında Wu,
TBMM ile iyi ilişkilere sahip olduklarını ve iki
ülke arasında dostane ilişkilerin geliştirilmesi
için çok çalıştıklarını ifade ediyor. Wu,
Türkiye’nin “tek Çin” politikasına ve Tayvan,
Tibet, Doğu Türkistan gibi konularda Çin'e
verdiği destekten dolayı, teşekkürlerini
bildiriyor…
Çinliler nasıl teşekkür etmesin ve Türkiye’ye
minnettar kalmasınlar ki? Doğu Türkistan
Türklerinin en çok güvendikleri Türkiye
Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanı Çin’e resmi
bir ziyaret gerçekleştiriyor ve soykırım,
sürgün, asimilasyon ve ırki aşağılanmalara maruz
kalmakta olan Doğu Türkistan Türkleri ile ilgili
bir tek görüş ortaya koymadan ziyaretini
tamamlamış olmanın rahatlığı ile Türkiye’ye geri
dönüyor…
Gül’ün Çin’e yönelik övgüleri karşılığında Çin
devlet yetkilileri de Gül’e,
bir zamanlar
(20 Nisan 2000) kesinlikle hak etmediği
halde Çin devlet başkanı Jiang Zemin’e Türkiye
yetkililerinin verdikleri üstün hizmet madalyası
gibi bir madalya mutlaka vermeliydiler...
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
|
Hollanda'da
Doğu Türkistan Davasını Güçlendirme
Konusunda Ortak Dayanışma |
|
 29.06.2009 |
 |
|
 |
Hollanda'da Doğu Türkistan
Davasını Güçlendirme Konusunda Ortak Dayanışma
Özel Haber: Son
yıllarda Hollanda'ya gelerek siyasi sığınma
talebinde bulunan Uygurların sayıları hızla artmakta
olduğu için şu anda bu devlette yaşamakta olan
Uygurlar Hollanda hükümet birimlerinin ve insan
hakları teşkilatlarının en güçlü şekilde dikkatini
celp etmekte olan bir millet haline geldiler.
Doğu Türkistan ve Uygur
meselesinin Holanda'daki etkisini daha da güçlendirmek ve bu
devlete gelip siyasi sığınma talebinde bulunan Uygur
kardeşlerimizin milli davamıza olan aktivitesini arttırmak
maksadıyla, bu yakınlarda Almanya'daki “Doğu Türkistan
Enformasyon Merkezi”nin başkanı Abdulcelil Karakaş ile
Hollanda'daki “Doğu Türkistan Uygur Birliği”nin yetkilileri
bir araya geldiler. Yapılan müzakerelerde bundan sonra kendi
aralarında dayanışmayı daha da güçlendirmek ve uyum içerisinde
faaliyetler yürütme konusunda görüş birliğine vardılar.
Hollanda'dai “Doğu Türkistan
Uygur Birliği”nin başkan yardımcısı Eysa Kâri Hacı tarafından
onun evinde yapılan dayanışma toplantısına Hollanda'da
yaşamakta olan kardeşlerimizden Helden bölgesi civarındaki
Uygurlar davet üzerine katıldılar.
Bu dayanışma toplantısında
Hollanda, Belçika ve Almanya'da Çin'e karşı birlikte
gösteriler düzenlemek, bu devlette yaşamakta olan Uygurlar
arasında siyasi, içtimai ve kültürel faaliyetleri
güçlendirmek, Uygurların bu günkü umumi vaziyeti ve Çin
hâkimiyetinin Uygurlara uygulamakta oldukları zulümleri ifşa
eden bildiriler, broşürler, resimli kitap ve dergiler
hazırlayıp geniş çaplı olarak dağıtmak… Gibi meselelerde ortak
bir fikir ve karara varıldı. ETIC
HABERİN DEVAMI
|
|
Çinliler ile Uygur Türkleri arasında çatışma. |
|
 27.06.2009 |
UHA (UYGUR HABER
AJANSI |
|

 |
Dün sabah
(26.06.2009)
yerel saat 2 sularında Çin in Guangdong eyaletine bağlı
Shavguen kentindeki bir oyuncak fabrikasında Çinliler ile
Uygur Türkleri arasında şiddetli çatışma meydana geldiği
belirtildi, Shavguen kenti yetkililerinin açıklamasına göre
olayda 2 ölü, 120 kişi yaralı olup bunlardan 81 kışı Uygur
Türkü kalan 39 kişi ise Çinlilerden oluşuyor
Bazı yerel Çin haber
sitelerine göre olayda ölenlerden 12 si Uygur 6 sı ise Çinli,
Hükümet yetkilileri olayın neden meydana geldiği hakkında
henüz bir açıklama yapmazken olay yerine 400 polis 152
kurtarma ekibi gönderildiği ve 48 defa ciddi kurtarma
faaliyetleri gerçekleştiği belirtildi. Bağımsız kaynaklardan
aldığımız bilgiye göre 300’e yakın Çinli işçi gece yarısı
Uygur işçilerin kaldığı yatak binasına saldırmış ve Uygurlarda
kendilerini savunmak için harekete geçtiği belirtildi. Çatışma
4 saat devam ettiği ve polis güçlerinin müdahalesiyle
durdurulduğu gelen haberler arasında.
600 nefer Uygur işçi olası
saldırıya maruz kalmaması için yatak binasından taşınmış olup
çatışmada akan kanlar temizlik işçileri tarafından 2 saat te
ancak ortadan kaldırıldı.
Çin’de Çin lisanında yayın
yapan uygurbiz sitesinin editörü ve bağımsız akademisyen İham
Tohti açık mektup yazarak Shavguen kenti hükümetinin bir an
önce olayın failini ve gerçek sebebini açıklamaya ve Uygur
işçilerin hak hukukunu gözeterek adil yargılamaya çağırdı ve
Çin'in Uygur Türklerini iç kesimde zorla çalıştırmaya götürme
politikalarını tekrar gözden geçirmeye davet etti.
|
|
Kaşgar’daki Hanlık Medresesi Yıkıldı, Ondan Bize
Ne kaldı? |
|
 24.06.2009 |
|
|
 |
İşgalci Komünist Çin 2009 yılı Haziran ayının ortalarından başlayarak
aziz vatanımız Doğu Türkistan’ın kadim şehirlerinden
olan Kaşgar’daki Hanlık Medresesini yıkıp yerle bir
etti.
Çin, Kaşgar’ın Eskişehir bölgesini “depreme dayanıklı evler
yapma” bahanesiyle Uygur halkının değerli medeni miraslarından
biri ve aynı zamanda iftihar kaynaklarından sayılan söz konusu
yerleri Uygur halkının güçlü bir şekilde karşı çıkmasına ve
feryatlarına zerre kadar bile kulak vermeksizin yıkıp yok
etti.
HABERİN DEVAMI
|
|
Çin
Müstemlekecileri Doğu Türkistan’daki Taklemekan
Kumluğuna Stratejik Öneme Sahip Askeri Havaalanı
Yapacak |
|
 23.06.2009 |
 |
|
 |
Çin’in Sumrug Sitesinden anlaşıldığına göre, Çin hükümeti
2015 yılında Doğu Türkistan’daki Taklemekan’ da ilk çöl
havaalanını yapacak. Bu havaalanı tamamlandıktan sonra
petrol, doğalgaz sondajları ve araştırmalar yapacaklarmış.
Bu havaalanı bittikten sonra vakti geldiğinde stratejik
havaalanı olarak kullanılacak olup, Çin’in kuzeybatı sınır
müdafaasını sağlamlaştırmada büyük ölçüde stratejik öneme
sahip olacak.
HABERİN DEVAMI
|
|
Yarkent’ deki Cinsel Saldırı Vakası Münasebetiyle
Hollanda’da Gösteri
|
|
 23.06.2009 |
|
|
 |
Özel haber: Bu yıl 08.05.2009 günü Yarkent nahiyesinde meydana gelen
ve bir Çinli okutmanın Uygur kız öğrencilere tecavüz olayı dış ülkelerdeki
Uygurlar arasında çok büyük yankı uyandırmıştı.
Olaydan sonra, dünyanın birçok yerlerindeki Doğu Türkistan
Teşkilatları, Çinli okutmanın bu rezil fiilini ve Çin hâkimiyetin bu
namussuz mahlûku cezalandırmak bir yana, tam tersine koruma altına alarak
himaye etmesine karşı çeşitli şekillerde protesto eylemleri yapmaktadırlar.
HABERİN DEVAMI
|
|
Yekendiki
Tajawuzchiliq Weqesi Munasiwiti
Bilen
Gollandiyede Namayish
|
|
 2009
- yili 6 - ayning 20 - küni |
 |
|
 |
Öz
xewirimiz: buyil 5 – ayning 8 – küni Yeken nahiyiside
yüzbergen bir Xitay oqutquchining Uyghur qiz oqughuchilargha
tajawuz weqesi, chetellerdiki uyghurlar arisida küchlük inkas
peyda qilghan idi.
Weqedin buyan, herqaysi
ellerdiki Uyghur teshkilatliri, Xitay oqutquchining bu rezil
qilmishi we Xitay hakimiyitining bo nomussiz mexluqni jazalash
uyaqta tursun eksiche qanat astigha élip qoghdap
keliwatqanliqigha qarshi türlük naraziliq heriketlirini elip
barmaqta.
DAWAMİ
|
|
Bunun adı zulüm değil
mi? |
|
 20.06.2009 |
 |
|
 |
Dünyanın en
mazlum milleti olmasına rağmen insan hakları savunucularının
bile neredeyse hatırlamadığı bir millet doğu Türkistanlı Uygur
Türkleri. Uygur Türklerinin makus kaderinde onlarca yıl zulüm
ve asimile edilmek varmış. Dünya unutsa da kardeşlerimiz
unutmaz derdik ama ne yazık ki kardeşler de unuturmuş.
MAKALENİN
DEVAMI
|
|
Mühendis Demirel Çin Seddi Hayranı |
|
Müstemlekeci Çin’in
Kastı Ne? |
|
 17.06.2009 |
 |
|
 |
Son zamanlarda Uygur internet
sitelerinde Uygur halkının başına gelen facialar hakkındaki
münazaralar bir hayli arttı. Özellikle de 2009 yılının
girmesiyle beraber Doğu Türkistan’da ardı arkası kesilmeksizin
meydana gelmekte olan bir dizi olaylar Uygur halkını derin
düşüncelere sevk etmektedir. Çin 2009 yılının başlarından
itibaren Uygur halkına yönelik olarak bir dizi bastırma
hareketleri icra etti. Ve tamamen Uygur halkının aleyhine olan
olayları aralıksız olarak meydana getirmek suretiyle
Uygurların tepkilerine sebep olmaktadır.
HABERİN DEVAMI
|
|
Doğu Türkistan’da Haksızlıklar
Niçin Bu Kadar Çok? |
|
 16.06.2009 |
 |
|
 |
Anayurdumuz Doğu Türkistan
Komünist Çin’in saldırgan Ordusu tarafından işgal edildikten
sonraki 60 yıl süresince Doğu Türkistan’daki direniş hep devam
etti. Doğu Türkistan halkı kesintisiz olara zulme karşı
mücadele ede geldi.
Çin müstemlekecileri de Doğu
Türkistan’da kendilerinin acımasız müstemlekecilik
politikalarını devam ettire geldiler.
Bu şartlar altında da elbette ki
Doğu Türkistan halkına yönelik haksızlıklar da aynı paralelde
çok olur. Çünkü Doğu Türkistan halkı müstemleke yapılan
ülkenin halkıdırlar.
HABERİN DEVAMI
|
|
4 Guantanamo
tutuklusu
Bermuda'da
|
|
 15.06.2009 |
Dünya Bülteni
|
|
 |
Guantanamo tutuklusu dört Uygur, sürpriz bir şekilde
İngiliz kolonisi Bermuda'ya götürüldü.
Düşman savaşçı olarak
suçlanarak zincirler içinde getirildikleri
Guantanamo hapishanesinde yaklaşık 7 yıl kaldıktan
sonra bir sabah vakti serbest bırakılarak Bermuda
adasına gönderilen 4 Müslüman Uygur Türkü şu anda
denizin ve özgürlüğün tadını çıkarıyor.
HABERİN DEVAMI
|
|
WANGEN TÜRK KÜLTÜR DERNEĞİ'NDE YAZ ŞENLİĞİ |
|
 12-14
Haziran.2009 |
Haber : Ali Yüksel / Kenan Batur |
|
 |
Almanya Türk
Federasyon'a bağlı faaliyet gösteren Wangen Türk Kültür ve
Spor Derneği 12 - 14 Haziran 2009 tarihlerinde 1. Yaz
Şenliği'ni düzenledi. Başkan Turgay Çankaya ve Yönetim
Kurulu'nun fedekarane çalismalariyla gerçekleştirilen şenlikte,
bayanların katkıları takdire değerdi.
Almanlara Türk
Kültürü'nün tanıtımını ve Türk toplumunun kaynaşmasını
amaçlayan şenlikte Nusret Yılmaz ve arkadaşları Türk Halk
Müziğinden örnekler sundu. Fedakar bayanların hazırladıkları,
Türk Mutfağına has yemekler, baklavalar ve tatlı çesitleri
misafirlere ikram edildi. Şenliğe katılan misafirlere, "Şark
Köşesi" diye adlandırılan Anadolu köylerindeki "Köy Odası"
düzeninde kurulmuş oturma yerinde Türk Kahvesi içme imkanı
sağlandı. Hele hele misafirler, Hüseyin Ustanın hazırladığı
Türk (Rize) Çayı'nın
tadına doyamadılar.
Üç gün süren
şenliğe Wangen Belediye Başkanı, Alman Siyasi Partilerinden
temsilciler ve Alman dostlarda teşrif ettiler. İlk defa
yapılan şenliğe Wangen ve çevresinden çok sayıda Türk katıldı.
Şenlikte İstiklal Gazetesi
Temsilciliği'nin Doğu Türkistan'ı tanıtım sergiside yerini
aldı. Avrupa Temsilcimiz Sayın Şen Ozan, Wangen ve çevresinde
yaşayan İstiklal Gazetesi okurları için "Davası Olmayana,
Deva Bulunmaz " adlı yeni kitabını imzaladı.
Ziyaretçileri Doğu Türkistan meselemiz
üzerine bilgilendirdi.
|
|
Uygur
lider:
Türkiye'den
vize bile alamıyorum |
|
 12.06.2009 |
voanews |
|
 |
Amerikan
Kongresi'nin konuğu olan Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Rabiya
Kadir, Türkiye'den daha fazla destek beklediklerini söyledi.
Guantanamo'daki
Uygur Türkleri'nin serbest bırakılma süreci nedeniyle Amerikan
Kongresi'nde Uygurlar'ın sorunlarını elel alan özel bir oturum
düzenlendi.
HABERİN DEVAMI
|
|
Kongre`de Uygurların Durumu Ele Alındı |
|
 12.06.2009 |
voanews |
|
 |
Amerikan Kongresi`nde
Uygur Türklerinin durumu değerlendirildi. Oturumda
toplam 22 Uygur`un Guantanamo tutukevine nasıl
gönderildiği ve Çin hükümetinin Uygurlara uyguladığı
baskı ele alındı
Amerikan
Kongresi`nde
Uygur Türklerinin
durumu değerlendirildi. Oturumda toplam 22 Uygur`un Guantanamo
tutukevine nasıl gönderildiği ve
Çin
hükümetinin Uygurlara uyguladığı baskı ele alındı.
HABERİN DEVAMI
|
Palau, 17 Uygur
mahkumu alacak
|
|
 10.06.2009 |
 |
|

|
Pasifik'teki ada
devleti Palau, ABD'nin Guantanamo üssünde tuttuğu 17
Çinli Uygur tutsağı geçici olarak almayı kabul
ettiğini açıkladı.
Palau
Devlet Başkanı Johnson Toribiong, ABD yönetiminin
geçen hafta kendilerinden bu yönde istekte
bulunduğunu belirterek, ülkesinin insani bir jest
olarak Uygur azınlıktan tutsakları kabul etmekten
"gurur ve onur duyduğunu" söyledi.
Toribiong, AP'ye yaptığı açıklamada 17 Uygur
tutsağın durumunun belirli zaman aralıkları ile
değerlendirileceğini de belirtti.
Filipinler'in doğu kıyısının 800 km açığında, 8 ana
ada ve 250'den fazla adacıktan oluşan Palau'nun
nüfusu yaklaşık 20 bin.
ABD
Savunma Bakanlığı'nın "düşman savaşçı" olmadıklarını
açıklamasından sonra geçen yıl federal bir yargıç,
Uygur tutsakların ABD'de serbest bırakılmasına karar
vermiş ancak üst mahkeme bu kararı iptal etmişti.
Böylece Uygur tutsaklar o tarihten bu yana belirsiz
bir hukuki duruma sahip oldu.
ABD
yetkilileri, Uygur tutsakların Palau'ya
gönderileceğini resmen doğrulamaktan kaçındı.
İki
ABD yetkilisi ise Uygur tutsakların alınmasına
karşılık ABD'nin Palau'ya kalkınma yardımı, bütçe
desteği ve diğer yollardan 200 milyon dolara varan
bir yardım yapacağını söyledi.
Palau Cumhuriyeti
-
Tam
Adı: Palau Cumhuriyeti
-
Yüzölçümü: 458 km²
-
Başkenti:
Koror
-
Para Birimi: ABD Doları
-
Dili: İngilizce ve Palau Dilleri
-
Nüfusu: 21 680 kişi (2005 yılı)
-
Ortalama Ömür: 69.19 yıl (2002 yılı)
-
Okur Yazarlık Oranı: % 92 (2002 yılı)
-
Kişi Başına Düşen Milli Gelir: 9 000 $ (2002 yılı)
-
Saat dilimi: gmt+9
-
Plaka İşareti:
PAL
|
|
Kanada Guantanamo tutsaklarını kabul etmedi |
|
 07.06.2009 |
|
|
 |
Kanada, ABD'nin Guanatamo
tutukevinden salıverilecek bazı tutsakları kabul etmedi.Başbakan Stephen
Harper'ın makamından yapılan açıklamada, ABD hükümetinin, 17 Uygur Türkünün
Kanada tarafından kabul edilmesi önerisinin reddedildiği bildirildi.
Açıklamada, sözkonusu tutsakların Kanada'yla hiçbir bağı olmadığı ve
güvenlik sebepleriyle bu kararın alındığı belirtildi ve Kanada'nın hiçbir
tutsağı kabul etmeyeceğinin altı çizildi.
Amerikalı yetkililer, Uygur tutsakları tehdit olarak kabul etmiyor, ancak
kabul edecek ülke bulamadığı için serbest bırakamıyor. |
|
 04.06.2009 |
 |
|

Akif Emre |
Orta Asaya'daki “büyük oyun”un
jeostratejik ayrıntılarına dalanlar muhteşem
medeniyetimizden elde kalanlara yönelik saldırıyı
umursamıyor bile. Hayatı stratejik hesaplarla okumaya
alıştığımız günlerden beri tarih, kültür ve medeniyet
meseleleri konuşmak dünyanın gerçeklerinden kopuş olarak
algılanır oldu ne yazık ki. Her türden 'değer'in tecime
elverişli hale geldiği oranda kıymet atfedildiği küresel
çağda yaşıyoruz ne de olsa.
MAKALENİN DEVAM
|
|
Çin'den Pakistan'a 'Uygurları yok et' mesajı |
|
 03.06.2009 |
Ubeyd Rahman- Lahor /
DÜNYA BÜLTENİ |
|
 |
Çin, Pakistan'da bulunan 'Doğu
Türkistan Hareketi'nin yok edilmesi için baskılarını
arttırdı.
Çin, Pakistan hükümetinden Çin'deki Türk Müslümanlarının
kuruluşu "Doğu Türkistan Hareketi"nin Pakistan'da bulunan
şubesinin bütün faaliyetlerine engel olması için ülkeye
baskılarını arttırdı.
HABERİN DEVAMI
|
|
Çin, tarihi Kaşgar şehrini yıkıyor |
|
 02.06.2009 |
Dünya Bülteni |
|
 |
Uygur Türkleri`ni İslam ve
kültür köklerinden koparmak isteyen işgalci Çin yönetimi
tarihi Kaşgar şehrini yıkıyor, yerine plazalar inşa edecek.
Çin işgali altındaki Doğu
Türkistan`da Çin yönetimi Müslüman Uygur Türkleri`nin tarih
ve kültürleri ile bağını koparmak amacıyla tarihi İpek Yolu`nun
önemli kavşak noktası Kaşgar şehrinin Eski Şehir kısmını
dozerlerle yıkıp yerle bir etmeye başladı.
HABERİN DEVAMI
|
|
Mehmet Ali Tevfik Efendi Katledilişinin 72.
yılında Anıldı |
|
 04.06.2009 |
RFA-Cuma
|
|
|
30 Mayıs 2009 tarihinde Avustralya’nın Sydney
şehrinde Uygur yeni maarif hareketinin
bayraktarlarından olan Mehmet Ali Tevfik Efendi
katledilişinin 72. yılında anılarak o’nun hayatı ve
faaliyetleri anlatıldı.
Mezkûr faaliyete iştirak etmekte olan Sidney Uygur
Ana dil okulu öğrencileri ellerinde Mehmet Ali
Tevfik Efendinin resmi ile görülüyorlar.
(RFA Photo / Jume)
HABERİN DEVAMI
|
|
Dilber Tohti Hak
Arama Mücadelesini Sürdürüyor |
|
 01.06.2009 |
RFA- Mihriban |
Resim isminin açıklanmasını istemeyen bir kişi
tarafından
RFA Radyosuna gönderilmiştir.
|
RFA radyosunun önceki anlatımlarında Doğu
Türkistan’ın Yeken nahiyesinden Dilber Tohti hanımın
RFA radyosuna gönderdiği, Yeken polis karakolunda
darp edilmesi sonucunda hayatını kaybeden eşi Mehmet
Tursun Taş’ın ölümü hakkındaki şikâyet mektubu ve
Dilber Tohti hanım ile sürdürülen görüşme yer
almıştı.
Resimde Yeken Nahiyesindeki Dilber Tohti hanımın, Yeken
Polis karakolunda darp edilme sonucu hayatını kaybeden eşi
Mehmet Tursun Taş, vefatından önce çocuğu ile birlikte
görülüyor.
HABERİN DEVAMI
|
|
DOĞU TÜRKİSTAN GÖÇMENLER
DERNEĞİ BAŞKANI
DR. AHMET TÜRKÖZ VEFAT ETTİ |
|
 01.06.2009 |
|
|
 |
BAŞSAĞLIĞI
1960
Yılından beri Türkiye'nin İstanbul Şehrinde faaliyetlerini
sürdüren ve Türkiye'deki Doğu Türkistan dernekleri
içerisinde tek Kamu Yararına Çalışır Dernek statüsüne sahip
Doğu Türkistan Göçmenler Derneği'nin Genel Başkanı ve Doğu
Türkistan davası alanında en etkili metotlarla mücadele eden
mümtaz şahsiyetlerden biri olan Dr. Ahmet TÜRKÖZ Beyefendiyi
31.05.2009 gecesi kaybetmiş olduğumuzu öğrendik. Merhuma
Allah'tan rahmet, kederli ailesine sabır ve metanet, Doğu
Türkistan camiasına ve Türk dünyasına da baş sağlığı
dileriz.
İstiklâl
Gazetesi
Yakalandığı kanser hastalığına 46 yaşında yenik düşen Ahmet
Türköz'ün cenazesi Zeytinburnu Emine İnanç Camii'nden son
yolculuğuna uğurlandı. Öğle namazını müteakip kılınan cenaze
namazına Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın, Doğu
Türkistanlılar, Öğretmenler ve yurt talebeleri de hatimleri
ve dualarıyla eşlik ettiler. Cenaze namazına katılan
kalabalıktan camiiye sığamayanlar oldu. Türköz'ün Türk ve
Doğu Türkistan bayrağı serilen cenazesi Kazlıçeşme
Mezarlığı'nda toprağa verildi.



|
Almanya Türk Federasyonu 26.
Büyük Kurultayı Gerçekleştirildi

Almanya Demokratik Ülkücü Türk Dernekleri
Federasyonu (Almanya Türk Federasyon) 26. Büyük
Kurultayı 30 Mayıs 2009 Cumartesi günü Almanya’nın
Essen şehrinde gerçekleştirildi.
“Yine elele, sevgiye, barışa ve kardeşliğe”
sloganıyla gerçekleştirilen muhteşem kurultaya
Milliyetçi-Ülkücü Hareketin Lideri, MHP Genel
başkanı Devlet Bahçeli şeref misafiri olarak
katıldı.
|
İstiklâl Gazetesi
Doğu Türkistan Sergisi Açıldı |


Kurultayda
İstiklâl Gazetesi Temsilciliği de Doğu
Türkistan tanıtım sergisi açtı. Sergide Uygur
Türkleri‘nin
mücadelesini anlatan sinevizyon gösteriside sunuldu.
Çok sayıda Avrupalı Türk‘ün
ilgi gösterdiği sergide, insanlık dışı zulme maruz
kalan Mazlum Uygur Türkleri‘nin
insanca yaşama mücadelesi görevliler tarafından
ziyaretçilere anlatıldı.
İstiklâl
Gazetesi okuyucuları gazetenin hizmetlerinden
duydukları memnuniyeti dile getirdiler.
Bilhassa
üniversitelerde okuyan Türk gençlerinin Doğu
Türkistan meselesiyle ilgili bilgi sahibi olmaları
ve hassasiyetleri takdire şayandı.
İstiklâl Gazetesi Avrupa Temsilcisi ve köşe yazarı
Sayın Şen Ozan İstiklâl Gazetesi’ne
destek maksadıyla yeni baskıdan çıkan
“Davası
Olmayana, Deva Bulunmaz“
isimli
kitabını okuyucular için imzalayarak, ziyaretçileri
Doğu Türkistan üzerine bilgilendirdi.
HABERİN DEVAMI
|
|
Türkiye-Çin Arasında Yapılan “Sınırı Aşan
Suçlarla
Mücadele Anlaşması”nın Düşündürdükleri |
|

02.06.2009 |

Mehmet Emin Batur |
|
 |
Çinlilerin, gerçek tarihçiler
nezdinde nevi şahsına münhasır, emperyalist, yayılmacı,
temel insan hak ve hürriyetlerine, insanların en kutsal
hakkı olan yaşama hakkına dahi zerre kadar saygısı olmayan
bir millet oldukları konusunda bir mutabakat vardır…
Mao’nun ölümünden sonra, o’nun
“rüya projesi” olan “Batıya açılma” projesini devralan Deng
Şia Ping’in de ömrü bu melanet projeyi tam anlamı ile hayata
geçirmeye kâfi gelmedi. Fakat daha sonraki Çinli
idareciler Mao’nun söz konusu mirasına sıkı sıkıya sahip
çıkarak icra etmeye çalıştılar, çalışıyorlar.
Bunun için de tabii ki
öncelikle Çin’in kuzey batısında yer alan ve 1949 yılında
işgal ettikleri Doğu Türkistan’ı her yönlü olarak ve tamamen
sahiplendiklerinden emin olmaları gerekiyordu… Ardından Batı
Türkistan ve devamında da Anadolu kapılarını
zorlayacaklardı.
Bunun için de, 1990 yılının
başlarından itibaren eski Sovyetler Birliğinin dağılmasından
hemen sonra hiç vakit geçirmeden Batı Türkistan’da
nüfuzlarını ve nüfuslarını arttırma gayreti içine girdiler.
Bu konuda bir hayli başarı elde ettiklerini ve yol kat
ettiklerini söyleyebiliriz. Çünkü Kazakistan ve
Kırgızistan’a sığınan bazı Doğu Türkistanlıların Kırgız ve
Kazak hükümetlerince Çinlilere teslim edildiklerini
biliyoruz…
Çin’e teslim edilen bu Doğu
Türkistan Türklerinin ya idam edildiklerini ya da çok ağır
hapis cezalarına çarptırıldıklarını da biliyoruz…
Çin, Batı Türkistan Türk
cumhuriyetlerinde elde ettiği siyasi ve diplomatik gücü
Türkiye’de de elde ederek yayılmacılığının önündeki en büyük
engellerden birini daha, yani Türkiye'yi de bertaraf etmek
istemektedir. Bunun için ‘de Çinliler Türkiye’ye yönelik
olarak başlattıkları ardı arkası kesilmeyen diplomatik
ziyaretlerinin sonucunda “üstün hizmet madalyası”
bile almaya hak kazandılar. Bunun dışında “Doğu Türkistan
Çin Toprağıdır” denilerek yayınlanan gizli genelgelerin
sayısı 1 iken 2 oldu… Kapalı kapılar ardında yapılan birçok
anlaşmalarda Türkiye’yi güvenli bir istinatgâh kabul ederek
sığınan ve Türkiye’de yaşayan on binlerce Doğu Türkistanlıyı
sıkıntıya sokacak türden hangi anlaşmaların imza altına
alındığı ise zamanla daha açık ve net olarak ortaya
çıkacaktır…
24- 28 Mayıs 2009 tarihleri
arasında resmi bir ziyaret için Türkiye’ye gelen ve ziyaret
amaçlarının sınırötesi suçları görüşmek olduğunu söyleyen
Çinli Bakan, amaçlarına ulaşmış ve her türlü isteklerini
Türkiye İç ileri bakanına kabul ettirmiş olarak ülkesine
döndü.
Bu ve benzeri ziyaretler
sıklıkla yapıldığı için bu ziyaretlerin “ticari”
ya da “ Karşılıklı kültür alış verişi”
yanları ile ilgilenmiyorum. Çünkü her iki söylemin de sadece
ve sadece karşılıklı ziyaretlerin asıl nüvesini teşkil eden
ve “perde arkası” tarafını gizlemek için
kullanılan deyimler olduğunu biliyorum...
“Çin Halk Cumhuriyeti ile
terörizm başta olmak üzere güvenlik alanlarında zaten devam
eden çalışmalarımız, ilişkilerimiz var. Ülkelerimiz arasında
sınırı aşan suçlarla mücadele ve işbirliği anlaşması
güvenlik alanındaki işbirliğimizin temelini oluşturuyor.”
Diyen İçişleri
Bakanının Çin’in lehine olan tek taraflı metinler
imzaladığını düşünüyorum. Çünkü bildiğimiz kadarı ile
Türkiye bu güne kadar Çin’den her hangi bir teröristin ya da
uluslararası bir suç örgütü üyesinin iadesini istememiştir.
Fakat Çinli yetkililer ise, Türkiye’de yaşayan ve işgal
altındaki Doğu Türkistan’ın ve Doğu Türkistan Türklerinin
vahim durumunu Türkiye ve dünya kamuoyuna anlatmak için çaba
sarf eden Doğu Türkistanlıların “terörist”
olduklarını iddia ede gelmektedirler. Çinlilerin Türkiye’ye
sık aralıklarla yaptıkları ziyaretlerin temelinde yatan asıl
amaç ise, Türkiye’de yaşayan Doğu Türkistan kökenli Türkleri
siyasi anlamda felç etmektir.
Ama ne yazık ki, bu güne
kadar hiçbir Türkiye yetkilisi de Türkiye’nin demokratik bir
hukuk devleti olduğunu ve Türkiye Doğu Türkistanlılarının da
demokratik haklarını kullanan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin
vatandaşları olduklarını Çinli ekâbirlerin yüzlerine karşı
haykırarak Çinlilere hadlerini bilmeleri gerektiğini
hatırlatamamışlardır.
|
|
"Davası
Olmayana, Deva Bulunmaz"
|
|
 30.05.2009 |
|
|
 |
İstiklâl
Gazetesi Avrupa Temsilcisi, Sayın Şen
Ozan'ın yeni baskıdan çıkan
kitabı
"Dâvâsı
Olmayana, Deva Bulunmaz"ı,
Almanya Demokratik Ülkücü Türk Dernekleri
Federasyonu 26. Büyük
Kurultayı,
İstiklâl Gazetesi-Doğu
Türkistan Sergisi'nde
okuyucular için imzaladı.
Ziyaretçileri
de Doğu Türkistan hakkında
bilgilendirdi.
|
|
Tiananmen göstericilerinin Türk lideri Cihan`a
konuştu |
|

31.05.2009 |
TAİPEİ(CİHAN) |
|
 |
Çin`in başkenti Pekin`de
1989`da gerçekleşen kanlı Tiananmen Meydanı protestolarının
liderlerinden Uygur Türkü Örkeş Devlet, olayların yıl
dönümünde Cihan`a özel açıklamalar yaptı. Uygur Türkü olan
Devlet, anavatanındaki durumu da değerlendirdi. Örkeş
Devlet, 1989`da Çinli güvenlik güçlerince katledilen
öğrencilerin liderlerindendi.
HABERİN DEVAMI |
|
İçişleri Bakanı Beşir Atalay;
“Çin Halk
Cumhuriyeti ile terörizim başta olmak üzere güvenlik
alanlarında zaten devem eden çalışmalarımız
ilişkilerimiz var. Ülkelerimiz arasında sınıraşan
suçlarla mücadele ve işbirliği anlaşması güvenlik
alanındaki işbirliğimizin temelini oluşturuyor.”
dedi.
27.05.2009 TGRT Haber
|
|
 27.05.2009 |
İçişleri
Atalay, Çinli bakanı makamında kabul etti
TGRT-Ankara |
|
 |
İçişleri bakanı Beşir Atalay
,Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Konseyi ve Kamu Güvenlik Bakanı
Meng Jianzhu'yu makamında kabul etti.
Görüşmenin ortak konusu ise sınır ötesi suçlar ve güvenlik
alanlarında işbirliği oldu.
İçişleri bakanı Beşir Atalay,
Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Konseyi ve Kamu Güvenlik Bakanı
Meng Jianzhu'yu makamında kabul etti.
Askeri törenle karşılanan Çinli bakan, tören kıtasını Türkçe
selamladı.
Çin Halk Cumhuriyeti'nin gerek ekonomik gerekse siyasi
açıdan önemli bir konuma sahip olduğunu belirten Atalay, iki
ülke arasındaki güvenlik anlaşmaların sürdüğünü söyledi.
Bakan Atalay, Haziran ayı içerisinde Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül'ün Çin Halk Cumhuriyetine gideceğini de belirtti.
Çinli Bakan ise ziyaret amaçlarının sınır ötesi suçları
görüşmek olduğunu söyledi ve misafirperverliklerinden ötürü
İçişleri Bakanı Beşir Atalay'a teşekkür etti.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Türk Dünyası ve Doğu
Türkistan'ın Sesi
İstiklâl Gazetesi
59..Sayı Yayında
İstiqlal
Gizitining 2009- yili 59.sanining internettin neshir Qilinishqa
bashlanghanliqini muxterem oqurmenlirimizning
diqqitige sunimiz

|
 |
Demirel-Çin
Büyükelçisi elele |
 | |
Cemil Çiçek
Çin Büyükelçisi elele

İçişleri Bakanı
Abdulkadir Aksu |
|

|

Çin malı ya da hammaddesini,
tüketici olarak ayırt edebilmek oldukça güç ancak Çin üretimi
olan bir malı ayırt etmek çok ama çok kolay.
Nasıl mı?
Aldığınız ürünün üzerinde " Made
in China ",
" Product of China ",
" Çin Malı "
" Made in PRC "
gibi ibareler yer almıyorsa,
ürünün barkodunu okuyun.
Her ülkenin
sahip olduğu eşi olmayan satış kodları, barkodların başına
işleniyor. Barkodun en başındaki ilk iki ya da üç rakam,
ürünün hangi ülkeden geldiğini size söylüyor.
İşte Çin'e ait barkod numaraları
690-691-692
Eğer ürünün orijinalinden emin değilseniz bu üç
rakam size yol gösterecektir.
Bu numaralarla başlayan ürünleri almayın.
Sessizlik içinde ölen, acı çeken
tüm canlıların sesi olun.
Made in China etiketli ürünlerin
kalitesiz
çıkmasIndan sonra, yapIlan boykot
karşısında bulunan yeni bir satış
stratejisi:
Made in PRC
(People's Republic
of China (Çin Halk Cumhuriyeti)).
Made in P.R.C = Made in China
|
|

Volkan ŞENEL
Yerel Tarih Uzmanı
İzmit’in İşgal Döneminde Gökbayrak Taburu Ve Cemal Bey
 |

|
|
İNSAN
MANZARALARI |
|
 |
TÜRK DÜNYASI

Irak Türkmenleri

Stratejik hatalar

Tezkereden Sonra

Lozan Sonrası I. Türkm

Kıbrıs

Azeri Türkleri

Büyük
Türkçü'yü Kaybettik

Büyük Azerbaycan

Altay Cumhuriyeti

Başkurtistan Cumhuriyeti

Son Siyasi Gelişmeler

Çuvaşistan Cumhuriyeti
![]() |