 |
|
Alihan Töre |
Milliyetçi Çin dahil olmak
üzere, Doğu Türkistan'ın bütün dış âlemle ilgisini kesen Sovyet-Rus
kuvvetleri, Doğu Türkistan'ı fiilen işgal ve tahakkümü altına aldı. Süratle
iktidara geçirdiği general Şin-Sı-Say vasıtasıyla Doğu Türkistan'da tedhiş
rejimi kurarak, büyük bir temizlik ve sosyalizasyon hareketine girişti. Bu
durum 1933-1934 senesinden 1943 senesine kadar fasılasız devam etti. ikinci
dünya harbinde Hitler'in ordularının süratle ilerleyerek Moskova'nın
yakınlarına kadar sokulduğu bir sırada o zamana kadar Ruslar'ın emellerine
sadakatle hizmet etmiş ve Rus müşavirlerinin verdiği her emri kayıtsız
şartsız yerine getirmiş bulunan Şin-Sı-Say zuhur eden bu fırsattan
faydalanarak gizlice Mareşal Çang-Kay-Şek hükûmetiyle anlaştı. Ve 1943'te
Çin kuvvetleri Doğu Türkistan'a girdi. Milliyetçi Çin hükûmeti General Şin-Şi-Say'ı
geri çekti, yerine merkezden general U-Cing-Şin'i umumî vali olarak
Urümçi'ye gönderdi.
Hürriyet ve istiklal mücadelesinden yılmayan Doğu Türkistan Türkleri 1944'de
İli bölgesinde Milliyetçi Çin kuvvetlerine karşı yeniden ayaklandılar. Bu
sırada Rus-Alman harbi de yavaşlamış, hatta Rusların lehine gelişmeye
başlamıştı. Doğu Türkistan işlerine müdahale fırsatı kollayan Rsular
başlangıçta İli bölgesi milliyetçilerine yardım ettiler. Böylelikle îli
bölgesi havzasında merkezi Kulca olmak üzere, Tarbagatay ve Altay
vilayetlerinden müteşekkil müstakil "DOĞU TÜRKİSTAN CUMHURİYET DEVLETİ"
kuruldu. Ve 1944 Ekiminde resmen ilân edildi. İkinci defa istiklâline
kavuşan Doğu Türkistan Türklerinin kurduğu bu devletin kurucuları ve hükûmet
erkânı şu değerli kimselerden ibaret idi.
1- Reisicumhur.................. Ali Han Töre
2- Reisicumhur Muavini.... Hekim Han Hoca Beğ
3- Genel Sekreter.............. Abdürrauf
4- Maliye Nazırı................ Enver Musabay
5- Maarif Nazırı................. Seyfeddin Azizi
6- Adliye Nazırı.................. Mehmed Can Mahdum
Sadece üç vilâyete münhasır küçük bir devlet olmasına rağmen, Doğu Türkistan
Cumhuriyeti'nin tek başına Milliyetçi Çin orduları ile savaşarak bu orduları
mağlûp ve perişan etmesi, ayrıca Rus esaretindeki Türk ülkelerine ve
hususiyle bitişik Batı Türkistan'a karşı kötü emsal teşkil edebileceği
kaygısı, Ruslarda korku ve endişe yarattığından Sovyet-Rusya türlü
entrikalarla millî hükûmeti, Çang-Kay-Şek hükûmetiyle sulh yapmaya
zorladılar. |