HÜR

GÖKBAYRAK

DOĞU TÜRKİSTAN'IN SESİ

 

 

 

 

HÖR

KÖKBAYRAK

SHERQİ TÜRKİSTANİNG AWAZİ

      

    Anasayfa

   

    TÜRK DÜNYASI

    Irak Türkmenleri

             Stratejik hatalar

             Tezkereden Sonra

             Lozan Sonrası I.Türkm

    Kıbrıs
   
Azeri Türkleri

             Büyük Azerbaycan

             Büyük Türkçü'yü Kaybet
   
Altay Cumhuriyeti
   
Başkurtistan Cumhuriyeti

             Son Siyasi Gelişmeler
   
Çuvaşistan Cumhuriyeti
   
Dağıstan Cumhuriyeti

     Hakas Cumhuriyeti
   
Kırım Cumhuriyeti

            M. Abdülcemil Kırımoğlu
   
Saha Cumhuriyeti
   
Tataristan Cumhuriyeti
   
Tuva Cumhuriyeti

    Karakalpak Cumhuriyeti

    Nahcivan Cumhuriyeti

    Kazan Türkleri

    KAFKASYA TÜRKLERİ

    BALKAN TÜRKLERİ

    İDİL-URAL TÜRKLER

    KOSAVA TÜRKLERİ

 

    GENEL KONULAR

       Kültürel Asimilasyon


 

 

  

TÜRK DÜNYASI

Başkurdistan'daki Son Siyasi Gelişmeler Üzerine

30 Eylül 2003

Timur B. DAVLETOV,

Hakas Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı Türkiye Temsilcisi
 

Rusya Federasyonu dahilinde bulunan seksen dokuz idari birimin içerisindeki yirmi bir cumhuriyetin arasında önde gelen Türk federe devletlerinden biri olan Başkurdistan'da bu yılın Aralık ayının yedisinde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılacağı Başkurdistan Cumhuriyeti Kurultay'ı (Parlamentosu) tarafından 17 Eylül 2003 tarihinde açıklanmıştır.
 

Bu seçimlere geçmeden ilk önce kısaca Sovyetlerin içinde özerk cumhuriyet statüsünü kendi girişimiyle daha Mart 1919'da ünlü bilim, siyaset ve devlet adamı Zeki Velidi Togan'ın başkanlığında elde edebilen ilk ülke olan Başkurdistan'ın önemine değinmekte yarar vardır. Bu ülkenin federe cumhuriyetlerin içerisinde en kalabalık nüfusa sahip olması (1) ve Sovyetlerde olduğu gibi bugün Rusya'da da en önemli ekonomilerden biri olma konumunda bulunmasından ileri gelmektedir. Ekonominin ana dayanağını ise petrol üretimi gibi son derece stratejik kalem oluşturmaktadır, denilebilir. İşte bu bağlamda Başkurdistan, daha Sovyetler döneminden beri ülkede Tataristan'dan sonra en önemli ikinci petrol bölgesini teşkil etmekteydi.
 

İkinci olarak seçimlere değinmeden önce bu ülkenin içindeki etnik oluşuma da bakmakta yarar vardır. Başkurdistan'da toplam nüfusun içinde % 39.3 oranını oluşturan Rusların yanı sıra iki Türk asıllı halk olan Başkurtlar (% 21.9) ve Tatarlar (%28.4) yaşamaktadır. Bu etnik oluşumdan anlaşılacağı üzere cumhuriyete adını veren etnik grubun nüfustaki oran bakımından yalnızca üçüncü sırada yer aldığı anlaşılmaktadır. İşte bu durum birçok sorun ve gerilime yol açmakta, çünkü bu kadar aslında bir birine yakın nüfus oranları her seçimde, özellikle Başkurt ve Tatar Türkleri açısından birçok anlaşmazlığa neden olmaktadır. Doğal olarak bu denli "nazik" dengeler her zaman çeşitli oyun ve kullanılmalara açık davetiye niteliğinde de olabilmektedir.

İşte bu bilgilerden sonra 16 Eylül 2003 tarihinde, yani Başkurdistan Kurultayının cumhurbaşkanlık seçimlerini duyurmasından bir gün öncesinde "Eho Moskvı" (Moskova'nın Yankısı) radyosuna katıldığı canlı yayında Rusya'nın siyaset ve ekonomi alanında etkili isimlerinden biri olan Ralif Safin'in de bu seçimlere kendi adaylığını açıklamış olmasına ilişkin haberi çok ilgi çekici olabilir. Kendisi de Başkurdistan doğumlu Tatar Türklerinden olan R. Safin geçmişte önde gelen petrol şirketlerinden olan "LUKOIL"'da üst yöneticilik yaptıktan sonra halen Rusya Federasyonu Parlamentosunda başka bir Türk ülkesi olan Altay Cumhuriyeti'nden senatörlük görevinde bulunmaktadır. Daha önce de 27 Aralık 2002'de bu niyetini açıklamış bulunan Safin'in, kimi siyasi analizcilere göre bu seçimlerdeki şanslarının, ülkede yönetim direksiyonunu nerdeyse 13 yıl boyunca elinde tutan ve aslen Başkurt Türklerinden olan Murtaza Rahimov'un karşısında yine de oldukça az olduğunu söyleseler de onun arkasında güçlü Tatar seçmen kitlesinin varlığı da hesaba katılmalıdır. Dolayısıyla bu seçmen kitlesini etrafında toplayabilme potansiyeline sahip olan Safin'in bu adımının, mantıklı bir hesaplama yapıldığında, Başkurdistan'da yaşayan Başkurt ve Tatar Türklerinin arasındaki çekişmenin derinleşmesine yol açacağı rahatlıkla öngörülebilir. Bu ise, Aralık'ta yapılacak seçimlerde katılacağını açıklayan ve kimi bilir kişilerin bakımına Rahimov'a esas rekabeti oluşturabilecek kişi olan ve Rusya devlet başkanının köklerinin dayandığı "Birleşik Rusya" (Yedinaya Rossiya) adlı siyasi partinin Merkez Yürütme Komitesi Başkan Danışmanlığını yapan Sergey Veremeyenko'nun eline ciddi avantajlar sunabilecektir. Ancak Safin de bu girişiminden dolayı stratejik öneme sahip olabilir ve bunun sayesinde, yine kimi analizcilere göre, ciddi pazarlık gücüne kavuşabilir. Bundan dolayı, ilk bakışta, gerilimlere yol açabilecek gibi görünen bu adım aslında mevcut siyasi gelişmelere yapılan bir yatırım olarak değerlendirilebilir. Bu açıdan bir yaklaşım yapıldığında, bu gelişmenin Murtaza Rahimov'un büyük bir olasılıkla lehine bir gelişme olmadığı görünmektedir, ancak Ralif Safin'in yanında akümüle edebileceği Tatar seçmen kitlesini Rahimov'un lehine yönlendirdiği durumunda da bunun sondakinin şanslarını tartışılmaz oranda artıracağı kuşku götürmez. Bu da Safin'in giriştiği bu eylemin ne denli stratejik öneme sahip olduğunu bir kez daha gösterir niteliktedir.

Öte yandan M. Rahimov bu seçimlere aday olarak son kez katılabileceği de açıktır, çünkü en çok iki süre için seçilebilmelerine olanak tanıyan Rusya Federasyonu ve onun içindeki idari birimlerin kendi anayasalarına rağmen bu üçüncü süre istisna olarak tüm idari birimlerin başkanlarına (veya yöneticilerine) tanınmıştır. Dolayısıyla esas mesele bu seçimler değil, bir sonraki seçimleri de düşünebilmektir. Çünkü o zaman Başkurt Türklerinin Rahimov gibi güçlü adayı olmayabilir veya ülkenin yönetimine eşit katılma ilkesi gereğince Tatar Türkleri çok daha güçlü aday ileri çıkarabilirler, veyahut ta ülkede yaşayan tüm üç ana etnik grubun içinde göreceli olarak en kalabalık nüfus oranına sahip olan Ruslar doğal olarak birçok avantaja sahip olduklarından ötürü çok daha güçlü bir şekilde seçimlere girebilirler. Tabii bütün bu olasılılar yalnızca spekülasyon düzeyinde kalarak hiçbir kesinlik taşımamaktadır. Ancak değinilen konu siyaset olduğundan tüm gelişme olasılıklarının göz ardı edilmemesinde yarar vardır.

(1) 1 Ocak 1994 verilerine göre ülkede 4.048.000 kişi yaşamaktadır.
e-mail:
timurdavletov@hotmail.com

 

  Bu web sitesi ile ilgili soru veya görüşlerinizi  istiklal@istiklalgazetesi.com.tr adresine gönderin
Telif Hakkı © 2000-2004
HÜR GÖKBAYRAK
       Site içeriğinin (metin ve grafikler) tüm kullanım hakları Hür Gökbayrağa aittir. Kaynak Gösterilerek Kullanılabilir
 Son Değiştirilme Tarihi:
05 Şubat 2014 Çarşamba 16:39:51
 Tüm Hakları Saklıdır.
  İnternet Explorer ve 1024 X 768 piksel çözünürlülükte rahat izleyebilirsiniz