|
HÜSENJAN KARİM ÖZBEKİSTAN HÜKÜMETİ
TARAFINDAN ÇİN’E TESLİM EDİLDİ
Mart ayında
Özbekistan’da tutuklanan Kanada vatandaşı Hüsenjan Karim’in Özbekistan
hükümeti tarafından Çin’e teslim edildiği bildirildi.
Hüsenjan
Karim’in Kanada’da yaşamakta olan eşi Kamile Tilendibayva’nın
bildirdiğine göre, Kanada Dış işleri bakanlığının bir
çalışanı,Taşkent’teki Kanada diplomatlarının Kanada dış işleri
bakanlığına, Hüsenjan Karim’i Özbekistan hükümetinin Çin’e iade ettiği
konusunda haberdar ettiğini söylemiştir.
Hüsenjan
Karim’in ne zaman Çin’e iade edildiği ise henüz tam olarak bilinmiyor.
Fakat, yakında Hüsenjan Karim’in Taşkent'teki akrabaları Özbekistan
makamlarının onu başka bir hapishaneye naklettiklerini bildirmekle
beraber onu hangi hapishaneye naklettikleri ile ilgili malumat
vermediklerini bildirmişti.
U yıl eşi ve
üç çocuğu ile Özbekistan’daki akrabaları ile görüşmek ve hasret
gidermek için Özbekistan’a giden Hüsenjan Karim 27 Mart günü
Taşkent’te Özbek makamları tarafından tutuklanmıştı.
Kanada hükümeti, kanada vatandaşı olan Hüsenjan Karim’ in Özbek
makamları tarafından tutuklanmasına sert tepki göstererek Özbekistan
hükümetinden onun derhal serbest bırakılmasını talep ederek diplomatik
girişimlerini sürdürüyordu.
Siyasi
faaliyetleri sebebiyle 1990’lı yılların ortalarında yabancı ülkelere
kaçmak mecburiyetinde kalan Hüsenjan Karim 2001 yılında Kanada’ya
gelerek siyasi sığınma talebinde bulunmuştu. (Kanat)
ÇİNLİLERİ KOVUP TURFAN ’I ÖZGÜRLEŞTİRELİM
Doğu Türkistan’ın normal
haritası. Güney doğumuzda işgalci Çin devleti komşu olup, batıda
Kaşgar doğuda Kumul’a kadar, kuzeyde Altaydan güneyde Çerçen ve
Çarkalık’a kadar olan topraklarımıza saldırarak işgal eden Çinlileri
tertemiz kovup atsak işte o zaman bizim özgürlük şafağımız atıp,
vatanımız rengarenk çiçeklere bürünür. Halkımız hürriyete kavuşur,
hakiki manada baht ve saadet bizlere de kapısını açar. Mücadele
edelim, Çinlileri kovup Doğu Türkistan’ı özgür yapalım, bağımsız Doğu
Türkistan Cumhuriyetini eskisi gibi tekrar kuralım! Günden güne daha
da kudurmakta olan saldırgan Çinlilere karşı mücadeleye atılalım!
Aşağıdaki resim terörist Çinlilerin
kendilerinin Doğu Türkistan’a yaptıkları saldırı, gasp ve terör
suçlarını dünyadan gizleyerek “Bu topraklar ezelden beri bizimdi.
Şimdilerde ise her tarafını kalkındırmaktayız.Onun için öncelikle her
tarafını kazıp açarak zenginlik kaynağı keşfettikçe derhal çıkartarak
Seddin içerisine nakletmezsek olmaz. Diyerek batılı devletleri, BM’i,
Dünya kalkınma bankasını aldatarak bu üst seviyeli çevre yolunu
yapabilmek için faizsiz kredi aldılar.
Adaletten çok göz önündeki menfaatin daha
önemli bir yer tuttuğu bu rezil dünyada saldırgan teröristlere dünya
bankası faizsiz borç verdi. “Kalkınma için” verilen bu borç paranın
bir kısmını Pekin’deki baş terörist Çinlilerin aileleri ceplerine
attılar.Bir kısmını da Wang Leguen başta olmak üzere vatanımıza işgal,
gasp, soygun, terör estirmek ve soykırım için gelen düşman
büyükbaşları yediler. Bir kısmını da Seddin ötesinden vatanımıza yasal
olmayan yollarla giren Çinliler, yol ve inşaat şirketleri kurarak yite
kalka bitirdiler. Diğer bir kısmın da yine vatanımıza yasa dışı
yolarla işgalci sıfatıyla giren Çinlileri işe yerleştirmek,yol
polislerinin sayısını arttırmak ve düzene sokmak,soygunculuğa güvence
vermek için halkımıza yöneltilen gözetlemeyi arttırmak gibi devlet
terörizmi icra etme işlerine kullanıldı.
Siz Ürümçi ile Turfan arasına yapılan bu
çevre yolunu görerek Bizim yurdumuzun yolları amma da harika olmuş!"
diyerek sevinmekte acele etmeyin.
Bu yollar sizin ve bizim için
değil, işgalci Çinlilerin işgal alanlarını genişletmek için, talan ve
soy kırım faaliyetlerine hız kazandırmak için yapıldı. Bu çevre
yolunun iki tarafına bakacak olursanız pervaneler görürsünüz. Bu
pervaneler Davançing etrafında yıl boyunca rüzgar estirdiği için Çinli
işgalciler talan için gelen Çinlilerin suç işleme ve yaşama
ihtiyaçlarını gidermek için yapılan Rüzgardan elektrik üretme
istasyonlarıdır. Bizim topraklarımızda ve gökyüzünde Allah tarafından
çıkartılan rüzgarları da Çinli işgalciler sahiplenerek kendileri için
hizmet ettirmektedirler.
Bu yolun kimler için yapılmış olduğunu anlamak
için birkaç yerdeki köprüleri havaya uçurarak kaçıp gidelim.
Bakalım o zaman Doğu Türkistan halkımı zarara uğrarmış yoksa Çinliler
mi kendi talan etme faaliyetlerinin önü tıkandığı için etkilenirlermiş
bunu açıkça görebiliriz.
Demir yolu da aynı, Nur Kabilde öyle! Bu yolları
“Sinkiang’ı Kalkındırmak için yaptık” şeklindeki yalancılıkları ortaya
çıkar ve “her millet halkının menfaati” denilen sözü “Çinliler”
anlamında “her millet halkının bütün menfaati” denilen sözü de
“Çinli işgalcilerin milli menfaati” olarak anlarsanız doğru anlamış
olursunuz.

Turfan vilayetine bağlı Piçan nahiyesindeki
camiden bir görünüş. Piçan-Turfan bölgesindeki büyük nahiye olarak
kabul edilir. Çin saldırganları Piçan’ı işgal ettikten sonra Uygur
Çiftçilerin toprak ve arazilerini, ev-barklarını sahiplenmenin dışında
maden bölgelerini de sahiplendiler. Piçan sınırları içinde binlerce
yerde petrol kuyuları açarak petrol ve doğal gazlarımızı da talan
ederek Çin Seddi’nin ötesine (Çin’e) taşımaktadırlar. Turfan ’ın uzun
lifli pamukları, üzümü, Kavunu ve sebzelerinden başka işgalci
Çinliler, Petrol, doğal gaz, kömür,altın, demir, mermer, kalay,
nitrat,(KNO3)
bor (element rumuzu B) başta olmak üzere 65 türlü maden
zenginliklerimizi talan ederek Çin Seddinin ötesine taşımaktadırlar.
Turfan ’daki Petrol rezervi 1
milyar 575milyon ton, doğal gaz rezervi 365 milyar metre küp, Çinliler
Turfan Petrol sahasından yılda 5 milyon ton petrol ve 500 milyon
metre küp doğal gazımızı gasp ederek Çin’e taşıyorlar. Turfan ’dan
Çinlilerin talan etmekte oldukları kali nitrat ve natri nitrat’a
benzer madenler arasında dünyada 2. sırada gelmektedir. Bu kıymetli
tuzların hepsini Çinli teröristler Çin Seddinin ötesine taşımaktadır!
Turfan’daki kömür rezervi 13 milyon 400 bin ton olup, onu da
trenlerle hemen her gün Çin’e götürmekteler.

Turfan şehrindeki camiden bir görünüş:
Turfan Uygurları uzak tarihimiz süresince
kendi çapında medeniyetler oluşturmuş olup, bunların arasında mimari
üslup’ta Turfan ’ın coğrafi alandaki özelliğini yansıtmaktadır.

Turfan
vilayetinin Toqsun nahiyesi sınırları
içerisinde Uranyum madeni açmakta olan
Çinli işgalcileri İli vilayeti Çapçal nahiyesinin güney doğusundan
doğuya doğru uzanan Tanrıdağı sıra dağlarından (731, 734, 735.. olmak
üzere numaralandırılan maden bölgelerinden) kömür, uranyum ve daha
başka renkli metalleri gasp ederek atom bombası yaparak Lopnur nükleer
deneme alanında(!) 50’yi geçkin sayıda atom denemesi yaparak Tarim
vadisini merkez kabul ederek Orta Asya ve Tibet başta olmak üzere
ekolojik dengesini ağır derecede bozarak halkımızın başına belalar
gelmesine sebep oldular.
Geçen yıldan başlayarak Turfan nahiyesi
sınırları içinden uranyum madeni keşfederek bu uranyum madenlerini
çıkartmaya başlamış olup, bu uranyumları işleyerek atom bombası yapını
hızlandırarak Orta Asya ve dünyadaki bir çok devletleri tehdit etmek
suretiyle işgal etmek ve böylece dünyada en başta gelen bir terörist
devlet olmaya çalışmaktadır.

06.08.2005 tarihinde akşam saatlerinden
başlayarak Turfan ’da 26 saat süreyle aralıksız yağmur yağması
sebebiyle sel felaketi meydana gelmiş olup, Turfan vilayetinin
Karahoca köyündeki 230 Uygur ailesinin ev-barkları ve ekili arazileri
sel suları altında kalarak tarumar oldu. Tabii olarak bu sel felaketi
sırasında genellikle Uygur aileler maddi zarara uğradığı için işgalci
Çin hükümeti hiçbir şekilde yardım etmedi. Ulu Allah bizlerin
yardımcısı olsun,Amin!

07 Ağustos 2005 günü Turfan ’da meydana
gelen sel felaketi sırasında sele kapılarak yıkılan köprüden bir
görünüş.
Bu sel
felaketi sırasında Çin’den vatanımıza ulaşan demir yolu çevre yolunun
bir kısmı da yıkılarak işgalci Çinlilerin talan etme faaliyetlerinin
hızını kesmiştir.
Selfelaketi sırasında evleri ve
arazileri zarar gören Uygur çiftçi kadının kaygılı hali.
Uygur halkına felaketler hep ardı ardına
geldi. Mihriban, şefkatli ve kadir Allah, ecdatlarımızın ve bizlerin
bilerek yada bilmeyerek işlediğimiz günahlarımızı affet. Senin bizlere
bahşettiğin bu mukaddes topraklardan seni kutsal kitabın Kuranı kerimi
inkar eden, sana sığınan ve sana kulluk etmek için direnen
Uygur,Kazak, Kırgız,Özbek, Tatar, Tacik olmak üzere Müslümanlara
zulmederek katletmekte olan işgalci, kafir Çinlileri kovmak için cihad
etmeyi nasip eyle. Kadir Allah her şey sana kolaydır. Mazlum
halkımızın dualarını kabul et! Amin!

Turfan’daki Astana Asri mezarlığından çıkan
4 bin yıllık mumya.
Astana asri mezarlığı Turfan vilayetinin
40 km. doğusunda olup, eski İdikut şehrinin kuzey-batısına
yerleşmiştir. Doğudan batıya 5 km, güneyden kuzeye olan genişliği 2
km.dir. Bu kabristan’a İdikut Uygur devletinin hakanları ve halk
defnedilmiştir. İşgalci Çinliler utanmadan “Astana asri mezarlığı
mumya ve cesetleri Çin’e aittir” diyerek var güçleri ile propagandalar
yürütmektedirler. Çin JKP teröristleri “Bu kabristanlıktan bulunan
mumya ve cesetlerin çoğu kısmı Çin’in, kalanlar Koşlar, Türkler,
Hunlar ve yüksek arabalılar (Kangillar)’ın idi, demek oluyor ki,
İdikut Uygur halkının temeli Çinli idi, her milletle beraber bir arada
idi” diyerek insanın midesini bulandıran ve hiç bir mantığa sığmayan
sahtekarlıklarla meşgul olmaktalar.
Aşağıdaki Çince internet sitesini açacak
olursanız Çinli işgalcilerin ne diye saçmalamakta olduklarını
görürsünüz.
http://www.vacationcn.com/chinese/tese/luxian/tianshan.htm
Yalkundağ, Tanrı dağlarının
torunu olup, 140 milyon yıl önce şekillenmiştir. Doğudan batıya doğru
olan uzunluğu tahmini olarak 100 km, Güneyden kuzeye doğru genişliği
ise 10 km.olup, en yüksek yeri 831 metre, deniz seviyesinden
yüksekliği 500 metredir. Nemlilik oranı az, güneş ışığını oldukça çok
güçlü alan, üstü düz, mineral terkibi kırmızı renkte olduğundan Uygur
halkı onu Kızıl dağ olarak adlandıra gelmiştir. Yaz günleri Turfan
bostanlıklarından Kızıl dağa bakacak olursanız tıpkı tavlanmış tandır
gibi güçlü ışıltısının bütün dağ yüzeyine çarparak parlamakta olduğunu
görürsünüz. Bu hadiseye göre halkımız bu dağı “Yalkundağ” olarak
adlandırmıştır. Çinli işgalciler Yalkundağ’ın ismini Uygurlardan
sorarak öğrenip “Huyanşang” diyerek şimdilerde yabancılara vatanımıza
saldırarak gelmekte olan Çinlilere ve Doğu Türkistan’daki gençlere
“Huyansen” şeklinde Çince isminin propagandasını yaparak bu dağı
kendilerinin olarak göstermenin çabası içindeler.
Kaynak:
http://xitayterrorchilar.blogspot.com/
|