HÜR

GÖKBAYRAK

DOĞU TÜRKİSTAN'IN SESİ

 

 

 

 

HÖR

KÖKBAYRAK

SHERQİ TÜRKİSTANİNG AWAZİ

      

    Anasayfa

 

    HABER ARŞİVİ-2006

Ocak-2006

Şubat-2006

Mart- 2006

Nisan-2006

Mayıs-2006

Haziran-2006

Temmuz-2006

Ağustos-2006

Eylül- 2006

Ekim- 2006

Kasım-2006

 

    HABER ARŞİVİ
       
2005
       
2004
       
2003
       
2002

        2001
       
2000

 

 

 

 

  Her türlü basın-yayın organlarında Doğu Türkistan yerine kullanılan: "Sinkiang", "Sincan", "Sinkiang Uygur Özerk Bölgesi", " Sinciang Uygur Otonom Bölgesi" terimlerini kesinlikle kabul etmediğimiz önemle ilan ediyoruz.

HABER ARŞİVİ

NİSAN- 2007

Bu Yıl “Milletler İttifakı Ayı” Hareketinin Temel İçeriği,

“3’e Sadık Olmak”tan İbaret

     30.04.2007

 

Çin hâkimiyeti bundan 25 yıl önce “azınlık milletler Çinlilerden ayrılamaz, Çinlilerde Azınlık milletlerden ayrılamaz” şeklinde “iki ayrılamazlık” safsatasını ileri sürerek her yıl mayıs ayını “Milletler İttifakı Ayı” diye yerleştirerek, kendilerinin Doğu Türkistan halkına zorla dayattıkları yukarıdaki safsatasının propagandasını yapa gelmekteydiler.

Fakat, Çin hâkimiyeti “Milletler ittifakı” diye bağırdıkça, Doğu Türkistan’da yerli Türk halk ile Çin göçmenleri ararsındaki zıddiyet ve ihtilaflar gittikçe güçlenmekteydi. Sebebi ise, biri müstemlekeci millet, diğeri de müstemlekeciliğe maruz kalan millet olduğu içindi. Tıpkı su ile ateşin birleşmediği gibi Doğu Türkistan halkı ile Çinli göçmenlerin ittifak halinde olması da asla mümkün olmayan kuru hayalden ibaret idi. Fakat Çin müstemlekecileri bu ahmakça hayalden vaz geçmiş değiller.

“Sinkiang(Doğu Türkistan)Gazetesi”nin 28.04.2007 günü verdiği habere göre, bu yılki “Milletler İttifakı Ayı” faaliyetinin temel içeriği “3’e sadık Olma”, yani, “Komünist partisini sevmek, Çin devletini sevmek ve sosyalizmi sevmek” olarak üç temel üzerine oturtulmuş bulunmaktadır.

Nisan ayının 27’sinde Ürümçi’de “25. Dönem Milletler ittifakı ayı eğitim faaliyeti” gereğince seferberlik toplantısı tertip ederek, bu faaliyetin resmen başladığı vurgulanmıştır. O günden itibaren bütün resmi daireler, dernekler, fabrikalar, madenler, atölye ve okullarda, il, ilçe, nahiye ve köylerde “3’e sadık olmaya yemin etme” hareketi başlatarak gençleri, özellikle de yerli halkı Çin’in devlet bayrağı altında durarak, yukarıda adından söz edilen 3 şeye sadık olma hakkında yüksek sesle yemin etmeye zorlamaya başlamıştır. (ETIC)

Uygurcadan Çeviren:Mehmet Emin Batur

Altay Şehrinden Başka Memleketlere Sürülen “işgücü Fazlası” Kişilerin Sayısı 3500’e Ulaştı

     30.04.2007

 

Doğu Türkistan’da sadece Uygurlar değil Kazak, Kırgız, Tacik gibi Türk boylarından insanlar da müstemlekecilerin asimile ederek yok edeceği hedeflerdendir.

Bu gün Çin hâkimiyeti, Uygurlarla beraber Kazak’ları da “işgücü fazlası” adı altında kendi memleketlerini terk ederek başka memleketlere ve hatta Çin’in içeri bölgelerine giderek ırgatlık yapmaya zorlamaktadır.

Mesel, “Sinkiang (Doğu Türkistan) Gazetesi”nin 30.04.2007 tarihinde verdiği habere göre 2007 yılının girişi ile beraber Altay vilayeti Komünist Partisi ve halk hükümeti, “İşgücü fazlası” kişileri başka memleketlere yöneltme işlerini sıkı tutmuş, netice olarak şimdiye kadar Altay vilayeti genelinde başka memleketlere gönderilen yerli halkın sayısı 3500’e ulaşmıştır.(ETIC)

Uygurcadan Çeviren: Mehmet Emin Batur

Doğu Türkistan’ın Köylerinde Çin’ce Öğretim

     30.04.2007

 

Çin hâkimiyeti, Doğu Türkistan’ın milli eğitimini Çinlileştirme adımlarını hızlandırmak için Uygurların yoğun olarak yerleşik bulundukları güney bölgelerin köy ve mezralarındaki “Çift dilli Kurslar” olarak adlandırılan Çince kursların sayısını oldukça arttırmaktadır.

Günümüzde Doğu Türkistan’daki ilköğretim okullarında tesis edilen “Çift dilde eğitim” sınıflarının umumi sayısı 5000’e, buralarda okumakta olan öğrencilerin sayısı ise, 150 bine ulaşmış bulunuyor.

Çin hükümeti 2010 yılına kadar “Çift dilde eğitim” sınıflarında öğrenim gören öğrencilerin sayısını 258 bine ulaştırmayı planlamaktadır.

Çin hükümeti ilköğretim okullarındaki “Çift dilde eğitim sınıfları”na uyumlu halde, gelecek 5 yıl içerisinde doğu Türkistan’ın Uygurların yoğun olarak yerleşik bulundukları Aksu, Kaşgar, Atuş ve Hoten bölgelerindeki 56 nahiyede 430 milyon yuan yatırım yaparak, yDoğu Türkistanlı çocuklar için 1000’den fazla Çince Kurs açarak faliyete geçirmeye çalışmaktadır. (ETIC)

Uygurcadan Çeviren: Mehmet Emin Batur

“Vatanperver Dini Zatlar”ın 5.Dönem Siyasi Kursu Ürümçi’de Başladı

     25.04.2007


 

“Sinkiang (Doğu Türkistan) Gazetesi”nin 25.04.2007 günü verdiği habere göre “Otonom Bölge(Doğu Türkistan) genç ve orta yaş vatanperver dini zatların 5. dönem Kursu” Nisan ayının 23. günü Ürümçi’de başladı.

“Otonom Bölge(Doğu Türkistan)Komünist Partisi”nin daimi Yönetim Kurulu üyesi Şevket Emin bu defaki kursun ders başlama töreninde yaptığı konuşmada, dini zatlardan vaziyeti iyi tanıyarak ve vatanperverlik geleneğine varislik ederek dine itikat eden geniş halk kitleleri ile barışık bir şekilde “üç türlü güçler”e karşı mücadele edilmesini, fiili hareketleri vasıtasıyla parti ve hükümetin güvendiği hakiki vatanperver dini zatlardan olmalarını istedi.

Yukarıdaki haberde işaret edildiğine göre “Otonom Bölge(Doğu Türkistan” hükümeti 2003 yılından itibaren siyasi cihetten güvenilir ve siyasi anlayış seviyesi yüksek olan bazı “vatanperver dini zatlar birliği”ni yetiştirme maksadıyla, Ürümçi “vatanperver dini zatlar kursu” nu organize ederek Doğu Türkistan’ın bütün bölgelerinden bir çok genç ve orta yaş dini zatları bu kurslarda eğitmeye başlamış ve şimdiye kadar 4 kurs tamamlanmıştır.

Aslında ise, Çin hükümeti tarafından düzenlenen bu kurs, kendi milletinden ve inancından vaz geçmekten çekinmeyen bir takım baldırıçıplak yarım hocalar yetiştirme maksadıyla düzenlenmiştir. Bu kursları bitiren baldırıçıplak yarım hocalar bütün bölgelerdeki merkezi camilerde imam-müezzinlik görevine tayin edilmekte olup onlar, mescit ve camilerde cemaate komünist partisinin politikalarının propagandasını yapa gelmektedirler.(ETIC)

Bingtuen Hapishanesindeki Doğu Türkistanlı Tutuklu

     25.04.2007

 

Doğu Türkistan’da kendi başına bağımsız bir hanedanlık oluşturan Bingtuen bünyesindeki hapishanelerde çok sayıda Doğu Türkistanlı tutuklu olarak yatmakta olduğu herkesçe bilinmektedir.

Özellikle de 1997 yılındaki “5 Şubat” Gulca olayları sırasında tutuklanan Doğu Türkistanlı gençlerin çoğu Bingtuen bünyesindeki hapishanelere hapsedilmiş olup onlar bu hapishanelerde Bingtuen polislerinin şiddetli işkencelerine maruz kalmaktadırlar.

Dolayısıyla onlar hapishane yaşamlarında anne-baba ve çoluk-çocukları ile de görüşme hakkından mahrum bırakımışlardı.

Fakat Çin hükümeti yerli mahpusların Bingtuen hapishanelerine hapsedildiklerini başından sonuna kadar inkâr ede gelmişlerdi. Bingtuen hapishanelerinde sadece Bingtuen sınırları içerisindeki suçluların hapsedildikleri ileri sürülmekteydi.

Bu yakınlarda “İli Gazetesi”nde yayınlanan bir resimli haber, Çin hâkimiyetinin sahtekârlığını açığa vurmaktadır.

Söz konusu haberin içeriğine göre, 27.03.2007 tarihinde Bingtuan’ın İli’de yerleşik 4. Tümen yargı mahkemesinin yargıçları “Korgas toprak reformu hapishanesi”ne gelerek bu hapishanede yatmakta olan Turgan Cuma isimli mahpusa yönelik yasa propagandası yapmışlardır. (ETIC)

Uygurcadan Çeviren: Mehmet Emin Batur

Çinliler, Unakıtan'ın masa altı

teşviki için marşa bastı

23.04.2007

 

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın 'Otomotivde Türkiye'ye 2-3 yeni oyuncu daha çekmek için masa altında teşvik veririz' açıklamasının ardından Çinli Chery yatırım için düğmeye bastı. Chery Başkanı Yin Tongyao, "Türkiye'de yatırım için fizibilite çalışmalarına başladık. Eninde sonunda Türkiye'de yatırım yapacağız. Bizim önceliğimiz önce Türkiye sonra Avrupa" dedi. Chery'nin Türkiye distribütörü Mermerler Otomotiv'in Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Mermer ise Unakıtan'ın teşvik sözüyle birlikte Chery'yi Türkiye'ye çekmek için Ankara'da temaslara başladıklarını kaydetti. Şangay Otomobil Fuarı'nda Türk basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yin Tongyao, hem Türkiye pazarı hem de yeni yatırım planlarıyla ilgili bilgiler verdi.

 

TÜRKİYE KÖPRÜ

Chery'nin dünyada 7 fabrikada üretim yaptığını kaydeden Tongyao, bu fabrikaların Çin, Rusya, Ukrayna, Mısır ve İran'da olduğunu belirtti. Tongyao, "2006'da 50'den fazla ülkeye 50 bin araç ihraç ettik. Bu ihracat Çin'in ihraç ettiği otomobillerin yüzde 70'ini teşkil ediyor. Biz Çin'in bir numaralı otomobil ihracatçısıyız. 2007'de ihracatımız iki kat artırıp 100 bin adede çıkartmayı hedefliyoruz. İhracatın toplam satışlarımızdaki payı yüzde 20'ye çıkacak" dedi. Tongyao, Chery'nin Avrupa ve Amerika pazarlarına girişiyle ilgili çalışmalarının sürdüğünü, ancak kendileri için önceliğin Türkiye olduğunu kaydetti. Tongyao, şöyle devam etti: "Türkiye birinci sırada Avrupa ikinci. Bu yıl içinde Türkiye'de Chery satmaya başlayacağız. Bir modelimizin uyumu tamamlandı ve gerekli onayları aldı. Bu modeli 4 model daha takip edecek. Onlarda şu an İngiltere'de testlere tabi tutuluyor. Böylece Türkiye, Avrupa'da otomobil sattığımız ilk ülke olacak. Bu yüzden bizim için ayrı bir önemi var. Türkiye'nin asıl önemi ise Avrupa ve Asya arasında köprü olması. Türkiye bizimde köprümüz olacak. 70 milyonluk nüfusu hem de potansiyel pazarıyla Türkiye bizi cezbediyor. Biz Türkiye'ye inanıyoruz ve büyümek istiyoruz."

 

Barın Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun

(Barın İnkılâbının 17. Yılı Münasebetiyle)

05.04.2007

Abducelil Karakaş

Bu gün, Doğu Türkistan’ın yakın zaman milli mücadele tarihindeki en mühim siyasi olaylardan biri sayılan Barın Çiftçiler Ayaklanmasının 17. Yılıdır. Bu münasebetle biz, aziz vatanımızın bağımsızlığı ve halkımızın hürriyet ve istiklali için Çin müstemlekecilerine karşı kahramanca mücadele eden Barın evlatlarına olan sınırsız saygı ve ihtiramlarımızı bir kere daha izhar etmekle beraber, Barın şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz.

Aziz Yurttaşlarımız, 1990 yılı Nisan ayının 5. günü Aktu nahiyesinin küçücük Barın kasabasında meydana gelen bu Uygur Çiftçiler Ayaklanması Doğu Türkistan milli bağımsızlık hareketinin sembolü ve cellât Çin hâkimiyetinin halkımıza yönelttiği vahşiyane katliam politikasının canlı ispatı olup, ta bu güne kadar hatırlana gelmektedir.

Barın inkılâbı Doğu Türkistan Milli hareketinin dönüm noktasıydı. O, vatan içi ve dışında Çin müstemlekecilerine karşı yürütülmekte olan milli hareketimizin güçlenmesinde ve halkımız arasında genel bir milli uyanışın şekillenmesinde sürükleyici bir rol oynamıştı.

Demek oluyor ki; Barın yiğitlerinin sıcak  kanları asla boşuna akmış değildir. Onlar halkımıza kesinlikle değerli bir miras ve Barın ruhu bırakıp gittiler. Bu yüzden inancımız tamdır ki, halkımız Barın yiğitlerimizin mücadeleci ve savaşçı ruhuna ebediyen varislik yapacaktır.

    Barın Şehitlerimizin Ruhları Şad olsun!

            Hürmetlerimle

            Abducelil Karakaş

“Doğu Türkistan Enformasyon Merkezi”nin Başkanı

Uygurcadan Çeviren: Mehmet Emin BATUR 

 

 
Bu web sitesi ile ilgili soru veya görüşlerinizi  hurgokbayrak@kaynet.net adresine gönderin
Telif Hakkı © 2000-2004
HÜR GÖKBAYRAK
       Site içeriğinin (metin ve grafikler) tüm kullanım haklarını
BEN TÜRK'ÜM DİYEBİLENLER
Kaynak Göstererek Kullanabilir
 
Son Değiştirilme Tarihi:
04.09.2007
 Tüm Hakları Saklıdır.
  İnternet Explorer ve 1024 X 768 piksel çözünürlülükte rahat izleyebilirsiniz