HÜR

GÖKBAYRAK

DOĞU TÜRKİSTAN'IN SESİ

 

 

 

 

HÖR

KÖKBAYRAK

SHERQİ TÜRKİSTANİNG AWAZİ

      

    Anasayfa

 

    HABER ARŞİVİ-2006

Ocak-2006

Şubat-2006

Mart- 2006

Nisan-2006

Mayıs-2006

Haziran-2006

Temmuz-2006

Ağustos-2006

Eylül- 2006

Ekim- 2006

Kasım-2006

 

    HABER ARŞİVİ
       
2005
       
2004
       
2003
       
2002

        2001
       
2000

 

 

 

 

  Her türlü basın-yayın organlarında Doğu Türkistan yerine kullanılan: "Sinkiang", "Sincan", "Sinkiang Uygur Özerk Bölgesi", " Sinciang Uygur Otonom Bölgesi" terimlerini kesinlikle kabul etmediğimiz önemle ilan ediyoruz.

HABER ARŞİVİ

HAZİRAN- 2007

Çin, K.Irak operasyonuna sıcak bakmıyor

 26.06.2007 

Çin yönetimi, Türkiye'nin Kuzey Irak'a olası askeri operasyonuna sıcak bakmadığını açıkladı. Çin Dışişleri Sözcüsü Qin Gang, Pekin'de düzenlenen basın toplantısında Cihan'ın, ''Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olan Çin, Türkiye'nin Kuzey Irak'taki PKK unsurlarına karşı olası askeri operasyonuna nasıl bakıyor?'' sorusuna verdiği cevapta, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olarak Çin'in ülkelerin karşılıklı olarak toprak bütünlüğüne saygı duymaları gerektiğini savunduğunu belirtti.

 Sorunların siyasi ve diyalog yoluyla çözülmesini arzuladıklarını kaydeden Qin, '' Sorduğunuz soruyla ilgili olarak biz, biraz önce söylediğimiz ilkeler doğrultusunda meselenin çözümü taraftarıyız.'' diye konuştu. Qin, Çin'in Irak'ın toprak bütünlüğüne saygı duyduğunu ve Irak'taki farklı etnik ve dini gruplar arasında uzlaşmanın sağlanarak en kısa zamanda Irak'ın yeniden yapılanması, barış ve istikrara kavuşmasını istediklerini dile getirdi.

Cihan'ın Irak Devlet Başkanı Celal Talabani'nin Çin ziyareti sırasında tarafların Türkiye'nin söz konusu operasyon konusunu konuşup konuşmadıklarına ilişkin soruya ise Qin, '' Çinli liderler Talabani'ye karşı isteklerini ilettiler'' diye karşılık verdi. Sözcü Qin, Çin'in PKK'yı terörist organizasyon olarak tanıyıp tanımadığı sorusunu ise PKK konusunda yeterince malumatı olmadığını belirterek, bu soruyu yanıtlamadı. CHA

 

Yarkent (Yeken) ten Çin’e Kaçırılan 11 Yaşındaki

 Perhat Kaçarak Ürümçi’ye Geldi

13.06.2007

“Tiyanşan(Tanrı dağı) Sitesi”nin 14.06.2007 verdiği habere göre, bu yıl 12.04.2007 günü Yarkent (Yeken) nahiyesinde Perhat isimli 11 yaşında bir Uygur Çocuk evinin önünde oynarken iki yabancı kişi onun yanına gelerek ondan adres sorma bahanesiyle ilaçlı mendille ağzını kapatmak suretiyle bayıltmışlardır

 Perhatı önce nahiye merkezine götürerek bir eve hapsetmişler ve aradan 5 gün geçtikten sonra söz konusu iki mahlûk Perhatı korkutarak trenle Çin’in Nanjin bölgesine götürmüşlerdir.

Nanjin’deki küçük bir evde belli bir “grup”a bağlı yaşları Perhat’la hemen hemen aynı olan 20 küsur Uygur çocuk hapsedilmiş olup, ranza bulunmadığından geceleri hepsi de çıplak zeminde üstlerine eski bir battaniye örterek yatıyorlar. Bu çocuklar üç gruba ayrılmış olup, hergruba büyüklerden biri nezaret edip bu çocuklara hırsızlık ve yankesicilik tekniklerini öğretiyorlar.

Her gün saat 4 civarında bir münafık çocukları pazara hırsızlık yapmaları için götürüyor. Gece saat 10 civarında da geri dönüyorlar. Her çocuktan günde 2000 Yuen çalması isteniyor. Görevini yapanların uyumalarına izin veriliyor. Yükümlülüklerini yerine getirmeyenleri ise aç ve uykusuz bırakarak kırbaçla dövüyorlar.

Yarkent (Yeken)li Perhat Nanjin’e gittiğinin 4. günü haydutlar onu yalnız olarak yankesicilik yapmaya zorlamışlar. “Vazife”sini yerine getiremediği için her gün kırbaç yemiş. 03.05.2007 günü hırsızların başı onu pazardan yiyecek almaya gönderdiğinde, doğruca Nanjin Tren istasyonuna giderek trenle Ürümçi’ye kaçmıştır.

Ürümçi’ye geldiğinde yanında parası olmadığı ve Ürümçi’nin de yabancısı olduğundan sokaklarda şişe ve kağıt toplayıp satarak hayatta kalmaya çalışmış.

Haziran ayının 8’inde Enver isimli bir Uygur asayiş görevlisi onu evine götürmüş ve memleketine telefon etmiş.

Haziran’ın 12’sinde Perhat’ın annesi Ürümçi’ye gelerek oğluna kavuştu.

Her ne kadar yukarıdaki haberde Perhat’ı kaçıran hırsızların kimlikleri açıklanmamışsa da, içeride “çete” oluşturanların ekseriyetinin Uygur oldukları, bu münafıkların çoğunluğunun imanı, vicdanı olmayan, acımasız, kara yürekli kişiler oldukları ve bütün günlerini uyuşturucu kullanmakla geçirdikleri biliniyor.

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine uyarlayan:

Mehmet Emin BATUR

 

Doğu Türkistan’da Hamile Bayanlarda ve Bebeklerde ölüm

Oranları Ürkütücü derecede Yüksek

13.06.2007

“Sinkiang (Doğu Türkistan) Gazetesi”nin Haziran ayının 13’ündeki haberinden anlaşıldığına göre Doğu Türkistan’da hamile bayanların ve yeni doğan bebeklerin ölüm oranları insanı ürkütecek boyutlarda yüksek olup, Çin hükümetinin bu konu hakkındaki malumatları, Uygur anne ve bebeklerinin oldukça büyük tehlike içinde yaşamakta olduklarını ispatlamaktadır.

Günümüzde Doğu Türkistan’da hamile bayanların ve bebeklerin ölüm oranları Uygurlar arasında daha yüksek seviyelerdedir. Çünü büyük çoğunluktaki Uygur kadınlarının sosyal güvenceleri bulunmamaktadır. Bununla beraber Uygurların iktisadi gelirleri de Çinlilere oranla düşük olduğundan çok sayıdaki hamile Uygur kadınları hastane masraflarını karşılayacak durumda olmadıklarından evlerinde yerel ebelerin yardımı ile doğum yapmaya mecbur olmaktadır. Ailevi şartlar namüsait olduğundan bebekleri sağlam olarak büyütebilmek te oldukça zor!

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine uyarlayan:

Mehmet Emin BATUR

 

Doğu Türkistan’da 5 Ay İçinde resmen Tutuklananların Sayısı

7354 Kişiye Ulaştı

13.06.2007

“Sinkiang(Doğu Türkistan)Gazetesi”nin 13 Haziran 2007 tarihli haberinde, bu yıl Ocak ayından mayıs ayına kadar geçen süre içerisinde, Doğu Türkistan’daki her kademeden teftiş organları tarafından onaylanarak resmen tutuklananların sayısı 7354 kişiye ulaşmış bulunuyor. Yargı mahkemelerinde haklarında dava açılanların sayısı ise, 8691 kişi.

Fakat yukarıdaki haberde, tutuklanan kişilerin milli mahiyetleri ve ne sebeple tutuklandıkları hakkında hiçbir izahat verilmemiştir.

Ama Doğu Türkistan’dan gelen yansımalara göre yakın zamanlardan beri çeşitli sebeplerle tutuklananların ekserisi Uygur olup, siyasi sebeplerle tutuklanmakta olanların sayısında açık bir artış görülmektedir.

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine uyarlayan:

Mehmet Emin BATUR

 

Çin Dış İşleri Bakanlığı Sözcüsü “Tibet Meselesi Bir İnsan

Hakları Meselesi olmayıp Bölücülük Meselesidir” dedi

13.06.2007

Dalay Lama önderliğindeki Tibetliler uluslararası siyasi alanlarda Çin’e karşı olan söylemlerini yumuşatarak “Yüksek otonomi” diye bağırdıkça Çin hâkimiyeti korkuya kapılıp, Tibetlilere yönelttiği siyasi ve diplomatik saldırıları o nispette artmaya başladı.

Mesela “Sinkiang(Doğu Türkistan)Gazetesi”nin haberine göre Haziran ayının 12’ sinde Çin dış işleri bakanlığı sözcüsü Kingang Pekin’de düzenlediği Basın toplantısında dıi ülke muhabirlerinin Dalay Lama’nın bu defaki Avustralya seyahati münasebetiyle sorulan sorulara verdiği cevapta “Tibet melesi kesinlikle insan hakları meselesi olmayıp, olsa olsa bölücülük ve bölücülüğe karşı durma meselesidir. Bu sebeple biz, Avustralya hükümetinin bu noktayı iyi anlamasını ve Dalay lama’nın bölücülük hareketleri ile meşgul olmasına izin vermesine karşı çıkacağımızı belirtiyoruz.” Dedi.

Oysaki Dalay Lama bu defaki Avustralya seyahati sırasında, kendilerinin bağımsızlık değil, Hakiki otonomi talep etmekte olduklarını, Çin hükümeti ile diyalog yürütmeyi ümit ettiğini belirtmişti.

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine uyarlayan:

Mehmet Emin BATUR
 

Bingtuen, Bu Yıl Doğu Türkistan’a 671 Binden Fazla İşçi

Getirme Konusunda Çin’in Gansu Eyaleti İle Antlaşma

İmzaladı

08.06.2007

“Şinhua Haber Ajansı”nın 07.06.2007 tarihinde Gansu’nun Lanzhou şehrinden verdiği haberinden anlaşıldığına göre, aynı gün Lanzhou şehrinde Doğu Türkistan’daki Bingtuen ile Gansu Eyaleti aarsında “İşgücü dayanışması anlaşması” imzalanmış olup, bu anlaşma gereği, bu sene Pamuk mevsiminde Gansu eyaletinden sadece Bingtuen’in bünyesine 506 binden fazla Çinli işçi transfer edilecek. Doğu Türkistan’ın idari mekanizmalarına gelecek olanlar da dahil edildiğinde Gansu’dan bu yıl gelecek olan Çinli göçmenlerin umumi sayısı 671 bin 200 kişiye ulaşıyor.

2006 yılında Gansu eyaletinden başka ülkelere çalışmaya gidenlerin umumi sayısı 5 milyon üç yüz binden fazla olup, bunların arasında Doğu Türkistan’a gelenlerin sayısı 420 bini geçmişti. Bu Çinliler Doğu Türkistan’dan 670 milyon Yuen gelir elde etmişlerdir.

Yukarıdaki haberden anlaşıldığına göre, Gansu eyaleti Doğu Türkistan’a işçi transfer etmek için şimdiden itibaren büyük bir seferberlik başlatılmış olup, ülkenin bütün vilayet, kasaba ve nahiyelerinde “Sinkiang(Doğu Türkistan)’a işgücü götürmeye Danışmanlık Yapma Bürosu” kuruldu. İlginç olan tarafı ise, Çin hükümeti şimdilerde “işgücü fazlasını başka memleketlere giderek çalışmaya yönlendirme” adı altında Doğu Türkistan’ın yerli halkını başka memleketlere hatta Çin’in içeri bölgelerine sürgün etmektedirler.

Mesela, “Sinkiang (Doğu Türkistan) Halk Radyosu İstasyonu”nun 25.03.2007 tarihindeki haberine göre, “Otonom Bölge (Doğu Türkistan) İş Birimleri 2007 yılı içerisinde Doğu Türkistan’ın köy ve kasabalarından 100 bin çiftçiyi Çin’in içeri bölgelerine çalışmak için göndermeyi planlamıştır.

“Otonom Bölge Çalışma Bakanlığı İşe yerleştirme Dairesi”nin başkan yardımcısı Wu Yün Hua bu konu üzerinde durarak, her kademeden çalışma birimlerinin şu anda bütün gücünü Doğu Türkistan’ın köylerindeki işgücü fazlasını Çin’in içeri bölgelerine çalışmaya gönderme işlerine doğru yönelttiğini, özellikle de güneydeki Uygur çiftçilerine yönelik Çin’ce öğretme işlerinin özel olarak güçlendirileceğini, şu anda çok sayıda çiftçilerin Çin dili eğitiminden geçerek ve geleneksel görüşlerini değiştirerek köylerinden ayrılıp Çin’in içeri bölgelerindeki şehir ve köylere çalışıp para kazanmaya gitmek için hazırlanmakta oldukların beyan etmiştir.

Bunlardan başka yine, “Sinkiang(Doğu Türkistan)Televizyon İstasyonu Sitesi” nin 23 Nisan 2007 günü verdiği habere göre, Bu yılın başlarında, yani ocak ve Mart ayları arasında Doğu Türkistan’ın köylerinden “İş gücü fazlası” adı altında başka memleketlere işçi olarak gönderilenlerin toplam sayısı 195 bin kişiye ulaşmış olup, Çin hükümetinin bu cihetteki yıllık planının % 33’ü gerçekleştirilmiş ve tarihten bu yana en yüksek seviyeye ulaşmıştır.

Bunların arasında Çin’in içeri bölgelerine işçi olarak gönderilenlerin sayısı 18 bin 400 kişi imiş. Bunlardan sadece Kaşgar vilayetinden gönderilenlerin sayısı 6044 kişidir. Dış ülkelerdeki siyasi gözlemciler ve Uygur siyasi faaliyetçileri Çin hâkimiyetinin yukarıdaki planını “Doğu Türkistan’ı Çinlileştirme ve yerli halkı asimile ederek yok etme adımlarını hızlandırma planının en önemli ayrıntısıdır” diye değerlendirmektedirler.

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine Uyarlayan:

Mehmet Emin BATUR

 

ÇİN YÖNETİMİNİN DIŞLAMA POLİTİKASI DÖRDÜZ ÇOCUK

DÜNYAYA GETİREN AMİNE’Yİ DİLENCİ DURUMUNA

DÜŞÜRDÜ

11.06.2007

Bugün demokratik ülkelerde ikiz çocuk dünyaya getiren kadınlar, hükümet kurumlarının özel ilgilenme politikası sayesinde tedavi, mesken, iktisat ve sosyal güvenlik yönünden özel haklara sahip bulunmaktadırlar.

Ne yazık ki, Doğu Türkistan’da dördüz çocuk dünyaya getiren Amine isimli Uygur kadınının başına gelenler Uygur analarının ve çocuklarının içler acısı durumunu gözler önüne sermektedir.

Bu yılın başında dördüz çocuk doğuran Amine isimli Uygur kadını hükümet kurumlarının ilgisizliği, siyasi ve iktisadî yönden dışlanması nedeniyle ailece yurdunu barkını terk edip Urumçi sokaklarında dilencilik yapmak zorunda kalmıştır.

 

“Tianshan Tori” (Tanrıdağı Ağı)nın 11 haziran tarihli haberine göre, Kargılık İlçesi Han’erık çarşısındaki Mettursun Musa’nın 28 yaşındaki eşi Amine Ablet, Allah’ın lütfüyle kurban bayramının 2. günü dördüz çocuk dünyaya getirmiştir. Ancak onun ailesindekiler hükümetin plan dışında çocuk doğurdun diye cezalandırmasından korkarak bu haberi 75 gün boyunca gizlemeye mecbur kalmıştır.

Ancak, aradan 75 gün geçtikten sonra, Mettursun’un komşuları onun evinden bebeklerin ağlama seslerini duyunca şaşırmış ve bu haberi yaymışlardır.

Çin hükümetinin Uygurlara yönelik soykırım amaçlı “planlı doğum” politikasının acımasızca uygulandığı, hatta Uygur çiftçilerinin de tek çocuk sahibi olmaya zorlandığı bu günlerde Amine’nin dördüz çocuk dünyaya getirmesi tüm Kargılık halkını sevindirmiştir.

Ama Amine’nin ailesi çok fakir olup, kocası odun toplayıp satıyormuş. Kendisi işsiz olup, ailede kayınpederi, kayınvalidesi ve diğer akrabaları olmak üzere 16 kişi yaşıyormuş. Hükümetten hiçbir yardım görmedikleri için, ailenin bebeklere süt alacak kadar parası yokmuş. Bebekler büyüdükçe onların iktisadî zorlukları da o derecede artmış ve kendi memleketinde yaşayamayacak bir hâle düşmüşler.

Böylece karı koca danışmış ve dört çocuğunu alarak Urumçi’ye gidip geçim yollarını aramaya karar vermişlerdir. Onlar çocukları alarak 5 haziran akşamı Urumçi’ye gelmişlerdir. Otelde kalacak paraları ya da tanıdıkları olmadığı için dört çocuğuyla birlikte sokakta kalmışlardır. Gelen geçenler onlara acıyarak sadaka vermişlerdir. Onların dört çocukla birlikte dilencilik yaptığını gören iki kardeş onları evlerine götürüp kondurmuşlardır.

Ertesi gün Amine’nin eşi Mettursun memleketinde kalan babasının can çekişmekte olduğu haberini duyunca çaresiz Amine ile dört çocuğunu Urumçi’de bırakıp “iki günde geleceğim” diyerek Kargılık’a gitmiştir. Dört çocuğuyla tek başına kalan Amine Urumçi sokaklarında dolaşıp dilencilik yapmak mecburiyetinde kalmıştır.

Amine, kendisiyle röportaj yapan “Tianshan Tori” muhabirine: “ Şu anda hava soğuk değil, dışarıda kalsam da olur, iki gün sonra çocukların babası gelecek, gerçi geleceğim karanlık gözükse de, çocuklarım için burada kalıp para kazanarak onları yüksek okullarda okutacağım, memleketime dönmek istemiyorum, çocuklarım da bizimki gibi günlere kalmasınlar” diye cevap vermiştir.

“Tianshan Tori”nin yukarıdaki haberinde, Amine’nin 7 haziranda dört çocuğuyla birlikte Urumçi 12. Ortaokul’un kapısı önünde durduğu, pek çok kişinin hayranlıkla onları sardığı ve bazılarının onlara 10-20 yuan para verdikleri anlatılmıştır.

Gerçi Amine’nin kendi memleketinden ayrılıp dilencilik yapmak zorunda kalmasına Çin hükümetinin adaletsiz ve insanlık dışı siyaseti sebep olduğu gerçeği açıkça ortadaysa da, Çin medyası Amine’nin bu acı kaderini onun çok çocuk sahibi olmasına bağlayarak anlatmaktadır.

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine uyarlayan:

Mehmet Emin BATUR
 

Çin Malı Telefonlar ve DMO

Hüseyin H. Serdar 

12.06.2007

Kafası karışık olanın, yaptığından da bir hayır çıkmıyor.

Hayatın bütün alanlarında bu, böyledir.

***

Sanayici, imalatçı ve yatırımcının desteklenmediği bir ülkede kalkınma hamlelerinden beklenen sonuçlar alınamaz.

Yatırımcının "önünü açacağız" diyenler gerçekten, bunu başarabildiler mi ?

Hayır.

***

Müteşebbis "düz duvara" tırmandırılıyor.

Rüşvet, yolsuzluk ve suistimalın önü alınamıyor.

Fabrika arazisi alın ve ilgili Belediyelere, dairelere gidin bakalım ne oluyor…

Bir sanayi yatırımı için, "gerekli şartlar" ve "yasal mevzuat" dayatmaları, üzerinize haçlı orduları gibi salınıp, salınmadığını görürsünüz.

***

Sade vatandaşın işi olmaz bunlarla.

Ama, yatırımcı bu engelleri aşabilirse, kuracağı fabrikada veya işletmede çalışır sadece.

Oğlu, kızı, gelini de.

Hükümete göre olmayan , bize göre hızla artan işsizlik, böyle azalacak.

Bu kafayla azalmıyor işte !.

***

Beceriksizlik, empati yoksunluğu, rüşvet dayatmaları yatırımcıyı canından bezdiriyor.

İşçi çalıştırmanın fazileti ve mutluluğu, işadamları için "cehennem azabına" dönüştürülünce kapılara kilit vuruluyor.

***

Yatırımcı niçin zora girsin ki, nasıl olsa, "bono, tahvil ve faizden" gelen risksiz ve zahmetsiz para, üretimden kazanılandan daha karlı…

***

Hükümetin kafası güvenlikte olduğu gibi, ekonomik politikalarda da karışık.

Üretim ve yatırımı değil, ithalatı önemsiyorlar.

***

Çin, Tayvan, Malezya ve Endonezya'yı ; Balıkesir, Bursa, Kütahya, Kırşehir, Bilecik'ten daha çok seviyorlar.

Oysa Türk'ü sevenler, ürettiğini, alın terini ve emeğini de baş tacı ederler.

***

Devlet dairelerine mal veren, "Devlet Malzeme Ofisi-DMO" artık Çin malı ürünler satıyor.

Hastaneler, Kamu daireleri, DMO'dan Çinlinin malını alıp kullanıyor.

Neler yok ki ?..

"Made In China" etiketli telefon bile var.

Çin'le rekabette de teslimiyet buna denir.

***

Yerli üretici, yatırımcı korunacakmış !

Geçiniz...

***

Türk tekstilcisi, bırakın yeni yatırımları, fabrika kapısına kilit vurup, Çin'den mal alıyor artık.

Ambalaj değişikliği ile Avrupa pazarına mal satıyor.

Rakamlara da "ihracat patladı" diye yansıyor.

Halbuki, ithalata dayalı ihracat, "işsizliği patlattı" haberleri yok !..

***

Kafası karışık olanların ekonomik politikaları da karışık oluyor.

Rüşveti ve beceriksizliği "kurumsal" hale getirip, yatırımcının önüne sürenler, bir bahaneye sığınıyorlar ;

"Bürokratik Oligarşi !.."

Biliyorum, İsmet Paşa olsaydı, bu hikayelere ; "hadi canım sende!" derdi.

Biz de öyle diyoruz.

Çin'den Rabia Kadir Eleştirisi

  08.06.2007

Foto:RFA

Başkan Bush’un sürgündeki Uygur eylemci Rabia Kadir’le görüşmesi, Çin tarafından protesto edildi. Bush Rabia Kadir’le Prag’da görüşmüş ve kendisine, Çin’in Doğu Türkistan Uygur özerk bölgesinde insan hakları alanındaki çabalarından ötürü teşekkür etmişti.
Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Pekin’de bir açıklama yaparak, Başkan Bush’u Çin’in iç işlerine karıştığı için sert bir dille eleştirdi. Çin ayrıca Uygur lideri Rabia Kadir’i kınamıştı.

Çin Doğu Türkistan’ı 1955 yılında ilhak etti. O tarihten itibaren Rabia Kadir gibi birçok Uygur vatandaşı daha geniş insan hakları için mücadeleye başladı. Bunun yanı sıra daha geniş özerklik isteyenler olduğu gibi, Uygurların Çin’den tamamen bağımsız olmasını isteyenler de var. Çin bu son grubu terörist tehdit olarak görüyor.

Rabia Kadir bir zamanlar Doğu Türkistan’da hem Çinliler hem de Uygurlardan saygı gören başarılı bir iş kadını idi. Ancak insan hakları alanında faaliyetlerinden ötürü, 1999 yılında devlet sırlarını açıklama suçundan tutuklandı ve altı yıl hapis yattı. 2005 yılında serbest bırakılan Rabia Kadir Amerika’ya sürgüne gitti. Rabia Kadir’in iki oğlu geçen yıl vergi kaçakçılığı iddiasıyla yargılandı, oğullarından biri bölücülük suçundan Nisan ayında dokuz yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Rabia Kadir Başkan Bush’la görüşmesinde, Çin hükümetinin oğullarına yaptığı eziyeti şikayet etti ve kendisinin insan hakları faaliyetlerinden ötürü, çocuklarının cezalandırıldığını söyledi.

 

2

25. Almanya Türk Federasyonu

Büyük Kurultayı’nda

İstiklâl Gazetesi

ve Doğu Türkistan Resim Sergisi

 

Türk Federasyonun Ali Yüksel Bey Başkanlığında
B.W.II. Bölge Kültür ve Spor Derneği Biberach Teşkilatı ve Çevresi Gökbayraklarla Kurultaya giderken...

25. Almanya Türk Federasyon Büyük Kurultayına 25.000 kişiden fazla Avrupa Türk'ü katıldı. MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli'nin de şeref konuğu olarak katıldığı Kurultaya Türk dünyasından da çok sayıda misafir katıldı. Kültür değerlerinden kopmadan Avrupa'da hayatını sürdüren Türklere takdir ve tebriklerini belirten Bahçeli dakikalarca alkışlandı.

Avrupa Demokratik Ülkücü Türk Dernekleri Federasyonunun adı, genel kurul kararıyla, bir yıl içinde kuruluşu gerçekleştirilecek olan Avrupa Demokratik Ülkücü Türk Konfederasyonu'nun kurucu üyesi olması açısından Almanya Demokratik Ülkücü Türk Dernekleri Federasyonu olarak değiştirildi. Yine alınan kararla Genel Başkanlığa Şentürk Doğruyol getirildi.

25. Kurultayda Genel Başkanlığa Şentürk Doğruyol getirildi.

Doğu Türkistan ve İstiklâl Gazetesi Sergisi de oldukça fazla ilgi topladı. Hollanda ve Belçika Türk Federasyon Genel Başkanları da Doğu Türkistan Sergisini ziyaret ettiler. Bayanların yoğun ilgi gösterdiği sergide, zulüm resimlerine bakanların gözyaşlarına engel olamadıkları gözlendi. Her ziyaretçinin, “Dua ve yardımlarımız Doğu Türkistan Türkleri ile beraber olacaktır” sözleri günün en güzel sözü idi.

İstiklâl Gazetesi Avrupa Temsilcileri Sergide

 

Çin İşkenceleri Resim Sergisi

Kurultay alanında Gökbayrak

 

 
Bu web sitesi ile ilgili soru veya görüşlerinizi  hurgokbayrak@kaynet.net adresine gönderin
Telif Hakkı © 2000-2004
HÜR GÖKBAYRAK
       Site içeriğinin (metin ve grafikler) tüm kullanım haklarını
BEN TÜRK'ÜM DİYEBİLENLER
Kaynak Göstererek Kullanabilir
 
Son Değiştirilme Tarihi:
13.10.2007
 Tüm Hakları Saklıdır.
  İnternet Explorer ve 1024 X 768 piksel çözünürlülükte rahat izleyebilirsiniz