HÜR

GÖKBAYRAK

DOĞU TÜRKİSTAN'IN SESİ

 

 

 

 

HÖR

KÖKBAYRAK

SHERQİ TÜRKİSTANİNG AWAZİ

      

    Anasayfa

 

    HABER ARŞİVİ-2006

Ocak-2006

Şubat-2006

Mart- 2006

Nisan-2006

Mayıs-2006

Haziran-2006

Temmuz-2006

Ağustos-2006

Eylül- 2006

Ekim- 2006

Kasım-2006

 

    HABER ARŞİVİ
       
2005
       
2004
       
2003
       
2002

        2001
       
2000

 

 

 

 

Her türlü basın-yayın organlarında Doğu Türkistan yerine kullanılan: "Sinkiang", "Sincan", "Sinkiang Uygur Özerk Bölgesi", " Sinciang Uygur Otonom Bölgesi" terimlerini kesinlikle kabul etmediğimiz önemle ilan ediyoruz.

HABER ARŞİVİ

 

ARALIK- 2007

 

Gizlenen Çatışma-Şahyar Olayı

 

 

 

 

Çin hükümeti bu güne kadar, Doğu Türkistan'daki, Doğu Türkistan bağımsızlık güçlerinin millî ayaklanma hareketlerini dünyaya açıklamada gerçekleri değil, kendilerinin siyasî propaganda prensiplerini temel almaktadır. Bu yüzden Doğu Türkistan'da meydana gelen ve kimler tarafından gerçekleştirildiği belli olmayan bir takım toplumsal cinayetleri terörizmle ilişkilendirerek anlatıp Doğu Türkistan bağımsızlık yanlılarına isnat ederek propaganda yaparken, terörizmle ilişkilendirerek anlatılması mümkün olmayan bir kısım haklı hareketleri saklamaktadır.

 

Beş Mahpus, Çin Polis Karakoluna Saldırdı

Anlatılanlara göre, Şahyar olayı 1998 yılının Temmuz ayında meydana gelmiştir. Olayın meydana geldiği gün, Şahyar Hapishanesinde kalmakta olan siyasi mahpuslardan 12 kişi isyan ederek Şahyar silahlı birliklerinin cephaneliğine saldırmışlardır. Silahları ele geçirdikten sonra bu 12 kişiden 5'i Şahyar Polis karakoluna saldırmış olup, 7 kişi de Kuçar hapishanesindeki arkadaşlarını kurtarmak için Kuçar'a doğru yola çıkmıştır. Şahyar polis karakoluna hücum eden 5 kişi Çin silahlı polis birliklerinin kuşatması altında kalarak iki taraf ararsında bir sokak savaşı meydana gelmiştir. 1. Sayfadan Devam- Mahpuslar geri çekilerek Nahiye hükümet binasına geldiklerinde Çin polis birlikleri hükümet binasının üzerine çıkarak mahpuslara teslim olmaları çağrısında bulunmuşlardır. Mahpuslar çatışmaya devam etmişler ve sonunda Çin silahlı polis birlikleri mahpuslarla beraber sokakta yürümekte olan masum kişilere de gelişigüzel ateş etmişlerdir. 4 saat süren çatışmalar sonrasında Çin Polis birlikleri mahpusların cesetlerini ele geçirebilmişlerdir.
3 mahpus ise Çin'in insanlık dışı işkenceleri ile karşılaşmamak için silahlarında kalan son mermileri ile intihar etmişlerdir.

Kuçar'a doğru yola çıkan 7 mahpus arkalarından Çin silahlı birliklerinin yetiştiklerini görünce mecburi olarak rehin aldıkları şoför Neyim Tursun'u yol güzergâhında serbest bırakmışlardır. Kendileri ise, Şahyar mezarlığında mevzilenmişlerdir. Çin güçleri ise mezarlığın etrafını kuşatarak teslim olmalarını istemiş ama mahpuslar ateşle karşılık vermiş ve Çinliler Mezarlığı top ateşine tutmuşlardır. 7 mahpus yerleşim merkezine kadar çatışmayı sürdürmüşlerdir.
Sabaha karşı 7 mahpusun cesedine ulaşan Çin tarafı, 7 kişiden dördünün Çinlilerin attıkları bombalarla hayatlarını kaybettikleri, geri kalan üç kişinin ise, Çinlilerin eline sağ düşmek yerine son kalan mermileri ile canlarına kıydıkları belirlenmiştir.

 

 

Şahyar Olayının Bir Şahidi Rizvangül Hanım İle Söyleşi


Soru: Şahyar Olayı patlak verdiğinde siz Şahyar da mıydınız?
Cevap: Evet ben komşumuzun evine misafirliğe giderken birkaç genç bir mavi aracın üzerinde, ellerinde silah, üst tarafları çıplak halde gidiyorlardı. Misafirlikte otururken annem telefon ederek geri dönme dışarıda çatışma var dedi.
Soru: Silah seslerini duydunuz mu?
Cevap: Ertesi günü işittim.
Soru: Öyleyse çatışmalar iki gün mü sürdü?
Cevap: Öyle. Şahyar mezarlığına mevzilenenler ertesi günü de savaşmışlar.

Şahyar olayının yukarıdaki tafsilatı Rızvangül hanımın kendi gördükleri ve sindirme hareketi sırasında Çin tarafında yer alan bir akrabasının anlattıklarına göre söyledikleri olup, bu olayda ölen Çin tarafının iki rütbelisi ve bir tane de özel eğitim görmüş savaş uzmanı için cenaze töreni düzenlendiği belli fakat, Çin tarafından açık ve net olarak kaç kişinin daha öldüğü açıklanmamıştır. Bu 12 mahpusun isimleri de bu güne kadar gizli tutuluyor.. (Şöhret Hoşur)18.12.2007

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine Uyarlayan: Mehmet Emin BATUR

 

AVRUPA PARLAMENTOSUNDAN ÇİN'E UYARI

Avrupa Parlamentosu Çin'den Doğu Türkistanlılara Uyguladığı Hak  İhlâllerine Derhal Son Vermesini İstedi

Avrupa Parlamentosu bir karar çıkartarak, Çin hükümetinin insan hakları meselesine özellikle de Doğu Türkistan ve Tibet'teki insan hakları meselesine hiç riayet etmemekte olduğunu kınadı ve Avrupa Parlamentosunu söz konusu meseleye daha sıkı bir baskı uygulamaya zorladı.

Kararın tamamı 21 madde olup, kararda Avrupa- Çin üst düzey yetkililer arasında yayınlanan ortak beyanatların muhtevasına binaen, stratejik dayanışmayı yerleştirmek adına verilen sözlerin fiiliyata geçirilmesini güçlendirmek yolundaki gayretleri benimseyeceklerini belirtmiştir. 1. Sayfadan Devam-Fakat Avrupa komitesinin, Çin'in ileri gelenleri ile görüşmelerin devamında insan hakları meselesine yönelik olarak siyasi yönden baskı uygulamaya yeteri kadar önem verilmediğinden Çin'de giderek kötüleşen insan hakları meselesini 2008 yılı Olimpiyatları sebebiyle daha da güçlü bir şekilde ortaya koyması gerekirken tam tersine bir tutum sergilediğine işaret edildi.
Kararda, Avrupa ve Çin arasındaki iktisadi dayanışmanın kesin berberliğinin sağlanması, toplumun kalkınmasını önde tutmak, çevre ve enerji meselesi, iklim değişikliği meselesine önem verme gibi temel konularda daha ciddi davranılmasının önemi ortaya konulmuştur.
Söz konusu kararda yine, Çin Tiananmen gösterisini kanlı bir şekilde bastırdıktan sonra Avrupa parlamentosu Çin'e karşı yürüttüğü Silah Ambargosunu değiştirmeksizin muhafaza etmek, bu durumu Çin insan hakları alanında gözle görülür bir biçimde iyileşme görülünceye kadar devam ettirmek de yer almaktadır.
Bu kararda sözü edilmeye değer bir diğer konu, Doğu Türkistanlıların insan hakları ve dini özgürlük meselesi olup, kararda Çin'in insan hakları faaliyetçileri, Avukatlar, yazarlar, gazeteci ve Doğu Türkistanlıları içine alan azınlık milletlere (Doğu Türkistanlılar Çin'in “azınlık” yaftasını kesinlikle reddeder) yöneltilen siyasi baskılara dikkat çekiliyor.
Ayrıca birçok insanın bu konu ile ilgili olarak tutuklandığı ve Avrupa parlamentosunun bu hususlarla yakından ilgileneceğine işaret edilerek: “Biz Çin hükümetinin hapse atılan bu kişileri derhal serbest bırakmasını ve bunların insan haklarına yöneltilen ihlalleri derhal sona erdirmesini istiyoruz” denilmektedir.
Yine ayrıca, Çin'in Burma ve Sudan'daki müstebit hükümetleri destekleme eylemlerini derhal nihayete erdirmesi gerektiğinin de yer aldığı karar 21 Aralık 2007 günü resmen onaylanmış bulunuyor.(Jüme) 24.12.2007

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine Uyarlayan: Mehmet Emin BATUR

 

 
Bu web sitesi ile ilgili soru veya görüşlerinizi  hurgokbayrak@kaynet.net adresine gönderin
Telif Hakkı © 2000-2004
HÜR GÖKBAYRAK
       Site içeriğinin (metin ve grafikler) tüm kullanım haklarını
BEN TÜRK'ÜM DİYEBİLENLER
Kaynak Göstererek Kullanabilir
 
Son Değiştirilme Tarihi:
21.02.2008
 Tüm Hakları Saklıdır.
  İnternet Explorer ve 1024 X 768 piksel çözünürlülükte rahat izleyebilirsiniz