HÜR

GÖKBAYRAK

DOĞU TÜRKİSTAN'IN SESİ

 

 

 

 

HÖR

KÖKBAYRAK

SHERQİ TÜRKİSTANİNG AWAZİ

  

    Anasayfa

 

 

    M.E BATUR 

         MAKALELERİ

         2008

        2007
       
2006

        2005
       
2004
       
2003
       
2002

        2001
       
2000

 

TEMMUZ-2005

TÜRKİYE’DE “SORUNLU YOLCULAR ODASI”NDA

BİR DOĞU TÜRKİSTANLI

Temmuz 2005 İstiklal Gazetesi

Bu yazıyı kaleme alırken hissettiğim duyguları ifade etmemek ve kağıda dökmemek için ne kadar uğraş verdiğimi anlatamam… Fakat başka çarem yoktu yazmalıydım. Bir Müslüman Türk, bir Doğu Türkistanlı, bir vatansever bir Türk milliyetçisi ve hepsinden önemlisi de bir insan olarak bizi yönetenlere sitemlerimi ve gelecek yıllara yönelik endişelerimi haykırmalıydım…

Eli kalem tutan biri olarak içimden geçenleri yazmazsam kendime olan saygıma gölge düşecekti… Çünkü; Uğruna gözümü kırpmadan canımı feda etmeye hazır olduğum aziz ülkem, sevgili vatanım Türkiye’min idarecileri biz Doğu Türkistanlıları ellerine geçen her fırsatta derinden yaralamaya devam ediyorlardı. Fakat buna rağmen bu ülkenin gerçek sahiplerinden biri olarak vatanıma olan sevgimde bir azalma söz konusu olamazdı.

1950’li yıllardan itibaren Türkiye’yi bir istinatgâh, Türkiye insanını ve devletini de bir hami olarak kabul eden Doğu Türkistanlılar din, dil, ırk, tarih ve kültür birliği bulunan Türk milletinin kendi dertlerine derman olacağı düşüncesi ile Türkiye’ye sığınıyorlardı. Ve böylece Türkiyeli kardeşleri ile her geçen gün kaynaşıyor, kız alıp-veriyor, kutsal askerlik görevini yerine getiriyor, cennet vatanımız Türkiye’nin elem ve sevinçlerini paylaşıyor, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak yaşamını sürdürüyordu…

Fakat Doğu Türkistanlıların hiçbir zaman düşünmeyi ihmal etmediği ve aklından bir an olsun çıkartmadığı, çıkartamayacağı Çin işgali altında bulunan DOĞU TÜRKİSTAN diye de bir vatanları vardı… Ecdat yadigarı ve Türk milletinin öz toprakları olan Doğu Türkistan’ı unutmasını Doğu Türkistanlılardan hiç kimse ve hiçbir kuvvet isteyemezdi… Doğu Türkistanlılar için Türkiye Cumhuriyeti toprakları ne ifade ediyorsa Doğu Türkistan toprakları da aynı anlamları ifade ediyordu…
Ne yazık ki; vatanın ve vatan hasretinin ne demek olduğunu en iyi bilen Türk milletini yönetme görevine talip olanlar ve göreve gelenlerin Doğu Türkistan ve Türk dünyasına şaşı bakmaları, umulan, beklenen ve gereken önemi vermemeleri biz Doğu Türkistanlıları olduğu kadar eminim ki 70 milyon Türk insanını da hayal kırıklığına uğratıyordu…

Türkiye’de yarım asırdır çeşitli platformlarda Doğu Türkistan davasını anlatanlara muhterem devlet büyüklerimiz ve diğer siyasilerimiz hiçbir zaman yerine getiremeyecekleri sözler verdiler. Onların sadece sırtlarını sıvazlamaktan ve hamaset edebiyatı yapmaktan öteye gitmediler.. Hatta öyle zamanlar da oldu ki, Doğu Türkistanlıların vatanlarını işgal eden Çinli yetkililerin Türkiye’yi ziyaretlerinde ve Türkiye yetkililerinin Çin’i ziyaretleri esnasında Doğu Türkistanlılar Türkiye’nin hükûmet yetkilileri tarafından çeşitli şekillerde rencide edildiler.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen biz Doğu Türkistanlıların asıl teselli ve umut kaynağı ise hükûmetler değil, her zaman büyük ve kadirşinas Türk milleti olmuştur.

Geride bıraktığımız Temmuz ayı içerisinde Çin işgali altında bulunan Doğu Türkistan’da her türlü insanî hakları Çin devleti tarafından ihlâl ve gasp edilmekte olan 40 milyon Doğu Türkistanlı bir defa daha Türkiye Cumhuriyeti Devleti konusunda hayal kırıklığına uğradı…

Doğu Türkistan halkı dünyanın neresinde olursa olsun ellerine geçen her fırsatı sonuna kadar değerlendirmek zorunda olduklarını bilmektedirler. Bu sebeple de, Tam Bağımsız Doğu Türkistan mücadelesinin sürprizlerle dolu tünelinde önlerine Sürgünde Doğu Türkistan Hükümeti kurmak gibi bir fırsat çıktı.

Doğu Türkistanlılar bu fırsatı da değerlendirmek mecburiyetindeydiler…

Sürgünde Doğu Türkistan Hükûmetinin Cumhurbaşkanı Ahmet İgemberdi Yalova Kültür Merkezinin (YAFEM) daveti üzerine Avustralya-Singapur ve Bahreyn üzerinden İstanbul’a geldi. Fakat ne yazı ki; Atatürk Havalimanındaki “SORUNLU YOLCULAR ODASI” na alınan ve Türkiye Dışişleri Bakanlığının “Türkiye’ye Girişinin Engellenmesi” yolundaki iki sayfalık yazısını önüne koyan Türkiye yetkilileri, Ahmet İgemberdi’nin Türkiye’ye giriş yapmasını engellediler…Bu utanç verici olay karşısında İgemberdi’nin söyledikleri ise, Doğu Türkistanlılar ve Türkiye konusunda Tarihe düşülen çok önemli bir not idi… Üzüntülerini ve şaşkınlığını dile getiren Ahmet İgemberdi Gazetecilere yaptığı açıklamasında şunları söyledi: “Ben Türkiye’ye karşı suç işleyen biri değilim. Sadece Doğu Türkistan için hizmet ettim. Başka bir suçum günahım yok. Çin esaretinde 10 seneden fazla hapis yattım. Halkımın demokrasisi için hapis yattım. Ondan önce altı sene sürgün oldum. Türkiye dindaşımız, kardeşimiz neden böyle oluyor anlamıyorum. Bu siyasî bir mesele. Çin hükümeti baskı yapıyor. Türk hükümeti PKK yandaşlarına kırmızı pasaport veriyor. Biz kalbimizi, ruhumuzu Türk dünyasına adamışız, geri çevriliyoruz. Bu nasıl bir mantık anlamadım. Atatürk, Türk dünyasına çok destek verdi. Çok sahip çıktı. Nerede Atatürk fikirleri. Bu hareket çok ayıp bir şey. Bu durum her halde Çin hükûmetinin Türkiye üzerindeki baskısından kaynaklanıyor. Bu olaya Doğu Türkistan Türkleri çok üzülecek. Burada kardeşlerimiz var. Türkiye kendi memleketimiz. Hem ziyaret hem toplantılar yapacak, Kardeşlerimizi görecektik. Türkiye’de karşılaştığım bu muamele beni derinden yaraladı.”

Ahmet İgemberdi’nin, Türkiye’ye girişine, Çin’in kuruluşundan beri korktuğu ve endişeye kapıldığı Sürgünde Doğu Türkistan Hükûmeti’nin Cumhurbaşkanı olması sıfatını da bir tarafa bırakarak Türkiye’yi gerçekten seven bir Doğu Türkistanlı Türk olması hasebiyle Türkiye problemsiz izin verilmeliydi… Bu olaydan sonra büyük mücadeleler verilmesinin ardından Türkiye’de hiçbir toplantıya katılmama, gazetecilerle görüşmeme ve Çin’in aleyhinde söz söylememe gibi bir sürü şartlar koşularak ve “Bir defaya mahsus” olarak verilen giriş iznini, Türk milletinin bu konuda gösterdiği tepkiyi azaltmak için yapılan bir siyasî manevra olarak görüyor ve kabul etmiyoruz.

Bir Türk vatanseverini Çinli dostlarını üzmemek adına sorunlu sayarak “SORUNLU YOLCULAR ODASI”na alanları ve canı kadar çok sevdiği Türkiye’ye girişine izin vermeyenleri şiddetle kınıyor, ilahî adaletin bir gün mutlaka tecelli edeceğine olan inancımızla “Alma mazlumun ahını çıkar aheste, aheste” diyoruz…

 
 
Bu web sitesi ile ilgili soru veya görüşlerinizi  hurgokbayrak@kaynet.net adresine gönderin
Telif Hakkı © 2000-2004
HÜR GÖKBAYRAK
       Site içeriğinin (metin ve grafikler) tüm kullanım haklarını
BEN TÜRK'ÜM DİYEBİLENLER
Kaynak Göstererek Kullanabilir
 
Son Değiştirilme Tarihi:
03.07.2008
 Tüm Hakları Saklıdır.
  İnternet Explorer ve 1024 X 768 piksel çözünürlülükte rahat izleyebilirsiniz