HÜR

GÖKBAYRAK

DOĞU TÜRKİSTAN'IN SESİ

 

 

 

 

HÖR

KÖKBAYRAK

SHERQİ TÜRKİSTANİNG AWAZİ

  

    Anasayfa

 

  

    M.E BATUR 

         MAKALELERİ

         2008

        2007
       
2006

        2005
       
2004
       
2003
       
2002

        2001
       
2000

 

AĞUSTOS-2005

TÜRKİYE TÜRK DÜNYASINA ŞAŞI BAKMAKTAN

VAZGEÇMELİDİR

Ağustos 2005 İstiklâl Gazetesi

 

ABD ile yıllardır tek taraflı fedakarlıklarla sürdürdüğü “Stratejik müttefik”liğini sona erdirerek ABD’nin yerine Çin’i yeni “Stratejik müttefik” olarak seçme izlenimi veren Türkiye’nin Doğu Türkistan ve Türk dünyasına karşı bu günkü ilgisizliğini ve asırlar öncesinden Bilge Kağan’ın Uyarılarda bulunduğu tarihi düşman olan Çinlilerin dostluğunu kazanmak uğruna gerçek dostları olan Türk dünyasına sırtını dönmesini bir tek yolla izah edebiliriz. “ Türkiye bindiği dalı kesiyor.”

Son elli yıldır Türkiye’yi idare etme görevini üstlenen hükümetlerin yalnızca Türkiye ekonomisini düze çıkarmaya endeksli iç ve dış politikaları (Politikasızlıkları demek daha doğru olacaktır) dünyanın birçok bölgelerindeki mazlum ve mağdur milletlerin umut ve beklentilerinin de suya düşmesine sebep olmaktadır.

Hükümetlerimiz AB’ye girebilme rüyaları ile yatıp kalkmak suretiyle dünya ile bütünleşme görüntüleri verme çabasındayken, Türkiye tarihin hiçbir döneminde bu günlerdeki kadar kendi milli ve manevi değerlerine yabancılaşma ve kendi kimliğini reddetme kulvarına girmemişti. “Türkiye Türklere Bırakılmayacak kadar önemli bir ülkedir” düşüncesi ve idealine sahip Türk ve Türkiye düşmanlarının coğrafyamızda adeta cirit attıkları bir dönemde aklıselim insanların bütün uyarı ve ikazlarına aldırmaksızın yabancılara toprak satışını kolaylaştıran yasalar da çıkartılarak Türkiye üzerinde kötü emeller besleyenlere şehit kanları ile sulanmış vatan toprakları satılmaya devam ediliyor. Bunu söylediğiniz zaman, “Canım sattıysak sırtlarına alıp götürmüyorlar ya” şeklinde hazırcevaplıklarını(!) sergileyiveriyorlar… Bu zat-ı muhteremlerin Filistin topraklarının da bu mantıkla kaybedildiğini bilmemelerine ise imkan yoktur. O halde asıl maksat ne olabilir dersiniz ???

Bir ülkenin ekonomisi ve kalkınması iyi yolda değil ise; akıllı, onurlu, milli ve manevi duyguları kuvvetli, başkalarından emir almayan iyi niyetli idarecilerin uygulayacakları bir dizi ekonomi stratejisi ve kalkınma planı ile günün birinde mutlaka düze çıkılır. Fakat, milli ve manevi yönden çöküntüye uğramış,(uğratılmış) dilini, kültürünü,tarihini inkar etme noktasına kadar getirilmiş, ecdatlarının miraslarına yeterince sahip çıkamamış, kendi kanından, kendi dininden ve kendi dilinden olan kardeş milletlerin dertlerine çare bulma adına teşebbüste bulunmak şöyle dursun, adeta kafasını kuma gömen ve “üç maymun” u oynayan milletlerin geleceğe güvenle bakabilmeleri asla mümkün değildir…
Kısaca bu tespitleri yaptıktan sonra, Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk dünyası ilgili ve vasiyet niteliği taşıyan “Onlar bizim kardeşlerimizdir. Onların bize gelmelerini bekleyemeyiz. Bizim onlara gitmemiz gerekir. Bunun için de her zaman hazırlıklı olmalıyız.” Mealindeki sözlerine bu günlerde neden sırt dönülmekte olduğuna dikkat çekmek istiyorum… Türk dünyası içerisinde hiç mübalağasız Türkiye’yi en çok seven, Türkiye sevdalısı ve Türkiye’ye en çok güvenen, bu sebeple de en çok Türkiye Cumhuriyeti devletinden yardım ve destek bekleyen Doğu Türkistanlılara son yıllarda Türkiye hükümetleri tarafından adeta “ Bizden uzak durun sizin yüzünüzden Çin’in dostluğunu kaybetmek istemiyoruz” mesajları verilmektedir.

Çinli yetkililerin Türkiye’yi ziyaretleri esnasında onlara Türkiye yetkililerince gösterilen özel ilgi ve içine girilen taltif etme yarışı çok nadir yabancı devlet adamlarına nasip olmuştur. Bunun karşılığı olarak ta Çinliler Türkiye’ye verdikleri sözlerin üzerine yatarken, diğer taraftan da işgalleri altında bulunan Doğu Türkistan’daki Müslüman Türk halkına yönelik baskılarını daha da arttırmakta ve Doğu Türkistanlılara, “ Sizin çok güvendiğiniz Türkiye bizim sadık dostumuzdur, Ayağınızı denk alın” demek suretiyle insanlık dışı gizli ve aleni soykırımlarına olanca hızı ile devam etmektedirler.

Fazla detaya inmeden çok yakın zamanda yaşanan sadece iki hadiseden bahsetmek istiyorum. Önce, Yalova Kültür Merkezi tarafından Yalova’ya davet edilen Sürgünde Doğu Türkistan Hükümetinin Cumhurbaşkanı Ahmet İgemberdi Çinin siyasi baskıları sonucu Türkiye’ye Türkiye Dışişleri Bakanlığının yazılı emri ile sokulmadı. Şimdilerde ise, Amerika’da yayınlanan ‘Washington Post’ gazetesinden alınan haberlere göre; ABD Askerleri tarafından tutuklanan ve Guantanamo’da tutulan, daha sonra 2003 yılında Pentagon kararıyla suçsuz bulunarak serbest bırakılmaları kararlaştırılan 15 Uygur Türk’ü Çin’e teslim edilmeleri durumunda derhal öldürülecekleri için ABD tarafından Çin’e teslim edilmeyerek içlerine Türkiye’nin de dahil olduğu 20 ayrı ülkeye sığınma hakkı vermeleri için çağırıda bulunmuş, fakat bu ülkelerin hiçbiri bu Uygurları kabul etmedikleri için 20 ayı aşkın bir süredir de esaret hayatı yaşamaya devam ediyorlar.
Bu Uygur Türklerini diğer ülkelerin kabul etmemelerini bir ölçüde anlayabiliriz. Fakat Türkiye’nin kabul etmemesi asla anlaşılır gibi değildir.

Çünkü; Mustafa Kemal Atatürk’ün “Onların bize gelmelerini bekleyemeyiz, bizim onlara gitmemiz lazım” dediği Doğu Türkistan Türkleri içinde bulundukları şartlar gereği bize, yani Türkiye’ye gelmek istemekte ve biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak bize gelmek isteyen kan, din, dil, kültür ve tarih birliğimiz bulunan Uygur Türklerini Çin’in sözde dostluğu ve taşıdığımız ticari kaygılar sebebiyle reddetmekteyiz…

ABD ile yıllardır tek taraflı fedakarlıklarla sürdürdüğü “Stratejik müttefik”liğini sona erdirerek ABD’nin yerine Çin’i yeni “Stratejik müttefik” olarak seçme izlenimi veren Türkiye’nin Doğu Türkistan ve Türk dünyasına karşı bu günkü ilgisizliğini ve asırlar öncesinden Bilge Kağan’ın Uyarılarda bulunduğu tarihi düşman olan Çinlilerin dostluğunu kazanmak uğruna gerçek dostları olan Türk dünyasına sırtını dönmesini bir tek yolla izah edebiliriz. “ Türkiye bindiği dalı kesiyor.”

 
 
Bu web sitesi ile ilgili soru veya görüşlerinizi  hurgokbayrak@kaynet.net adresine gönderin
Telif Hakkı © 2000-2004
HÜR GÖKBAYRAK
       Site içeriğinin (metin ve grafikler) tüm kullanım haklarını
BEN TÜRK'ÜM DİYEBİLENLER
Kaynak Göstererek Kullanabilir
 
Son Değiştirilme Tarihi:
03.07.2008
 Tüm Hakları Saklıdır.
  İnternet Explorer ve 1024 X 768 piksel çözünürlülükte rahat izleyebilirsiniz